SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1620 E. 2024/134 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1620

Karar No

2024/134

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/09/2023

NUMARASI : . Esas . Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : .

.

VEKİLİ : Av. .

DAVALI : .

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 17/01/2024

YAZIM TARİHİ : 18/01/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 07/09/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketin imal ettiği SVC Marka ve ... plakalı (..), imalat yılı 2017 olan ve 2017-09 /20127-09 seri nolu araca monte SVC Vinç kamyonu 16.08.2017 tarihinde satın aldığını, müvekkili şirketin yüklenici....Anonim Şirketi ve..... A.Ş. ortaklığının alt taşeronu olduğunu, Tokat - Niksar arasındaki yolun yapımını üstlendiğini, satın alınan bu Vinç’te Niksar’a bağlı Döneksi Mevkiinde yolun yapımı sırasında perde kalıbı kurulurken, Vincin dayanak kısmı olan Vinç Ana Şasisi 26.01.2021 tarihinde kırıldığını, herhangi bir zorlama olmamasına rağmen davalı şirketten satın alınan ....plakalı kamyona monte edilen bu ikinci Vinçte'de Vinç Ana Şasisi kırığı meydana geldiğini, vincin ana şasisinin kırıldığını, öncelikle davalı şirketin telefonla arandığını, hasarın giderilmesinin istenildiğini, ancak satın alınan vinçteki gizli ayıptan kaynaklanan Vinç Ana Şasisi Kırığını davalı şirketin bedeli karşılığında tamir yapabileceklerini müvekkiline söylemesi üzerine, vincin kırılan aksamını Tokat’ta tamir edecek firma bulunmaması nedeniyle, sözkonusu kamyona monte vincin Niksar (Tokat’tan)’dan, Ankara’ya getirildiğini, Ankara ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile hasar tespiti yapıldığını ve Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; vincin ön denge ayak kutusunda imalat hatası bulunduğu ve gizli ayıplı olduğunu ve raporda tespit edilen diğer ayıp ve arızalarla birlikte tamirinin KDV dahil yaklaşık 37.000,00-TL bedelle giderilebileceğini ve hasarın giderilmesi için yaklaşık 10 iş gününün gerekli olduğunu vincin tamir edilip iş yapabilir hale gelene kadar normal şartlarda 18.500,00-TL kiralama zararının oluşacağının rapor edildiğini, müvekkili şirketin Sulh Hukuk Mahkemesin'ce yapılan delil tespiti sonrası Ankara’da vinci kendi imkanları ile KDV dahil 46.020,00-TL'ye tamir ettirdiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kısmi dava olarak; davalı şirketin usul ve fennine uygun olmayan ve gizli ayıplı olarak imalatı nedeniyle müvekkili şirketin vinç ana şasisi kırığının tamiri için ödediği 46.020,00-TL'lik zarardan, vinç ana kırığının tamiri için ödediği bedel için şimdilik 8.000,00-TL ve vincin tamir edilip iş yapar hale gelene kadar geçecek sürede müvekkilinin kiralamış olduğu vincin kira bedeli için ödemiş olduğu bedelden şimdilik 2.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL'lik zararının olayın meydana geldiği 26/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı şirketin davayı sonuçsuz kılmaya yönelik eylemlerinin önlenmesi ve alacağının tahsili amacıyla tensiple birlikte davalı şirket adına tapu kayıt sistemi, UYAP üzerinden tespit edilerek araç ve gayrimenkullerine teminatlı veya teminatsız ihtiyati haciz tedbiri uygulanmasını, arabuluculuk gideri ile Ankara ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasındaki masraf ve yargılama giderleri ile iş bu davadaki her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra ıslahla taleplerin 64.020,00 TL'ye çıkarmıştır.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;16.08.2017 tarihinde davacı tarafından davaya konu aracın satın alındığını, bu tarih üzerinden 2 yıl geçtikten ve 24 aylık garanti süresi dolduktan sonra 26/01/2021 tarihinde meydana gelen zarardan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kullanıcının vinci tonajının üstünde yük yükleyerek kullanması sonucu doğan zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacıya satılan dava konusu makinenin teslim edildikten yıllar sonra işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, iş ekipmanlarının kullanımında sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliği kapsamında davacı tarafından makinenin bakım onarım ve periyodik kontrollerinin yaptırılmamasının külfetinin müvekkiline yüklenemeyeceğini, davacının iddia ve taleplerini kabul etmemekle birlikte bunun aksi düşünülse dahi; Türk Borçlar Kanunu madde 223/2'ye göre satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için, alıcının, malı teslim aldıktan sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmesi ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir niteliğe ilişkin ayıp bulmuşsa, bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmesi gerektiğini, alıcı uygun bir süre içinde gözden geçirme ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, ayıplı da olsa malı kabul etmiş sayılacağını, davacının yıllarca davaya konu vinci kullandığı dikkate alındığında herhangi bir ayıp olmadığı ve malı kabul ettiğinin sabit olduğunu, 3,5 yıl davaya konu vinci kullandıktan sonra davaya konu makinede ayıp olduğu iddiası kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkilinden herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davaya konu vinçte müvekkilinin sorumlu tutulabileceği herhangi bir ayıbın olmadığını, bu nedenlerle davacının ihtiyati haciz talebinin reddini, akibinde davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..Huzurda açılan dava; satım sözleşmesinden kaynaklı gizli ayıp sebebiyle uğranılan zararların tazminine yöneliktir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından davalının imal ettiği ve satışını yaptığı SVC marka .....plakalı ve 2017 yılı imalatı olan vincin 16/08/2017 tarihinde satın alınmasından sonra taşeron olarak iş yapılırken bahsi geçen vincin , vinç ana şasisinin 26/01/2021 tarihinde kırılması nedeniyle davacının vinç ana şasi tamir bedeli ve tamir süresi boyunca geçerli olan vinç kiralama bedelinin tazmini talebinin haklı olup olmadığına yöneliktir.

Mahkememizce tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmış, Ankara .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, bilirkişi raporu ve diğer tüm belgeler celp edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davaya konu vinç üzerinde keşfen inceleme yapılması suretiyle dosyadaki bilgi ve belgeler, değişik iş tespit dosyası ve sunulan rapor, iddia ve savunmalar nazara alınmak suretiyle davacı talebinin yerinde olup olmadığı, dava konusu vinçte yük kaldırma ile ilgili moment kontrol sistemi olup olmadığı, araçta meydana gelen ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, davacı talebi yerinde ise isteyebileceği tamir bedeli ile vincin tamirde geçecek süre kadar hesaplanacak kiralama bedelinin tespiti için mahallinde keşif yapılarak rapor alınması hususunda Tokat Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.

Keşif sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenen 13/04/2023 tarihli raporda; Dava konusu vinçte Moment Kontrol sisteminin mevcut olduğu, tamiratının ve tamirde geçecek süre için kiralama bedelinin (KDV dahil) 18.000,00-TL, gizli ayıplı hasarın giderilmesi için harcanan bedelin (KDV dahil) 46.020,00-TL olduğu, toplamda 64.020,00-TL olduğu rapor edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddiaları ve tüm dosya kapsamında davalı taraf süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulunmuş olup, öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu vincin davacı tarafından teslim alınma tarihi 16.08.2017 olup bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İş bu dava ise 10/01/2022 tarihinde açılmıştır. Dava dosyası içerisinde yer alan teklif formunda ise imalat hatalarına karşı garanti süresi 24 ay olarak belirtilmiş olup, dava açıldığı tarih itibariyle 2 yıllık süre dolmuş durumdadır. Davacı tarafça bunun haricinde garanti belgesi ibraz edilmemiş olup,vincin uzatılmış garantisi bulunup bulunmadığı da tespit edilememiştir. Kaldı ki davacının uzatılmış garanti olduğuna ilişkin bir iddiası da bulunmamaktadır. Zaten uzatılmış garanti süreleri servis hizmetleri yönünden geçerli olup garanti süresinin sağladığı taahhütler ile farklı sonuçlar doğurmaktadır. Garanti süresi 2 yıldır.

TTK madde 23/1 ; " Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki atıf dolayısıyla somut olayda TBK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

TBK madde 231'de ise ; " Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu düzenlemede görüleceği üzere zaman aşımı süresi 2 yıl olduğundan, dava tarihi itibariyle bu süre dolmuştur. Her ne kadar Borçlar Kanununda iğfal durumunda zaman aşımına dayanılmaz ise de somut olayda iğfalin bulunduğu da iddia ve ispat edilmemiştir. Malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi dahi tek başına iğfal için yeterli değildir. Netice itibariyle 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olup, davalı taraf süresinde zaman aşımı itirazında bulunduğundan davacının davasını zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle açılan davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada aldırılan 13.04.2023 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasında "...denge ayakları kutusunda meydana gelen hasarı, kullanıcının dahi isteyerek oluşturamayacağını, vincin imalatında hata bulunduğunu, hesaplamaların iyi yapılmadığını ve gizli ayıplı olduğu düşünülmektedir..." tespitlerine rağmen mahkemece kırılan vinç ana şasisindeki imalat hatasını basit bir kusur değerlendirmesiyle ele alarak davayı zamanaşımı yönünden reddettiğini, yine raporun 7. ve 8. sayfalarında; bilirkişiler vinç ana şasisi kırığı için davalının imalatta kullandığı çeliğin kalitesinden kaynaklanan bir hasarın oluştuğunu belirttiklerini, davalı işinin ehli olarak bilmesi gereken ayıplar bakımından sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkil şirket de vinç ana şasi ayağı kırılınca, hemen davalıya bildirdiğini, davalı bedeli karşılığında gidermeye teklif etmesi üzerine, müvekkili şirket; davalının vinç ana şasesi kırığını neden olan imalat hatasını kendisi yaptırmak zorunda kaldığını, raporun 8. sayfasında "Davacı taraf oluşan bu hasarı gidermiş-denge ayağı yuvasının et kalınlığını artırıp böylece eğilme mukavemetini yükseltip yeniden imal ettirerek montajını yaptırmıştır" denilmek suretiyle davalının ağır kusurlu imalat hatasının, müvekkili şirket tarafından tamir ettirilmek suretiyle giderildiğini, davalının ağır kusuru olduğunu, bu tespit ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere; kırılan vinç ana şasi ayakları davalı tarafından standardına uygun olarak yapılmamış ve kalitesiz çelikten yapılmasından dolayı vinç ana şasisinin kırıldığını, davalının ağır kusurlu olduğunu, ağır kusur halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 213/2. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi işlemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; ayıplı mal satımına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

6098 sayılı TBK'nın 231.maddesinde:'' Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.

Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.'' düzenlemesi bulunmaktadır.

Somut olayda davacı dava konusu vinci 16/08/2017 tarihinde davalıdan satın almış olup, vinci 26/01/2021 tarihine kadar sorunsuz olarak kullanmıştır. Davalının ağır kusurlu olması halinde iki yıllık zamanaşımı süresi uygulanmayacaktır. Taraflar arasında imzalanan ''Teklif'' başlıklı sözleşmede vincin ana şasesinin ve destek ayaklarının hangi çelikten yapılacağı yazılı olup, davalı sözleşmede belirtildiği şekilde vinci imal ederek davacıya teslim etmiş ve vinç 3 yıldan fazla bir zaman sorunsuz olarak kullanılmıştır. Bu sebeple davalının ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceğinden iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmekte olup, dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  3. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  4. İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

  6. Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan.

e-imzalıdır

Üye .

e-imzalıdır

Üye .

e-imzalıdır

Katip.

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdairesiözetikonyadereceSatımdanvekiliTazminatkararınınhüküm(TicariKaynaklanan)numarasımahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim