Konya BAM 6. HD 2024/281 E. 2024/1078 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/281
2024/1078
27 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2023
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
YAZIM TARİHİ : 29/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasında 21/12/2023 tarihinde tesis edilen mahkemenin görevsizliğine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; elektrik üretimi ve ticareti yapmak amacıyla kurulmuş olan müvekkili şirketin, Konya Seydişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sınırları içerisinde kalan alanda lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) kurmak ve işletmek amacıyla Seydişehir OSB’den “Konya ili Seydişehir İlçesi .... Köyü .... Ada 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16 nolu Parseller”de kayıtlı arsanın kendisine tahsis edilmesi talebinde bulunduğunu, Seydişehir OSB Yönetim Kurulunun, toplam 109.258 m2’lik alanın müvekkili şirket'e tahsisine karar verdiğini ve şirket adına ‘Arsa Tahsis Durum Belgesi’ düzenlendiğini, Seydişehir OSB ve müvekkili şirket arasında 12/05/2014 tarihli "Arsa Tahsis Sözleşmesi" imzalandığını ve söz konusu sözleşmeyle arsanın, toplam 491.661 TL bedelle müvekkili Şirket'e tahsis edildiğini, tahsis bedelinin tamamının davalıya ödendiğini, müvekkilinin tahsis edilen arsada kurulacak lisanssız GES projeleriyle ilgili olarak ..... Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye bağlantı başvurusunda bulunduğunu ve başvurunun .... EDAŞ tarafından olumlu değerlendirilerek müvekkili adına bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu düzenlendiğini, mektupları alan müvekkilinin proje onaylarını almak üzere Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye başvuru yaptığını ve başvurunun TEDAŞ tarafından onaylandığını, müvekkili Şirket'in hisselerinin tamamına sahip olan ......Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin; ..... ve Tic. A.Ş. .......San. ve Tic. A.Ş. ve ..... San. ve Tic. A.Ş. unvanlı üç grup şirketi için daha yine Seydişehir OSB sınırları içerisinde GES projesi kurulması için arsa tahsisi yapıldığını ve bu şirketler için de yukarıda aktarılan süreç takip edilerek, çağrı mektupları alındığını ve projelerin TEDAŞ onaylarının gerçekleştirildiğini ancak Seydişehir OSB'nin, konuyla ilgili daha önce Bakanlıktan görüş almış olmasına ve ilgili mevzuatta herhangi bir değişiklik bulunmamasına rağmen Bakanlıktan yeniden görüş istediğini, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 24/08/2015 tarihli ve 3759 sayılı yazısında (Ek-8) bu kez, “sanayi parsellerinin güneş enerjisi santrali kurulması amacıyla kullanılmasının mümkün olmadığı”nın bildirildiğini, davalının, Bakanlığın 24/08/2015 tarihli görüş yazısını Meram EDAŞ’a ilettiğini, Meram EDAŞ'ın da Bakanlık görüşünden yola çıkarak, kendisine sunulan arsa tahsis karar ve sözleşmelerinin geçersiz olduğuna, dolayısıyla bu projeler için düzenlenen çağrı mektuplarının da geçersiz hale geldiğine karar verdiğini, müvekkilinin proje haklarını elinden aldığını, çağrı mektuplarının iptal edilmesi üzerine yargı sürecini başlatan müvekkili Şirketin, Seydişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanlığının, müvekkili Şirket'e hitaben gönderdiği 18/11/2015 tarihli ve 204 sayılı yazısından (Ek-11) müvekkiline yapılmış olan arsa tahsisinin 29/09/2015 tarihli ve 2015/05 sayılı Seydişehir OSB Müteşebbis Heyeti kararıyla iptal edildiğini öğrendiğini, müvekkili şirketin, Seydişehir OSB Müteşebbis Heyetince anılan kararının iptali talebiyle dava açtığını ve Seydişehir .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/02/2018 tarihli ve 2....E. 2.....K. sayılı kararıyla kararın iptaline karar verildiğini ve kararın 10/09/2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili şirket'e yapılan arsa tahsisinin daha önce iptaline karar verilmesi üzerine bu kararın hukuka aykırılığının mahkeme kararlarıyla tespit edilmiş olmasına rağmen, Seydişehir OSB'nin, müvekkiline yapılmış olan arsa tahsisini bu sefer 24/01/2022 tarihli ve 2022/10 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile ve aynı gerekçelerle yeniden iptal ettiğini, müvekkili şirketin dava konusu arsa ve üzerinde kurulması planlanan GES projelerinin hayata geçirilmesi için bugüne kadar milyonlarca lira para harcadığını ve tesis kurulumu için birçok sözleşme yaptığını, malzeme siparişi verdiğini ilk tahsislerin iptalini hukuka aykırı bulan yargı kararlarına istinaden arsa tahsislerini geri alacağına güvenen müvekkili şirketin, Meram EDAŞ’tan proje haklarının iadesini sağlamaya çalıştığı sırada, davalının arsa tahsisinin yeniden iptal edilmesine ilişkin işbu dava konusu kararı ile yeniden hiçbir işlem yapamaz hale geldiğini belirterek; hukuka aykırı ve uygulanması telafisi imkansız zararlar doğuracak olan uyuşmazlık konusu 24/01/2022 tarihli ve 2022/10 sayılı Seydişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı kararının ihtiyati tedbir yoluyla icrasının durdurulmasına, yargılama neticesinde 24/01/2022 tarihli ve 2022/10 sayılı Seydişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı kararının iptaline ve dava konusu Konya ili Seydişehir İlçesi .... Köyü ....Ada 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16 nolu Parseller'in Müvekkil Şirket adına tahsisine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Seydişehir Organize Sanayi Bölgesinin bulunduğu Seydişehir Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça açılan davaya konu arsa tahsisinin iptaline ilişkin 24/01/2022 tarihli ve 2022/10 sayılı Seydişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı kararından sonra süresi içinde dava açılmadığını, yönetmelikle açıkça belirtilen süre içerisinde açılmayan davanın hak düşürücü süre yönüyle reddi gerektiğini, davacıya yapılan arsa tahsisinin yasa ve yönetmeliğe aykırı olması nedeni ile ve davacılarla yapılan sözleşmeye aykırı hareket edilmesi nedeni ile Seydişehir OSB Müteşebbis Heyeti kararları ile iptal edildiğini, ancak yerel mahkemelerin iptal kararlarının müteşebbis heyetçe alınamayacağı gerekçeleri ile kararı kaldırdığını, daha sonra Dava konusu 24/01/2022 tarihli ve 2022/10 sayılı Seydişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanlığının kararı ile usulüne uygun olarak yasa yönetmelik ve sözleşme doğrultusunda tahsis iptal edildiğini, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik 31101 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup 17. maddesinde, 2/2/2019 tarihli ve 30674 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin (1) numaralı alt bendinin değiştirildiğini, anılan maddede; “Tesisin çalışması ve işletilmesi için gerekli olan, LPG tankı, yangın suyu deposu, arıtma tesisi, güneş ve rüzgâr enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim tesisleri ve benzeri destek üniteleri parsel içi ring yolu veya çevre yeşili üzerinde yer alamaz. Güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim tesisleri, öncelikle çatı ve cephede kurulur. Statik ve mimari açıdan çatı ve cephe uygulamasının yapılamaması ya da ilave kapasiteye ihtiyaç olması halinde yerde kurulacak tesisin taban alanı, parsel alanının %25’ini geçemez. Bunun dışında parsel içindeki konumunun uygunluğuna, ilgili mevzuata göre OSB karar verir.” denilmekle davacının davasının haksızlığının kanun ile sabit olduğunu, davacı şirketin tahsis tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başkanlığa projesini sunup tasdik ettirmesi gerekirken bugüne kadar başkanlığa herhangi bir şekilde proje sunmadıklarını, herhangi bir şekilde proje tasdik-i talebinde bulunmadıklarını, davacının tahsis tarihinden itibaren neredeyse 10 yıl geçmesine rağmen Fesih tarihine kadar gerçekleştireceği yapıya ilişkin projeyi sunmadığını, fesih gerekçesinin inşaata başlanması ile alakalı olmayıp, bir yıl içerisinde proje tasdikinin yaptırılmaması ve yapı ruhsatının alınmaması olduğunu, davacı şirketin ve şirket hisselerinin tamamına sahip olan ...... Sanayi ve Ticaret A.S.’nin ve alt şirketleri olan ...... ve Tic. A.S.- ...... ve Tic. A.S. ile .....San. ve Tic. A.S. Şirketler grubunun eldeki dava ve diğer davalara konu arsalar ve üzerinde mevzuat gereği mümkün olmayan ve bölge istihdamına ve kalkınmasına hiç bir fayda sağlamayacak GES projeleri için neredeyse 10 yıldır ......OSB'nin büyük bir bölümünü gasp ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "Dava "Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasıdır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16/1. maddesi;"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." hükmünü,
Aynı yasanın 11/1. maddesi ise; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir." hükmünü içermektedir.
Davalı OSB, 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Hakkındaki Kanunun 5. maddesinde belirtildiği üzere, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının onayı ile kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisidir.(md.5)
Buna göre, davalı organize sanayi bölgesi tacir olmadığı gibi verilen kararın da ticari mahiyette bir işlemden kaynaklanmayıp arsa tahsisine ilişkin idari bir karardan kaynaklanmaktadır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi ..Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmayan uyuşmazlığa ilişkin davanın davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, OSB’lerin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığın TTK hükümleri çerçevesinde Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı kararının iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2022/4599 Esas, 2023/3797 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02