Konya BAM 6. HD 2023/827 E. 2024/524 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/827
2024/524
1 Mart 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/04/2023
NUMARASI : Esas - Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/03/2024
YAZIM TARİHİ : 07/03/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 11/04/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının takip konusu 14 adet 22/06/2021, 30/06/2021, 29/07/2021, 20/09/2021, 19/10/2021, 25/10/2021 ve 24/11/2021 tarihli toplam 53.878,80 TL bedelli faturaların içeriğinde belirtilen nitelik ve miktarda ürün satın aldığını ve bunların bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhinde Konya .. İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye, borca ve icra takibine itiraz etmesi sonucunda dosyanın 18/07/2022 tarihinde Niğde İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve ... esasını aldığını, davalının yeniden itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adresinin Niğde olduğunu, bu nedenle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddine, davacı aleyhinde %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; " Davalının yetkiye dair ilk itirazının değerlendirilmesinde; İcra İflas Kanunu 50. Maddesi gereği HMK 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yerdeki icra dairesi yetkili olduğundan ve davalı tarafından akdi ilişki de reddedilmediğinden, itirazın 6098 sayılı TBK. 89. maddesine göre para borcu götürülecek borç niteliğinde olması sebebiyle takipte alacaklının yerleşim yerinin yetkili olduğu, alacaklının yerleşim yerinin Konya olduğu ve sözleşmenin ifa edildiği yerin de Konya olması sebebiyle icra takibinde ve davada Konya mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davalının yetki itirazı reddedilmiştir.
TMK'nun İspat kuralları, İspat yükü başlıklı 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
HMK'nun İspat ve Deliller
, Genel Hükümler
, İspat yükü başlıklı 190. maddesi; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmünü amirdir.
HMK'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” hükmünü amirdir.
Görüldüğü üzere ticari defterlerin sahibi lehine delil sayılması istisnai bir haldir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için bir takım şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların neler olduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması” başlıklı 222. maddesinin 3. Fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile somut dava dosyamızda HMK 222. Maddenin 3 fıkrasında belirtilen hususlardan " ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünün uygulama alanı bulacağı açıktır.
Davacı ticari defterlerde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; Takip ve dava konusu faturaların davacı ticari defterlerinde ve BA formlarında yer aldığı açıkca anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen nedenler ve açıklayıcı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kabulü ile; dosyaya konu Niğde İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile; takibin 53.878,80 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 53.878,80 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 10.775,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası açmak için kanunda belirtilen yasal süre içerisinde başvuruda bulunulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, faturaya dayalı bir alacak olduğu iddiasıyla açılan bu davada borçlunun yerleşim yerinin bağlı olduğu Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, yetkisiz yerde açılan davanın reddi gerektiğini, davacının fatura deliline dayanabilmesi için faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu ve fatura bedellerinin de kendisine ödenmemiş olduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulması hususunda gerekli inceleme yapılmadığını, rapor düzenlenirken cevap dilekçesinin dikkate alınmadığını, mahkemece hüküm kurulurken de bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik olarak düzenlenmiş bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, takibe dayanak gösterilen faturaların somut delil niteliği taşımadığını, mahkeme kararında gerekçelendirme bulunmadığını, yalnızca somut olaya ilişkin kanun maddelerine yer verilerek bilirkişi raporunun esas alındığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, Niğde İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı olan faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmekte, davalı taraf ise faturada belirtilen malların tamamının teslim edilmediğini, faturalarda belirtilen bedellerin fahiş olduğunu, davacı tarafa anlaşmaya uygun olarak ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
Mahkemece davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/3 Maddesinde; " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre karşı tarafça defter ibrazından kaçınılması halinde usulüne uygun olarak tutulan defter sahibi lehine delil kabul edilecektir. Ancak, bu madde hükmünün uygulanabilmesi için defter ibrazından kaçınan tarafa, defter ibrazından kaçınması halinde karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulan defterlerinin karşı taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtar edilmiş olması gerekir. Dava konusu somut olayda mahkemece 30/12/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında ticari defterlerini ibraz etmeleri için usulüne uygun olarak kesin süre verildiği halde davalı tarafça kesin süre içerisinde ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre ilk derece mahkemesince HMK 222/3. Maddesi gereğince davacı defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak davalı taraf, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece davalıya yemin hakkı hatırlatıldıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2023 tarih, .. Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 920,12 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39