Konya BAM 6. HD 2023/1623 E. 2024/1106 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/1623
2024/1106
3 Haziran 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2023
NUMARASI : Esas - Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... - [
İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... -
İHBAR OLUNANLAR : 1 - 2
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
YAZIM TARİHİ : 03/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 21/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait olmayan müvekkili şirket tarafından keşide edilmeyen 20/01/2018 keşide tarihli ve 75.000,00-TL bedelli çek sebebi ile davalıya haksız yere ödeme yapmak zorunda kaldığını, ödenen paranın, müvekkilinin rıza ve bilgisi dışında davalı borçlu tarafından banka yolu ile tahsil edildiğini, haksız yere tahsil edilen paranın tahsili için davalı aleyhinde Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibi devamına, davalı aleyhinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu çekin dava dışı .... Madencilik A.Ş lehine düzenlendiğini, ....Madencilik'in ....'ya, ....'nın da müvekkili şirkete ciro ettiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının sözkonusu çeki kendi arzusu ile ödediğini, çekin herhangi bir icra takibine konu edilmediğini, davacının sözkonusu çekin yetkili olmayan bir kişide neden bulunduğunu açıklaması gerektiğini, çek ödendiğinden kambiyo senedinden kaynaklanan hakların kullanılması imkanının kalmadığını, davacının çeki ödeyerek yetkisiz temsilciye icazet verdiğini, TBK m. 46/1'e göre; “Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.” hükmünün sarih olduğunu, davacının kendi hür arzu ve iradesi ile ödemede bulunarak yetkisiz olduğunu iddia ettiği temsilcisinin yaptığı işlemi kabul ettiğini, dolayısıyla davacının davasının haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 18/06/2020 T. ....E. ... K. sayılı Kararı;
İlk derece mahkemesinin 18/06/2020 tarihli,.... Esas, .... Karar Sayılı kararı ile; dava konusu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ....'e ait olmadığı, senede karşı mutlak def'ilerin senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebileceği, gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. def'ilerin senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edildiği, şirket yetkilisi tarafından imzalanıp keşide edilmeyen bir çekten dolayı davacının bu def'iyi herkese karşı ileriye sürmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş, çek üzerinde başka cirantalar da bulunduğundan dolayı davalının imzanın sahte olduğunu bilmesi ya da bilebilmesi mümkün olmadığından icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile de davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 14/10/2022 T. .... E...... K. Sayılı Kararı;
İlk derece mahkemesince verilen karar davalı taraça istinaf edilmiş, Dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda 14/10/2022 tarih, ... Esas, .... Karar sayılı karar ile; Mahkemece davalı tarafın davacı tarafça çekte imzası bulunan kişiye icazet verildiği yönündeki savunması üzerinde durularak, davacıdan çeki düzenleyen kişi hakkında yapmış bir şikayet olup olmadığı sorulup varsa ilgili dosya getirtildikten sonra dava konusu çekin verildiği banka kayıtları ile davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacıya ait ticari defterlerde uyuşmazlık konusu çeke ilişkin herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığı, davacının çek düzenlenmesi hususunda üçüncü bir kişiye yetki verip vermediği, çek düzenleyen kişi tarafından daha önceden düzenlenen ve davacı tarafça ödenen başka çekler bulunup bulunmadığı, çeki düzenleyen kişi tarafından yapılıp davacı şirket kayıtlarına intikal eden başkaca ticari işlemler bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; “...Yüksek Mahkemenin denetimine ve Mahkememizin denetimine uygun, gerekçeli, ayrıntılı , yöntemine uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu ve ek raporda belirtildiği üzere; davacı şirketin 2017 – 2018 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının zamanında ve usule uygun bir şekilde yerine getirilmek suretiyle mevcut olduğu, ayrıca yevmiye defterinin kapanış onayına ilişkin olarak, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kapanış tasdiki ile ilgili hükümlerinin gereği, usule uygun olarak yerine getirildiği tespit edilmiş olmakla bu bakımdan ticari defterler ile defter kayıtlarının sahibinin lehine delil vasfına haiz olduğuna Mahkememizce de kanaat edilmiştir. Kök raporda davacının ticari defterlerinde davaya konu uyuşmazlık konusu 20/01/2018 tarih ve 75.000,00-TL bedelli çekin lehtarına verildiğine ilişkin veyahut herhangi bir cari hesaba borç veya alacak tahakkuk edecek herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığının belirtildiği, ek raporda da dava konusu çekin ve Vakıfbank Gazipaşa Şubesinin 08/02/2023 Tarihli cevabi yazı ekinde 26/07/2017 tarihinde çek karnesi alındı makbuzunda .....'den .....'a kadar çeklerin davacı defterlerinde ilgili muhasebe kayıtlarında kaydının tespit edilmediğinin bildirildiği, ayrıca ek raporda davacı ... firması ile ... firması arasında 14.09.2018 tarih ve ....nolu belge ile ticari ilişkinin meydana geldiğinin , defter kayıtlarına göre davacının düzenlediği fatura ile ... firmasının davacı firmaya borçlu durumda olduğu ve herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığının rapor edildiği görülmektedir. Tüm bu hususlar doğrultusunda kaldırma kararı öncesinde Mahkememizce aldırılan ATK Fizik İhtisas Dairesinin raporu ile davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, her ne kadar davalı taraf davacı tarafça çekte imzası bulunan kişiye icazet verildiği yönünde savunmada bulunmuş ise de dosya arasına celp edilen belgeler ve alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu savunmayı destekler mahiyette olmadığı görülmekle bu yöndeki davalı savunmasına Mahkememizce itibar edilmemiş, davacıya ait ticari defterlerde uyuşmazlık konusu çeke ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının çek düzenlenmesi hususunda üçüncü bir kişiye yetki vermediği, çek düzenleyen kişi tarafından daha önceden düzenlenen ve davacı tarafça ödenen başka çeklerin bulunmadığı, çeki düzenleyen kişi tarafından yapılıp davacı şirket kayıtlarına intikal eden başkaca ticari işlemlerin bulunmadığı celp edilen yazılan ve aldırılan raporlar ile tespit edildiğinden davacının açmış olduğu haklı davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmişse de burada davalı hamil olup 3. Şahıs konumundadır. Arada başka cirantalar da bulunduğundan dolayı imzanın sahte olduğunu bilmesi ya da bilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle şartları oluşmadığından davacının feri nitelikteki icra inkar tazminatı talebinin reddi…” gerekçesiyle;
Davacının davasının KABULÜ ile;
-
)Davalının Konya .. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak olan 75.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi yürütülmesine,
-
)Davacının feri nitelikteki icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın davalı sıfatına haiz olmayan müvekkiline ikame edildiğini, yerel mahkemenin müvekkili şirketin, davada aktif husumetinin bulunup bulunmadığını öncelikle ve re‘sen inceleyerek karara bağlaması gerekirken doğrudan esasa ilişkin hüküm kurmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili ile davacı şirket arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, dava konusu 20.01.2018 tarihli ve 75.000,00-TL bedelli çeki, dava dışı lehtar ... Madencilik A.Ş’nin bir başka şirkete ciro ile devrettiğini ve bu şirket ile müvekkili arasındaki satım ilişkisine binaen, müvekkilinin söz konusu çeki ciro ile devir aldığını, müvekkilinin yalnızca son yetkili hamil sıfatında olduğunu, taraflar arasında hiçbir surette borç doğurucu bir işlem gerçekleşmediğini, 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının ticari defterlerinde, davalı ile davacı arasında ticari ilişki olduğuna dair herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmamıştır." denilerek davacı ile müvekkil arasında borç doğurucu herhangi bir işlem olmadığının tespit edildiğini, davacı şirket ile lehtar ... firması arasında ticari ilişki bulunduğunu, defter ve kayıtlara göre davacının ... firmasından alacaklı gözüktüğünü, üstelik alacak miktarı ile dava konusu çek bedelinin eşdeğer olduğunu, davacı ile lehtar şirket arasındaki ticari ilişkinin dava sonrasında da devam ettiğini, bu durumda davacının iddiasında iyi niyetli olmadığını, davacı tarafından iddia edildiği üzere dava konusu çekin, davacı tarafından keşide edilmediği hususu hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Vakıfbank Gazipaşa Şubesi tarafından mahkeme dosyasına sunulan 08.02.2023 tarihli cevabı yazıda; dava konusu..... seri nolu çeke ait ilgili çek karnesinin firma yetkilisi olan ....T.C kimlik numaralı ...’e 26.07.2017 tarihinde teslim edildiğini, çek karnesinin firma yetkilisi tarafından teslim alındığını, lakin davacı çek karnesinin temsil yetkisine haiz olmayan bir şahısta bulunmasının sebebini izah edemediğini, bu hususlar hakkındaki beyanlara da herhangi bir cevap veremediğini, çek karnesinin temsil yetkisine haiz olmayan bir şahısta bulunmasının ciddi bir güvenlik açığı ve tehlike arz ettiğini, böyle bir durumda çekin zayi olması söz konusu olduğundan ilgili hukuki süreçlerin başlatılmasının her ortalama kişi ve kurumun öncelikle yapacağı ilk eylem olduğunu, ancak davacının bu konuyla ilgili herhangi bir suç duyurusu, çeki yetkisiz düzenleyen şahıs hakkında başlattığı hukuki süreç veyahut ilgili yerlere şikâyette bulunmasının söz konusu olmadığını, dava konusu çekin davacı tarafından keşide edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bahsi geçen 75.000,00-TL bedelli çek davacı tarafından keşide edilmemiş olsa dahi bu durumda sahte çek söz konusu olduğundan TTK m. 812 uyarınca bundan doğan zararın müvekkiline değil, muhatabına ait olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, davalı tarafından tahsil edilen 20/01/2018 keşide tarihli ve 75.000,00-TL bedelli çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, çeki tahsil eden davalının davacı şirket aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olduğunu ileri sürmekte, davalı taraf ise iyiniyetli hamil olduğunu, davacının çeki ödemekle yetkisiz kişiye icazet verdiğini, davalının çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddia etmesine rağmen bu konuda herhangi bir şikayette bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere ve özellikle Dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen Adli Tıp Kurumu'nun 23/07/2019 tarihli raporuna göre dava konusu çek üzerinde yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, senetteki imzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak defilerden olduğu, her ne kadar davalı taraf davacı şirket yetkilisinin çeki imzalayan kişiye icazet verdiğini savunmuşsa da bu savunmasını ispatlayamadığı, buna göre mahkemece davanın kabulüne ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 5.123,25 TL harçtan peşin alınan 1.280,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,44 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45