Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1473
2024/1205
26 Haziran 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2023
NUMARASI : Esas Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
ASLI DAVA : İtirazın İptali
BİRLEŞEN KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
ESAS KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
BİRLEŞEN DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
YAZIM TARİHİ : 27/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... ve ... esas sayılı dosyaları ile açılan itirazın iptali ve alacak davalarında 05/07/2023 tarihinde tesis edilen asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra; dosya incelendi;
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 02/03/2021 tarihli 2021 yılı Çerezlik Ayçekirdeği Üretim Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin alacağı ürüne karşılık olarak sonradan mahsup edilmek üzere davalı tarafa ayni ve nakdi yardımlarda bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı yardımlara karşılık olarak davalının da sözleşmede belirtilen ürünlerin üretimini yaparak müvekkiline satma taahhüdünde bulunduğunu, sözleşme uyarınca müvekkilinin nakdi ve ayni yardımları 1.779 dekar arazide yapılacak olan üretimde kullandığını, davalının müvekkiline teslim etmesi gereken ürünleri teslim etmediğini, ayrıca müvekkilinin ödediği ayni ve nakdi avans bedellerini de ödemekten imtina ettiğini, müvekkilinin davalıya üretimin her aşamasında yardımcı olduğunu, davalının herhangi bir gidere katlanmadığını, davalının ürünleri teslim etmeyerek müvekkili şirketi mağdur ettiğini, davalının hasat yaptığı ve ürünleri teslim etmediğinin tespiti için Karapınar Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını, davalının sözleşme gereğince ürünleri teslim etmemesi halinde ayni ve nakdi avansların bedelini teslim tarihinden itibaren ticari faizi ile iade edeceğini kabul ettiğini, davalıya karşı ayni ve nakdi olarak ödenen avansların iadesi için Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından faturalara dayalı olarak ilamsız takip yaptıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili asıl davaya sunduğu dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; davalının sözleşmede taahhüt ettiği ürünlerin hiçbirini müvekkiline teslim etmediğini, ürünleri 3. kişilere sattığını ve sözleşme gereğini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin uğradığı maddi zarar ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesi gerektiğini, Karapınar Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını, ilgili dosyaya sunulan bilirkişi raporunda bilirkişilerin eksik hesaplama yaptığını, buna ilişkin itiraz dilekçelerinin sözü geçen mahkeme dosyasına sunulduğunu, müvekkilinin katkı sağladığı ürünleri teslim alamadığını ve kuruyemiş üretiminde kullanılacak ham ayçekirdeği almak zorunda kaldığını, müvekkilinin başka yerden almak zorunda kaldığı ayçekirdeğine ilişkin faturayı dilekçe ekinde sunduklarını, bilirkişi marifetiyle müvekkili şirkete ait tohumların irdelenerek tohum sayısına göre ortalama ne miktar ürün teslim edileceğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, davalı ile anlaşılan fiyat üzerinden toplam ürün bedeli ile borcun ifa edilememesi nedeniyle müvekkili şirketin satın almak zorunda kaldığı ürün bedelleri arasındaki farkın tespit edilerek müvekkili şirketin zararının karşılanmasını talep ettiklerini, taraflar arasındaki imzalanan sözleşme gereğince dekar başına 1.500,00 TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL cezai şart ile 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya asıl ve birleşen dava dilekçeleri tebliğ edilmiş, davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dosyamızda toplanan tüm deliller ve özellikle davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine alınan 28/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; davacı şirket tarafından davalı adına 256.320,00 TL ve 259.880,00 TL'lik olmak üzere 2 adet toplam bedeli 316.200,00 TL olan fatura düzenlendiği, 272.000,00 TL nakit avans verildiği ayrıca 88.950,00 TL ve 88.950,00 TL'lik ödeme yapıldığı ve neticeten 966.100,00 TL'lik ödeme ve ayni teslim yapıldığı, davalı tarafın icra takibi ile birlikte temerrüde düştüğü kanaatine varıldığından, davacının ana davasının kısmen kabulü ile, kabul edilen kısım yönünden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ise davacı vekilince taraflar arasında düzenlenen "2021 yılı Çekirdeklik Ayçiçeği Üretim Sözleşmesi" gereğince davalının edimini yerine getirmemesinden dolayı müvekkilerinin zarara uğradığı iddia edilerek; sözleşmenin 18.1. maddesi gereğince cezai şart ve ayrıca müspet zarar talep edilmiştir.
Esasen taraflar arasında TBK 470.maddesi ve devamı maddelerinde yer alan bir eser sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşme gereğince yüklenici olan davalının davacının gösterdiği Konya/Karapınar ilçesi sınırlarında bulunan 1.779 dekar arazide ayçiçeği üretimi yapmayı, davacı da bu üretim için gerekli tüm teknik bilgiyi vermeyi, üretim de kullanmak üzere tohum teslimini, nakdi ve ayni avans teminini üstlenmiş olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık sözleşme gereğince tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri ve davacı tarafça sözleşmesinin ifa edilmemesinden kaynaklı varsa müspet zararı davalıdan talep edilip edemeyeceği ve sözleşme gereğince davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği ve varsa talep edebileceği müspet zarar ve cezai şart alacak miktarlarında toplanmaktadır.
TBK nun Seçimlik hakları başlıklı 125. maddesi; “ Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir” hükmünü amirdir.
TBK 125. maddesi gereğince davacı tarafça seçimlik hak olarak müspet zarar talep edilmiştir.
TBK 112. maddesi gereğince müspet zarar ancak sözleşme ayakta iken talep edebilecek bir tazminat türüdür.
Davacı tarafça davalıya herhangi bir ihtarname gönderilmeden direk takip yapılmak suretiyle davalıya verilen nakdi ve ayni avansların iadesi istenilmiş olduğundan, takip tarihi itibariyle davacının sözleşmeden dönme iradesini gösterdiğinin kabulü gerekir. Sözleşmeden dönme halinde ise TBK 125/3 maddesi gereğince istenilebilecek zarar menfi zarardır. Davacı vekili seçimlik haklarını menfi zarar değil de müspet zarar olarak bildirdiğinden artık TBK 125. maddesi gereğince müspet zarar talep edemeyecektir.
Açıklanan nedenlerler toplanan deliller ve 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davacı tarafın müspet zarar (tazminat) talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacı vekilince davalı taraftan aynı zamanda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 18.1. maddesi hükmü gereğince cezai şart talep edilmiş ise de; cezai şart TBK 179/2 maddesi gereğince ancak asıl borçla birlikte talep edilebilir. Burada ifaya ekli cezai şart söz konusudur. Davacı taraf icra takibine girişerek verdiği nakdi ve ayni avansların iadesi talep ettiğinden artık sözleşmenin 18.1. maddesinde düzenlenen cezai şart talep edemeyecektir. Bu nedenlerle davacı tarafın yasal şartlara haiz olmayan cezai şart talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 966.100,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18,25 oranında temerrüt faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen 966.100,00 TL asıl alacak yönünden %20 oranında hesaplanan 193.220,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden, davalı tarafından ürünlerin müvekkili şirkete teslim etmeksizin kendisine ayırdığı sabit olduğundan teslim tarihinden itibaren ticari faizin işletilmesi gerektiğini, mahkemece taraflarca imza altına alınan sözleşme dikkate alınmaksızın salt ayni ve nakdi avansların asıl alacağı hüküm altına alınıp icra takibinde teslim tarihinden itibaren işletilen faize ilişkin taleplerinin reddedildiğini, tarafların basiretli tacir olduğunu ve aralarında da ürün tesliminin yapılmaması halinde avansların teslim tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödeneceği konusunda mutabık kaldıklarını, anılan sözleşme maddesi uyarınca davalıya temerrüde düşürmeksizin doğrudan teslim tarihinden itibaren ticari faiz talep etmelerinde bir sakınca bulunmadığını, ayrıca mahkemece hükmolunan icra inkar tazminatının da toplam alacakları olan olan 1.054.438,87 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini,
Birleşen dava yönünden, mahkemece salt avansların iadesinin istenmesini menfi zarar olarak değerlendirerek iradenin sözleşmeden dönme iradesi olarak değerlendirilmesinin doğru bir hukuki değerlendirme olmadığını, ayni ve nakdi avans talebinin doktrinde müspet zarar kalemi olarak kabul edildiğini, ayrıca dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin inceleme yetkisini aşarak hukuki değerlendirmede bulunduğunu, anılan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın tam kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava itirazın iptali, birleşen dava sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi tazminat ile cezai şart alacağının ödenmesi talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede;
Borcun ifa edilmemesinin sonuçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 112. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçimlik hakları ise TBK 125. maddesinde düzenlenmiş olup, TBK'nın "Seçimlik Haklar" başlıklı 125. maddesi; "Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.
Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.
Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklindedir.
İlgili düzenleme gereğince karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının 3 seçimlik hakkı bulunmakta olup; buna göre alacaklı aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatı; ifadan vazgeçerek müsbet zararının tazminini; sözleşmeden dönerek menfi zararların tazminini talep edebilir. Taraflar arasında düzenlenen 02/03/2021 tarihli çerezlik ayçiçeği üretim sözleşmesi gereğince davalının arazisinde ve kiraladığı arazilerde ayçiçeği ekimi yapacağı, üretimi yapılacak ayçiçeğinin sözleşmede kararlaştırılan bedeller üzerinden davacı alıcıya satış ve tesliminin yapılacağı, davacı/alıcının ise davacıya üretim konusunda ayni ve nakdi destekte bulunacağının kararlaştırıldığı, mahkemece taraflara ticari defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalı şirkete davacı şirket tarafından icra takibinin dayanağındaki faturalar ile toplam 966.100,00 TL ayni ve nakdi avans ödemesi yapıldığı, davalının satış ve teslimini taahhüt ettiği ayçiçeği ürünlerini teslim ettiğini ispatlayamadığı, davacının sözleşmeden dönmesi nedeniyle davacının daha önce ifa ettiği ayni ve nakdi avansların iadesini talep edebileceği, ancak sözleşmenin 15.4 maddesinde üreticinin sözleşmeye aykırı hareket etmesi halinde üreticinin ayni ve nakdi avansları teslim tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödeyeceğinin kararlaştırıldığı nazara alındığında mahkemece ayni ve nakdi desteklerin ödendiği tarihten itibaren ödemelere işleyecek ticari faize ilişkin bilirkişiden ek hesap raporu aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının bu hususa ilişkin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede,
Davacı birleşen davada davalının sözleşmedeki edimini ifa etmeyerek sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle uğradığı zararların tazminini ile cezai şart ödenmesini talep etmektedir.
İlk derece mahkemesince davacıya TBK 125.maddesi uyarınca seçimlik hakkını açıklaması hususunda süre verilmiş, davacı vekili 20/06/2023 tarihli dilekçesinde sözleşmeden dönmediklerini, sözleşmenin ayakta olduğunu, müsbet zararların tazminini talep ettiklerini bildirmiş, mahkemece davacının davalıya ihtarname gönderilmeden ayni ve nakdi avans ödemelerinin tahsili için takip yaparak dönme iradesini ortaya koyduğu ve davacının sözleşmeden döndüğü, müsbet zararın sözleşmenin ayakta olması halinde talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Olayları anlatmak taraflara, uyuşmazlığın niteliğini belirlemek ve uygulanacak yasa hükümlerini tespit edip uygulamak hakime aittir. Davacı, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davalıya ödediği ayni ve nakdi avansların iadesini talep etmekte olup, davacı bu talebi ile sözleşmeden dönme iradesini ortaya koymuş bulunmaktadır. Buna göre davacı TBK 125. maddesi gereğince müsbet zararlarını talep edemese de menfi zararlarını talep edebilecektir. Davacı, davalının kendisine teslim etmesi gereken ayçiçeğini teslim etmemesi nedeniyle piyasadan ayçiçeği satın almak zorunda kalması nedeniyle zarara uğradığını iddia etmekte olup, davacının bu talebi müsbet zarar değil menfi zararının tazminine ilişkindir. Davacının, davalıdan daha uygun şartlarda alacağı ayçiçeğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle başka üretici ve tedarikçilerden satın almak zorunda kaldığı anlaşılmakta olup, davacının uğradığı menfi zararın 11/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporuyla hesaplandığı, raporun usule uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davalının sözleşme gereği davacıya teslim etmesi gereken 533.700,00 Kg ürünü teslim etmemesi nedeniyle davacının ortalama kg başına 2,34 TL fazla ödeme yaparak başka üreticilerden ürünü almak durumunda kaldığı, buna göre davacının talep edebileceği menfi zararın bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre 1.248.858,00 TL olduğu anlaşılmakla, mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle davacının bu hususa ilişkin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı, ilk derece mahkemesince cezai şartın da tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyanla cezai şart talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını talep etmekte ise de, davacının sözleşme gereği davalıya ödediği ayni ve nakdi avansların iadesi talebinde bulunarak sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğu, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğu,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2024 tarihli ... Esas- ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ifaya ekli cezai şartın sözleşme ayakta iken istenebileceği, davacının sözleşmeden dönmüş olması nedeniyle ifaya ekli cezai şart talebinde bulunamayacağı anlaşılmakta davacının bu hususa ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Ayrıntılı şekilde gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davacının ödediği ayni ve nakdi avansların ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizine ilişkin bilirkişiden ek rapor aldırılarak, birleşen davada davacının talebinin menfi zararların tazminine yönelik olduğu nazara alınarak karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Asıl ve Birleşen dosya davacısının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2023 tarih... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı . birleşen dava davacısı tarafından yatırılan toplam 539,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı . birleşen dava davacısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25