SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1522 E. 2024/398 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1522

Karar No

2024/398

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/09/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACI : ... (T.C. Kimlik No: ...)

VEKİLİ : Av. ...

İSTİNAF EDEN DAVALI :

VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Kooperatif İhraç Kararının İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 12/02/2024

YAZIM TARİHİ : 14/02/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif ihraç kararının iptali davasında 21/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatifin üyeleri için yaptığı sitede bulunan 3 nolu bloğun 2. Katındaki

dairelerden birini, ..mah. .. Sk. No.4/3 Meram/Konya adresindeki daireyi çatı katta

bulunan 5 nolu çatı katı ile birlikte, anahtar teslim olarak peşin para ile satın aldığını, bu inşaatın

yapıldığı arsanın tapuda Meram Tapu Müdürlüğü .. ada, .. parselde kayıtlı olduğunu, bu hususta kooperatifin 08.04.2001 tarihli genel kurul toplantısında karar alındığını, yine 18.04.2001

tarihli yönetim kurulu kararı ile 130.000 DM bedelle dairenin davacıya satışına karar verildiğini,

davacının ödediği 40.000 DM aidatı düşülmüş, kalan 90.000 DM’nin ise 45.000 DM’si peşin ödendiği,

45.000 DM’nin de daire tesliminde ödenmesine karar verildiği, yine 18.04.2001 tarihli Anahtar Teslim daire Satış Sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile Ekim

2001’de teslimin kararlaştırıldığını, 130.000 DM dışında hiçbir ödeme yapmayacağı, bahçe tanzimi

için ayrıca ödeme yapmayacağı, dairenin kuraya dahil edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, ekte sundukları “Taahhütname” başlıklı belgede görüleceği üzere, bu dairinin davacıya

14.12.2001 tarihinde teslim edilmiş olup, bu belgede kararlaştırılan 130.000 DM’nin bu tarih itibariyle

126.720 DM’sinin ödendiği, kalan 3.280 DM’nin de 31.12.2001 tarihine kadar ödeneceğinin yazılı

olduğunu, 22.01.2002 tarihli ekli belgeye göre ise 130.000 DM’nin tamamının ödenmiş ve başka bir

borcunun kalmadığının görüldüğünü, dolayısıyla davacının kooperatife daire karşılığı kararlaştırılan tüm

borcunu ödediğini, 14.12.2001 tarihinde dairenin birçok eksiği ile davacıya teslim edildiği, eksiklerin giderilmediğini, davacının giderdiğini, ancak bedelinin de davacıya ödenmediği, davacı ve ailesinin 2008 yılının 10.

ayına kadar bu dairede oturduğunu, bu süre zarfından davacıdan başkaca herhangi bir para talep

edilmediğini, sadece 23.01.2005 tarihli genel kurul kararlarının 7. Maddesinde tecrihli üyelerden bahçe

tanzimi için 6.300 TL alınması kararlaştırıldığını, davacının ilk yaptığı sözleşmeye göre bahçe tanzimi

için para talep edilmeyeceği yazılı olmasına rağmen bu parayı da ödediği, yine 10.11.2015 tarihinde

2.500 TL ödeme yaptığını,

2008 yılında başka bir eve taşındığı ve bu evi kiraya verdiğini, 2019 yılına kadar kiraları davacı

adına dayılarının aldığını, 2020 yılında ise kiracının burası satılmış, kirayı başkasına ödüyoruz diyerek

kira ödemediğini, bu süreçte davacıya kooperatif tarafından 17.08.2018 tarihli bir ihtarname çekilerek 2015, 2016,

2017 yıllarında alının genel kurul kararları gereği 31.05.2018 tarihi itibariyle aidat borcu olan 108.100

TL’nin 10 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, 02.11.2018 tarihinde yönetim kurulunun karar alarak

davacıya ihraç ettiklerini, 28.11.2018 tarihinde ihtarname çekerek önceki ihtarlara rağmen aidat

borçlarını ödemediği gerekçesiyle üyelikten ihraç edildiğinin bildirildiğinin anlaşıldığını, ancak

davacının 2018 yılının Mayıs ayında cezaevine girdiği ve halen cezaevinde bulunduğu için bu ihtarlar

ve alınan kararlardan haberi olmadığını, bütün bu sebeplerle kooperatif tarafından alınan genel kurul karır ve buna istinaden alınan yönetim

kurulu kararı ile yapılan sözleşme ile davacıya peşin para karşılığında tercihli daire verildiği/satıldığı

açık olup, yıllar sonra yönetimin değişmesi yüzünden haksız yere üyelikten çıkarıldığı ve dairesinin

gittiğinin açık olduğunu,

bu durumun öğrenilmesi üzerine yasal süreler içinde öncelikle sözleşmede yazılı dairenin davacıya

tahsisi ve tapusunun davacı adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde bu dairenin rayiç değerinin

davacıya ödenmesi, ayrıca kira kayıplarından doğan zararının tazmini, bu daire ile ilgili kooperatifin

davacıya aleyhine aldığı kararların ve yaptığı işlemlerin iptali için Konya .. ATM’nin ..E.

sayılı dosyasında dava açıldığı belirterek; Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 02.11.2018 tarihli ve.....sayılı müvekkilinin kooperatiften ihracına ilişkin kararın iptali ile müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi 3 nolu blok olmadığını, davacı kooperatife olan aidat borçlarını

ödemediğini, bu nedenle davalı kooperatifin 13.06.2018 tarihli ihtarname ile aidat borcunun

ödenmesini istediğini, 07.08.2018 tarihinde ikinci ihtarı gönderdiğini, buna karşılık ödeme yapmayan

davacı tarafın 28.10.2018 tarihli ihtarname ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, davacı tarafın ihtarnameleri aldıktan sonra yasal süresinde herhangi bir şekilde dava yoluna

başvurmadığını, kooperatif üyeliğinden çıkarılmasının kesinleştiğini, kooperatifin tapu verebilmesi

için üye olmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle diğer Mahkeme esasındaki dosyadan da tapu iptal

yönünde ve meni müdahale yönünden davanın reddini talep ettiklerini, aynı zamanda da kira kaybı ile

ilgili olarak davacı tarafça 2020 yılına kadar kira alındığının söylendiğini, davacı tarafın tapuda

herhangi bir hakkı olmaksızın 2018 yılında da ihraç edildiği dikkate alındığında aslında davacı

kooperatifin kira alacağı hakkı bulunmadığını, bu nedenle kira alacağı yönünden de taleplerinin

reddini istediklerini, kooperatiften yapılan ihraç usul ve yasaya uygun olup, ayrıca hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu

dikkate alınarak ihracın kesinleştiği belirterek; davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine

karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "... Somut olayda; Konya .. Noterliği'nin 13/06/2018 tarih.. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı kooperatifin birikmiş 108.100,00 TL aidat borcunun 10 gün içinde ödenmesini davacıya ihtar ettiği, devamında davalı kooperatifin Konya.. Noterliği'nin 17/08/2018 tarihli .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 108.100,00 TL'nin yine 10 gün içinde ödenmesini ihtar ettiği, 2. ihtarname ile verilmesi gereken sürenin 1 ay olması gerekirken davalı tarafından 10 gün süre verilmesi karşısında ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığı dolayısıyla tek başına bu nedenle dahi ihraç kararının iptalinin gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davalı kooperatifin 08.04.2001 tarihli 2000 yılı olağan genel kurul

toplantısında, gündemin 5. maddesinde, 3 adet dairenin satışına geçildiği/ /elirtilerek, dairelerin

120.000-130.000 DM arasında satılmasına oy çokluğu ile karar verildiği, 18.04.2001 tarih ve 92 nolu kararda, .... KYK’nin 08.04.2001 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısı gündeminde alınan 5.

Madde gereğince satışı kararlaştırılan dairelerden Sayı: 110729 ve 53147 mimari proje tasdik numaralı

… 3 nolu bloğun blok giriş yönünde soldan 2. Katının genel kurul tarafından oy çoğunluğu ile kabul

edilen 130.000 DM olarak satışının üyelerden ...’a yapılmasına, ayrıca 08.04.2001

tarihli genel kurulda alınan karar gereğince Mayıs 2001 itibariyle yatırılan aidatın ortalama 40.000 DM

olarak belirlenmesi sonucu 130.000 DM’den düşülmesine, geriye kalan 90.000 DM’den, 45.000

DM’nin nakten alınmasına, 45.000 DM’nin ise dairenin tesliminde alınmasına karar verildiği,18.04.2001 tarihli davacı ve davalının taraf olduğu

sözleşmede, dairelerin oturulur vaziyette teslimi ve 130.000 DM dışında başka hiçbir ödeme

yapılmayacağı, bahçe tanzimi için ayrıca bir para ödenmeyeceği, dairenin kuraya dahil edilmeyeceği

vs hususlar belirtildiği, taahhütname I ve II nolu belgelere göre, davacı ... kooperatife sözleşmede

belirtilen ödemeleri yaptığı, özetle, peşin ödemeli üyelik için genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararı bulunduğu, d

avacı ödeme taahhütlerini yerine getirdiği tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı kooperatifin 2000 yılı genel kurul toplantısında alınan karar ile peşin bedelli üyelik konusunda yönetim kuruluna yetki verdiği, yönetim kurulunun bu yetkiye istinaden davacıya peşin bedelle daire satışı yaptığı, dolayısıyla davacının peşin bedelli üye olduğu, davacının üyelikten kaynaklı ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacının herhangi bir borcunun bulunmadığı, dolayısıyla ihraç kararının yerinde olmadığı, her ne kadar davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de ihraç kararının tebliğ edildiği tarih itibariyle davacının cezaevinde olduğu, dolayısıyla yapılan tebliğin usulsüz olduğu, dolayısıyla davanın yasal süresi içinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davalı kooperatifin 02/11/2018 tarihli 2018/4 sayılı yönetim kurulu ihraç kararının iptaline..." gerekçesiyle davanın kabulü ile; .... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulunun 02/11/2018 tarihli 2018/04 sayılı yönetim kurulu ihraç kararının iptaline, davacının davalı ...Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hak düşürücü sürenin geçtiği itirazına ilişkin değerlendirmenin hatalı yapıldığını, usulsüz tebligat var ise tebliğin ne zaman öğrenildiğinin açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, eldeki davanın açılması halinde ihraç kararının öğrenildiğinin açık olduğunu, davada vasi olarak atanan davacının kızı ve eşinin tebligatları alarak çıkarma işlemine vakıf olduklarını, tebliğlerin yapıldığını öğrenen davacının bu davada davacı cezaevinde olduğu iddiasıyla hakkını kötüye kullanarak usulsüz tebliğe dayandığını, tebligatların cezaevinde olduğu gerekçe gösterilerek iade edilmediğini, yıllar sonra dava ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu, hiçbir ödeme yapmayan davacının ödeme taahhütlerini yerine getirdiği kanaatinin son derece hatalı olduğunu, bu hususun ispat edilmediğini belirterek istinaf talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği, her iki ihtarnamede de bildirilen borç miktarının aynı olup olmadığı, tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Somut olayda, davalı kooperatifçe, davacıya keşide edilen Konya .. Noterliği'nin 13/06/2018 tarih .. ihtarnamesi ile 108.100,00 TL'nin yine 10 gün içinde ödenmesini ihtar edildiği, 2. ihtarname ile verilmesi gereken sürenin 1 ay olması gerekirken davalı tarafından 10 gün süre verilmesi karşısında ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığı, açıktır.

Ancak, davalı kooperatif yönetim kurulunca 02.11.2018 tarihinde alınan ihraç kararının, davacının eşine 05.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise 08.04.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmış olup; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3.maddesi: "... Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.

Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir." hükmü düzenlenmiş olup, 3 aylık itiraz davası açma süresi hak düşürücü süre mahiyetindedir.

Uyuşmazlıkta öncelikli olarak çözümlenmesi gereken mesele, itiraz davasının, hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususudur.

İlk derece mahkemesince ilgili cezaevinden celp edilen kayıtlarda, davacının 01.06.2018 tarihinde tutuklanarak cezaevine girdiği, müzekkere cevap tarihi olan 06.04.2023 tarihine kadar halen cezaevinde olduğu, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının, davacı muhatap gösterilerek, davacının cezaevinde olduğu dönemde ve tebliğ tarihinde kayıtlı mernis adresinde 05.12.2018 tarihinde eşi .....'a tebliğ edildiği, daha sonra Konya .. SHM'nin 08.02.2021 tarihli .... E.-... K.sayılı kararıyla kızı ...'ın vasi olarak atandığı, anlaşılmıştır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Mevkuf ve mahkumlara tebligat başlıklı 17. maddesinde; '' Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların müessese veya müdürü temin eder.'' hükmüne, aynı yasanın 32. maddesinde ise ; '' Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. '' hükmüne yer verilmiştir.

Bu yasal mevzuat karşısında, davacının ihraç kararının tebliği (05.12.2018) tarihinde cezaevinde bulunduğu, tebliğin ise mernis adresinde eşine yapılmış olması nedeniyle, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usülüne aykırı tebliğ edildiği, davalı tarafça, üyelikten ihraç kararından davacının daha önce muttali olduğunu ispatlayamadığı, anlatılan nedenlerle davanın hak düşümü süresi içerinde açıldığının kabulü gerekeceği, yukarıda açıklandığı şekilde aidat borcuna yönelik yapılan 2. ihbarın, usulüne uygun olmadığı, bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  3. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  4. İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,

  6. Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 12/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafkonyadereceİhraçsebeplerivekiliKararınındavacıkararınınhükümnumarasımahkemesiİptaliKooperatifözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim