Konya BAM 6. HD 2023/996 E. 2024/716 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/996
2024/716
18 Nisan 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C No:...)
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Limited Şirketin Münfesih Olduğunun Tespiti (Ltd. Şti. Feshi)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
YAZIM TARİHİ : 18/04/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 24/05/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendisinin serbest avukat geçmişte davalı şirketin bir kısım dava ve icra takip dosyalarında vekil olarak görev yaptığını, davalı şirket yetkilisinin kendisini azlederek hakkında savcılığa şikayetçi olduğunu, Konya .. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile para cezasına mahkum edildiğini, kararının istinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmediğini, ceza dosyasına konu olan olaylar nedeniyle davalı şirket tarafından Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan alacak davasının da halen derdest olduğunu, davalı şirketin 2013 yılında tüm faaliyetine son verdiğini ve şirket yetkilisinin ortadan kaybolduğunu, Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin... E. sayılı dosyasına konu olan olayların davalı şirketin faaliyetine son vermesi ve ortadan kaybolmasından kaynaklandığını, kendisinin davalı şirketten halen alacaklı olduğunu, davanın 6102 s. TTK'nın 529 vd. maddelerinde yazılı infisah davası olduğunu beyan ederek; davalı şirketin 2013 veya 2014 yılında infisah ettiğinin ve münfesih olduğunun tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı şirkete Tebligat Kanunu 35. Maddeye göre 13/04/2022 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının yasal iki haftalık süre içerisinde davaya cevap vermediği, davalı vekili 07/10/2022 tarihli dilekçesinde özetle; davacının işbu dava nedenine dayalı müvekkil şirket aleyhine husumet yöneltme yetkisi ve hakkının bulunmadığını, açılan işbu davayı ancak, şirket ortakları ve şirket alacaklılarının açabilme hak ve yetkisi olduğunu, davacının ise şirketin borçlusu olduğunu, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda, davacının müvekkile ait paraları uhdesinde tuttuğu ve müvekkile borçlu olduğunun tespit edildiğini belirterek; davanın aktif husumet yokluğundan reddine, bu olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Somut olayda ; davacı tarafından davalı şirketin 2013 veya 2014 yılında münfesih olduğunun tespiti istenilmiş ise de; 6102 s. TTK'da alacaklılara limited şirketin münfesih olduğunun tespitini isteme yetkisi veren herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacının dayandığı 6102 s. TTK'nin 529 vd. maddeleri de limited şirketlere değil, anonim şirketlere ilişkin olup, 6102 s. TTK'nin 644. maddesi gereğince 529. maddesindeki düzenlemenin limited şirketler hakkında uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki 529 vd. maddelerinde alacaklıya fesih davası veya feshin tespiti davası açma hakkı veren düzenleme de yoktur. Bu nedenlerle alacaklıların sadece 6102 s. TTK'nın 636/2. maddesi gereğince ve 636/2. maddede yazılı şartları varsa limited şirketin feshini isteyebilecekleri, dolayısıyla davacının talebinin de davalı limited şirketin feshi davası olduğu kabul edilmiştir. Zira, 6100 s. HMK'nin 33. maddesine göre olayları anlatmak taraflara vasıflandırmak ise Mahkemeye ait bir görev ve yetkidir.
Davacının, davalı şirketin ortak veya yöneticisi olmadığı, bu davayı alacaklı sıfatıyla açtığı belirlenmiş, davacı tarafın sunduğu belge içeriklerinden de alacaklı sıfatının bulunduğu anlaşılmış, davacı tarafın aktif husumetinin bulunmadığı yönündeki davalı itirazları kabul edilmemiştir.
..........................
Davacı alacaklının, sadece 6102 s. TTK'nın 636/2. maddesi gereğince şirketin kanunen zorunlu organlarının bulunmaması veya genel kurulun toplanamaması halinde davalı şirketin feshini isteyebileceği ancak, mahkemenin karar vermeden önce şirket müdür veya müdürlerini dinleyerek, şirketin durumunun Kanuna uygun hâle getirilmesi için bir süre belirlemesi gerektiği, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin kanunen zorunlu organlarından yoksun bulunmadığı ancak, 2014 yılından dava tarihine kadar genel kurul toplantılarının yapılmadığı belirlenmiş, davalı şirketin tek ortak ve yetkilisi olan ...'a yapılmamış olan olağan genel kurul toplantılarının yapılması için 28/09/2022 tarihli duruşmada 2 ay kesin süre verilmiş, yargılama devam ederken kesin süre içerisinde 07/11/2022 tarihinde davalı şirketin 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısı yapılmış, alınan kararlar Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş ve genel kurul toplantının yapılamaması için eksiklik bu şekilde giderilmiştir.
Her ne kadar, davacı tarafından bu dava açıldıktan sonra Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığına 23/01/2023 tarihinde davalı şirket yetkili ... hakkında dolandırıcılık, sahtecilik, şantaj, alacaklıdan mal kaçırma amacıyla mevcudu eksiltme, şirket müdürünün kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal, 07/11/2022 tarihli genel kurul kararlarında sahtecilik suçundan şikayetçi olunmuş ise de; davalı şirketin 07/11/2022 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptal edilmediği sürece geçerli olması, davacının da bu genel kurul kararlarının iptalini isteme hakkının bulunmaması nedeniyle, savcılık soruşturmasının sonucunun beklenilmesi esasa etkili ve gerekli görülmemiştir.
6102 s. TTK'nin 636/2. maddesindeki eksiklik davalı şirket müdürü tarafından giderilmiş olmakla, davalı şirketin feshi şartlarının gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davacının davasının reddine şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın TTK'da İnfisaha ve feshe ilişkin hükümlerine dayalı olarak açıldığını, ancak yerel mahkemenin İnfisaha ilişkin hüküm bulunmadığından bahisle davayı fesih davası olarak kabul ettiğini, müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararı bulunmasına rağmen mahkemece kesinleşmiş bir alacak olması gerektiği beyanı ile yönlendirilerek, gerekmediği halde müvekkilden ayrıca işlem yapılması istendiği ve davalı yan lehine karar verildiğini, bu durumun açık hak ihlali ve hukuksuz bir durum olduğunu, daha önce TTK'da yer alan İnfisaha ilişkin hükümlerin madde olarak yeni TTK'da yer almasa da mahiyeti itibari ile bir tespit davası olan İnfisah davasının Şirketlerin Sona Ermesine ilişkin mer'i maddeler içinde halen mevcut olup hukuken de geçerli olduğunu, müvekkilinin ekte sunduğu, aynı dava dilekçesi ile açılan ve kesinleşmiş olan İnfisah davasında davalı şirketin münfesih olduğunun tespitine karar verildiğini, aynı mevzuat, delil ve aynı dilekçe ile iki mahkemenin birbirinden farklı iki ayrı karar vermiş olmasının hak ihlali olup adil yargılama ilkesinin ihlali olduğunu, mahkeme, davanın kabulüne ilişkin şartların dava tarihinde var olduğunu tespit etmiş olduğu halde aykırı gerekçe ile davanın reddine ve davalı yararına vekalet ücretine hükmetmesinin çelişki ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yetkilisinin, mahkeme heyeti tarafından haricen araştırılıp telefonla haricen duruşmaya çağrılmasının hukuksuz olduğunu, mahkemenin davalı yanın beyan ve talep etmediği hususları ona hatırlattığını ve davalıyı yönlendirerek yol gösterdiğini, 31.05.2023 tarihli son duruşmanın habersizce keyfi değiştirildiğini, dosya içinde mevcut olan Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi Tespit dosyasındaki belge ve tespitlerin yok sayılması, ticari defterler getirtilmeden, Ticaret Sicili, Vergi Dairesi ve SGK kayıtları getirilmeden, mahallinde keşif yapılmadan sadece usulsüz duruşmaya davet ile usulsüz yönlendirme ile hukuka aykırı karar verilmesinin yolsuz olduğunu, davalının halen fiilen ve hiçbir faaliyetinin olmadığını, hiçbir Ticari Defterinin de olmadığını, Akşehir C.Başsavcılığına bulunulan suç duyurusunda bulunulduğunu, bu şikayetin neticesi beklenmeden karar verildiğini, Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında iş bu şikayete konu Genel Kurul Toplantısının yapıldığı yer olarak kararda gösterilen ... Mah....Cad. Kağı No: .. Akşehir/Konya adresinde son 10.yılda davalı şirketin bulunmadığı ve bu adreslede hiçbir ilişkisi olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple davalı şirket ve yetkilisinin bu adreste toplantıyı yapmasının mümkün olmadığını, bu anlamda konu Genel Kurulun sahte ve gerçek dışı bilgi ve belgeler ile yapılıp karara bağlandığını, akabinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, müvekkilinin dosyaya sunduğu 12.10.2022 tarihli dilekçe içeriğine ve taleplere ilişkin mahkemece hiçbir işlem yapılmadığını, mahkeme gerekçeli kararda zikredilen 6102 sayılı yasa 636 m.2 hükmünü göz ardı ettiğini, bu maddeye göre bir yargılama yapmadığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılarak tehiri icra kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Limited Şirketin feshi ve münfesih olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Limited şirketin sona ermesi ve sonuçları başlıklı 6102 Sayılı TTK 636. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; Limited şirket, şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle, genel kurul kararı ile iflasın açılması ve kanunda öngörülen diğer hallerde sona erer. Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
İlgili düzenleme gereğince haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir ise de, kanunda şirketin alacaklısına haklı nedenlerle şirketin feshini isteme yetkisi verileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Somut olayda davacı, davalı şirketten alacaklı olduğunu, şirketin fiilen infisah ettiğini belirterek şirketin münfesih olduğunun tespitini istemiş olup, davacının bu talebinin şirketin feshine ilişkin olduğu, davalı şirketin 2014 yılından dava tarihine kadar genel kurullarını yapmadığı, mahkemece davalı şirkete TTK 636/2 maddesindeki düzenlemeye uygun şekilde genel kurullarını yapmak üzere iki aylık kesin süre verildiği, davalı şirketin kesin süre içerisinde 2014 yılından itibaren 2022 yılı dahil genel kurul toplantılarını yaptığı ve genel kurul kararlarının Ticaret Sicil Gazetesinde ilanlarının yapıldığı, bu şekilde şirketin durumunun uygun hale getirildiği, davalı şirketin halen ticaret sicil kaydının bulunduğu, hukuken varlığını devam ettirdiği, şirketin kanunen zorunlu organlarının da mevcut olduğu, davacı vekilinin 24/05/2021 tarihli duruşmaya katılamayacağına ilişkin mazeret dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin duruşma gününün 24/05/2021 tarihine alındığını öğrendiği, davacı vekilinin mazeretinin duruşma gününün değiştirilmesine yönelik olmadığı, davacının bu hususlara ilişkin istinaf talebinin de yersiz olduğu, mahkemece karardaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacınını ilk derece mahkemesi kararına karş istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
-
Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 18/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41