SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1439

Karar No

2024/1346

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/06/2022

NUMARASI : Esas Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ...

VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... & Av. ... & Av. ...

İSTİNAF EDEN

DAVALILAR : 1-... - (T.C Kimlik No: ... )

VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... &

Av. ... -

:2-...

VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... -

DAVA : Alacak

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 12/07/2024

YAZIM TARİHİ : 16/07/2024

Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 22/06/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin iflas idaresi tarafından idare edilen bir Avusturya şirketi olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketin yurtdışında tırlara kredili yakıt temin ettiğini, yurtdışında yapılan satışın KDV'li satış olduğunu, davalı şirketin de davacı şirketten yurtdışında tırlarına akaryakıt aldığını, davacı şirketin akaryakıt alacağını Türkiye'deki irtibat ofisi çalışanı vasıtası ile tahsil ettiğini, davacının Türkiye'deki irtibat bürosunun izninin 05/10/2012 tarihinde sona erdiğini ve ofisin kapatıldığını, davacının Türkiye ofisinin eski çalışanı davalı ...'in, davacı şirketin Türkiye'deki borçluları nezdindeki alacaklarının izlenmesi, muhasebeleştirilmesi ve borçlulardan fatura karşılığında alınan çeklerin davacı şirketin banka hesabına ulaştırılması ile görevli olduğunu, davalılardan ...'in davacı şirket nezdinde ticari bir yetkisinin ve görevinin bulunmadığını ancak ...'in davacı şirket adına ticari muamele yaptığının ve sahte belgeler (ibraname) ürettiğinin tespit edildiğini, davalı şirketin yurtdışında davacıdan yaptığı akaryakıt alımı karşılığında ödenmemiş 231.502,55 Euro borcunun bulunduğunu, davalı şirketin ödeme iddiasında bulunmasına rağmen, bu ödemelerin sözleşmeye uygun olarak davacıya yapılmadığını, davacı şirketin eski çalışanı diğer davalı ...'in diğer şirket hakkında verdiği ibranamenin de geçersiz olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 231.502,55 Euro alacağın ve fer'ilerinin Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bankaları'nın uyguladığı en yüksek banka faizi ile birlikte her iki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalı ...'in davacı şirketin Türkiye irtibat bürosu yetkilisi olduğunu, davacı şirket yetkilisi tarafından İzmir .. Noterliği'nin 13/09/2012 gün ve ... yevmiye nolu ibranamesi ile ibra edildiğini, kendisi hakkında yapılan suç duyurularına rağmen hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Davalı .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yabancı ülke menşeli ve iflas etmiş davacı şirketin teminat yatırması gerektiğini, müflis davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalı.... Ltd. Şti.'nin ödemelerini yaptığını ve davacı şirketin Türkiye irtibat bürosu yetkilisi ve diğer davalı olan ... tarafından da kendileri hakkında ibraname verildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Dava, "Alacak" davasıdır.

Somut olayda ; davacı taraf, davalı şirketin Tır'larına yurtdışında akaryakıt satışı yapmaları nedeniyle ödenmeyen 231.502,55 Euro'nun her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiştir.

Beyoğlu .. Noterliği'nin 30/10/2009 gün ve ... yevmiye nolu imza sirküleri ve dayanak 30/10/2009 tarihli Sn. ....'a hitaben yazılan belge içeriğinden, davacı şirket tarafından ...'in (önceki adı: . ....) İstanbul'da yeni kurulacak şube için yönetici tayin edildiği,....'ın da davacı şirketi yetkili makamlarda temsil etmek ve gerekli tüm imzaları atmak üzere görevlendirildiği, davacı tarafın 30/10/2009 tarihli belgeye itiraz edilmediği sadece tercüme ve yorumuna itiraz ettiği, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın 05/10/2009 gün ve 42425 sayılı yazısı ile de davacı şirketin İstanbul'da irtibat bürosu açması için 3 yıl süreli izin verildiği görülmüştür.

Davacı şirket tarafından T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne verilen 19/09/2012 tarihli irtibat bürosunun süresinin uzatılması talebine ilişkin dilekçede de irtibat bürosu yetkilisi olarak davalı ... gösterilmiştir.

T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından Mahkememize gönderilen 13/05/2015 tarihli cevabi yazıda ise davacı şirketin 05/10/2009 - 05/10/2012 tarihleri arasında faaliyet gösteren Türkiye irtibat bürosu yetkilisinin ... olduğu bildirilmiştir.

Davada çözülmesi gereken sorunlar; davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin ve vekillerinin temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı, yabancı menşeli davacı şirketin teminat yatırmasının gerekip gerekmediği, davalılardan ... için verilen ibraname ile ...'in ....r Ltd. Şti. için verdiği ibranamelerin geçerli olup olmadığı, davacı şirketin alacağının davalı şirket tarafından ödenmiş olup olmadığı, davacı şirketin alacağı var ise ne kadar olduğu ve bu alacaktan hangi davalı veya davalıların sorumlu olduğu sorunlarıdır.

Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesi'nin 01/06/2015 gün ve ... sayılı yazı apostil şerhi içeriğinden, davacı şirketin Avusturya Ticaret Sicilinde ... şirket sicil numarası ile kayıtlı olduğu, bu Mahkemenin 04/06/2012 tarihli kararı ile bu şirketin varlıklarına yönelik olarak ... dosya numarası ile Adli Tasfiye işlemlerinin başlatıldığı ve Dr. ...'in tasfiye görevlisi olarak atandığı, 25/10/2012 tarihinde Mahkeme tarafından şirketin kapatılması kararı verildiği, söz konusu prosedürün 27/03/2013 tarihinde iflas işlemlerine çevrildiği, iflas işlemleri başlatıldıktan, şirket kapatıldıktan ve prosedür iflas işlemlerine çevrildikten sonra davacı şirketin varlığının devam ettiği ve Avusturya Ticaret Sicili kayıtlarından silinmediği, Dr...'in Avusturya yasaları çerçevesinde davacı şirket nezdinde tasfiye görevlisi olan yetkili bir temsilci olduğu ve aynı zamanda ödenmemiş borçların tahsili için yasal takip başlatmaya, banka hesaplarını idare etmeye, fon teslim almaya ve kendisini temsil etmek üzere avukatlar ve benzeri diğer şahısları görevlendirmeye yetkili olduğu, bu yetkinin hem yurtdışında hem yurtiçinde geçerli olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekili tarafından 13/01/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan ve İstanbul Anadolu .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. E. sayılı dosyasına gönderildiği bildirilen 26/11/2021 gün ve ....w sayılı istinabe cevabında da iflas sürecinin sona ermediği, davacı şirketin Avusturya Ticaret Sicili arşiv/indeki kaydının silinmediği, davacı şirketin tüzel kişiliğinin ve dava ehliyetinin devam/ ettiği bildirilmiştir.

Dosyaya sunulan vekaletname ve apostil belgesi içeriğinden, davacı tarafın 17/04/2014 tarihli vekaletnamesinin davacı şirket tasfiye memuru sıfatıyla Dr. ... tarafından düzenlendiği tespit edilmiştir.

Davacı tarafından sunulan, İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına sunulan, tarihsiz, Prof. Dr. .... imzalı uzman görüşü yazısından da, davacı şirketin hak ve taraf ehliyetine sahip olduğu, 17/04/2014 tarihli vekaletnamenin de geçerli bir vekaletname olduğu bildirilmiştir.

Toplanan deliller karşısında, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ve davacı şirket tasfiye memuru tarafından düzenlenen vekaletnamenin de geçerli bir vekaletname olduğu kabul edilmiş, davalı tarafın davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve vekillerinin temsil yetkilerinin bulunmadığı yönündeki itirazları reddedilmiştir.

06/05/2019 tarihli duruşmada da, 5718 s. MÖHUK'un 48 ve 49. maddeleri yönünden davacı şirketin kayıtlı bulunduğu ülke ile Türkiye arasında adli yardım anlaşmasının bulunması ve 6100 s. HMK'nin 84/1-b maddesi yönünden ise, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu maddenin sadece Türk vatandaşları yönünden düzenleme getirmiş olması nedeniyle davalı tarafın teminat itirazları reddedilmiştir.

Davalılardan .... Ltd. Şti. yönünden yapılan değerlendirmede;

Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişi ....'nın rapor ve 3 ayrı ek rapor içeriğinden, davalı şirketin davacı şirkete havale ve çek ödemesi yoluyla ödemeler yaptığı, ödemelere ilişkin çeklerin, davacı şirket lehtar gösterilerek davacı şirket Türkiye irtibat bürosu yetkilisi ...'e teslim edildiği, havalenin de davacı şirket adına açılan Garanti Bankası hesabına yapıldığı, davalı şirket tarafından davacı şirket adına ...'e teslim edilen çek bedellerinin de ödenmiş olduğu, ...'in davacı şirketin Türkiye irtibat bürosu yetkilisi olması karşısında kendisine davacı şirket alacağına mahsuben ve davacı şirket lehtar gösterilerek çek verilmesi ve çek bedellerinin de ödenmesinin ödeme tutarında davalı şirketi sorumluluktan kurtaracağı, davacı şirketin düzenlediği faturalarda çekle ödeme yapılamayacağı yazılmış ise de, taraflar arasındaki 23/10/2009 tarihli sözleşmenin 4.3. maddesine göre ödemelerin çek ve havale ile gerçekleşeceğinin belirtildiği, faturalarda hesap numarası yazmasının sözleşmenin bu hükmünü ortadan kaldırmayacağı anlaşılmış, davalılardan ... tarafından davalı şirkete verilen 30/09/2012 tarihli ibranamenin ...'in 20/09/2012 tarihli istifasından sonra düzenlenmesi karşısında geçerli olmadığı kabul edilmesine rağmen, davalı şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığı 2. bilirkişinin rapor ve 3 ayrı ek raporun içeriğinden belirlenmiştir. Davacı tarafın açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülmüş, davacının davalılardan .... Ltd. Şti.'ye yönelik alacak davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılardan ... yönünden yapılan değerlendirmede de; Davalılardan ...'in ön adı ... iken 19/07/2005 tarihinde... olarak değiştirildiği, ...'in davacı şirketin 05/10/2009 - 05/10/2012 tarihleri arasında faaliyet izni bulunan Türkiye irtibat bürosu yetkilisiyken 20/09/2012 tarihli istifa maili ile davacı şirketten istifa ettiği, davacı şirket genel müdürü ....'ın Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma sayılı dosyasındaki şikayet beyanınında 2012 yılı ağustos ayına kadar davalı ... ile aralarında herhangi bir sorun yaşanmadığını beyan ettiği belirlenmiştir. Ayrıca, İzmir .. Noterliğinin 13/09/2012 gün ve ... yevmiye nolu ibraname belgesi içeriğinden de davalı ...'in 01/10/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere en geniş anlamda ibra edildiği, davacı şirketin ...'den hiçbir alacağının kalmadığı, davacı şirketin varsa dahi halihazırda ve sair herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ...'in en geniş anlamda umumi suretle ibra ettiği belirlenmiş, bu ibranamenin davacı şirket adına ... tarafından verildiği tespit edilmiş, İstanbul Anadolu .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2019 gün ve.... E. ... K. sayılı ilamı ile bu ibra belgesine yönelik sahtecilik iddiasının kabul edilmediği görülmüştür.

CEO sıfatıyla .... tarafından ilgili şirketlere, ... mail adresinden, davalı ...'in görevinin sona erdiğine dair 21/09/2012 tarihinde mailler gönderilmesi hususu (davacı şirketin temsili yönünden) davacı tarafa sorulmuştur. Davacı tarafın 19/02/2021 (maddi hata sonucu dilekçeye 19/02/2020 yazılmıştır) tarihli dilekçesinde, Türk müşteriler nezdindeki oluşabilecek tüm tereddütlerin giderilmesine yönelik pratik zorunluluk sonucu ...'den 21/09/2012 tarihli mektubun imzalamasının istenildiği, 21/09/2012 tarihli elektronik postanın ... elektronik posta adresi üzerinden gönderildiğini, bu yönüyle iletiyi gönderen tarafın iflas idaresi adına ... olduğu, ...'in iflas idaresi denetiminde/gözetiminde ve iflas idaresi adına hareket eden kişi olduğu bildirilmiştir.

Her ne kadar davacı şirketin tasfiye memuru 04/06/2012 tarihinden itibaren Dr. .... ise de ve ibraname bu tarihten sonra Dr. ... tarafından değil, .... tarafından verilmiş ise de, davacı tarafın 19/02/2021 tarihli dilekçesindeki açıklamalar da göz önünde bulundurularak bu ibranamenin, davacı şirket yönünden bağlayıcı olduğu ve davalılardan ...'in 01/10/2012 tarihi itibariyle ibra edildiği sonucuna varılmıştır.

Gerek davalılardan ...'in ibra edilmesi, gerekse diğer davalı şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığının tespit edilmesi, davalı şirketin davacı şirket lehtar gösterilerek verdiği çeklerin fiilen ödenmiş olması, bu çeklerin bir kısmının ... tarafından ciro edildiği 3. kişiler yönünden davacı şirket adına ve davacı şirketin borcu için ciro edildiği sonucuna varılması, davacı tarafın açıkça yemin delil deliline dayanmadığının belirlenmesi karşısında, davalılardan ...'e karşı açılan davanın da ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yapıldığını ayrıca dosyaya özel bilirkişi mütalaası ibraz edildiğini, müvekkili şirketin alacak tutarının 231.502,055.-EURO tutarında olduğunun tespit edildiğini, keza davalı şirketin defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, ödemelerin de kararlaştırılan şekilde gerçekleştirilmediğine de işaret edildiğini, mahkemece yapılan incelemelerde, davalı borçlu şirket tarafından birkısım ödemelerin olduğu iddiasına yönelik araştırma yapılmış ise de bu ödemelerin müvekkili şirket hesabına yapılmadığı, çek ile yapılan ödemelerin de müvekkili şirket hesabına geçmediği, çeklerin müvekkili şirketin kayıtlarına dahi işlenmediğinin anlaşıldığını, verilen kararın eksik incelenmeden kaynaklandığını, davalı ... isimli şahsın, müşteriler nezninde şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı hususuna yönelik Yargıtay kararları dayanak yapılarak sunulan mütalaa tartışılıp değerlendirilmeksizin karar kurulmuş olmasının kabul edilemeyeceğini, nitekim, mahkemece, müvekkil şirketi temsil yetkisi olmayan şahıs tarafından verilmiş bulunan ibraname geçerli kabul edilmek suretiyle, borçlu şirketin borçtan kurtulduğunun hüküm altına alındığını, davalı şirketin müvekkili şirketin banka hesabına ödeme yapmasının esas olduğunu, mahkemece çekle yapılan ödemelerin geçerli sayılmasının kabul edilemeyeceğini, diğer yandan, bir an için çek ile yapılan ödemelerin geçerli kabul edilmesi halinde dahi, bu ödemelerin yapılmış sayılması ancak, tutarın müvekkili şirket hesabına geçmesi ile mümkün olacağının tartışmasız olduğunu, müvekkili şirketin alacağına esas teşkil eden, bilirkişiler marifetiyle tespit olunan davalının kayıtlarında mevcut olduğu halde, müvekkili kayıtlarına dahi geçmemiş “uyumsuz kayıtlar” 10.12.2021 tarihli Ahmet Bulca tarafından hazırlanmış bilirkişi raporunda tek tek yazılmış bulunduğunu, mahkemece, bu kayıtlar üzerinde inceleme yapıldıktan ve tutarların müvekkil şirket hesabına geçmediği, çeklerden müvekkil şirketinin haberdar olmadığı tespit edildikten sonra, kararda gerekçelendirilmeksizin bu ödemelerin davalı borçlu şirketin borcundan mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, yine taraflar arasında hukuki bir ihtilaf ve bir alacağın bulunması hususunun araştırılması noktasında hukuk mahkemelerinin yetkili olduğunu, maddi bir vakıa tespitine dayanmayan beraat kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağının tartışmasız olduğunu, mahkemece bu noktada bir taraftan 04.06.2012 tarihi itibariyle şirkete kayyum tayin edildiği tespit edilmiş iken, diğer taraftan ... isimli şahsın 13.09.2012 tarihinde .... tarafından üstelik imzasız bir belge ile ibra edilmiş olduğunun tespitinin hükümde açık çelişki teşkil ettiğini, kaldı ki, ... isimli şahsın ibra edilmiş sayılmayacağının, yine yerel mahkemece hükme esas alınan İstanbul. Asliye Ticaret Mahkemesinin....'e sayılı dosyası ile de hükme bağlandığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece 231.502,55.-Euro'nun karar tarihindeki değil dava tarihindeki karşılığını nazara alınmış olmasının tamamen hatalı olduğunu, oysaki kararın verildiği tarihte (22.06.2022'de) TCMB Euro efektif satış kuru 18,27 TL olup, bu durumda dava değeri 4.229.551.58-TL olduğunu, AAÜT'ye göre bu rakam üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti ise 130.920,52.-TL olduğunu, bu nedenle hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinin kaldırılması gerektiğini, davaların ret sebepleri ayrı olduğundan her iki davalı için ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddi yönünden mahkeme kararının onanmasını vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... Turizm Ticaret ve Nakliyat Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun ancak vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu, dava dosyasında harca esas değer 231.502,55 Euro üzerinden ikame edilen bir dava olduğunu, dava açılırken dava tarihindeki kur üzerinden harç alındığını ve dava tarihinde TL karşılığı 625.056,88 TL olarak bildirildiğini, karar tarihi olan 22/06/2022 tarihli Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru 1 Euro karşılığı 18.2744 TL olduğunu, bu kura göre dava değerinin karar tarihindeki TL karşılığı 231.502,55 Euro x 18.2744= 4.230.570,19 TL olduğunu, bu dava değerine göre ise vekalet ücreti 130.930,70 TL olarak tespit edildiğini, bu kapsamda mahkeme tarafından eksik vekalet ücretine hükmedildiğinin ortada olduğunu beyanla davanın reddi yönünden mahkeme kararının onanmasını vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; alacak istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamına göre davacı şirket ile davalılardan ... Ltd.Şti. arasında imzalanan 23/10/2009 tarihli sözleşme kapsamında davacı şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin satıcı, davalı şirketin ise alıcı konumunda olduğu, diğer davalı ...'in davacı şirketin Türkiye'deki Ofisinin yetkilisi olduğu ve hizmet akdi ile davacı şirket bünyesinde çalıştığı, davacının davalı şirketten akaryakıt satışından dolayı alacağı olduğu iddiasıyla davalılara karşı eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.

Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husus olup, aynı zamanda dava şartıdır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemeleri, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevlidir.

Somut olayda, davalı ... hakkındaki dava hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İşçi-işveren arasındaki sözleşmeden doğan davalarda İş Mahkemesi görevli olduğundan davalı ... hakkındaki davada İş Mahkemesi görevli olup, davada davalı ... yönünden görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... yönünden de işin esasına girilerek hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Davacı şirket ile davalı ... arasında İş Mahkemesinde görülen başka bir davayla ilgili temyiz incelemesi Yargıtay 9.Hukuk Dairesi tarafından yapılmış olup, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 31/10/2023 tarih, .... Esas-.... Karar sayılı ilamıyla da davacı şirket ile davalı ... arasındaki hukuki ilişkinin İş Kanunu kapsamında işçi-işveren ilişkisi olduğu anlaşılmıştır.

Bu sebeple tarafların diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzenine aykırılık nedeniyle tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2022 tarih ... Esas... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  4. İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  7. İstinaf başvurusunda bulunan taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  8. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafkonyaderecesebepleridavalılarAlacakkararınınvekillerinumarasımahkemesiözeti

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim