Konya BAM 6. HD 2023/918 E. 2024/1070 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2023/918
2024/1070
27 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2022
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... - [
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
YAZIM TARİHİ : 27/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 17/11/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 14/03/2015 tarihli satış sözleşmesi ile davacının 65.590,00.TL bedel ile çiftçilik ve hayvancılıkla uğraştığı çiftliğinde kurulu mandırasında kullanmak üzere koyun sağımı için sözleşmede belirtilen makine ve soğutma tankı ekipmanlarını satın aldığını, bakiye kalan borcu için 25/05/2015 vade tarihli 9.500 TL bedelli, 28/05/2015 vade tarihli 18.000 TL bedelli ve 28/07/2015 vade tarihli 9.500 TL bedelli 3 adet bono verdiğini, bonoların tahsile verildiğini, ancak sözleşmeye konu sağım makinesinde sorunlar olduğunu, davalı şirketin garanti kapsamında çağrıldığını, ayıpların tespit edilmesine karşın hataların giderilmediğini, arızaların giderilememesi üzerine yapılan tespitte gizli ayıp olduğunun anlaşıldığını belirterek; müvekkili davacının ayıplı makine ve ekipmanları nedeniyle davalı şirkete verdiği bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödenen 20.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava dosyasının yetkili Konya Mahkemelerinde gönderilmesinin gerektiğini, görevli mahkemenin ise Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın 21 Mayıs 2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü beyan ettiğini, bu ihtarnameye karşı cevap mahiyetinde 25 Mayıs 2015 tarihli ihtarname gönderildiğini, davacının sözleşmeyi feshi usulüne uygun olmadığı gibi iyiniyetli de olmadığını, ürünün sanayi tipi büyük ölçekli bir koyun keçi sağım ünitesi olduğunu, davacı tarafa kurulum yapıldıktan sonra gerekli testler yapılmak suretiyle eksik hususların giderildiğini ve sağlam olarak imzası karşılığı teslim edildiğini, davacı taraf bir süre sonra fesihte gösterdiği nedenlerden farklı gerekçelerle servis talebinde bulunduğunu ve servis elemanlarının bu talebe de cevap verdiklerini, aradan bir süre daha geçtikten sonra yeniden servis talebinde bulunulması üzerine servis görevlilerinin süt hortumunun yırtık olduğunu gördüklerini, müşteri memnuniyeti çerçevesinde gerekli servis hizmetini parça ve servis ücreti almaksızın verdiklerini ve yine tüm testleri sağım yapılmak suretiyle tamamlanarak davacıya ürünü yine imzası karşılığı teslim ettiklerini, müvekkili şirketin tüm servis taleplerine olumlu cevap verip, müşterisi olan davacıyı memnun ettiğini düşünürken davacının sözleşmeyi fesih ihtarnamesiyle karşılaştığını, davacının ihtarnamesinde satım konusu mal üzerinde tespit yaptırıldığını ve gizli ayıp tespit edildiği iddia edildiğini, davacının iyiniyet kurallarına aykırı olarak yaptığı feshin usulsüz olduğunu, davacı lehine verilen tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin alacaklarına zamanında erişememesinden kaynaklanacak tüm doğrudan ve dolaylı zararları bakımından davacıya ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz oranı işletilmek üzere alacak ve tazminat davaları ikame olunacağını belirterek; tedbir kararının kaldırılması veya teminatın dava konusu tutarı ve ortaya çıkacak zararları karşılayacak şekilde artırılmasına, dava dilekçesinin esasına girilmeksizin yetki ve görev yönünden reddine karar verilmesine, davanın esastan reddine, avukatlık ücreti ve diğer tüm yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....14/03/2015 tarihli sözleşmeye istinaden süt sağım sistemi ve eklentilerinin davacıya teslim edildiği, davacının da bu sözleşmeye istinaden davalıya 20.000,00 TL tutarında nakit ödeme yaptığı ve toplam tutarı 45.500,00 TL olan 3 adet bono tanzim ederek davalıya verdiği, sözleşmeye konu sistem ve eklerinin ayıplı olduğu, ancak ayıbın giderilmesinin mümkün olduğu, ayıbın giderilmesi halinde davacının sistemden elde etmeyi beklediği faydayı edinebileceği, sistemin onarımının ekonomik olduğu, bu bakımdan davacının sözleşmeden dönmesinin mümkün olmadığı, ayıbın giderilmesi için 8.850,00 TL tutarında masraf yapılmasının gerektiği, davacının nakit ödenen bedelin istirdadını talep etmesinin mümkün olmadığı, ancak tanzim edilerek davalıya verilen bonolar nedeniyle 8.850,00 TL tutarında davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığından davacının istirdat isteminin reddine, menfi tespit isteminin ise 8.850,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 25/05/2015 vade tarihli, 9.500,00 TL bedelli, 28/05/2015 vade tarihli, 18.000,00 TL bedelli ve 28/07/2015 vade tarihli, 18.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle, davacının davalıya 8.850,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin menfi tespit talebi ile alacak talebinin reddine, Ankara Batı .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/05/2015 gün ve .... E sayılı ihtiyati tedbir kararının, ''25/05/2015 vade tarihli 9.500,00 TL bedelli, 28/05/2015 vade tarihli 18.000,00 TL bedelli ve 28/07/2015 vade tarihli 18.000,00 TL bedelli bonolara konu toplam alacağın 8.850,00 TL'lik kısmının takibe konu edilmesinin tedbiren önlenmesine,'' şeklinde değiştirilmesine, bu tedbir kararının esas hakkında verilen karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkmış sayılmasına, Ankara Batı .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/05/2015 gün ve .... E sayılı
ihtiyati tedbir kararına istinaden yatırılan teminatın, 8.850/45.500 oranına tekabül eden kısmının talep halinde derhal, 36.150/45.500 oranına tekabül eden kısmının ise karar tarihinden itibaren 1 ay kesin süre içinde haksız tedbir nedeniyle tazminat davası açılmaması, açılmasına rağmen Mahkemeye bildirimde bulunulmaması ya da açılacak davada verilecek ihtiyati tedbir kararının bu dava dosyasına ibraz edilmemesi halinde (üzerinde herhangi bir haciz ya da tedbir kararı bulunmaması kaydıyla ve talep halinde) davacıya iadesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu sağım makinesi ve ekipmanlarının imalat ve montaj hatalarında 3 yıl davalı şirketin garantisine tabi olmasına karşın, ilk kullanımdan itibaren, koyunlardan tam sağım yapmadığı gibi yıkama sonrası kurulan sistemde durulama suyunun kaldığını, duruluma sonrası hatlarda deterjan kaldığını ve deterjanın süte karıştığını, asidik temizleme pompasının deterjan almadığı süte koku verdiğinin belirlendiğini, şikayet üzerine davalı şirketin makinenin incelenmesi için çağrıldığını ve belirtilen ayıplar tespit edilmiş olmasına karşın hataların giderilmediğini, her ne kadar bilirkişi heyetinden alınmış olan 15.08.2022 tarihli ek rapor içerik itibariyle 06.05.2016 tarihli kök rapor ve 27.11.2017 tarihli ek rapora paralel nitelik taşıyor olsa da varılan sonuç bakımından işbu rapora katılmalarının mümkün olmadığını, öncelikle dava konusu olan süt sağım sistemi ile süt soğutma tankındaki ayıpların 06.05.2016 tarihi itibariyle toplam onarım bedelinin belirlendiğini ancak bu bedel 06.05.2016 yılı esas alınarak belirlendiği için günümüz değişen ekonomik koşullar karşısında gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu sistemin 06.05.2016 tarihi itibariyle onarılması halinde davacının bu makinelerden beklediği faydayı elde edebileceği kanaatine varılmış olsa da; taraflarınca bunun mümkün olmadığını, çünkü dava konusu sağım sisteminin sahip olduğu ve alınan kök bilirkişi raporu, ek rapor, yeniden alınan ek rapor ve Ankara Batı .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitler neticesinde belirlenen açık ve gizli ayıplar gelinen nokta çerçevesinde onarım ile faaliyetine devam edilebilecek ölçüde olmadığını bu itibarla bu aşamada bilirkişi raporuna karşı varmış oldukları sonuçlar bakımından katılmalarının mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle; malın ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte bir ayıplı mal var ise davacının malı derhal muayene edip ayıbı derhal bildirmesi gerektiğini, zira davacının tacir olduğunu, TTK uyarınca açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini, Bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalktığını, alıcı, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, davacı bu yükümlülüğe uymamış mal kendisine teslim edildikten bir aydan fazla bir zaman geçtikten sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, ayıp ihbarı hak düşümü süresi olup mahkemece re'sen nazara alınacağını, taraflarınca dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına itiraz edildiğini ancak yerel mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili ayıplı bir mal teslim etmediğini, dava konusu malı usulüne uygun şekilde davacıya teslim ettiğini, verilen kararın hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ayıptan dolayı satış sözleşmesinden dönme nedenine dayalı bedel iadesi ve menfi tespit taleplerine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen 05/06/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 15/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ile davalı tarafından davacıya satışı yapılan süt sağım sisteminin ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlendiği, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 227/3.maddesi gereğince , alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, 15/08/2022 tarihli ek rapora göre sistemin onarımının ekonomik olduğu ve onarımın 8.850,00 TL masraf gerektirdiği, dava konusu sitemin onarılması halinde davacının beklediği faydayı elde edebileceği bu sebeple TBK'nın 227/3. maddesi göz önüne alınarak onarım masrafı kadar satış bedelinden indirim yapılmak suretiyle davacının henüz ödemediği bonolar nedeniyle 8.850,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ayrıca davalı, davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığını saavunarak bu konuyu da istinaf sebebi yapmış ise de davalının ilk derece mahkemesi yargılamasında davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığına yönelik bir savunmada bulunmadığı, HMK'nın 357/1 maddesi gereğince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dinlenemeyeceği, davalının istinaf aşamasında ileri sürdüğü bu savunmasının resen göz önüne alınacak bir husus olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Alınması gereken 604,54 TL harçtan peşin alınan toplam 151,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 453,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinafa başvuran tarafların tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02