Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1447
2024/1267
3 Temmuz 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLİ : Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
YAZIM TARİHİ : 06/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 17/05/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin imalatçısı davalı şirket ve dava dışı .... şirketi olan süt sağım ünitesi ve aparatlarını satın aldığını ve süt ünitesinin 20/12/2017 tarihinde müvekkilinin besi çiftliğine kurulduğunu, alınan süt ünitesinin iki yıl garantili olduğunu, ünitenin çalışmaya başlamasıyla sık sık arızalar olduğunu ve 19 defa imalatçı tarafından teknik servis gönderilmek suretiyle arızalara müdahale edildiğini ancak arızaların giderilemediğini, her defasında bir daha arıza olmayacağının söylendiğini ancak sonrasında yine arızalar olduğunu, zamanında süt sağılamadığı için 12 ineğin telef olduğunu, bunun dışında ölen ineklerin de mevcut olup ölüm sebeplerine ilişkin henüz muayene raporlarının gelmediğini, ünite arızası nedeniyle sistemin zaman zaman fazla yem bıraktığını ve hayvanların tüm yemi yemek suretiyle hastalandıklarını, tedavileri için kullanılan ilaçlar nedeniyle de hayvanların zarar gördüğünü, arızalar nedeniyle telef olan hayvanlarla birlikte süt üretiminin de düştüğünü, bu nedenle maddi zararlarının olduğunu, müvekkilinin hayvanlarının hastalanması nedeniyle de sektörde itibarının zedelendiğini, tüm çabalarına rağmen arızanın giderilemediğini, davalı tarafça da müvekkilinin zararlarının karşılanmadığını, belirterek davalı taraftan satın alınan süt ünitesinin ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması ve ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL cihaz ve aparat bedeli, 1.000,00 TL telef olan 12 adet inek bedeli, 1.000,00 TL fazla yem nedeniyle telef olan diğer hayvanların bedeli, 1.000,00 TL üretim düşüklüğünden doğan zarar bedeli ve 1.000,00 TL gübre çukurunun taşmasından doğan zarar bedeli olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/11/2022 tarihli ıslah dilekçesinde bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar doğrultusunda öncelikle davalı tarafından müvekkiline satılan cihaz ve ekipmanların ayıpsı misliyle değiştirilmesi, mümkün olmadığında cihaz ve aparat bedeli olarak taleplerini 369.135,59 TL artırarak 370.135,59 TL ye çıkardıklarını, telef olan ineklerin bedelini 143.000,00 TL, hayvanlarda meydana gelen hastalık ve tedavi giderleri talebini 23.150,00 TL, üretim düşüklüğü/kazanç kaybını 62.250,00 TL olmak üzere taleplerini toplam 597.535,59 TL artırarak ıslah ettiklerini bildirmiş ve ıslah harcını da yatırmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdedilmiş bir satış sözleşmesinin bulunmadığını, ünitenin alımına ilişkin ödendiği iddia edilen faturanın da müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin bu faturanın tarafı olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete ödemiş olduğu bir bedelin olmadığını dolayısıyla, davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, dava dilekçesinde bahsedilen ve sunulan servis formlarının bakım ve onarımla ilgili olup satış sözleşmesi olarak ileri sürülemeyeceğini, davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında sözleşme olduğu kabul edilse bile satın alının malın ayıplı çıkmasına ilişkin TTK'nun ilgili maddelerinin açık olduğunu, hak düşürücü süreler içinde ayıba ilişkin bildirimde bulunulmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını davacının tazminat talep ettiği kalemlere ilişkin müvekkiline bir kusur atfedilemeyeceğini, tanık dinlenilmesine muvafakatlerinin olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dinlenen tanık beyanları, Mahkememizce kısmen benimsenen ikinci bilirkişi heyeti kök ve ek rapor içerikleri ile dosya kapsamındaki tüm ve bilgi ve belgelerden varılan kanaate göre; davaya konu olan süt sağım ünitesi ve aparatlarının henüz garanti süresi dolmamışken birçok kez arıza yaptığı ve kurulumundan sonraki iki yıl içerisinde davacı şirketin ihbarı üzerine davalı şirket bünyesindeki teknik servis marifetiyle 19 kez arıza giderimi yapıldığı, buna karşılık ünitedeki sorunların giderilemediği ve arızaların kronik hale geldiği, arızalara ünitenin tasarım ve üretim aşamasındaki hataların sebep olduğu ve arızaların makinelerin kullanımıyla sonradan açığa çıktığı dikkate alındığında gizli ayıp niteliğinde olduğu, buradan hareketle dosya kapsamındaki ikinci bilirkişi heyetinin ek raporunda tespit ettiği üzere, davacı şirketin, dava konusu ünite ve ekipmanlarının dava tarihindeki toplam bedeli olan 370.135, 59 TL tutarında zarara uğradığı ve bu zararın kusurlu imalatçı davalıdan tazmininin gerektiği vicdani kanısına varılmıştır. Her ne kadar davacı şirketin birincil talebi, dava konusu ünite ve ekipmanlarının ayıpsız misli ile değişimi ise de, ayıpsız misli ile değişim, satım sözleşmelerinde yasa gereği alıcıya tanınan bir hak olduğundan ve dava tarafları arasındaki hukuki ilişki alım satım ilişkisi olmadığından davacının zararının para olarak gideriminin gerektiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan davacı vekili, dava konusu ünite ve ekipmanların misli ile değişimi talebi ile birlikte, davacı şirketin besi çiftliğindeki ineklerde hastalık ve ölümler meydana geldiğini ileri sürerek ölen ineklerin bedelini, hastalıkları sürecindeki tedavi masraflarını, üretim düşüklüğünden kaynaklı zararları ve ayrıca gübre çukurunun taşmasından kaynaklı zararlarının da tazminini talep etmiş ise de, öncelikle ifade etmek gerekirse gübre çukuru taşmasından kaynaklı zarara yönelik olarak davacının iddialarını destekler dosya kapsamında delil bulunmadığı, inek hastalık ve ölümlerine yönelik olarak ise; Mahkememizce yazılan talimat üzerine Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla keşfen yapılan inceleme sonucunda düzenlenen veteriner hekim bilirkişinin 22/06/2020 tarihli raporunda tespit edildiği üzere, davacıya ait besi çiftliğinin ineklerin yaşamı için uygun halde olmadığı, bağlama sistemlerindeki tertipsizlik ve bağlandıkları yerin boyutları ve çukurluğu ile hayvan boyutları uyumsuz olduğundan ineklerin yatıp kalkmaları için elverişli ortamın bulunmadığı, besi çiftliğinde hayvan refahı ilkelerinin hiçe sayıldığı ve ineklerin adeta ahır pisliği birikintisi içerisinde yaşamaya mahkum edildiği, bu şartlar altında hayvanların hem verimlerinin düştüğü hem de çeşitli hayvan hastalıklarının baş gösterdiği, bu itibarla davacının talebinde geçen hayvan ölümü, hastalıkları veya verim düşüklüğü zararlarının başlı başına dava konusu sağım ünitesinden kaynaklandığının davacı tarafça kanıtlanamadığı, sözün özü davacının talep ettiği bu zararlar ile dava konusu makine ve ekipmanlarının üretimindeki kusur arasındaki illiyet bağının kurulamadığı, bir an için, davacının ileri sürdüğü zarar kalemlerinin doğmasına dava konusu sağım ünitesinin bir nebze etki ettiği değerlendirilecek olsa bile, davacının zararın doğmasına kendi hal ve hareketiyle sebep olduğu, basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğünü ihlal ederek söz konusu zarar ve ziyanların doğmasına ağır kusuruyla sebep olduğu, hiç kimsenin başlı başına kendi kusuruyla sebep olduğu zararın tazminini başkasından isteyemeyecek olması ilkesi gündeme gelecek olup, davacının cihaz ve ekipman bedeli dışındaki sair talep ve iddialarının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının ayıpsız misli ile değişim talebi yerinde bulunmadığından, bunun yerine 370.135,59TL tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tacir olarak TTK'nın 23. Maddesi gereğince satılanda gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak ayıp bulunması halinde derhal satıcıya bildirmesi gerektiğini, 20/12/2017 tarihinde süt sağım ünitesinin kurulumunun yapıldığı ve ilk kez 19/01/2018 tarihinde servis çağrıldığının belirtildiği, fakat ünitedeki iddia edilen ayıbın ne zaman ortaya çıktığının net olarak ortaya konulamadığını, davacının ihbar önel sürelerine uyduğunu ispatlayamadığını, müvekkili şirket çalışanları tarafından tanzim edilen servis formlarından evvel iddia edilen ayıbın ortaya çıkıp çıkmadığı hususunda mahkemece bir çalışma yapılmadığını, bilirkişi raporunda hangi teknik hususlar dikkate alınarak gizli ayıp noktasında belirleme yapıldığının anlaşılamadığını, bu alanda teknik bilgi ve deneyimi olan, yeterli cihazlara sahip olan üniversitelerin Ziraat Fakültesi tarım makinelerinden anlayan heyetçe bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkili tarafından kurulum aşamasında yapılan bilirkişi inceleme raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, dosyada karşı tarafça dinlenen davalı işçileri ile müvekkili şirket arasında husumetler olması nedeniyle onların tanıklığına itibar edilemeyeceğini, mahkemenin tanık beyanlarıyla yanıltıldığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kabul edilen kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birincil talebin dava konusu cihaz ve diğer tüm ekipmanlar ile aparatların ayıpsız misli ile değiştirilmesi iken mahkemece ikincil talep olan tazminata ilişkin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece telef olan 12 adet inek bedelinin tahsili talebinin reddine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan rapor ile davaya konu cihaz ve diğer ekipmanların kurulu olduğu iş yerindeki olumsuz durumların tamamının ortaya çıkma sebebinin davaya konu ayıplı mallar olduğunu, havyan ölümü, hayvanlarda hastalık meydana gelmesi, üretim düşüklüğü, gübre çukurunun taşması gibi hususların bizzat davaya konu malların ayıplı olmasından kaynaklı olduğunun belirtildiğini, böylece izah edilen olumsuz hususlardan doğan zararlar ile dava konusu ayıplı mallar arasında açık bir illiyet bağı oluşturulduğunu, bilirkişi raporu ile de teknik bilgi sonucu hayvan ölümlerinin dava konusu ayıplı mallardan kaynaklandığı yönünde tespit yapılmışken mahkemece bilirkişi raporuna başka bir anlam yükleyerek aksi yönde karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının ayıplı ürettiği mallar nedeniyle hayvanlarda çıkan hastalıklara dair tedavi giderlerinin tahsili talebinin reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin kazanç kaybının tazminine karar verilmediğini, müvekkilinin işyerindeki gübre çukurunun taşması sonucu meydana gelen zararların hesaplanmamasının da hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Ayıplı satıştan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, davalıdan satın aldığı ve davalı tarafından kurulumu yapılan süt sağım ünitesi ve aparatlarında gizli ayıp olduğunu, davalı şirketçe ayıbın giderilmesi için 19 kez servis gönderdiğini, her defasında ayıbın giderildiği söylenmesine rağmen ayıbın giderilmediğini belirterek, satılan malların ayıpsız misliyle değiştirilmesi, mümkün olmadığında uğranılan zararların giderilmesini, ayrıca ayıp nedeniyle işletmedeki büyük baş hayvan ölümleri nedeniyle uğradıkları zararların tazminini talep etmektedir.
İlk derece mahkemesince bilirkişi raporları hükme esas alınarak karar verilmiş olup, makine mühendisi bilirkişinin raporunda satılandaki ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmişse de bu husustaki gerekçelerin açıklanmadığı, mahkemece satılandaki ayıpların gizli veya açık ayıp olup olmamasına göre davacının ayıp ihbarında bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, raporların usule uygun düzenlenmediği, denetime ve karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece sözleşme hukuku konusunda uzman bir bilirkişi ile üniversitelerin Makine Mühendisliği ve Veteriner Fakültesinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşan üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden; satılanda mevcut olduğu iddia edilen ayıpların gizli veya açık ayıp olup olmamasına göre davacının ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının kusuruyla zararın artmasına neden olup olmadığı ve davacının zararına ilişkin rapor aldırılarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Tarafların istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 Tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 6.321,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Konya... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09