Konya BAM 6. HD 2023/1000 E. 2024/1119 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1000
2024/1119
3 Haziran 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
YAZIM TARİHİ : 04/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2..... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 17/03/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.03.2014 tarihinde müvekkiline ait ..... Eczanesi isimli işyerinde yangın çıktığını, itfaiyenin 30.03.2014 tarihli olay yeri raporunda yangının davalının üretmiş olduğu buzdolabından çıktığının tespit edildiğini, Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D. İş sayılı dosyasından yangının oluş sebebi ile oluşan zararın tespiti amacıyla delil tespiti yaptırıldığını, bu tespitin sonucunda yangının, buzdolabının arka kısmındaki elektrik bağlantı bölümünden kaynaklandığının belirtildiğini, ayrıca İtfaiye Ekip Amirinin yangın raporunda yangın mahalline varıldığında eczanenin mutfak bölümünde bulunan buzdolabının motor elektrik tesisatının şase yapması sonucu, kablo izolelelerini tutuşturarak yaktığı yangınında bu şekilde çıktığına ilişkin görüş bildirildiğini, müvekkilinin yangın sonrasında kusurun karşılanması adına davalıya ihtarname gönderildiğini ancak bu güne kadar herhangi bir dönüşün olmadığını, müvekkilinin yangın sonucunda işyeri yangın sigortası olmadığı için çok büyük zarar gördüğünü, yangın sonucunda eczaneden bulunan ilaçların büyük çoğunluğu yanmış ya da yüksek ısı ve iş neticesince zarar görerek kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca eczaneden bulunan demirbaş ve diğer eşyalarda zarar gördüğünü, Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesinin .....Değişik İş sayılı dosyasından yapılan tespitte bilirkişilerin zararları tespit ettiğini ancak ilaçlar ve ıtriyat malzemeleri ile ilgili tam olarak tespitin yapılamadığını, özellikle ilaç ve ıtriyat malzemelerinin zararın tespiti bakımından eczanenin envanterinin incelenmesi adına Konya Eczacılar Odasından bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiğini, müvekkilinin bu olayla ilgili davalı firma ile çok kez görüştüğünü ancak davalının olayla ilgili herhangi bir geri dönüş yapmadığını, müvekkilinin bu yangından sonra çok zarar ettiğini, kirasını ödeyemediği için eczanesinin yeri değiştirmek zorunda kalmış ve iflas etme noktasına geldiğini belirterek tensip tutanağıyla birlikte ön ödeme hakkında karar verilmesini, Konya .. Sulh Hukuk Mah. .... D. İş dosyasının istenilerek tespiti halinde eczacı bir bilirkişiye zararın tespitinin istenmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilimizde oluşan zarar nedeniyle şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın avans faiziyle, Konya.. Sulh Hukuk Mah. ... D. İş dosyasında yapılan yargılama giderleri ile bu davadaki yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş 26/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 91.161,87 TL'ye artırmıştır.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tespit dosyasından alınan rapora karşı itirazlarını yasal süre içerisinde dosyasına sunduklarını, 03.06.2014 tarihli bilirkişi raporunun her yönüyle eksik bir rapor olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda dava konusu olaya ilişkin hiçbir tespitin yapılmadığını, dava dosyasının muhteviyatı belgelerin sıralanmasından başka herhangi bir işlem yapılmadığını, yangına sebep olduğu iddia edilen buzdolabının dahi incelenmediğini, bu bağlamda, raporun eksik inceleme mahsulü olduğu ve bu haliyle hükme esas teşkil edemeyeceğini, 03.06.2014 tarihli tespit raporunun, 30.03.2014 tarihinde gerçekleşen yangından yaklaşık bir ay sonra 05.05.2014 tarihinde yapılan keşif üzerine hazırlandığını, dava konusu yangının sebebinin halen müphem olduğunu, çünkü, raporda dava konusu yangının nasıl başladığını, yangına sebep olabilecek olası etkenler hakkında herhangi bir tespitin yapılmadığını, mahallinde yapılan keşifte yangına sebep olduğu iddia edilen buzdolabı üzerinde inceleme yapılmadığını sadece fotoğraf üzerinden yapılan incelemeyle yangının buzdolabından çıktığı kanaatine varıldığını, yangının ürün ayıbı kaynaklı çıktığını ispatlar teknik inceleme bulunmaması sebebiyle eksik bilirkişi raporunun davanın esasına delil teşkil edemeyeceğini, tespit konusu buzdolabının ayıplı olduğunu ispatlar inceleme yapılmadığını, tersi ispat edilmek suretiyle sübut bulacak bir vakıa dolayısıyla, varsayımsal olarak, ..... A.Ş.'nin sorumluluğundan bahsedilmesinin hiçbir suretle hukuken caiz olmadığını, davacı tarafından bu yönlere ilişkin hiçbir ispat vasıtası sunulamadığı sürece ..... A.Ş.'ye bu bakımdan kusur yüklenemeyeceğini, dava konusu buzdolabının montajı müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, ..... A.Ş. Tüketici Hizmetleri Birimi'nin tüm kayıtları incelendiğinde söz konusu türden herhangi bir ürünün davacı ile ilişkili hiçbir kaydına rastlanılmadığını, dolayısıyla ürünün montajının ..... A.Ş. yetkili servisi tarafından yapıldığını veya daha sonrasında herhangi bir servis hizmeti verildiğini kanıtlanamadığını, davacı tarafından buzdolabının montaj işleminin müvekkili şirket tarafından yapıldığını kanıtlar bir belge sunulmadığını, montaj işleminin davacı veya yetkisiz üçüncü kişiler eliyle yapıldığını, davacı tarafından bu yönlere ilişkin hiçbir ispat vasıtası sunulamadığı sürece ..... A.Ş.'ye kusur yüklenemeyeceğini belirterek her bakımdan haksız olan davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 12/04/2019 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; ".. ilgili tespit dosyası, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu yangına konu buzdolabının davacı tarafça 18.12.2007 tarihinde satın alındığı, yangının eczaneyi kullanmaya başladıktan 6 ay sonra meydana geldiği, buzdolabının uzun süre çalışmış olmasının davalı şirketin iddiasının aksine montajla ilgili herhangi bir kusurun bulunmadığını gösterir nitelikte olduğu, yangının meydana gelmesinde buzdolabındaki durumun kullanıcı hatası olmaksızın imalata bağlı üretim hatası niteliğinde gizli ayıp olduğu, her ne kadar hem eski Borçlar Kanunu'nda hem de TBK da gizli ayıp bakımından zaman aşımı süreleri öngörülmüş ise de yeni TBK'da da düzenleme altına alındığı üzere mülga Borçlar Kanunu m.207/3 gereğince satıcının, malı ayıplı olarak devretmesinde ağır kusurlu olması halinde zaman aşımından yararlanamayacağının öngörüldüğü, dava konusu olayın kullanıcı hatası olmaksızın imalata bağlı üretim hatasından kaynaklanmış olması nedeniyle davalı şirketin ağır kusurunun söz konusu olduğu, bu bakımdan yukarıda belirtilen yasa maddesi gereğince zaman aşımından yararlanamayacağı, haksız fiilin gerçekleşmesi için gerekli zarar, kusur, hukuka aykırılık ve uygun illiyet bağı şartlarının meydana geldiği, bunun ötesinde hukuka aykırılığı ve davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak herhangi bir hususun da bulunmadığı, 22.04.2014 tarihli Alesta Ekspertiz Raporu'nda belirlenmiş olan 90.536,98 TL tutarındaki zarar miktarının dosya kapsamında rapor düzenlettirilen teknik bilirkişilerce olayla uyumlu olduğu tespitinin yapıldığı, eczanenin kapalı kaldığı bir ay beş günlük süre için yoksun kalınan karın 624,89 TL olacağı, bilirkişiler Prof. Dr......, Doç. Dr...... ve Dr. ..... tarafından düzenlenen 30.05.2017 tarihli rapor ile SMMM bilirkişi ..... tarafından düzenlenen yoksun kalınan kara ilişkin raporun denetime elverişli, gerekçeli, usul ve yasaya uygun oldukları değerlendirilmekle hükme esas alınmaları suretiyle davanın kabulü ile, 91.161,87 TL'nin olay tarihi olan 30.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle davanın kabulü ile, 91.161,87 TL'nin olay tarihi olan 30.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN 26/11/2021 TARİHLİ, .... ESAS,..... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 12/04/2019 tarihli kararına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 26/11/2021 tarihli, ... Esas, ....Karar sayılı sayılı kararı ile; ".... eczacı olan davacıya ait eczanede 20/03/2014 tarihinde yangın çıkması sonucu eczanede hasar meydana geldiği, yangın raporunda eczanenin mutfak bölümünde bulunan buzdolabının motor elektrik tesisatının şase yapması sonucu kablo izolelerini tutuşturarak yaktığı, yangının da bu şekilde çıktığı yönünde kanaat bildirildiği, davadan önce delil tespiti yaptırıldığı, makine mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından delil tespiti dosyasına rapor verildiği, yargılama esnasında da mahkeme tarafından İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla eczacı, elektrik-elektronik mühendisi ve hukukçudan oluşan bilirkişi kurulundan rapor alındığı bu raporda dava konusu olayda üretici firmanın kusurlu olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, daha sonra Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla makine yüksek mühendisi, elektrik yüksek mühendisi ve hukukçudan oluşan başka bir bilirkişi kurulu rapor ve ek rapor alındığı, bu bilirkişi kurulu tarafından verilen kök raporda dava konusu yangının buzdolabından kaynaklandığı, buzdolabının kullanıcı hatası olmaksızın imalata bağlı üretim hatası olarak gizli ayıplı olduğu, davalının ağır kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği, ek raporda da kök raporda belirtilen görüşün devam ettirildiği görülmüştür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2020 tarih 2019/5196 Esas 2020/994 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi; 6100 sayılı HMK'nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca; Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK' nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Bu sebeple İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla alınan bilirkişi kurulu raporu ile Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla alınan bilirkişi kurulu raporu arasında çelişki bulunduğundan raporlar arasındaki çelişkiyi giderir şekilde başka bir bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden davalının istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi..." şeklinde karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 17/03/2023 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....dava konusu yangına konu buzdolabının davacı tarafça 18.12.2007 tarihinde satın alındığı, yangının eczaneyi kullanmaya başladıktan 6 ay sonra meydana geldiği, buzdolabının uzun süre çalışmış olmasının davalı şirketin iddiasının aksine montajla ilgili herhangi bir kusurun bulunmadığını gösterir nitelikte olduğu, yangının meydana gelmesinde buzdolabındaki durumun kullanıcı hatası olmaksızın imalata bağlı üretim hatası niteliğinde gizli ayıp olduğu, her ne kadar hem eski Borçlar Kanunu'nda hem de TBK da gizli ayıp bakımından zaman aşımı süreleri öngörülmüş ise de yeni TBK'da da düzenleme altına alındığı üzere mülga Borçlar Kanunu m.207/3 gereğince satıcının, malı ayıplı olarak devretmesinde ağır kusurlu olması halinde zaman aşımından yararlanamayacağının öngörüldüğü, dava konusu olayın kullanıcı hatası olmaksızın imalata bağlı üretim hatasından kaynaklanmış olması nedeniyle davalı şirketin ağır kusurunun söz konusu olduğu, bu bakımdan yukarıda belirtilen yasa maddesi gereğince zaman aşımından yararlanamayacağı, haksız fiilin gerçekleşmesi için gerekli zarar, kusur, hukuka aykırılık ve uygun illiyet bağı şartlarının meydana geldiği, bunun ötesinde hukuka aykırılığı ve davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak herhangi bir hususun da bulunmadığı, 22.04.2014 tarihli Alesta Ekspertiz Raporu'nda belirlenmiş olan 90.536,98 TL tutarındaki zarar miktarının dosya kapsamında rapor düzenlettirilen teknik bilirkişilerce olayla uyumlu olduğu tespitinin yapıldığı, eczanenin kapalı kaldığı bir ay beş günlük süre için yoksun kalınan karın 624,89 TL olacağı, bilirkişiler Prof. Dr. ....., Doç. Dr. ..... ve Dr. .....tarafından düzenlenen 30.05.2017 tarihli rapor ile SMMM bilirkişi .... tarafından düzenlenen yoksun kalınan kara ilişkin raporun denetime elverişli, gerekçeli, usul ve yasaya uygun oldukları değerlendirilmekle hükme esas alınmaları suretiyle davanın kabulüne karar verildiği, Konya BAM. 6. HD.'nin.... Esas .... Karar sayılı 26/11/2021 tarihli ilamı sonrası; Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesine Sunulan kök rapor ve ek rapor ile İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan rapora göre; yangının ... Eczanesi isimli işyerinde 30/03/2014 tarihinde iş yerinin kiler bölümünde bulunan buzdolabında meydana gelen kısa devre sonucu meydana geldiği, buzdolabında üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu, yönünde tespitte bulunulduğu dikkate alınarak, 91.161,87 TL'nin olay tarihi olan 30.03.2014 tairihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, 91.161,87 TL'nin olay tarihi olan 30.03.2014 tairihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ürün 2007 üretimi olup, yangın ise 2014 yılında çıktığını, ürün 7 yıl sorunsuz görevini yerine getirdiğini, bu kadar uzun süre çalışan buzdolabı ile ilgili de daha önce hiç servis hizmeti alınmadığını, buna ilişkin davacının da iddia ve savunması olmadığı gibi bir belge de sunmadığını, üründen alınan kapasitörün film yapısı bozulmadığını, üzerinde bulunan beyaz plastik dışarıdan gelen alev kaynaklı olarak eridiğini ancak film yapısında herhangi bir değişim olmadığını, 220 W bağlantıları sağlam olduğunu, bağlantının bulunduğu terminallerde herhangi bir deformasyona veya kısa devre yaptığına dair hiçbir ize rastlanmadığını, bu noktada somut değerlendirmeler ışığında yangının çıkış kaynağının buzdolabı olmasının imkansız olduğunu, 5 yıl ve üzeri kullanımlarda buzdolabı yapısı gereği oldukça fazla toz, kir ve yağ tuttuğunu, bakımın ve temizliğinin yapılması gerektiğini, bu durum yeterli soğumayı önleyeceğini, bununla beraber fan motoru da arızalandığında kondenserin soğuması mümkün olmayacağını, bu durum, buzdolabı kaportasının ısınmasıyla beraber titreşimli bir çalışmaya neden olacağını, sıcaklığı üzerinden atamayan ve aşırı kızan kondenser, buzdolabı benzer sorunlara sebebiyet vereceğini, davada hatalı bir üretimden ne de montajdan kaynaklan bir ayıp kesinlikle olmadığını, istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırılmasına gerekçe olan ''bilirkişi raporları arasındaki çelişkiye'' ilişkin bu çelişkiyi giderici, raporda tek bir kelime bulunmadığını, ne baştan beri yaptıkları teknik itirazlarını aydınlatan ne de raporlar arasındaki çelişkiyi giderici olan söz konusu bilirkişi raporu, herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden hükme esas alındığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından üretilen buzdolabının üretim kaynaklı ayıplı olduğu iddiasına dayalı maddi tazminat isteğine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen dairemiz kaldırma kararından sonra alınan 05/11/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, yangın olayının buzdolabında meydana gelen kısa devre sonucu meydana geldiği, buzdolabında üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu, daha önce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmiş olduğu bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 6.227,27 TL harçtan peşin alınan 1.560,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.667,27 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45