Konya BAM 6. HD 2023/1411 E. 2024/1175 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1411
2024/1175
12 Haziran 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA.. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 17/05/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin süt toplama merkezi sahibi olduğunu, Konya'nın Doğanhisar ilçesinin bazı mahallelerinde topladığı sütleri davalı kooperatife teslim ettiğini, kooperatif adına çiftçilere verilen müstahsil makbuzlarının müvekkili tarafından düzenlendiğini, süt bedellerinin davalı tarafından müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin de çiftçilere ödeme yaptığını, müvekkilinin litre fiyatı üzerinden 0,17 TL karını nakliye ve hizmet bedeli olarak davalıya faturalandırdığını, çiftçiden alınan sütün bedeline litre başı brüt 2,80 TL üzerinden müvekkiline ödeme yapıldığını, müvekkilinin Mart ayında 202.738 litre, Nisan ayında 183.466 litre ve Mayıs ayında 234.797 litre süt topladığını, toplanan sütlerden müvekkilinin litre başına 0,17 TL'lik kazancına ilişkin olarak faturalandırılmasının yapıldığını, davalının sözü geçen aylara ilişkin olarak müvekkiline 1.839.124,05 TL ödeme yapması gerekirken 1.281.592,90 TL ödeme yaptığını, bakiye 557.531,15 TL'nin ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, ödemenin yapılmaması üzerine Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibinin 557.531,15 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine alacağın %20' sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 28/03/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; HMK 180. maddesi uyarınca itirazın iptali olarak açılan davanın türünü tam ıslah ile alacak davası olarak değiştirdiklerini, müvekkilinin davalı kooperatife kendi nam ve hesabına teslim ettiği sütlerin bedeli olan bakiye 557.531,15 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 27 Haziran 2021 tarih ve 31524 sayılı Çiğ Süt Destekleme Tebliği' nin 5. Maddesine göre Ülkemizde ve Konya Bölgemizde Süt toplayıcılarının, çiftçilerden topladıkları sütleri buldukları fabrikalara pazarlamasını yaptıklarını, çiftçilerin bu durumda destekten yararlanamadıkları için kooperatifler aracılığı ile sütün pazarlamasının yapılarak çiftçilerin destekten yararlanabildiklerini, davaya konu olayda da .... ve ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin taleplerini kabul ettiklerini ve .... carisinin açılarak sütlerin....ve Ticaret Limited Şirketine pazarlandığını, ....'ın firmadaki carisinin dilekçeleri ekinde olduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...carisi ve .... carisi olarak sütlerin pazarlamalarının yapıldığını, müvekkili hesabına ödemelerin .... cari ödemesi olarak gelirken son ödemenin Doğanhisar Bölgesi ödemesi olarak geldiğini, gelen ilk ödeme kesintiler yapıldıktan sonra yapılacağı sırada ....'ın, kendisi ile ortağı olduğunu söylediği ...'a süt bedellerinin ödenmesini talep ettiğini, talep doğrultusunda verilen ibana ödemeleri gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin ....'den olan alacağının tahsili için Konya ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, başlatılan takibine itiraz edildiğinden takibin durduğunu, ilerleyen dönemde sözü geçen şirketin konkordato davası açtığını, geçici mühlet kararı verilerek şirkete komiser atandığını, bir alacak talep edilecekse müvekkiline değil .... veya ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı yapılması gerektiğini, davacının nakliye faturasından başkaca bir delilinin bulunmadığını belirterek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın asıl borçlu olan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' ne ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Mahkememizce toplanan deliller ve özellikle davalı kooperatif defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve alınan raporlara göre; davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğu, davacı tarafça kesilen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından süt bedelleri ve nakliye bedeli 1.286.609,73 TL ödeme yapıldığı, davacının toplam alacağı olan 1.743.533,32 TL'den ödeme miktarı olan 1.286.609,73 TL'nin mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği bakiye alacak miktarının 456.923,59 TL olduğu, davalı tarafça her ne kadar ticari ilişki kabul edilmese de HMK 222/4. maddesi gereğince defterlerindeki kayıtların davalının aleyhine delil teşkil ettiği anlaşıldığından davacının ıslah ile alacak davasına dönüşen davasının kısmen kabulü ile 456.923,59 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılacak incelemenin icra takibine dayanak yapılan belgelere münhasır olarak yapılması gerekirken takip konusu edilmeyen, takip talebinde belirtilmeyen belgeler de inceleme konusu yapılarak karar verildiğini, bu şekilde davacının iddialarının değiştirilerek ve genişleterek yeni bir iddianın ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin yetkisini aşarak kendisini mahkeme yerine koyarak kanaat bildirdiğini, davanın her iki tarafının da tacir olduğunu, tacirlerin alım satım gibi işlemlerini ticari defterlerine kaydetmesi gerektiğini, ayrıca tüm bu defter kayıtlarının da dayanak belgelerle desteklemesi gerektiğini, dosyada mevcut 27/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporuna göre davacının defter kayıtlarının şeklen incelendiğini, defter kayıtları incelenirken defterdeki kayıtların dayanak belgeleriyle ilgili herhangi bir kayda ve ibareye yer verilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeyle tanzim edildiğini, 27/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda müvekkilinin davacıdan 340.000,00 TL alacaklı olduğu yönündeki görüş ve tespitin mahkemece nazara alınmadığını, bilirkişi raporların birbirleriyle çeliştiğini, mahkemece bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, davanın itirazın iptali davası olarak açıldığını ve ıslah ile alacak davasına dönüştürüldüğünü, davacı tarafça davanın ispatına yönelik herhangi bir somut yazılı delil sunulamadığını, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece yemin delilinin hatırlatılmadığını, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 2021 yılı mart, nisan, mayıs toplam süt ve nakliye bedeli olarak 1.743.533,32 TL tespit edildiğini, bu alacak bakiyesinden tüm ödemelerin toplamı olan 1.286.609,73 TL'nin düşülerek müvekkilinin alacağının hesaplandığını, ancak yapılan ödemelerin tutarlarının toplamının 1.286.609,73 TL olarak hesaplanmasının, tüm alacağın ve ödemelerin hesabında 2021 Şubat ayına ait süt ve nakliye bedellerinin de hesaba dahil edilmesinden kaynaklandığını, dava konusu edilmeyen şubat ayına dair ödemenin davalıdan olan alacaklarından düşülmesinin hatalı olduğunu, Mart ayına ait müstahsil ve nakliye faturalarına bakıldığında tarihinin 31.03.2022 yani 106.434,60 TL'lik ödemeden sonra olduğunun görüleceğini, dava konusu 3 aya ait yapılan ödemeler hesaplanırken; fatura tarihlerinden önceye ait olan ve şubat ayının ödemesi olan tutarın hesaba katılması yanlış olduğundan bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararının bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi ek raporunda 106.434,60 TL'lik şubat ayına ait olan ödemenin hangi aya ait olduğunun tespit edilemediğinin belirtildiğini, ıslahtan sonra sunulan dava dilekçesi ile alacakları için faiz talebinde bulunmalarına rağmen mahkeme bu hususta eksik hüküm kurulduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak 557.531,15 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İtirazın iptaline ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafından davalıya karşı Konya... İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı dosyası ile 557.531,15 TL'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, itirazın iptali olarak açılan davanın alacak davası olarak ıslah edildiği anlaşılmaktadır.
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırıldığı ve bilirkişilerin dosyaya sundukları raporlar hükme esas alınarak karar verilmiş ise de; davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporuna davalının itiraz ettiği, bilirkişi raporunun usule uygun ve denetime elverişli olmadığı, tarafların rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediği anlaşılmakla, tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılımasına, davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak yeni bir bilirkişiden rapor aldırılarak ve davalının yemin deliline dayandığı da nazara alınarak karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih .... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 7.803,12 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25