Konya BAM 6. HD 2023/1123 E. 2024/315 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1123
2024/315
5 Şubat 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLİ : Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLİ : Av
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/02/2024
YAZIM TARİHİ : 08/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 16/06/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıya karşı başlattığı Beyşehir İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça haksız yere itiraz edildiğini ve durdurulduğunu, tarafların tacir olduğundan ve takibe konu alacak da taraflar arasındaki ticari faaliyetten kaynaklandığından işbu itirazın iptali davasında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, takip konusu alacağın yine taraflar arasındaki ticari faaliyetten kaynaklandığı için ve iki taraf da tacir olduğundan dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 27/02/2018 tarihinde yapılan Agrega Alım / Satım Sözleşmesi uyarınca bir ticari faaliyet vukuu bulduğunu, işbu sözleşmeye göre müvekkilinin, davalı şirketin Toki Şantiyesine sözleşmede belirlenen fiyatlar çerçevesinde agrega mal teslimini üstlendiğini, sözleşmede herhangi bir ton taahhüt edilmediğini, her ay yapılacak olan sevkiyatların ay sonu hesaplama yapılıp ne kadar mal teslim edilmiş ise takip eden ayın 15' inden sonra davalı tarafça müvekkili şirkete ödeneceğini, müvekkili ile davalı şirket arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişkiden doğan bu fatura kapsamındaki malların davalı tarafa teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, davalının müvekkili şirketçe 2019 senesinde başlatılan icra takibine öncelikle yetki ve borca itirazda bulunduğunu, dosyanın taraflarınca yetkili yere gönderilmesi ve davalıya 25/04/2022' de yeniden tebliğ edilmesi üzerine de 26/04/2022 tarihinde haksız yere itiraz ettiğini, yasal süresi içerisinde işbu davayı açarak itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmek zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili şirketin aslen Nevşehir' de bulunup buradaki şantiyede faaliyetlerini sürdüren bir firma olmasının yanında, söz konusu sözleşme yapılmadan önce Konya .....' te bulunan taş ocağını, içerisindeki araç gereçleri ile birlikte devir almak maksadı ile meskene yerleştiğini, iş ve sözleşmelerine başladığını, ancak ocak sahibinin ruhsatı devredememesinden ötürü devir süreci uzadığından taş ocağının mevcut sahibi ile aralarında kira sözleşmesi düzenleyerek işlerine başlamak durumunda kaldığını, bu süreç 1 seneye yakın sürdüğünü ve müvekkilinin devir maksatlı yerleştiği şantiyeye 1 sene boyunca kira ödemek zorunda kaldığını, üstelik bu bekleyiş de sonuçsuz kaldığını, nihayetinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmaksızın eski sahibin üzerinde bulunan ruhsatın devredilmesi yine kendisinden kaynaklanan bir sebepten ötürü mümkün olamadığını, hal böyle olunca, Nevşehir' de mevcut sahası bulunan müvekkili şirket, boş yere kira ödemeye devam etmemek için, Konya şantiyesindeki araç ve malzemelerini de alarak Nevşehir' e dönmek ve burada mevcut bulunan şantiyede ticari faaliyetlerine devam etmek zorunda kaldığını, müvekkili şirket bu zorunluluk halini (ticari devamlılığın sekteye uğraması ihtimaline binaen davalı şirketin zarara uğramaması için) derhal davalı yana bildirdiğini, bunun üzerine taraflarca 04/05/2018 tarihinde ana sözleşmeye ek olarak 5 maddelik bir ek sözleşme imzalandığını, bu ek sözleşme ile müvekkili şirket davalıyı zarara uğratmamak adına, bu süreçte veremeyeceği ve davalının dışarıdan temin etmek zorunda kalacağı malın fiyat farkını üstlenmeyi taahhüt ettiğini, buna göre davalı, başka yerden temin etmek zorunda kalacağı mal ile müvekkiliyle anlaştıkları fiyatın farkını müvekkili şirkete temin edilemeyen agrega fiyat farkı adı altında fatura edecek, bu fatura ise aralarında 2 taksit şeklinde Mayıs ve Haziran ayı hesaplarından mahsup edileceğini, bu doğrultuda davalı İncer Beton, 04/05/2018 tarihinde müvekkiline 50.000 TL fiyat farkı + KDV olacak şekilde 59.000 TL fatura kestiğini, müvekkili şirket bunu kabul ettiğini, Mayıs ve Haziran aylarında davalıya yapmış olduğu mal tesliminden mahsup ettiğini, tarafların üzerinde anlaştıkları bu süreçte ek sözleşmedeki edim ve yükümlülükler yerine getirildikten sonra müvekkili ile davalı arasındaki ticari faaliyet aynen devam ettiğini, ancak davalı, müvekkilince teslim edilen bu malların bedelini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, buna karşılık, 26/07/2018 tarihinde müvekkiline göndermiş olduğu .... yevmiye numaralı ihtarname ile kendince müvekkilinin anlaşılan malı teslim edemediği ve başka satıcıdan temin edilmesi durumunda doğacak fiyat farkının, yeniden fiyat farkı faturası düzenlemek sureti ile müvekkilinden 7. ayda temin ettikleri malzemelerin tutarından mahsup edecekleri yönünde bir ihtarname gönderdiğini, müvekkili şirket ise 01/08/2018 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarname ile cevaben basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü gözeterek, gönderilen ihtardaki hususların taraflar arasında zaten çözümlendiğini, aralarındaki ticaretin, dolayısıyla sevkiyatın halen devam ettiğini, stokta malzemelerinin bulunduğunu, ve sevke hazır olduklarını, sevkiyatı gerçekleşen malların faturalarının da ayrıca bildirilerek davalı tarafça ödenmesi gerektiği hususunu ihtaren ilettiğini. bunun üzerine davalı 16/08/2018 tarihinde müvekkiline yeniden temin edilemeyen agrega fiyat farkı adı altında 42.750 TL + KDV olmak üzere 50.445,00 TL fatura düzenlendiğini, ancak düzenlenen bu fatura hukuka aykırılık teşkil etmekte olup müvekkilince de kabul edilmediğini, 20 Ağustos tarihinde iadeli taahhütlü gönderi ile davalıya iade edilmiş ancak davalı taraf bunu kabul etmekten imtina ettiğinden, bu kez 07/09/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile yeniden gönderildiğini, taraflar arasında mevcut ticari anlaşma gereği müvekkili şirket davalıya ilgili sevkiyatları gerçekleştirmiş, ancak her türlü uyarı ve ihtara rağmen davalı sevk olunan malın bedelini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkilince başlatılan 2019/2018 esas sayılı icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, tüm bu sebeplerden işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; Davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "... Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile somut dava dosyamızda HMK 222. Maddenin 3 fıkrasında belirtilen hususlardan " ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünün uygulama alanı bulacağı açıktır.
Zira davalı vekiline 16.12.2022 tarihli celsede kesin süre içinde ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmesi için ara karar kurulmuş ve ihtarlı tebliğ mazbatası ile istenmiş ama süresi içerisinde cevap ve beyanda bulunulmamıştır. HMK 222/3. Madde hükmü gereğince davacı ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Davalı vekilinin ödeme iddiasında bulunduğu davacı vekilinin ise13.06.2023 tarihli celsede "Davalı tarafın ödemeye yönelik beyanı savunmanın genişletilmesi kapsamında kalmaktadır ayrıca ilgili bankaya yazılan müzekkere de kısmen olumsuz gelmiştir, bu nedenle yargılamanın daha fazla uzamaması adına bankaya yeniden müzekkere yazılmadan davamızın kabulünü talep ederiz, ancak mahkeme ödeme yönünden yeniden müzekkere yazılması kanaatinde ise biz ödemenin düşüklüğü de nazara alınarak yargılamanın daha fazla uzamaması adına ödemeyi kabul ediyoruz, bu şekilde karar verilmesini talep ederiz" beyanında bulunduğu, bu nedenle mahkememizce ödeme hususunda yeniden bir inceleme yapılmadan davacının kabulü doğrultusunda dosya kapsamına göre ödeme iddiası kabul edilmiştir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda izah edilen nedenlerle, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin ödemeye ilişkin kabul beyanı da dikkate alınarak; Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; dosyaya konu Beyşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin 50.445,03 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 50.445,03 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 10.089,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dosyaya konu Beyşehir İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin 50.445,03 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak Likit olduğundan hüküm altına alınan 50.445,03 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 10.089,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin davacı tarafın iddia ettiği bir borcu bulunmadığını, fatura karşılığı olarak müvekkilinin davacıya yaptığı ödemelerin davacının defter kayıtlarında mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacı tarafın, davalı müvekkilince kendisine kesilen 16.08.2018 tarihli 50.445 TL bedelli faturayı ticari defterlerine işlemediğini, bununla birlikte davacı tarafın 1970,18 TL bedelli, 30.10.2018 vade ve ... nolu Garanti Bankası çeki ile kendisine yapılan ödemeyi de ticari defter kayıtlarına işlemediğini, davalı müvekkilince davacı şirkete gönderilen 26.07.2018 tarihli Beyşehir .. Noterliğinin ...yevmiye numaralı ihtarnamesinden de anlaşılacağı üzere davacının taraflar arasındaki sözleşme yükümlülüklerine uymaması sonrası davalı müvekkilince mal temini başkaca firmadan karşılanmış olup, yekünde davacının temin etmekle yükümlü olduğu 19000 Ton malzemenin müvekkil firmanın başka satıcıdan temin etmesi durumundaki fiyat farkı tutarı olan 42.750TL+ KDV yani 50.445 TL'lik fatura kesilerek kendisine gönedildiğini, davacının bu faturaya itiraz etmesi yahut ticari defter kayıtlarına işlememiş olması davalı müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkide borçlu olduğu sonucunu doğurmayacağını, dosya kapsamındaki beyanları ile davalı müvekkilimizce davacı şirkete kesilen 50.445 TL bedelli 16.08.2018 tarihli fatura ile davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği faturaların tarihleri incelendiğinde davalı müvekkilinin icra takibine konu faturalardan kaynaklı davacı şirkete bir borcunun bulunmadığı açık bir şekilde ortada iken ilk derece mahkemesince hatalı ve eksik değerlendirme ile karar verildiğini, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş faiz hususuna hükümde açıkça yer verilmemesinin ilam doğrultusunda takibe devam edilirken müvekkilinin faiz alacağına kavuşmasını güçleştireceğinden kararın bu yönde düzeltilmesini istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyanın incelenmesinde; davalının istinaf talebine karşı, davacı vekilince cevap dilekçesi sunulduğu, cevap dilekçesinde istinaf talebinde de bulunulduğu, ancak yatırılması gereken 1.169,40 TL istinaf başvuru ve 427,60 TL istinaf karar harcının yatırılmadığı, ayrıca istinaf talebini içeren istinaf cevap dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmış olup;
İlk derece mahkemesince; istinaf talebinde bulunan davacı tarafın HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaf başvuru ve karar harcını bir hafta içerisinde yatırılması için davacı vekili adına usulüne uygun ve kesin süreyi içerir muhtıra düzenlenerek tebliğ edilmesi,
A) Yapılan uyarı üzerine gerekli harçların yatırılması halinde; istinaf talebine ilişkin dilekçenin davalı tarafa tebliğ edilerek yasada belirtilen süreler geçtikten sonra dosyanın tarafların istinaf taleplerinin incelenmesi için dairemize gönderilmesi,
B) Verilen süre içerisinde istinaf harçlarının yatırılmaması halinde; davacı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, kararın usulüne uygun olarak ilgililere tebliğ edilmesi, bu karara karşı istinaf talebinde bulunulup bulunulmaması durumuna göre işlem yapılması ve her halükarda davalının tarafın istinaf talebi incelenmek üzere dava dosyasının dairemize gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Dava dosyasının HMK'nın 352/1 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344 ve 347. maddeleri gereğince işlem yapıldıktan sonra istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın dairemize gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 05/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20