SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1671 E. 2024/385 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1671

Karar No

2024/385

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/10/2023

NUMARASI : Esas -Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 12/02/2024

YAZIM TARİHİ : 14/02/2024

Taraflar arasında görülen davada Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA: Davacı vekili, tarafların yem alışverişi konusunda anlaşarak dava konusu takibe dayanak olan 13/02/2023 tanzim, 15/03/2023 vade tarihli, 1.150.000,00 TL bedelli senedin davalı tarafa verildiğini ancak davalı tarafın müvekkiline teslim etmesi gereken yemi teslim etmediğini, davalı tarafça bununla ilgili fatura düzenlenmediği gibi yemleri teslim ettiğine ilişkin herhangi bir mal teslim fişi de düzenlenmediğini, bu nedenle senedin bedelsiz kaldığını, müvekkili hakkında icra takibine girişilene kadar müvekkilinin malların kendisine teslim edileceğini düşündüğü için menfi tespit davası açmadığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibine giriştiğini, müvekkili ile davalı arasında yem alışverişi haricinde bir ilişkinin mevcut olmadığını, aksi durumun varlığının davalı tarafça ispatlanması gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine takip konusu miktarın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili yargılama sırasında, davacının iddiasını senetle ispat etmesi gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalı aleyhine açılan bu davada Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu 13/02/2023 keşide, 15/03/2023 vade tarihli 1.150.000,00 TL bedelli bononun taraflar arasındaki yem alışverişinden kaynaklı olarak verildiği, davalı tarafın müvekkiline teslim etmesi gereken yemleri teslim etmemesi sebebiyle bononun bedelsiz kaldığı ileri sürülerek, davacının bu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup; HMK'nun 190. ve MK'nun 6. maddeleri gereğince davada ispat yükü davacı taraftadır. Takibe ve davaya konu bononun metninde senedin nakden veya malen olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, davacının dayandığı yem alışverişine ilişkin de taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme de bulunmamaktadır. Davaya konu bono bedel kaydı içermediğinden kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senet olarak değerlendirilir ve kural olarak ispat yükü bononun bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Her ne kadar davacı tarafça davaya konu bononun davalıya yem alış verişi nedeniyle verildiği ileri sürülmüş ise de; bu iddialar doğrultusunda herhangi bir yazılı belge ibraz edilememiştir. Davalı vekilince HMK 200/2. maddesi gereğince tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğinden, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafa dava dilekçesinde delil olarak dayanmadığından yemin delili de hatırlatılamamıştır. Davacı tarafa davaya konu bononun yem alışverişi nedeniyle avans olarak verildiğine dair yazılı belge ibraz etmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen kesin süre içerisinde davacı tarafça herhangi bir yazılı belge sunulmamıştır. Bu nedenlerle davacının davaya konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığı iddialarını ispatlayamadığı kanaatine varılarak, davanın reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, taraflar arasında yem alışverişi yapıldığına dair yazılı sözleşme ve yazılı belge bulunmadığını, yem alışverişlerinde Türkiye genelinde var olan teamül gereğince herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadığını, gerektiğinde bu konuda teamül araştırması yapılması talep edilmesine rağmen mahkemece araştırılmadığını, yem alışverişlerinde sözleşmenin var olduğuna ve yemin teslim edildiğine ilişkin tek yazılı belgenin mal teslim fişleri olduğunu, eğer mevcut ise davalı tarafça sunulması talep edilmesine rağmen mahkemece iddialarının dikkate alınmadığını, müvekkili ile davalı arasında yem alışverişi haricinde dava konusu bononun düzenlenebilmesi için hiçbir ilişki bulunmadığını, ayrıca davalı şirket yetkililerinin, davalı şirket ile müvekkili arasında dava konusu hukuki ilişkinin sebebinin ve dava konusu yem satışı haricinde bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı konusunda isticvabının talep edilmesine rağmen mahkemece bu taleplerinin de dikkate alınmayarak eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı tarafça takip ve dava konusu 13.2.2023 keşide, 15.3.2023 vade tarihli, 1.150.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı şirket olan bononun, taraflar arasındaki yem alış verişi nedeniyle verildiği ancak, davalı tarafından mal teslimi yapılmaması nedeniyle senedin bedelsiz kaldığı iddia edilmiş, davalı tarafça, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiği savunularak davanın reddi istenmiştir.

Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının senedin bedelsiz kaldığı iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafça dava dilekçesinde isticvap ve teamül araştırması deliline dayanılmadığı, mahkemece 16.5.2023 tarihli ön inceleme tensip zabtında davacıya verilen ihtarlı süre sonrası ibraz edilen 23.5.2023 tarihli delil listesinde teamül araştırması ve isticvap deliline dayanıldığı ayrıca, 27.09.2023 tarihli celsede verilen ihtarlı süre sonrası ibraz edilen 02.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde aynı delillere dayanıldığının beyan edildiği anlaşılmıştır.

6102 sayılı TTK'nın 12.maddesinde ''Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.

Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.

Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.'' hükmü,

Aynı Yasa'nın 11. maddesinde '' Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.

Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.

Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir.'' hükmü,

Yine TTK'nın 15. maddesinde de'' İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.

Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olarak kabul edilemez.

Vergi Usul Kanunu madde 176:" Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılır:

I inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;

II nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre; defter tutarlar."

Buna göre hem tacirler hem esnaflar işletme hesabına göre defter tutabildiğinden, işletme hesabına göre defter tutan kişinin tacir olup olmadığının tespiti bakımından 6102 sayılı TTK'nın 11/2 maddesi ile Esnaf ve Sanatkarlar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 18/06/2007 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ve 2013 sayılı VUK mükerrer 177. maddesi gereğince bilanço hesabı esasına göre defter tutma hadlerine göre dava tarihi itibariyle tacir olup olmadığının tespiti ve davacının tacir olduğunun tespiti sonrasında da somut uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesi gerekir.

Zira, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ''1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. '' hükmü düzenlenmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Mahkemece, davacının tacir olup olmadığının araştırılması, tacir olduğunun tespiti halinde ise, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarih,.. Esas . ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan . Üye .. Üye. Katip .

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdairesiTespitözetikonyaderecevekilikararınınhükümMenfinumarasısebeplerimahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim