Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/324
2024/1283
8 Temmuz 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2023
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... - [
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... - (...)
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 11/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ...Mobilya Ltd. Şti. arasında imzalanan 09/04/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ve bağlı kredi sözleşmelerine dayalı olarak krediler kullandırıldığını, kredi sözleşmelerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ..., ...ve ....'ın imzalar attıklarını, ....'ın takip tarihinden ömce vefat ettiğini, mirasçılarının davalı ... ... ve ... olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle kredi hesabının Konya.. Noterliğinin 29/06/2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Konya. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkilinin babası ve murisi olan ....'ın kredi sözleşmesinde imzasının olmadığını, imzanın murise ait olmayıp sahte olduğunu, ayrıca kredi sözleşmesindeki kefalet ile ilgili bölümde TBK'nın 581. ve devamı maddelerine uygun kefilin el yazısının olmadığını, bu yazılarında murisin eli ürünü olmayıp sahte olduklarını, murisin sahte belgelere veya geçersiz belgelere dayalı olarak borçlandırılamayacağını, bu nedenle mirasçı sıfatıyla müvekkilinin de bir sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 23/09/2020 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; " Adli Tıp Kurumu'nun 12/04/2017 tarih .... sayılı raporunda, Adli Tıp Kurumu'nun 09/01/2018 tarih .... sayılı raporunda ve Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 03/05/2018 tarih .... sayılı raporunda takip dayanağı kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin bölümündeki yazıların ....'a ait olmadığı yönünde görüş belirtildiği, banka kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi ile diğer belgelerdeki (sözleşme öncesi bilgilendirme formu hariç diğer belgelerdeki) pek çok imzanın miras bırakan ....'ın eli ürünü olduğu ve murisin kefillikle ilgili yazılarının olduğu yerlerdeki yazıların miras bırakanın eli ürün olmayıp sahte olduklarının birbirini doğrulayan raporlardan anlaşıldığı, davalı vekilinin miras bırakanın imzalarına yönelik itirazları yerinde değil ise de kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi yazıların hiçbirinin miras bırakanın eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, TBK'nın 581. ve devamı maddeleri gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefil olunan borç miktarının, müşterek kefil yazısının ve tarihinin bizzat kefil tarafından el yazısı ile yazılmış olmasının yasal geçerlilik koşulu olduğu, aksi halde kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu açık olduğundan, kefalet bölümündeki yazıların miras bırakanın eli ürünü olmaması nedeniyle miras bırakanın ve dolayısıyla davalı mirasçının bir sorumluluğunun olmadığı, bir an akla davacı vekiline yemin delilinin hatırlatılması gibi bir husus akla gelebilir ise de davacı yemin deliline hiç dayanmamış olduğundan bu hususun tartışılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 17/02/2023 T. .... E., ... K. Sayılı Kaldırma Kararı:
İlk derece mahkemesinin 23/09/2020 tarihli kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 17/02/2023 tarih,... Esas ... Karar sayılı kararı ile; "...Yerel mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu'nun 12/04/2017 tarih .... sayılı raporunda "...kefalet sözleşmesinde ....'ın kefilliği ile ilgili bölümdeki yazılar ile ....'ın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ....'ın eli ürünü olmadığı yönünde görüş belirtilmiş, yine Adli Tıp Kurumu'nun 09/01/2018 tarih ... sayılı raporunda ise; inceleme konusu 09/04/2014 tarihli Kredili Ticari Mevduat Hesabı Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli Taksitli Ticari Kredi ve Taksitli Taşıt Kredi İşlemleri Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli Cari Hesap, Havale Emri, İskonto ve İştira, İşletme Kredisi İşlemleri Taahhütnamesi, Bila tarihli T-Bank TL/YP Teminat Mektubu ve Harici Garanti İşlemleri Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli T-Bank Kefalet Sözleşmesi, 09/04/2014 tarihli T-Bank Kredi Çerçeve Sözleşmesi, 07/04/2014 tarihli T-Bank Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formundaki el yazıları ile mukayese amaçlı olarak gönderilen 27/11/2013 tarih ve 2..... y.nolu düzenleme şeklinde vekeletnameler, 15/03/2011 tarih ve....y. nolu vekaletnamelerde (resmi belgelerde) sınırlı sayıda ve birbirinin tekrarı harflerden ibaret "okudum" şeklindeki yazılarla karşılaştırılarak ....'ın el ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılamadığı, inceleme konusu 09/04/2014 tarihli Kredili Ticari Mevduat Hesabı Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli Taksitli Ticari Kredi ve Taksitli Taşıt Kredi İşlemleri Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli Cari Hesap, Havale Emri, İskonto ve İştira, İşletme Kredisi İşlemleri Taahhütnamesi, Bila tarihli T-Bank TL/YP Teminat Mektubu ve Harici Garanti İşlemleri Taahhütnamesi, 09/04/2014 tarihli T-Bank Kefalet Sözleşmesi, 09/04/2014 tarihli T-Bank Kredi Çerçeve Sözleşmesi, 07/04/2014 tarihli T-Bank Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formundaki el yazıları ile mukayese amaçlı gönderilen resmi olmayan belgelerdeki yazılar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ....'ın eli ürünü olmadığı yönünde görüş belirtilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 03/05/2018 tarih .... sayılı raporunda takip dayanağı kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin bölümündeki yazıların ....'a ait olmadığı yönünde görüş belirtilmiştir. Görüldüğü üzere mahkemece alınan raporlar çelişkili olup yerel mahkeme gerekçesinde belirtilen raporların birbirini doğruladığı yönündeki tespit dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Ayrıca, 12/04/2017 tarih ... sayılı Adli Tıp Kurumu raporu fotokopi belgeler esas alınarak hazırlanmış olup Yargıtay'ın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere fotokopi belgeler üzerinde yapılan imza ve yazı incelemesi ile sağlıklı bir sonuca ulaşılması mümkün değildir. Mahkemece dava konusu sözleşmenin kefalete ilişkin kısımlarında yer alan yazıların davacı murisi ....'a ait olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespiti için bir üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi bölümünden seçilecek bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılması gerektiği,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 11/10/2023 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İstinaf Mahkemesinin yukarıda belirtilen kaldırma kararı uyarınca dosyamız öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 05/06/2023 tarihli raporda;
"...Turklandbank Kefalet sözleşmesi başlıklı, 2 adet A4 sayfadan ibaret, 4. Sayfasında ....'ın müteselsil kefil olarak yer aldığı, 09.04.2014 tarihli 3.000.000TL bedelli belge aslı ile ....'ın mukayese yazıları arasında yapılan karşılaştırmada;
İnceleme konusu belgede, kefalete ilişkin kısımlarda yer alan yazılar ile ....'ın mukayese yazıları arasında (Resim 1, 2) yeterli düzeyde benzerlik olmadığı, harf ve rakamların tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif ve kümelenme, eğim, bağlantı, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi gibi kaligrafik özellikler bakımından farklılıklar olduğu belirlendiğinden, inceleme konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ....'ın eli ürünü OLMADIĞI,... " kanaatleri bildirilmiştir.
Bilimsel tespitlere dayalı olup, hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılan ilgili rapor içeriği dikkate alınarak davanın ispatlanamadığı, davalının savunmalarında ve takibe itirazında haklı olduğu neticesine varılmıştır.
İtirazın iptali davalarında davası reddedilen davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız başlatılması yeterli olmayıp, takibin aynı zamanda kötü niyetli olduğu ispatlanmalıdır. Dosya kapsamından ulaşılan vicdani kanaate göre takibin kötü niyetle başlatıldığı sabit olmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiş..." gerekçesiyle davanın reddine, yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, 05.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, 16.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin dikkate alınmadan söz konusu raporun gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, her ne kadar 04.04.2023 tarihinde taraflarınca ilgili kredi sözleşmesine ilişkin evrak asılları dosyaya sunulmuşsa da yerel mahkeme tarafından mukayeseye esas elverişli belge asılları toplanmaksızın bilirkişi raporu alındığını ayrıca bilirkişi raporu hazırlanırken imza örnekleri incelenen belgelerde tarih sırası gözetilmediğini, kullanılan cihazlar ve ortamın belirtilmediğini, yeterli imza örneği toplanmadığını, 16.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri doğrultusunda yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik ve hatalı tespitler içeren raporun hükme esas alındığını, davalının TMK m. 599/1 ve TMK m. 641/1 hükümleri gereği borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2015 tarih ve ... D. İş – ...K sayılı kararı üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu kararın davaya konu Konya .. İcra Müdürlüğü .... E sayılı dosya üzerinden infaz edildiğini, bu dosya üzerinden ihtiyati haciz kararına dayanılarak müvekkiline ait adreste 08.07.2015 tarihinde fiili haciz işlemi yapıldığını ve devamla aynı tarihte müvekkiline ait şirket hissesi haczi de yapıldığını, her ne kadar davaya konu Konya 5. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasındaki itirazları kapsamında dosya işlemleri durdurulmuşsa da, bu dosya üzerinden ihtiyati haciz kararının infazına devam edildiğini, icra dosyasının incelenmesi ile müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak haciz işlemlerinin devam ettirildiğinin görüleceğini, mahkemece verilen karardan sonra dahi davacının kötüniyetini devam ettirdiğini, kötüniyet tazminatı şartlarının davacı açısından oluştuğunu, davacının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, işbu taleplerinin reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararı yönünden düzeltilmesi ve davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre ve özellikle Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu icra takibinin dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzasının davalı murisi ....'a ait olmadığının tespit edildiği, buna göre davalının icra takibine konu borçtan sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ayrıca İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli olan icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması şartının dava konusu somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından tarafların yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
-
Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davalıdan alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
-
Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 12/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09