SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2024/719 E. 2024/1154 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/719

Karar No

2024/1154

Karar Tarihi

10 Haziran 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/03/2024

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVALILAR : 1-

2-

VEKİLİ : Av.

DAVA : Hisse İptali ve Tescil

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 10/06/2024

YAZIM TARİHİ : 11/06/2024

Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin bir zaman ortağı olduğu ........ Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketi ile davalılardan ...... A.Ş. ve müvekkili ve diğer şirket ortakları ve ilgilileri arasında hissedarlar ve satış sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmenin ekinde hisse rehni sözleşmesinin de bulunduğunu, hisse rehni sözleşmesi mucibince müvekkiline ait olması gereken %16 tutarındaki 320.000 adet hissenin davalılardan ...... A.Ş.'ye rehnedildiğini, hisseler rehin edildiğine göre varlıklarının artık tartışılamayacağını ancak, müvekkiline ait hisselerin ticaret sicilinde gözükmediğini, davalılarla yapılan görüşmelere rağmen davalı ...... A.Ş. ve bu şirketin tüm hisselerine sahip olan davalı .... Şeker A.Ş'nin hisseleri müvekkiline vermeyi ve adına tescil ettirmeyi ertelediklerini ve neticede vermeyeceklerini beyan ettiklerini ileri sürerek, müvekkiline ait davalı ...... A.Ş.'de tescili olması gerekirken diğer davalı ... Şeker A.Ş.' de bulunan ve müvekkiline verilmeyen %16 tutarındaki 320.000 adet hissenin davalı ... Şeker A.Ş.' nin hisselerinin iptali ile müvekkili adına davalı ...... A.Ş.' nin ticaret sicilinde ortak olarak cebren tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalılar vekili, müvekkili ... Şeker A.Ş.'nin hakim hissedarının kooperatif olduğunu, 4046 sayılı Yasa ile özelleşen şirkette devletin hisselerini de kooperatifin aldığını, ... Şeker A.Ş.'nin halen Sermaye Piyasası Yasasına tabi bir şirket olduğunu, yapılan her işlemin SPK mevzuatına uygun olması gerektiğini, diğer müvekkili ...... A.Ş.'nin de ... Şeker'in iştiraki olduğunu, davacı tarafın hissedarlar ve satış sözleşmesine dayalı olarak şirket hissesinin tescilini talep ettiğini, davaya konu sözleşmede belirtilen akitlere tarafların harfiyen uyması halinde ...... A.Ş.' den hisse devir vaadinin yer aldığını, sözleşmede taraflar haricinde olan kişilere karşı arabuluculuk sürecinin başlatılmadığını, bu nedenle davanın 6325 sayılı Yasa gereğince esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, davacının ibraz ettiği tam tarihi belli olmayan akit taraflarının birlikte dava açmaları gerekirken bu şartın sağlanmadığını, bu nedenle davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşmedeki akit tarafların müteselsil kefil durumunda olduklarını, dava konusu sözleşmenin 2013 yılına ait olduğunu, sözleşme tarihi ile bu dava tarihi arasında 5 yıl zaman geçtiğini, bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davaya konu sözleşmenin üzerinden 11 yıl geçmiş olmasına rağmen davacının edimlerini yerine getirmediğini, edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı taraftan talep hakkının olmadığını, davacı tarafın ya da akitteki diğer 3 gerçek kişi ve bir tüzel kişinin müvekkiline karşı çektiği herhangi bir ihtarın da bulunmadığını, imza atan şahısların halen şirket yöneticisi olmadıklarını, şirket kayıtlarından yapılan incelemeye göre imza tarihi itibari ile hukuk danışmanı olan avukatın sözleşmeye onay vermediğinin görüldüğünü, mevzuata göre ticari işletmeyi devir alanın devir edenin tüm borçlarından sınırsız sorumlu olduğunu, böyle bir durumda iken iflas aşamasında olan ........ Gıda A.Ş.' nin icrasız satışı için yoğun çaba sarf edildiğini, ticaret hukukuna ve şirket uygulamalarına ters olarak yapılan akit sonrasında ........ A.Ş.' nin banka borçlarının ödendiğini ve ipotek ve hacizlerinin fek edildiğini, daha sonraki aşamalarda davacı ve diğer akit taraflarının edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin askıda kaldığını, iflas etmek üzere olan şirketin kurtulması için müvekkilleri ile anlaşma yapılmış ise de anlaşma gereği pay devir ve diğer işlemlerinin yapılamadığını, davacının borcundan dolayı müvekkilinin mallarının haciz edildiği ve bu hususta istihkak davası açıldığının ve davanın müvekkili lehine bittiğinin yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığını, taraflar arasında yazılı bir metin olarak hisse devri sözleşmesinin olmadığını, anonim şirketlerde payın, şirket kuruluşunda esas sözleşmenin veya sermaye artırımında artırılan sermayenin ticaret siciline tescili ile doğacağını, olayda ...... A.Ş.' ne hisselerin nama yazılı olduğunu, nama yazılı hisselerin devralana teslim edilmeden ayrı bir temlikname ile devrinin mümkün olmadığını, anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devredilip devredilmeyeceğinin esas sözleşmeye göre belirleneceğini, pay devrinin pay defterine işlenmesinin kurucu değil açıklayıcı bir husus olduğunu, davacının 11 yıldır hiç dava açmamasının manidar olduğunu, anonim şirketlerde hisse üzerine kurulacak rehin hakkının, hak üzerinde kurulmuş bir rehin hakkı niteliğinde olduğu için geçerli olması için önce bir hissenin olması gerektiğini, hukuken rehin sözleşmesinin pay defterine işlenmesi gerektiğini, rehin sözleşmesine göre ..... Şeker A.Ş. ve ...... A.Ş.'nin alacaklarını rehinli hisseden alabileceklerini, ancak ortada bir hissenin olmadığını, ..... Şeker A.Ş.'nin hissesine sahip olduğu ...... A.Ş.'nin 26/04/2013 tarihinde kurulduğunu, müvekkili ...... A.Ş.'nin 3.200.000,00 TL olan sermayesinin 9.000.000,00 TL artırarak 12.200.000,00 TL'ne çıkardığını, bu sermaye artırımına davacının katılmadığını, 04/02/2016 tarihli toplantı protokolü denilen bir belgede ..... Gıda A.Ş.' nin borçlarının tek tek belirtildiğini ve ödeme gününün 30/06/2016 tarihi olarak kararlaştırıldığını, ödemenin yapılmaması halinde rehinli hissenin irat kayıt edilmesinden bahsedildiğini, davacının bu belgeye göre dava açma hakkının olmadığını, davacının tüm belgelerdeki kabullere rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, davacı tarafın ve ortakların akdin edimlerine uymadığını, denkleştirici adalet ilkesi gereği sermaye artırım bedelinin rayiç değerini de davacının ödemesi gerektiğini, müvekkilinin bağımsız denetim şirketlerinden rapor almadan hiçbir gayrimenkul ya da şirket alımı yapmadığından savunarak, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalı şirket aleyhine açılan bu davada davalı...... Şeker A.Ş.' nin iştiraki olduğu diğer davalı ...... A.Ş.' deki bir kısım hisselerin davalı şirket adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili talep edilmiş olup, davalılar vekilince eldeki davada arabuluculuk dava şartının usulüne uygun yerine getirilmediğinden bahisle davanın dava şartı yokluğundan reddi talep edilmiş ise de; eldeki dava 6102 Sayılı TTK' na 7155 Sayılı Yasanın 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesinde sayılan zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olmadığından bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılar vekilince davacının dayandığı sözleşmede davacı yanında sözleşmenin başka tarafları da olduğu, bu nedenle müteselsil kefil olan akit taraflarının birlikte dava açmasının zorunlu olduğu ileri sürülerek aktif husumet itirazında bulunulmuş ise de; incelenen dosya kapsamı ve özellikle davacı tarafından davaya dayanak yapılan Hisse Rehin Sözleşmesinde sadece davacı ve davalı ...... Gıda Tarım Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.' nin yetkilisinin imzası bulunması nedeniyle davada dava şartı olan aktif dava ehliyeti eksikliğinin bulunmadığı kanaatine varılarak bu itirazın da reddine karar verilmiştir.

Davalılar vekilinin zamanaşımı definin incelenmesinde; davacı tarafça bu davada ..../06/2013 tarihli Hissedarlar Satış Sözleşmesi ile ..../06/2013 tarihli Hisse Rehin Sözleşmesine dayanılarak davalılardan .... Şeker Sanayi Ticaret A.Ş. adına kayıtlı %16 tutarındaki 320.000 adet hissenin iptali ile, davalı ...... Gıda Tarım Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. hisselerinin davacı adına tescili talep edilmiş ise de; davanın açılış tarihi itibariyle TBK 147/4 maddesinde düzenlenen ortaklık sözleşmelerine ilişkin 5 yıllık özel zamanaşımı süresinin ve TBK 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle, davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalıların sözleşmeleri inkar etmediklerini, sözleşmeye göre müvekkilinin ayrıca ipotek verdiğini, halen de ipoteklerin devam ettiğini, hisselerin rehnedildiğini ve bu nedenle ilişkinin halen devam ettiğinden zamanaşımının dolmadığını, meşru hamil görüntüsü yaratan devir sözleşmelerinde zaman aşımının söz konusu olmadığını, davanın, müvekkiline ait, davalılarca rehnedilen, aslen varolan hisselerin artık ticaret sicilde müvekkili adına görünmesinin tesciline ilişkin olduğunu, davada sözleşme gereği devredilmesi gereken bir hissenin devrini talep etmediklerini, aksine varolan hisselerin üzerindeki rehinlerin 5 yıllık rehin sürelerinin geçmeleri nedeniyle artık hisselerin ticaret sicilde müvekkili adına görülmesi gerektiğinin talep edildiğini, zamanaşımı ile ilgili karara varmak için zamanaşımını kesen sebeplerin de gözönüne alınması gerektiğini, davalıların ticari defterlerine bakılmadan, verilen ipotekler incelenmeden, sözleşmenin 3.1.2 maddesine binaen 320.000,00 TL'nin sermaye koyma borcuna ne zaman mahsup edildiği veya edilmediği tespit edilmeden, ödenen paraların muhasebeleştirmeleri tarihleri dikkate alınmadan, ayrıca blokede tutulan 480.000,00 TL'nin akıbeti ve ne zaman ticari defterlere işlendikleri tespit edilmeden mahkemece zamanaşımından davanın reddine karar verilmesinin usul açısından hatalı ve eksik olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, hisse iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Harç devletin mahkemeler aracılığı ile yaptığı adli hizmete ondan yararlananların katkısıdır. Ancak yasada belirlenen durumlarda harç alınabilir. Diğer bir deyimle kanunsuz harç alınamaz ve eksik olan harç tamamlanmadan işlem yapılamaz. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi aynen “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmünü içermektedir.

Anılan yasa hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktar ödenmedikçe, davaya devam edilme olanağı bulunmamaktadır.

YHGK'nın 04/07/2012 tarih 2012/19-260 Esas 2012/432 Karar sayılı ilamında da bu husus"...Şu hale göre; karar ve ilam harcı maktu ise tamamı, nispi ise dörtte biri dava açılırken davacı tarafından peşin olarak ödenmelidir. Peşin olarak dörtte biri ödenecek olan nispi karar harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanacaktır. Ancak; mahkeme davacının dava dilekçesinde belirlediği hakkın niteliği ve değeri ile bağlı olmadığı gibi hakkın niteliğini ve değerini resen araştırması gereklidir. Bir başka deyişle maktu harca tabi bir iş olduğunu söyleyen davacının bu nitelendirmesi ile mahkeme bağlı değildir. Mahkemenin dava konusu hakkın mal varlığı hakkı (dava konusunun belirli bir değerle ilgili) olduğu kanısına varması halinde bu hakkın değerini takdir etmesi ve karar ve ilam harcını bu değer üzerinden hesaplayarak, davacıya tamamlattırması gerekir. Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağına göre, davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğu, sonradan anlaşılırsa noksan karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunup müteakip işlemler yapılamaz. Yargılama sırasında, dava konusunun değerinin dava dilekçesinde bildirilenden daha fazla olduğu anlaşılır veya mahkemece tespit edilirse, yalnız o oturum için davaya devam edilerek ondan sonraki oturuma kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadan davaya devam olunamaz. Peşin harcın tamamlanmamasının müeyyidesi ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır..." şeklinde belirtilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Davacı tarafça 320.000,00 TL harca esas değer gösterilmek sureti ile açılan işbu davanın nisbi harca tabi bir dava olup, nisbi harcın da dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahkemece hisselerin değeri tespit edilip, var ise harç eksikliğinin tamamlanmasından sonra işin esasının incelenmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Ayrıca, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacının hissedar olduğunu iddia ettiği dava dışı şirket ile davalı şirketlerin ana sözleşmeleri, kuruluşundan itibaren genel kurul tutanakları, hazirun cetvelleri ile tüm ticaret sicil dosyaları, hisse devirlerine ilişkin belgeler getirtilerek, davalı şirketlerin Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi şirketlerden olup olmadığı hususu ile hissedarlık durumunun da SPK'dan sorularak taraf iddia ve savunmaları ile ibraz edilen sözleşme hükümleri kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre davalı tarafın zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2024 tarih, .... Esas. ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip 1

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdairesiveTescilözetikonyadereceİptalivekilikararınınhükümvekilleriHissesebeplerinumarasımahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim