Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1502
2024/1223
1 Temmuz 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ : Av. ... -
İSTİNAF EDEN
DAVALILAR : 1- ...
2. ... (T.C. Kimlik No:...)
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
YAZIM TARİHİ : 02/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 11/07/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların baba oğul olup, müvekkili tarafından davalılarla ev satışı hususunda anlaşıldığını ve müvekkilinin kapora olarak davalılardan toplam 30.000,00 TL para aldığını ancak müvekkilinin maddi durumunun kötüye gitmesi ve evin üzerinde haciz bulunması nedeniyle evin satışından vazgeçtiğini, bunun üzerine davalılar tarafından 30.04.2015 tarihli İş Bankası Organize Sanayi Şubesine ait .... numaralı 40.000,00 TL'lik bir çekin müvekkilinden alındığını, bu çek bedelinin de müvekkilinin maddi durumunun bozuk olması sebebiyle ödenemediğini ve müvekkilinin aldığı 30.000,00 TL için 13/05/2015 tarihinde 3.500,00 TL , 14/05/2015 tarihinde 5.000,00 TL, 28/05/2015 tarihinde 5.000,00 TL ve 04/06/2015 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere bu paları haricen ve belgesiz şekilde davalılar ve dava dışı ...'ya ödediğini ancak çekin halen davalıların elinde olduğunu, ayrıca 2015 mayıs ayında davalı ...'ın yanında kardeşi ... ve bir takım kişilerle müvekkilinin işyerine geldiğiin ve silah ile tehdit ederek müvekkilinden 30.000,00 TL ve 95.000,00 TL değerinde iki adet bono aldığını, müvekkilinin 30.000,00 TL kaporayı yapacağı ev satışı sebebiyle aldığını ve evin devrini davalılara yapmadığını, davalıların 30.000,00 TL'lik bono yönünden Konya .. İcra Müdürlüğünün.... esas sayılı dosyası ve 95.000,00 TL'lik bono yönünden de Konya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, dava konusu 08/05/2015 tanzim tarihli, 15/05/2015 vade tarihli, 95.000,00 TL bedelli senedin bedelsiz olduğunu ve silah zoru ile alındığını, dava konusu senet sebebiyle müvekkilinin 15 adet taşınmazının 24/10/2016 tarihinde satışına karar verdirildiğini ve müvekkilinin satışa çıkarılan taşınmazlarının dışında başkaca taşınmazlarına da haciz konulmuş vaziyette olduğunu, icra dosyasında müvekkilinin mal varlığına çok sayıda konulan haciz olduğu ve alınacak ilamın semeresiz kalmaması amacıyla Konya ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasından yapılacak satışın dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini, Konya.... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasından müvekkilinin borlu olmadığının tespiti ile asgari %20 tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, dava masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların her ikisi de "... Ayakkabıcılar Sit. ... Sok. No:...Selçuklu/ Konya" adresinde 2000 yılından beri Çimento, Alçı, Harç, Kireç, Mozaik ve benzeri İnşaat Malzemeleri Toptan Ticareti işiyle iştigal ettiğini, bu ticaretleri ile ilgili olarak yapılan alım-satım sonucu müvekkillerinin "... Madencilik San. Ve Tic. Ltd. Şti."nden; Türk Ekonomi Bankası A.Ş. Nalçacı Şubesinin ..........numaralı hesabından verilme.... Çek numaralı 04.11.2014 tarihli 22.500,00 TL. bedelli, .... Çek numaralı 27.11.2014 tarihli 22.350,00 TL. bedelli, .... Çek numaralı 06.12.2014 tarihli 22.500,00 TL. bedelli, .... Çek numaralı 13.12.2014 tarihli 30.000,00 TL. bedelli çeklere dayalı olarak ve diğer bono senetleri ile fatura ve çeklere dayalı olarak toplam 150.000,00 TL civarında alacağı olduğunu, adı geçen şirket ve yetkilileri borçlarının vadesi geçtiği halde uzun süre borçlarını ödemediklerini, müvekkillerinin borçlu şirket yetkilileri.... .... ve .... .. ile defalarca görüştüklerini, ancak bir sonuç alamadıklarını, .... ve.... müvekkillerine "biz de alacaklarımızı alamadık, bu sebeple borcumuzu ödeyemiyoruz, mesela ...' dan 100.000 liranın üzerinde alacağımız var, ama ödemiyor" dediklerini, bunun üzerine hep birlikte ... ile görüşüldüğünü, .... de Konbir şirketine olan borcuna karşılık bir tane dubleks dairesini verebileceğini söylediğini, bunun üzerine.... ve ...., "bizim de ...' a borcumuz var, sen daireyi O'na ver, hem bizim borcumuz, hem de senin borcun kapansın" dediğini, tarafların kabul etmesi üzerine dubleks dairenin pazarlığı yapılmış, anlaşmaya göre; dubleks dairenin satış bedelinden ....'nin, ... ve ....'e olan borcu düşülecek, kalan parayı müvekkillerim ....'ye ödeyecek ve taşınmazın tapusu müvekkillerine devredileceğini, ancak ....'nin taşınmazının tapu kaydında hacizler bulunması sebebiyle tapuda devir işlemleri bir türlü yapılamadığını, bunun üzerine ...., müvekkili ...'a; "benim hacizleri kaldırtmak için param yok, bana 30.000,00 TL. ver, ben hacizleri kaldırtayım, satış bedelinden benim borcum ve vereceğin bu 30.000 TL. düşüldükten sonra, kalan parayı bana ödersin" dediğini, müvekkili ....'ye istediği 30.000,00 TL'nı verdiğini, ancak bu olayların üzerinden 3-4 ay kadar geçtiği halde ....'nin, hem hacizleri kaldırtmadığını, hem de aldığı 30.000,00 TL'nı müvekkiline iade etmediğini, bu konuyla ilgili taraflar onlarca defa görüştüklerini, ancak bir sonuç alınamadığını, 08.05.2015 günü müvekkilinin ... ve dava dışı ağabeyi ... ..., borçlu şirketin adresine gittiklerini, şirket yetkilileri .... ... ve.... ... ile borç-alacak meselesini görüştüklerini, .... ve.... müvekkillerine ".... ile görüşelim, bu işe bir çözüm bulalım" demeleri üzerine hep birlikte ...'ın iş yerine gittiklerini, görüşmeler sonucu ..., "benim şu anda borcumu ödeyecek nakit param yok, tapudaki hacizleri kaldırtma işini de çözemedim, ancak bir yerden yüklü bir miktarda param gelecek, bir hafta içinde borcumu ödeyebilirim, borcuma karşılık size bir bono senedi vereyim" dediğini, Bunun üzerine.... ...., "sen de biliyorsun, bizim de ...' a borcumuz var, sen senedi onlara ver, biz de kefil olalım, hem senin borcun hem de bizim borcumuz ödensin" dediğini, ....'nin de kabul etmesi üzerine 15.05.2015 vade tarihli 95.000,00 TL. bedelli bono senedi düzenlendiğini ve müvekkili ... ...'a teslim edildiğini, ayrıca ....'nin, taşınmazın tapu kaydındaki hacizleri kaldırtmak için aldığı ve geri ödemediği 30.000,00 TL'ye karşılık olarak da, ayrı bir bono senedi düzenlenerek müvekkili ... ...'a teslim edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davacının Konya .. İcra Müd. .... Esas sayılı icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespitini (menfi tespit) karar verilmesini talep ettiği, bahsi geçen icra takip dosyası alacaklısının ... olduğu, dolayısıyla işbu davada ... ...'a husumet yöneltilmesinin herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığı hususları nazara alınarak, davalı ... ... aleyhine açılan davanın "pasif husumet yokluğu" sebebiyle reddini, davacının gerçek dışı iddialara dayalı haksız davasının reddini, dava konusu edilen asıl alacak olan 95.000,00 TL'nin % 20'sinden az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "... 7.NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, ceza mahkemesi dosyası, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından dava ve takip konusu bononun kendisinden silah zoruyla alındığı iddiasıyla eldeki menfi tespit davası açılmış ise de ceza yargılaması neticesinde davalının beraatine karar verildiği, ilgili ceza dosyasında beyanları alınan ve kefil sıfatıyla bononun diğer borçlusu.... Bilici'nin "onay anında silah görmediğini, senetlerin davalıya rızaen verildiğini, davacının bono borcunu ödememek için böyle bir iddiada bulunduğu" şeklindeki hükme esas alınan anlatımları, bononun kefil sıfatıyla borçlusu bulunan.... ...'nin gerçekte senedin silah zoruyla tanzim edilmiş olması halinde ceza yargılaması neticesinde borçtan kurtulma imkanı varken borcu kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olması, yine ceza soruşturma ve kovuşturması kapsamında yapılan araştırmalara rağmen davacının varlığını iddia ettiği silahın ele geçirilmemiş olması sebebiyle silahın varlığı hususunda ortaya çıkan şüphe, dava ve takip konusu bononun keşide tarihinin 08/05/2015, ödeme tarihinin 15/05/2015 ve takip tarihinin 18/05/2015 tarihi olmasına rağmen(senedin keşide tarihi ile takibe geçildiği tarih arasında 10 günlük süre bulunmaktadır) davacı tarafından şikayetin yaklaşık 1 yıl 4 ay sonra 26/09/2016 tarihinde yapılmış olması nazara alındığında yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28/10/2014 Tarih ve 2013/19069 Esas-2014/15639 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13/11/2008 tarih ve 2008/3413 Esas-2008/10898 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
8.YEMİN DELİL AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/04/2022 Tarih ve 2020/7990 Esas-2022/3394 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/11/2018 Tarih ve 2017/1016 Esas-2018/6275 Karar sayılı ilamı ve dahi dahi 6100 Sayılı Kanunun 226/1-c maddesindeki amir kanun hükmü de nazara alındığında davacıya yemin hakkının hatırlatılmasının mümkün olmadığına kanaat edilmiştir.
9.KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: 2004 Sayılı Kanunun 72/4 maddesi gereğince davanın alacaklı lehine neticelenmesi halinde talep olmasa dahi şartların gerçekleşmesi halinde alacaklı lehine tazminata hükmolunması gerektiğinin düzenlendiği, somut olayımızda davacının talebi üzerine Mahkememizce dava konusu takibin durdurulması yönünde %15 teminat karşılığında 28/06/2017 tarihli ara karar kurulduğu ancak davacı tarafından teminatın yatırılmaması sebebiyle tedbir kararının infaz edilmediği bu sebeple davalının alacağına geç kavuşma gibi bir durum söz konusu olmadığından yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 26/11/2019 Tarih ve 2016/29984 Esas-2019/11518 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalının bu yöndeki talebinin reddine karar verilerek mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak ..." gerekçesiyle davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hem senedin zorla alınıp alınmadığı hemde bedelsiz olup olmadığı ve borcun olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini, müvekkili açtığı bu davada borçlu olmadığının tespitini de talep ettiğini, ihdas nedeni malen olan senette davalılar senedin dava dışı kişilerin borcu için verildiğini söyleyerek senet metnini talil etmiş ve ispat yükünü üzerine almış iken, davanın kabulü gerekirken reddinin usul ve yasaya olmadığını, müvekkilinin ev kaporası için aldığı 30.000 TL için 40.000 TL bedelli ödeme vasıtası olan bir çek verdiği yine davalıların kabulünde olduğu gibi müvekkilinin bu çek harici 30.000 TL için ayrıca elden belgesiz 18.500 TL ödeme yapmış olup, davalıların zaten bu 30.000 TL için dava dışı ayrıca bir başka icra dosyasından takip yaptıkları 30.000 TL bedelli senedi aldıklarını beyan etmekte olup, davalıların dava konusu 95.000 TL bedelli senet sebebi ile ihdas nedenini talil etmesine rağmen mahkemece davanın reddinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığını, senedin zorla alınmış olup tanıklarının durumu açıkça ifade ettiğini, kararın aksine.... ...'nin kefil olmayıp borcun asıl sahibi olup, kendisine ait borcun borçla alakası olmayan müvekkili tarafından ödenmesinin tamamen....'in menfaatine olduğunu, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, silah çektikleri hususunda yemin teklif edilmeyecek ise de borç olup olmadığı hususunda yemin edilebileceğini, mahkeme gerekçesinde belirtilen Yargıtay kararlarının somut olgularının iş bu dosyadan farklı olup emsal olarak alınabilmelerinin mümkün olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının borçlu olmadığının tespiti istediği takip dosyası alacaklısının ... olduğu, dolayısıyla ... ...'a husumet yöneltilmesinin bir hukuki dayanağı bulunmadığından bu davlı yönünden davanın pasif husumetten reddine, diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmesini, dava konusu edilen alacak olan 95.000,00 TL'nin %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine, AAÜT 3/2 maddesi uyarınca davanın reddi sebepleri farklı olan davalı ... ... lehine "maktu" vekalet ücretinin, davalı ... lehine "nispi" vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmesini istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafça, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına konu 08/05/2015 tanzim, 15/05/2015 vade tarihli 95.000,00 TL bedelli, malen kayıtlı bononun silah zoruyla alındığından senedin bedelsiz olduğu nedenine dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Takibe konu bonoda davacının keşideci, dava dışı.... ... ve .... İnş. Ltd. Şti.'nin avalist, davalı ...'ın lehtar olarak yer aldığı, lehtarın senedi ciro yolu ile diğer davalı ... ... ....'a devrettiği, kambiyo takibinin hamil (davalı) .... tarafından başlatıldığı, görülmüştür.
Davacının şikayeti üzerine davalılar hakkında, "Mağdurun Bir Senedi Vermeye Mecbur Edilmesi Suretiyle Yağma, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşımma veya Bulundurma, Hukuki Alacağını Tahsil Etmek Amacıyla Yağma Yapmak, Silahla Tehdit" suçları yönünden başlatılan soruşturma sonucunda Konya.. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyasında davalılar hakkında "Nitelikli Yağma" suçu yönünden yapılan yargılama sonucunda " Her ne kadar sanıkların olayda silah çekerek tehdit ile hukuki alacaklarını tahsil amacıyla bono imzalattıkları iddiası ileri sürülmüş ve katılan ... ile yanında çalışan tanık ... bu hususu doğrulamış ise de sanık savunmaları, tarafsız tanık ifadeleri, özellikle mağdur.... ....'nin anlatımları, şikayetin suça konu bonoların icraya konulmasından sonra gerçekleşmiş olması, yine şikayet tarihinin bonoların alındığı 2015 yılının Mayıs ayından yaklaşık 1,5 yıl sonra olması birlikte değerlendirildiğinde sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetleri için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediği; sanıklar lehine oluşan kuvvetli şüpheden sanıkların yararlanacağı, ele geçen bir silah da bulunmadığından 6136 sayılı kanuna muhalefet suçunun da oluşmayacağı" gerekçesi ile sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, Konya BAM 4.CD'nin ... E.-.... K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır.
Dava, ikrah nedeniyle, tanzim edilen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Ceza mahkemesince davalılar hakkında beraat kararı verilmiş ise de, dava konusu bonoda malen kaydı bulunduğu, davalıların cevap dilekçesinde ve ceza yargılamasında alınan savunmalarında, bono keşidecisi davacı ile aralarında doğrudan mal satımına ilişkin bir ilişki olmadığına yönelik beyanlarda bulundukları dikkate alındığında, senet sebebinin talil edilip edilmediği, buna göre ispat yükünün kimin üzerinde olduğu hususları değerlendirilerek yargılama yapılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dava dosyasının belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalıların istinaf istemlerinin incelenme şimdilik yer olmadığına, ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarih, ... Esas, ... Karar, sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yatırılan toplam 539,70 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davalılara iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09