SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2023/1606 E. 2024/1103 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1606

Karar No

2024/1103

Karar Tarihi

3 Haziran 2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/09/2023

NUMARASI : Esas - Karar

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

İSTİNAF EDEN

DAVALILAR : 1-

2-

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 03/06/2024

YAZIM TARİHİ : 03/06/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine, Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasında 20/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...' ın ortak murisi olan ...' ın 11/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin 2015 yılının başlarında aniden rahatsızlandığını ve 11/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından 3 hafta öncesinde davalı .... A.Ş.' de bulunan %72 oranındaki hissesini 17/06/2015 tarihli genel kurul kararı ile eşine devrettiğini, devir tarihinde murisin ağır hasta olarak evinde tedavi gördüğünü, genel kuruldaki imzaların murisin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin eşi ile birlikte muris babasına ait davalı şirkette 20 yıldır sigortalı olarak çalıştığını, davalı şirketin marka değerini ikiye üçe katladığını, müvekkilinin buna rağmen şirket haklarından mahrum bırakılarak annesi ve ikiz kardeşi tarafından şirketten gerek miras hakları gerekse işçilik hakları verilmeden kovulduğunu, genel kurul kararında yer alan imzaların murise ait olmadığından bahisle hisse devir işleminin yok ve butlan hükmün olduğunun tespiti ile murisin %72 oranındaki şirket hisselerinin terekeye iadesine ve %72 oranındaki hissenin miras payları oranında müvekkili ....' nun ortaklar defterine kaydı ile ticaret sicil defterine tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, işbu davalarının terditli olduğunu, muris imzasının kendi el ürünü olduğunun tespiti halinde %72 oranındaki şirket hissesini eşi davalı ...' a muvazaa ile devrettiğinin tespiti ile bu nedenle hisse devir işleminin iptaline ve davacı müvekkilinin miras hissesi oranında adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, murisin ölümünden kısa bir süre önce şirket hisselerinin tamamını eşi ...' a devrettiğini, devir işleminden önce %3 hisse oranına sahip olan ...' ın muvazaalı devir ile şirketin %75 oranında hissedarı olduğunu, murisin hisse devir tarihinde gerek şirketinden gerekse sahibi olduğu birçok taşınmazlardan ciddi gelir elde etmesinin davalı şirketteki hisselerini gerçek anlamda satmaya ihtiyacının bulunmadığının kanıtı olacağını, devir tarihi itibari ile davalı ...' ın ev hanımı olup kendisinin hayatının hiçbir döneminde aktif çalışma hayatının olmadığını, bu nedenle dava konusu %72 oranındaki şirket hissesini satın alım gücünün de bulunmadığını, tenkise tabi tüm tasarrufların tespiti ile terekeye dahil edilmek suretiyle miras bırakanın ölüm günündeki terekesinin tespitine, müvekkilinin sabit tenkis oranının belirlenmesini ve tenkise tabi tasarrufların kanunda belirtilen sıraya göre belirlenen sabit paylarına tekabül edecek kısmın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalıların TMK'nın 566. maddesi gereğince iyi niyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu tutulmalarını da ayrıca talep ettiklerini, işbu davalarının konusuz kalmaması için hisse payının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için KTO kayıtlarına tensiben ihtiyati tedbir konulmasını, davada uyuşmazlık konusu olan şirket hisselerinin ve bunun yanısıra şirketin aktifinde bulunan taşınır taşınmaz tüm malvarlıkların üçüncü kişilere temlikinin önlenmesi için HMK'nın 389. maddesi gereğince teminatsız olarak .... Fırın Makinaları İmalatı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin uyuşmazlık konusu %72 oranındaki şirket hisselerinin KTO kayıtlarına tedbir konulmasına, yine davalı .... Fırın Makinaları İmalatı Sanayi ve Ticaret A.Ş.' nin malvarlığının sorgulanması sonucunda bulunan taşınır-taşınmaz tüm malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte olursa .... Fırın Makinaları İmalatı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tüm aktif taşınır-taşınmaz malvarlıklarının kaydına davalıdır şerhi konulmasına, haklı davalarının kabulü ile öncelikle muris ...' ın davalı şirket .... Fırın Makinaları İmalatı Sanayi ve Ticaret A.Ş.' de bulunan %72 oranındaki hissenin muris adına atılan sahte imza ile davalı ...' a yapılan hisse devri konulu 17/06/2015 tarihli genel kurul kararının yoklukla butlanının tespiti ile murisin %72 oranındaki şirket hissesinin terekeye iadesi ve veraset ilamında belirtilen miras payları oranında müvekkili adına ortaklar defterine kaydı ile ticaret sicil defterine tesciline, hisse devri konusu 17/06/2015 tarihli genel kurul kararındaki imzanın muris ...'ın eli ürünü olması halinde muris muvazaasının tespiti ile muris muvazaasına dayalı şirket hissesi devir işlemlerinin iptaline, müvekkilinin miras hissesi oranında adına kayıt ve tesciline yada şirketin tüm aktif malvarlığının tespiti ile davacı müvekkillerinin sabit tenkis oranının belirlenmesini ve tenkise tabi tasarrufların kanunda belirtilen sıraya göre belirlenen sabit tenkis oranında ve iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle tenkis davasının kabulü ile davacı müvekkilin saklı paylarına tekabül edecek kısmın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, ayrıca dava tarihinden itibaren davalı .... Fırın Makinaları İmalatı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin karlarının da hesaplanarak ticari faizleri ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davaya konu ettiği belgelerdeki bilgileri yaklaşık 7 yıldır bildiğini, davacının eşinin ekonomik olarak zor durumda olmamaları için müvekkili şirkette çalıştırıldığını, davacının ve eşinin son dönemlerdeki iş hayatına yakışmayan tutum ve davranışları, şirket menfaatlerinden ziyade kendi menfaatlerini dikkate alarak bir takım işlemler yapmaları ve bunun gibi nedenlerle şirketin zarar görememesi için davacının eşinin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacı ve eşinin gerek şirket aleyhine gerekse şirket ortakları aleyhine zarar verici fiillerine devam ettiklerini, açılan bu davanın da bunun bir parçası olduğunu, davacı tarafından tapu iptali ve tescil talepli olarak Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin.... Esas, işçi alacağına ilişkin olarak Bakırköy .. İş Mahkemesinin... Esas, ortaklığın giderilmesi talepli Antalya .. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...., Serik .. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...., Ankara Batı.. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2.... esas sayılı dosyaları ile davalar açıldığını, davacının eşi tarafından işçi alacağı ile ilgili olarak Bakırköy ... İş Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile şirket aleyhine dava açıldığını, davacının ve eşinin amaçlarının huzursuzluk çıkarmak ve haksız kazanç elde etmek olduğunu, genel kurul kararının butlanı davası mutlak ticari dava olduğundan işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle davada öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 17/06/2015 tarihli bir genel kurul kararının bulunmadığını, genel kurul kararının iptali davasında müvekkili ...'ın taraf sıfatı bulunmadığından dolayı husumet yokluğundan red kararı verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte 17/06/2015 tarihli bir genel kurul kararının olduğu kabul edilse bile davacının böyle bir talepte bulunabilecek kişilerden olmadığını, davacının işbu talepte bulunmak için taraf sıfatının bulunmadığını, ayrıca kanunun aradığı 3 aylık hak düşürücü sürenin de geçtiğini, işbu davanın var olduğu iddia edilen genel kuruldan 7 yıl sonra açıldığını, ilgili talebin bu sebeple de reddinin gerektiğini, davacının yoklukla butlanın tespiti talebinin verilecek kesin süre içerisinde açıklaması gerektiğini, net bir açıklama yapılmaması halinde davanın reddinin gerektiğini, muris ...'ın amacının davacıdan mal kaçırmak olmadığını, murisin yaptığı devir işleminden sonra davacıya gayrimenkul verildiğini, şirketin mevcut hale gelmesinde murisin eşi olan müvekkilinin büyük katkısının olması ve murise bakımından dolayı minnet duygusu içerisinde müvekkiline devrettiğini, muris ...'dan kalan İstanbul ili Bakırköy ilçesi .... Mahallesinde bulunan ... ada.. parsel ...numaralı taşınmazın müvekkili ve dava dışı mirasçılar ....ve ...'ın taşınmazdaki hisselerini davacıya devrettiğini, ilgili taşınmazın tapuda davacı adına tescil edildiğini, ayrıca dava dışı ...'ın ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.' deki hissenin bir kısmını davacıya devrettiğini, devir karşılığı herhangi bir ödeme almadığını, tenkis talepli açılan bir davada şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, bu talep ile ilgili müvekkili şirket yönünden esasa dahi girilmeden taraf sıfatı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca tenkis talebinde hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle her iki müvekkili yönünden esasa girilmeden davanın reddinin gerektiğini, zira tenkis davası açmak için mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde davayı açması gerektiğini, davacının saklı paya müdahaleye gerekçe gösterdiği hisse devrinin sağlararası bir işlem olduğunu, tenkiste aslolanın ölüme bağlı tasarrufların tenkis edilmesi olduğunu, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, usulü sebeplerinin haklı görülmemesi halinde murisin yaptığı hisse devrinin davacının saklı payına müdahale mahiyetinde olmadığından işin esası yönünden de davanın reddinin gerektiğini, murisin taşınmaz olarak dahi onlarca taşınmazının bulunduğunu, böyle bir malvarlığı içerisinde hisse devrinin davacının 1/8’lik saklı payına müdahalenin sınırında olmadığının açık olduğunu savunarak öncelikle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, müvekkili şirketin yoklukla butlanı tespiti talep edilen 17/06/2015 tarihli genel kurul kararı bulunulmadığından konusu bulunmayan talebin reddine, davacının ilgili talepte bulunmaya hakkı olan kişiler arasında bulunmaması ve talepte bulunmak için gerekli olan hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle talebin usulden reddine, davacının davada taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddine, davacının muris muvazaası talebi ile ilgili müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığından talebin usulden reddine, hisse devir işleminin mal kaçırmak olmadığından davanın esastan reddine, davacıya aktarılan mal varlıkları dikkate alınarak davanın reddine, tenkise tabi tüm tasarrufların tespiti ve davacının saklı payına karşılık gelen kısmın davacıya ödenmesi talebi ile ilgili müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığından usulden reddine, hak düşürücü süre geçtiğinden talebin usulden reddine, tenkisin sağlararası kazandırma olmaması nedeniyle reddine, müvekkili şirketin ortaklık yapısında davacıya isabet edecek hisse oranının parasal karşılığının belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Konya ..Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında Davacı tarafın davalılar hakkında açmış olduğu, öncelikle muris ...'ın davalı şirket ... Makinaları İmalatı Sanayi ve Tic. A. Ş 'de bulunan % 72 oranındaki hissesinin muris adına atılan sahte imza ile davalı ...'a yapılan hisse devri konulu 17/06/2015 tarihli genel kurul kararının yoklukta butlanının tespiti ile; murisin % 72 oranındaki şirket hissesinin terekeye iadesi ve veraset ilamında belirtilen miras payları oranında davacı .... adına ortaklar defterine kaydı ile ticaret sicil defterine tesciline ilişkin davanın tefrikine karar verilmiş, tefrik edilen dava mahkemenin ... Esas numarasına kaydedilmiş,... Esas, .. Karar sayılı kararı ile davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş olup Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda; "Davalılar vekilince davaya konu 17.06.2015 tarihli genel kurul kararının bulunmadığı ileri sürülmüş ise de; yargılama aşamasında davalılar vekilince asılları ibraz edilen davalı şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterlerinin 3. Sahifesinde böyle bir toplantı tutanağı ve karar mevcut olmakla ve celbedilen Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarına göre davalı şirketle daha evvelden 6480 adet hisseye sahip iken daha sonra hissesinin 162.000 adet'e çıktığı ve bu nedenle davalı ...'ın hisse miktarlarının 155.520 adet arttığı görülmekle böyle bir toplantı ve devir işleminin yapıldığının kabulü gerekmiştir.

Davalılar vekilince davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı iddia edilmiş ise de; bu davanın miras hakkına dayalı olması ve davacının da muris ...'ın yasal mirasçısı olması nedeniyle dava açmasında yasal bir engelin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davalılar vekilince davalı ...'ın davada husumet ehliyeti olmadığı iddia edilmiş ise de; davalı ...'ın sahtecilik iddiasında bulunan genel kurul toplantısında alınan kararla murise ait hisseleri devraldığı ve bu anlamda işlemin tarafı olduğu anlaşıldığından bu itirazın da reddi gerekmiştir.

Davalılar vekilince genel kurul kararlarının iptali için kanunun aradığı 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu ileri sürülmüş ise de; davamız nitelik olarak genel kurul kararlarının iptali değil, genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti davası olması ve bu davanın ileri sürülen dava sebebine göre herhangi bir hakdüşürücü süreye tabi olmamasından dolayı bu itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir.

Esastan yapılan değerlendirmede; davacı vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada davalı şirkette hissedar olup; 11.07.2015 tarihide vefat eden muris ...'ın davalı şirketteki 155.520 adet hissesinin davalı ...'a devrine ilişkin 17.06.2015 tarihli ortaklar genel kurul kararındaki imzanın murise ait olmadığı ileri sürülerek; yoklukla maluliyet iddiasına dayalı genel kurulun butlanına ilişkin TTK'nun 447. maddesinde düzenlenen bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

TTK'nın 447. maddesinde düzenlenen butlan hallerinde TTK'nın 445. maddesinde düzenlenen iptal sebeplerinden farklı olarak, butlan sebebinin var olduğu durumda genel kurul kararının alınması sırasında kurucu, şekli ve usulü nitelikteki emredici kurallara aykırı davranıldığı için genel kurul kararı başlangıçtan itibaren zaten mevcut değildir. Mahkeme hükmü bu yokluğun tespitini ifade eder. İptal durumunda ise başlangıçta var olan bir genel kurul kararının sonradan alınan bir kararla geçersiz hale gelmesi söz konusudur.

Mahkememizce toplanan deliller ve özelikle İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 19.06.2023 tarihli rapora göre dava konusu edilen 17.06.2015 tarihli 2015/03 nolu kararda muris ... adına atılı imzanın mukayese imzalarıyla kıyasla murisin eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, bu işleme dayalı hisse devirlerinin de yapılmadığı kanaatine varılarak davacının davasının kabulüne…” gerekçesiyle; davacının terditli davasının tüm davalılar yönünden kabulü ile; muris ...'ın davalı .... ... İmalat San. Tic. AŞ. 155.520 adet hissesinin davalı ...'a devrine ilişkin 17/06/2015 tarih ve 2015/03 sayılı ortaklar genel kurul kararının ve buna dayanılarak yapılan tüm işlemlerinin yoklukla butlan olduğunun tespiti ile murisin davalı şirketteki hisselerinin tamamının muris ...'ın terekesine iadesine, şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, dava konusunun hisse devir konulu 17.06.2015 tarihli genel kurul kararının yoklukla butlanının tespiti istemine ilişkin olduğunu, cevap ve beyan dilekçelerinde belirtildiği üzere ilgili tarihte genel kurul yapılmadığı için olmayan genel kurulun olmayan kararının yokluğunun tespitine de gerek olmadığını, zira ister genel kurul kararı, ister yönetim kurulu kararı olsun, her ikisinin de butlanına karar verilse dahi var olan bir hisse devri ilişkisinin geçersiz hale gelmeyeceğini, hisse devri işlemi için hisse devir sözleşmesinin yeterli olduğunu, herhangi bir organ tarafından bir karar alınmasına gerek olmadığını, mahkemece taleple bağlılık kuralı hiçe sayılarak herhangi bir ıslah dilekçesi bulunmamasına rağmen 17/06/2015 tarih ve 2015/03 sayılı ortaklar genel kurul kararının ve buna dayanılarak yapılan tüm işlemlerinin yoklukla butlan olduğunun tespiti ile murisin davalı şirketteki hisselerinin tamamının muris ...'ın terekesine iadesine karar verildiğini, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, terekeye ilişkin konularda mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekeceğinden davacının diğer mirasçılar olmadan açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun üniversitelerin güzel sanatlar fakültesinden oluşturulacak bir heyetten rapor alınması gerektiğini, davacının dilekçesinde sunmuş olduğu kararın genel kurul kararı olmayıp yönetim kurulu kararı olduğunu, davacı talebinin genel kurul kararının butlanı iken ve böyle bir genel kurul kararı yok iken mahkemenin yönetim kurulu kararını genel kurul kararı olarak nitelendirip butlanına karar vermesinin taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı olduğunu, genel kurulun iptali davalarında davalı şirket tüzel kişiliği olduğundan davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.

İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı taraf, davalı şirketin 17/06/2015 tarih ve 2015/03 sayılı ortaklar genel kurul kararında alınan davacı murisi ...'ın davalı şirketteki paylarını davalı ....a devrine ilişkin kararda muris ...'a atfen atılan imzanın muris ...'a ait olmadığını ileri sürerek 17/06/2015 tarihli ve 2015/03 sayılı ortaklar genel kurulu kararının yoklukla butlanının tespiti ile murisin %72 oranındaki hissesinin terekeye iadesine ve veraset ilamında belirtilen miras payları oranında müvekkili adına ortaklar defterine kaydı ile ticaret sicil defterine tesciline karar verilmesini talep etmekte, davalı taraf ise davacı tarafça iptali istenen genel kurulun gerçekte hiç yapılmadığını, hisse devir işleminin geçerli olduğunu savunarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin .... Esas, ....Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, bizzat miras bırakanın üzerinde tapuda kayıtlı olan taşınmazların muris ya da vekili (temsilcisi) tarafından aslında bağış olduğu halde satış biçiminde mirastan mahrum bırakmak amacıyla temlik edilmesi durumunda uygulama olanağı bulur. İçtihadı Birleştirme Kararları kapsamları ile sınırlı gerekçeleri ile yol gösterici ve sonuçları ile bağlayıcı kararlar olduğundan, tapuda yapılan temlikler dışındaki işlemler yönünden belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanamaz. Ancak, böyle hâllerde 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu (mülga Borçlar Kanunu 18 inci madde) genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerekir.

Yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamadığı genel muvazaa davalarında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 702 nci maddesinin ikinci fıkrasında sözü edilen terekeye ait haklar üzerinde tasarruf söz konusu ise ortakların oybirliği ile karar vermeleri anılan maddenin açık hükmü gereği olduğundan, murisin yapmış olduğu tasarruf işlemi niteliğindeki murisin muvazaalı hisse devri sözleşmesi iptal davasının tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir. Bir mirasçı tüm mirasçılar adına tek başına dava açabilirse de böyle bir davayı yalnız başına yürütemez. Bu durumda davanın hemen reddedilmeyip, diğer mirasçıların davaya katılımlarının veya muvafakatlerinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için davacıya uygun süre verilmesi gerekmektedir.

Ancak dava halefiyet esasına göre tereke adına değil de kendi miras payı için açılmış ise tüm mirasçıların onayının alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bir ya da bir kısım mirasçı terekeye ait bir mal veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa, böyle bir dava reddedilir. Çünkü, bir veya bir kısım mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi yoktur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) olanak yoktur. Diğer bir anlatımla, öteki mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya yöntemine uygun biçimde muvafakatlerinin alınması ya da miras ortaklığına bir mümessil tayin edilerek onun huzuru ile davaya devam edilmesi mümkün değildir ve davanın reddi gerekir.

Aynı nedenle, tereke temsilcisi de bir mirasçının yalnız kendi payı için açmış olduğu davaya icazet verip davayı devam ettiremez. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması ve öğretinin görüşü bu yöndedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2021 tarih, 2017/465 E. ve 2021/262 K sayılı ilamı.)

Dava konusu somut olayda davacı taraf, davacı murisi ...'ın davalı şirketteki hisselerini diğer davalı ...'a devrine ilişkin işlemin iptalini ve terekeye iadesini talep ettiğine göre hisse devrinin iptaline ilişkin davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir. Mahkemece davalı ...'ın aynı zamanda ... mirasçısı olması nedeniyle davanın tüm mirasçılar tarafından açılmasının veya tüm mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanmasının mümkün olmadığı, davanın tereke temsilcisi huzuruyla görülmesi gerektiği gözetilerek davacıya tereke temsilcisi tayin ettirmek üzere uygun bir süre verilmesi ve davanın tereke temsilcisi huzuruyla sonuçlandırılması gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalıların istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalıların istinaf taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, ... Esas . ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan her bir davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan 269,85'er TL istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/06/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kurulistinafİstemli)konyasebeplerivekiliKararınınTicarihükümŞirketvekillerinumarasıdairesiİptali(Genelhukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim