SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1173 E. 2024/723 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1173

Karar No

2024/723

Karar Tarihi

19 Nisan 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/05/2023

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - T.C Kimlik No: ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : ... - T.C Kimlik No: ...

VEKİLLERİ : Av. ... -

Av. ...

DAVA : Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 19/04/2024

YAZIM TARİHİ : 22/04/2024

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 09/05/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı alacaklı tarafından girişilen icra takibinin hukuka aykırı olduğundan iptalinin gerektiğini, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, öncelikle dava dışı ... ile müvekkili arasında alacak borç ilişkisinin hâsıl olduğunu, müvekkilinin, dava dışı ...'a 10.000,00 TL bedelli bir bono keşide ettiğini, fakat müvekkilinin imzaladığı bononun takibine dayanak bono olmadığını, müvekkilinin imzalamış olduğu bonoda sol üst köşede sıra numarası olduğunu, takibe dayanak bonoda ise sıra numarası bulunmadığını, bu sebeple de öncelikle imza incelemesinin yapılmasının elzem olduğunu, imza incelemesi neticesinde müvekkiline ait imza çıkması durumunda da dosyaya sunulan müvekkilinin imzalamış olduğu bonoda miktarın 10.000,00 TL olduğundan bono miktarının artırıldığının ortaya çıkacağını, bu durumda da senette tahrifat yapıldığından takibin 10.000,00 TL üzerinden devam etmesi gerekeceğini, bu hususta da bono üzerinde tahrifat yapıldığına ilişkin bilirkişi incelemesi taleplerinin olduğunu, davalı tarafından girişilen icra takibi neticesinde müvekkili banka hesaplarına hacizler konulduğunu, aracı yakalanmış ve taşınmazlarına da hacizler konulduğunu, hal böyle iken müvekkilinin ticari açıdan bitme noktasına geldiğini, bononun tahrifat yapıldığının davalının da bilebilecek durumda olduğunu, çünkü bononun cirantası konumunda olan dava dışı ... ile davalının imam nikahlı olarak birlikte yaşadıklarını, bu nedenlerle öncelikle takibin teminatsız durdurulmasına karar verilmesini, bu mümkün değilse teminat karşılığında takibin durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin borcunun 100.000,00 TL olmadığının tespitini, imzanın müvekkiline ait olması durumunda senette yapılan tahrifat nedeniyle takibin iptal edilen miktar üzerinden devam etmesini ve davalının %20 kötüniyet tazminatından sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından haksız mesnetsiz ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın reddi gerektiğini, dava konusu bonoda bulunan imza davacıya ait olup bonoda herhangi bir tahribat yapılmasının da söz konusu olmadığını, davacı yan kötü niyetli hareket ederek müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmayı amaçladığını, davacının ...'a borcundan dolayı bono verdiğinin de davacının kabulünde olduğunu, davacının iddiaları çelişkili olup itibar edilmesinin mümkün olmadığını, senette sıra numarası bulunmamakta olup davacının kendisine ait olmadığını iddia ettiği senette tahrifat yapılmasının da mümkün olmadığını, davacının alacağı sürümcemede bırakmak adına kötüniyetli olarak başvurabileceği bütün hukuki yollara başvurmaya çalıştığını, davacı taraf Konya .. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava konusu senetten kaynaklı '' İmzaya İtiraz Davası'' açtığını, davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı ile lehtar ... arasındaki alacak borç ilişkisinin müvekkili tarafından bilinmediğini, ayrıca senedin düzenlendiği esnada da müvekkilinin tarafların yanında bulunmadığını, bu nedenle davacının kötü niyet iddiasının yersiz olduğunu beyanla davanın reddi ile davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İİK'nın 72/4.maddesi uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...4.NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkeme ilamları nazara alınarak: a.İmzaya Yönelik İtiraz Açısından Yapılan Değerlendirmede: Gerek yukarıda künyesi ve detayı verilen ATK raporu gerekse de davacı vekilinin 09/05/2023 tarihli duruşmada imza yönüyle yapmış olduğu ikrar nazara alındığında dava ve takip konusu bono altında bulunan imzanın davacıya ait olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

b.Bedele Yönelik Tahrifat Açısından Yapılan Değerlendirmede:Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının öncelikle 10.000,00 TL'lik bono tanzim ettiği, bu 10.000,00 TL'lik bonoda sol üst köşede "sıra numarası" olduğu LAKİN dava ve takip konusu bonoda sıra numarası olmaması sebebiyle bu bono altında bulunan imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmiş ANCAK yukarıda izah edildiği üzere gelen ATK raporu neticesinde takip ve dava konusu bono altında bulunan imzanın davacıya ait olduğu ikrar edilmiştir. Dosya kapsamında alınan T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 06/03/2023 Tarihli İhtisas Raporunda inceleme konusu senette miktarın rakamla belirtir bölümünde sağda bulunan "0" rakamının konum, ebat, satır hizası, kalem baskı derecesi bakımından aynı bölümdeki diğer rakamlardan farklılıklar gösterdiği, bulunduğu konuma optik ve spektroskopik olarak ayırt edilemeyen bir kalemle sonradan ilave edilmiş olduğu, inceleme konusu senette miktarın yazıyla belirtir bölümünde tahrifat yapıldığını gösterir herhangi bir bulgu saptanamadığı rapor edilmiştir.

Dava ve takip konusu bono üzerinde yazı ile "Yüz Bin Türk Lirası" yazdığı açıkça görülmektedir.

6102 Sayılı TTK'nın 778/1 maddesi delaletiyle bonolar hakkında da uygulanan 676/1 maddesi gereğince "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." amir kanun hükmü gereğince bedel hususunda rakam ile bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile yazılan bedele itibar edilecektir. Bu çerçevede nitekim bir an için rakam ile "0" eklenmesi sebebiyle tahrifat yapıldığı kabul edilse dahi bu yöndeki bir tahrifat ve sahteciliğin TTK'nın 676/1 maddesi gereğince faydasız bir tahrifat olacağı, zira herhangi bir tahrifat olmaması halinde örneğin rakam ile "10.000,00 TL" yazılması halinde dahi yazı ile yazılan "Yüz Bin TL'ye itibar edileceği" açıktır. Kaldı ki davacının dava dilekçesinde düzenlendiğini ifade ettiği 10.000,00 TL bedelli bono yönüyle sol üst köşede sıra numarası bulunduğunu ifade ettiği ve bu bono yönüyle yazı ile yazılan bedelin anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönünde bir iddiasının da olmadığı(bir başka ifade ile 10.000,00 TL rakamla tanzim edilen senette yazı ile bedel kısmının da "On Bin Türk Lirası" yazması gerekmekte olup bu 10.000,00 TL'lik senedin boş olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönünde bir davacı iddiası bulunmamaktadır) BUNA KARŞIN dava ve takip konusu bonoda sıra numarasının yer almadığını ifade etmesi karşısında Mahkememizce dava konusu bononun davacı yanca tanzim edilen başka bir bono olduğu, söz konusu bono üzerinde yazı ile "Yüz Bin Türk Lirası" ifadesinin açıkça bulunduğu, amir kanun hükmü gereğince ve yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 16/06/2008 Tarih ve 2008/153 Esas-2008/6603 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak yazı ile ifade edilen rakama itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılarak açıklanan gerekçelerde davacının davasının reddine karar verilmiştir.

c.Kötüniyet Tazminatı Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı tarafından kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacının tedbir talebinin Mahkememizin 08/06/2022 Tarihli ara kararı ile reddedildiği, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/11/2018 Tarih ve 2017/1016 Esas-2018/6275 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmamış olması nedeniyle 2004 Sayılı İİK.72. maddesindeki tazminat koşulları gerçekleşmediğinden bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.

ç.Davacının Yemin Delili Hakkı Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/11/2018 tarih ve 2017/1016 Esas-2018/6275 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak suçlamaların mahiyeti itibarıyla konusu suç teşkil eden konularda yemin teklif edilemeyeceğinden yemin deliline dayanılmasının da söz konusu olamayacağı...." gerekçesiyle davanın reddine, yasal şartların oluşmadığı kanaat edilmekle davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mezkur kararın hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda bononun rakam kısmında "0" rakamının sonradan eklendiğinin rapor altına alındığını, dosyada mübrez fotoğraflardan da görüleceği üzere müvekkilin tanzim ettiği bononun 10.000,00 TL olduğu ve sadece rakam kısımlarının doldurulduğunun aşikar olduğunu, müvekkilin tanzim edip dosyada ciranta konumunda olan ...'a teslim ettiği bonoda müvekkilin borçlanması 10.000,00 TL olup, senedin yazıyla doldurulan kısmının daha sonradan eklendiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkilinin borç ikrarının 10.000,00 TL olduğunu, her ne kadar alacaklının bonoda eksik kalan kısımları doldurma hakkı olsa da bu hak bononun doldurulan kısımlarına aykırılık teşkil edemeyeceğini, dava konusu olayda hem müvekkilin iradesinin hem de lehtar ...'ın iradesinin bono miktarının 10.000,00 TL olduğu üzerine olduğunu, yerel mahkemece senette yazı ile yazılan kısım dikkate alınarak davanın reddine karar verilmişse de dosyaya mübrez bilirkişi raporunda rakam kısmında tahrifat yapıldığının hüküm altına alındığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.06.2019 tarih 2017/827 Esas 2019/689 Karar sayılı ilamınında bu yönde olduğunu, ayrıca müvekkilinin dava dışı lehtar ... tarafından daha önce de senedi tahrif edildiğini, Konya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7765 esas sayılı icra dosyasında da dava konusu senetle birlikte tanzim edilen sıralı senetlerden birisinin takibe konulduğunu, daha sonra takibin iptali istemiyle Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası kapsamında açılan davada alınan bilirkişi raporunda da senedin tahrifatının rapor altına alındığını beyanla kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.

Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).

Davacının Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında takibe konulan bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca bonoyu 10.000,00 TL olarak verdiğini, senette tahrifat yapılarak 100.000,00 TL'ye çıkarıldığını belirterek bononun 90.000,00 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, ayrıca takibe konu senedin rakamla belirtilen bölümünde sağda bulunan 0 rakamının konum, ebat, satır hizası, kalem baskı derecesi bakımından aynı bölümündeki diğer rakamlardan farklılık gösterdiği bulunduğu konuma optik ve spektroskopik olarak ayırt edilemeyen bir kalemle sonradan ilave edilmiş olduğunun tespit edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarih .... Esas .... Karar ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 07.11.2023 tarih ... Esas .... Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi 6102 sayılı Kanun'un 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676. maddesi hükmü uyarınca bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı, ancak bu kuralın rakam ile değer bildiren bölümde tahrifat yapılmaması hâlinde uygulanacağı, takibe konu senedin rakam kısmında tahrifat yapıldığından yazı ile yazılan bedele itibar edilemeyeceği, davalının ciranta olduğu, davacının davalının kötüniyetli takip yaptığını ispat edemediği, bu nedenle davacının davasının kabulü ile davacının Konya ..İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında takibe konulan senedin 90.000,00 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A) Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih .. Esas - .. Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,

  1. İstinaf başvurusunda bulunan davacının tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  2. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 20,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 758,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

  1. Davanın kabulü ile; davacının Konya..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan senedin 90.000,00 TL'lik kısmından borçlu olmadığının TESPİTİNE,

  2. Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Alınması gereken 6.147,90 TL harçtan peşin alınan 1.233,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.914,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  4. Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 80,70 başvurma harcı, 1.233,70 TL peşin harç, 1.928,00 TL Adli Tıp Rapor gideri, 487,83 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.730,23‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,

C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,

D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/04/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TespityenidenkaldırılmasınaMenfiözetikurulmasınaistinafdavacıderecesebeplerikarşındavalıkonyavekili"neticevekillerikararıancakkabulülakinhükümnumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim