Konya BAM 6. HD 2023/1696 E. 2024/1137 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1696
2024/1137
5 Haziran 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA.. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2023
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : .
VEKİLLERİ : Av.
Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 28/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı taraf arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı olarak faturalar ve faturaların sipariş sözleşmelerinin düzenlendiğini, davalının bu faturalara ilişkin olarak 4.613,57 USD'lik kısmı ödemediğini, faturaların tahsili için Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile takip başlatılmış olup davalı tarafın itirazı sonucunda takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın icra dosyasına yetki itirazında bulunduğunu, ancak sözleşmenin kurulduğu yerin davacı şirketin bulunduğu yer olduğunu, alacağın para borcu olması sebebiyle TBK 89.maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri olan Konya İcra daireleri ve mahkemelerinin olduğunu, faturalardaki tutarın yabancı para USD cinsinden olduğunu, davalı tarafın faturalardaki USD bedelinin ödeme tarihindeki kurdan ödemesi gerekirken faturalardaki dolar karşılığını düzenlenme tarihindeki USD kuru üzerinden hesaplayarak TL olarak ödediğini, yaşanan kur dalgalanmaları neticesinde davacı şirketin maddi zarara uğradığını, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalarda "T.C.M.B. Döviz kuru, bu fatura dahil cariye bakiyenin ne kadar olduğunun yazıldığını," "işbu fatura.... USD karşılığıdır ve kur risklidir. Fatura bedeli alıcı tarafından faturada belirtilen döviz cinsinden döviz olarak veya fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek satıcıya ödenecektir" ibaresinin yer aldığını beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 02/11/2022 tarihinde söz de dosya borcunun davalı tarafından ihtirazi kayıt ile %115 teminat ile ödenmek zorunda kalındığını, davacının haksız yere gerekçesi belirtilmeyen bir bakiyeyi davalı şirketten istediğini, sözlü olarak davalıya da bunun kur farkı olduğunu belirttiğini, davacının haksız bir biçimde sözde bir borç uydurarak alacak talebinde bulunduğunu, davalı şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığını beyanla davanın reddini ile davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"....Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık konusu düzenlenen faturalarının Türk Lirası üzerinden mi, yoksa döviz kuru üzerinden mi ödenmesi noktalarında toplanmış olup, dava konusu faturaların tamamı dosyaya celp edilmiş olup, yargılamaya esas alınan bilirkişi Serpil Özçelebi'nin raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere davacı şirketin, davaya konu ettiği faturaların döviz cinsinden düzenlendiği ve fiili ödeme tarihindeki kurdan ödeneceği belirtildiği, davalı şirketin ödemelerin tamamını Türk lirası bedeller üzerinden ödediği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki düzenlenen faturalarda bedellerin dolar olarak belirlenmesi ve mal tesliminden sonra fatura bedellerinin derhal ödenmemiş olması karşısında döviz cinsinden belirlenen bedellerin fatura tarihindeki bedeller üzerinden değil, teslim edilen emtiaya ilişkin ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması gerektiği takdir ve kanaatine varılarak; bilirkişi raporundaki ilgili hususta düzenlenen faturalar incelenmek suretiyle KDV hariç olarak yalnızca emtia bedeline ilişkin belirlenen fiyatlar üzerinden kur farkı hesabı mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Dava kur farkı alacağına ilişkin olduğundan, ilgili faturalardaki asıl alacağın yanı sıra devlete ödenen KDV tutarları yapılan hesaplamada dikkate alınmamıştır...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davaya konu Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 3.909,81 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıllık mevduat için ödediği en yüksek faizin uygulanmasına, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınmasına, alacak likit ve muayyen olduğundan hüküm altına alınan asıl alacak miktarının takip tarihindeki kur karşılığı bedeli üzerinden %20 oranında hesaplanan 10.673,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereği 703,76 USD'lik KDV'yi peşin ödediğini, bu sebeple de 703,76 USD'lik miktarın muaccel bir alacak olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenlerle KDV dahil 4.613,57 USD yönünden davanın tam kabulüne karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretine de tam kabule göre karar verilmesi gerektiğini, ticari ilişkiden kaynaklanan alım-satım işlemleri sonucunda düzenlenen faturaların yabancı para cinsinden olduğu ve kur farklarından kaynaklı alacak farkının oluştuğunu, Yargıtay kararları gereğince kur farkının borçluya ait olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi üzerine, müvekkili, itirazi kayıt ile %115 teminatla borcu ödediğini, itirazın iptali davasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında dövizle ödeme yapılmasına dair bir sözleşme olmadığını, her fatura üzerinde TCMB Döviz Kuru'nun belirtildiğini ve kur farkının vadeye bağlı olduğunu, dosyada kur farkı alacağına ilişkin somut bir sözleşme veya hüküm olmadığını, davacının haksız bir bakiyeyi talep ettiğini ve mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkiline kur farkının sözlü olarak belirtildiğini, ancak hukuken bağlayıcı olmadığının ifade edildiğini, mahkeme kararında, yabancı para birimi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde Türk parasına hangi kur üzerinden çevrileceğinin Vergi Usul Kanunu'na göre belirlendiği ve bu nedenle sözleşmede veya faturada açık bir hükmün bulunması gerektiğini, Yargıtay kararlarına atıfla, kur farkının talep edilebilmesi için somut bir sözleşme veya faturada açık bir hükmün bulunması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kur farkından kaynaklı alacağın tahsiline yönelik ilamsız takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafından davalıya karşı Konya .. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 22 adet faturaya dayalı olarak 4.613,57 USD'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının takibin devamı için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, davalı, icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, davalının akdi ilişki bulunduğunu inkar etmediği, TBK 89/1 maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri icra dairesi olan Konya icra dairelerinin yetkili olduğu, kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapılmış olması, asıl faturada açıkça döviz karşılığının belirtilmesi ve döviz karşılığının süresinde ödenmemesi gerektiği, taraflar arasında cari hesap şeklinde devam eden ticari ilişki bulunduğu, 10/09/2018 tarihinden önceki faturaların TL cinsinden, bu tarihten sonraki faturaların USD olarak düzenlendiği, dava ve takibe konu faturaların döviz cinsinden düzenlenen faturalar olduğu, faturaların her iki tarafın usulune uygun şekilde düzenlenmiş ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ticari defterlerin birbirini doğruladığı, faturalarda "Fatura bedeli alıcı tarafından faturada belirtilen döviz cinsinden döviz olarak veya fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kurundan TL'ye çevrilerek satıcıya ödenecektir" kaydının bulunduğu, buna göre taraflar arasındaki döviz üzerinden yapılan alım satımda ödemenin ödeme günündeki döviz kuru üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığı, ticari defterlerde ödemelerin çek ile yapıldığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi davalının bu yönde herhangi bir iddiasının da bulunmadığı, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davacının kur farkı talep edebileceği, davacı kur farkı nedeniyle KDV alacağının da ödenmesini talep etmişse de Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21/03/2019 tarih ve 2..... Esas- .... Karar sayılı ilamına uygun şekilde KDV düşülerek kur farkı alacağına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, taraflarca ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından tarafların ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Alınması gereken 4.980,86 TL harçtan peşin alınan 1.245,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.735,64 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45