Konya BAM 6. HD 2023/1700 E. 2024/1138 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1700
2024/1138
5 Haziran 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 -
VEKİLİ : Av
2 S
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 19/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ..... A.Ş.
tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile takip
başlatıldığını, yapılan takibin usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin çekin keşidecisi olduğunu, davalılardan ..... San. Tic. A.Ş.’nin lehtar, ..... A.Ş.’nin
ise lehtardan ciro ile devralan hamil olduğunu, müvekkili ile ....
A.Ş. arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, bu hususun ticari defterlerin incelenmesiyle
de ortaya çıkacağını, müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinde diğer
borçlu lehtar ...…A.Ş. olduğunu, .... A.Ş.’nin tek ortağı ve yetkilisinin
....t olduğunu, müvekkil şirket yetkilisi .....’ın .... A.Ş.’nde 10.01.2020 tarihinde işe başladığını, 05.03.2021 tarihinde çıkışının verildiğini, şirket
ortağı akabinde 10.03.2021 tarihinde ... sicil nolu .... Nak. İth. İhr.
San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalışmaya başladığını, buradan da 15.08.2022 tarihinde işten
ayrıldığını, ....... İhr. San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisinin de yine
..... olduğunu, 2 farklı şirketten bahsedildiği halde şirket yetkilileri, sahipleri arasında
organik bağ bulunduğunu, .....’in nezdinde çalışan kişilere şirket kurdurduğunu,
şirket hisse devri yaptırdığını, ileri tarihlere çekler düzenleyerek piyasada dolaşım sağlayarak
kaynak yaratma çabasına girdiğini, müvekkil şirket yetkilisinin takibe konu çeklerin dolaşıma
verildiğinden takipten hemen önce haberi olduğunu, .....’in müvekkil şirketin tek
ortağı ve yetkilisine kendi çalıştırdığı dönemde ileri tarihli düzenlettirdiği bu çeklerle ilgili
hiçbir işlem yapmayacağını defalarca bildirdiğini, bu çekleri zorla imzalattırdığını, fakat
çekleri iade etmediğini, .....’in kötü niyetli hareket ettiğinin en büyük delili olduğunu,
şirket defterlerinde ve ticari kayıtlarında da müvekkil şirketin .... A.Ş. ile herhangi
bir ticari faaliyetinin olmadığının ortaya çıkacağını, .... A.Ş.’nin faktöring
şirketine sunabileceği herhangi bir fatura bulunmadığını, çünkü çeklerin ticari faaliyete dayanmadığını, davalılardan .... Faktoringin icra takibini başlatırken dosyaya fatura ve
benzeri hiçbir belge sunmadığını belirterek; takibi konu yapılan 40.000,00 TL bedelli çekin iptali ile müvekkilinin bu çek nedeniyle davalılara
borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyetli hareket etmesi nedeniyle asıl alacağın
%20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir faktoring şirketi olduğunu, davalılardan .... ... Yönetim San. Tic. A.Ş.
ile aralarında 14.04.2022 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını, dava konusu çekinde
bu sözleşme kapsamında mevzuata uygun şekilde ....’den tevdii alındığını,
kendilerine finansman sağlandığını, davacı ve davalı arasındaki 15.08.2022 tarihli e-fatura ile
tevsik edilen dava konusu çekin devralındığını, çekin üzerindeki ciro silsilesinin düzgün
olduğunu, müvekkiline kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, müvekkilinin basiretli davranarak gerekli araştırmayı yapmak suretiyle dava konusu çeki ticari ilişkiyi tevsik eden belgelerle tevdi aldığını, davacının ileri sürdüğü şahsi def'ilerini müvekkiline karşı süremeyeceğini beyanla
davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Tüm dosya kapsamıo ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu çekin davalı faktoring şirketi tarafından mevzuata uygun olarak iktisap edildiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle kendi lehine delil teşkil etmediği, davacının çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Tarafların tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede, davanın takip borçlusu davacı lehine neticelenmemesi nedeniyle davacının, Mahkememizce davalı tarafın alacağına geç kavuşmasına neden olacak herhangi bir tedbir kararı verilmediğinden ise davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" gerekçesiyle davanın reddine, tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporuna dayanarak müvekkilinin defterlerinin usule uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak, bilirkişi raporunda müvekkilinin 2022 yılına ait defterlerinin usule uygun olduğunu ve lehine delil teşkil ettiğinin belirtildiğini, davalılardan gelen faturanın gerçek bir ticari ilişkiyi yansıtmadığını ve KDV tevkifatına tabi olması gerektiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin usule uygun olduğunu, davalıların defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle HMK Madde 222/5 uyarınca iddialarının ispatlandığını, fatura sunulması yeterli olmayıp faktoring şirketinin bu faturayı incelemesi ve faturalara yönelik istihbarat yapması, müşterilerin mali durumlarını değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca fatura ve kambiyo senedindeki bilgilerin uyumsuz olduğunu, faturanın gerçeği yansıtmadığını, faktoring şirketinin yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K. sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri, alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasanın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 30/06/2020 tarih 2019/4611 Esas 2020/3330 Karar sayılı ilamında ".....6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir...." hususunun belirtildiği (aynı mahiyette Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14.09.2022 tarih 2020/8516 Esas 2022/5864 Karar sayılı ilamı),
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senedinin ticari defterlere kaydedilmemiş olması kambiyo senedinin geçerliliğini etkilemez. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. 6098 Sayılı TBK'nın 207.maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olup, davacının yaptığı ödeme kural olarak mevcut bir borcun ifası anlamına gelir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereği çekin ödendiği, teminat olarak verildiği vs...nedenlerle borçlu olmadığını iddia eden davacı, bu husustaki iddialarını ancak yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir.
Davalı ..... A.Ş tarafından davacı şirket ile davalı ..............A.Ş'e karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile, QNB bank tarafından verilme 15/11/2022 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, çekin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı .......A.Ş. olduğu, davalı ..... şirketinin ciro ile çeki lehtardan devralan hamil olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalı .... Tech...A.Ş ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve takibe konu çekten dolayı davalı şirkete borçlu olmadığını iddia etmekte olup, davacı iddiasını yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Ancak davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, HMK'nın 225. ve devamı maddelerinde düzenlenen yeminin kesin delillerden olduğu, yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkemenin, yemin teklif etme hakkı bulunduğunu istek sahiplerine hatırlatmakla yükümlü olduğu, şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemeyeceğinden, yemin teklif etme hakkı bulunan davacıya, davalı .... Tech...A.Ş'e yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılması, bundan sonra 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. Maddesi ve bu madde yollamasıyla 29257 sayılı resmi gazetede yayımlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi gereğince davalı faktoring şirketinin alacağın varlığına ilişkin araştırma ve istihbarat yükümlülüğünün yerine getirip getirmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının karara karşı istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih ... Esas 2....Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45