Konya BAM 6. HD 2023/1622 E. 2024/510 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1622
2024/510
1 Mart 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/03/2024
YAZIM TARİHİ : 04/03/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 03/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili amacı ile davalı borçlu aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, iş bu takipte gönderilmiş olan Örnek 7 ödeme emrine borçlu tarafından yasal süreler içerisinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, işbu itirazın iptali için huzurdaki davayı ikame ettiklerini, müvekkilinin davalıya alüminyum külçe satışı yaptığını, söz konusu satış nedeniyle müvekkili şirketin davalı şirketten 84.220,86 TL bakiye cari alacağı kaldığını, söz konusu alacak müteaddit defalar istenmesine karşın davalı şirketin bu borcu ödemekten sürekli olarak imtina ettiğini beyan ederek davalı tarafından Konya ..İcra Müdürlüğü’nün .... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı tarafça davaya konu takip talebi ekinde cari hesap ekstresi olduğu ve davalı müvekkilinin davacı şirkete bakiye 84.220,86 TL borcu olduğu iddia edilmiş ise de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia olunan borcun varlığına ilişkin belgenin varlığı borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, kaldı ki taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de kurulmadığını, bu sebeple yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin (rapor) borcun varlığını tek başına kanıtladığının iddia olunamayacağını, davalı şirketin iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari satımda düzenlenmesi TTK’ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmadığını, itirazın iptali davalarında alacaklı tarafça, takip aşamasında dayanılmayan belgeler dava aşamasında ileri sürülemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....1.HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Davaya dayanak T.C. Konya.. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde takip alacaklısının ... ... A.Ş, takip borçlusunun .... ... Ltd. Şti olduğu, takip dayanağın taraflar arasındaki faturaya dayanak cari hesap ilişkisi olarak gösterilerek alacak aslı 84.220,86 TL üzerinden takibe geçildiği, takip borçlusunun 26/02/2022 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki dava tarihi ve yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21/06/2018 Tarih ve 2018/3831 Esas-2018/6977 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, Mahkememizce işin esasına geçilmiştir.
2.BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ:
(a) Davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 11/07/2023 Tarihli bilirkişi Raporunda özetle; davacının ticari defter ve belgelerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının ticari defter ve belgelerinin 6100 Sayılı Kanun gereğince lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen kayıtlarda taraflar arasında 30/04/2021-11/08/2021 tarihli arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davacının kendi defterine göre davalından bu ticari ilişki dolayısıyla 84.220,86 TL alacaklı göründüğü rapor edilmiştir.
(b) Davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 11/07/2023 Tarihli bilirkişi Raporunda özetle; davalının ticari defter ve belgelerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davalının ticari defter ve belgelerinin 6100 Sayılı Kanun gereğince lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen kayıtlarda taraflar arasında 30/04/2021-11/08/2021 tarihli arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davalının kendi defterine göre davacıya bu ticari ilişki dolayısıyla 84.220,86 TL borçlu göründüğü rapor edilmiştir.
3.NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında 30/04/2021-11/08/2021 tarihleri arasında yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/03/2018 Tarih ve 2017/19-1634 Esas-2018/633 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere açık cari hesap ilişkisi olduğu, davacı tarafından bu ilişki sebebiyle doğan 84.220,86 TL'lik borcun ödenmediği iddiasıyla davalı hakkında T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, tarafların incelenen defterlerinde açık cari hesap ilişkisi dolayısıyla düzenlenen faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ile davalının ticari defterlerinin borç bakiyesi hususunda da mutabık olduğu, davalının ödeme iddiasında bulunmadığı gibi ödemeye dayanak herhangi bir belge de ibraz etmediği, cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/09/2012 Tarih ve 2011/6050 Esas-2012/13127 Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27/11/2019 Tarih ve 2017/5363 Esas-2019/5333 Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/10/2017 Tarih ve 2016/12233 Esas-2017/7050 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/03/2019 Tarih ve 2017/3619 Esas-2019/2416 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak tarafların tacir olması, dava konusu alacağın likit olması, ve davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 16.844,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne, T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına, davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. maddesi gereğince; T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 16.844,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket, iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari satımda düzenlenmesi TTK’ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmadığını, itirazın iptali davalarında alacaklı tarafça, takip aşamasında dayanılmayan belgelerin dava aşamasında ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafça kendisine tamamlaması gereken 1.350,00 TL delil avansı ihtar edilen kesin süre içerisinde yatırılmadığını, davacı tarafa ihtar edilen süre 27/12/2022 tarihinde dolmuş olmasına karşın davacı tarafça 03/02/2023 tarihinde eksik delil avansının dosyaya yatırıldığını, mahkemece bu durum 07/03/2023 tarihli celsede tespit olunduğunu, taraflarınca "karşı taraf süresi içerisinde delil avansını yatırmamıştır, bu nedenle bizim davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesine muvaffakatımız yoktur" şeklinde beyanda bulunmalarına karşın "Davalının ticari defter ve belgelerini incelenmesine ilişkin rapor ibrazından sonra 13/12/2022 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı gereğince, davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için ilgili ticaret mahkemesine talimat yazılmasına" şeklinde ara karar kurularak davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiğini, mahkemece usulüne uygun şekilde detaylandırılarak ihtar edilen kesin süre içerisinde davacı tarafça delil avansının tamamlanmamış olmasının ayrıca davanın uzamasına da sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda fatura içeriği malların teslim alındığına dair bir imzaya rastlanmamış olduğunun belirtildiğini, satışa konu malın teslim edildiği, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edileceğini, bu belgelerin imzalı ve imzaların, alıcıya veya alıcının çalışanına ait olması gerektiğini, malın teslim edildiğine ilişkin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, yine mahkemece doyanın karara çıkarıldığı 03/10/2023 tarihli duruşmada mesleki mazeretlerinin bulunması sebebiyle karar yokluklarında karar verildiğini, mesleki mazeretlerinin bu şekilde geçerli bir hukuki dayanak olmaksızın reddedilerek yokluklarında dosyanın karara çıkartılması usûl ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında, 14/02/2022 tarihinde 84.220,86 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının takipte borcun sebebini ''30/04/2021-11/08/2021 tarihleri arası faturaya dayalı cari hesap alacağından kalan 84.220,86 TL cari hesap bakiyesi'' olarak belirttiği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Somut olayda ilk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alındığı, alınan bilirkişi raporlarına göre, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 84.220,86 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, tarafların ticari defterlerine göre davalının davacıya 84.220,86 TL TL borçlu olduğu, davalının davacıya 84.220,86 TL borçlu olmadığını yazılı delillerle ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı, davalı her ne kadar davacının kendi ticari defterlerinin incelenmesi için gerekli delil avansını kesin süre içerisinde yatırmadığını savunmuş ise de davalının da delil olarak davacı ticari defterlerine dayandığı bu durumda HMK'nın 324/1.maddesi gereğince defter incelemesi için gerekli delil avansını tarafların yarı yarıya karşılaması gerektiği, tamamının davacı tarafça karşılanması için verilen kesin sürenin usule uygun olmadığı bu sebeple sonuç doğurmayacağı, ayrıca davalı vekilinin son celse için verdiği mazeret dilekçesinin reddedilerek karar verilmiş olmasının davanın geldiği aşama itibariyle davalının savunma hakkını kısıtlar mahiyette olmadığı kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 5.753,13 TL harçtan peşin alınan 1.438,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.314,85 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39