Konya BAM 6. HD 2022/1243 E. 2023/2363 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2022/1243
2023/2363
29 Kasım 2023
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2022
NUMARASI : Esas - Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 29/11/2023
YAZIM TARİHİ : 30/11/2023
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit ve istirdat davasında 14/06/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sanayi sicil belgesine sahip olduğunu, mevzuat gereği elektriği indirimli olarak kullandığını, davalı tarafça haksız yere yüksek tutarlı fatura çıkarıldığını, mevzuat gereğince sanayi sicil belgesine sahip olan şirket veya gerçek kişilerin elektriği indirimli olarak kullandığını, bu sicil belgesinin 2 sene geçerlilik süresinin bulunduğunu, 2008 yılından başlamak üzere 2010 ve 2012 yıllarında bu sicil belgesinin yenilendiğini, müvekkilin son olarak almış olduğu 2017 yılındaki sanayi sicil belgesinin geçerlilik süresinin 2019 yılında sona erdiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilin icra tehdidi nedeniyle davalıya ödemek zorunda kaldığı 30/06/2018 tarihli fatura bedeli olan 48.075,70 TL ve 31/07/2018 tarihli 61.419,60 TL bedelli faturalar nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, yapılacak indirimin bilirkişi hesabı yapıldıktan sonra artırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, dava konusu alacak miktarının %20' sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı taraf 24/07/2019 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 4.420,53 TL artırarak 14.420,53 TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturaların indirimden yararlanılması için gerekli koşul olan 2008 tarihli sanayi sicil belgesinin yenilenmediğini ve hukuki geçerliliğini kaybettiği döneme ait olduğunu, fatura bedellerinin doğru olduğunu, davacı tarafından 2014/11 sayılı tebliğin 15 sayılı tebliğle değişik 4. maddesi ile 2 yılda bir yenilenmesi gereken sanayi sicil belgesinin 2018 yılının 4.ayında yenilenmesi gerekirken yenilenmediğini, dolayısıyla indirimi sağlayan şartın yerine getirilmemesi nedeniyle davacının bu aydan sonraki kullandığı elektrik için indirimden yararlanma hakkını kaybettiğini, sanayi sicil belgelerinin kuruma ibrazından sonra yeniden indirim sağlandığını, bunun geçmişe etkili olmadığını, davacı tarafından belgenin yenilenmesi ve müvekkili kuruma ibrazı ile birlikte yeniden indirimli tarifeden yararlandırılmaya başlandığını, fatura bedellerinin doğru olduğu gibi faturalara karşı süresinde itiraz edilmediğini, mahkemece resen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda iş bu davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Mahkememizin 02.042019 tarihli ön inceleme duruşma tutanağında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu yukarıda da yazıldığı üzere " davalı kurum tarafından tanzim edilen 30/06/2018 ve 31/07/2018 tarihli iki adet faturada sanayi sicil belgesi indirimi yapılmadığından indirim miktarı kadar fazla ödenen bedelin davalı kurumdan istenip istenemeyeceği, istenecekse ne miktar olduğu" şeklinde belirlenmiş ve davacı ve davalı vekili tarafından mahkememizin uyuşmazlık tespitine karşı imzalı beyanları alınmış ve herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Mahkememizce de bu uyuşmazlık konusunu çözmek üzere yargılama yapılmıştır. Her ne kadar davacı vekilinin netice-i talep kısmında "müvekkilin icra tehdidi nedeniyle davalıya ödemek zorunda kaldığı 30/6/2018 tarihli fatura bedeli olan 48.075,70 TL ve 31/07/2018 tarihli 61.419,60 TL bedelli faturalar nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, yapılacak indirimin bilirkişi hesabı yapıldıktan sonra artırmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine," şeklinde beyan ve talebi olsa da dava dilekçesinin bütünü ve davacının yargılama aşamasındaki talepleri nazara alındığında davacının talebinin davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik olmayıp talebinin yukarıda belirtildiği gibi icra tehdidi altında ödenen 2 adet dava konusu faturaların sanayi sicil belgesi indirimi yapılmadığından indirim miktarı kadar fazla ödenen bedelin iadesine yönelik olduğu, böylece dava değerinin de belirtilen 2 adet faturadaki toplam bedel olmayıp bu faturalardan sanayi sicil belgesi indirimi kadar fazla ödenen bedelinin iadesi ve tahsili talebi olduğu, bu nedenle de indirim miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğinden HMK 107. Madde kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve bedel olarak gösterilen 10.000,00 TL üzerinden dava harcının yatırıldığı ve mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde sanayi sicil belgesi indirimi tutarının belirlenmesinden sonra da davacı tarafından dava değerinin ıslah edildiği ve eksik harcın yatırıldığı anlaşılmıştır.
Ancak Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi' nin 10/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda hak kaybına sebebiyet vermemek üzere tüm fatura bedelleri üzerinden peşin harç hesaplanarak eksik olan kısmın yatırılması için davacı vekiline 05.04.2022 tarihli İstinaf Kaldırma Kararı Sonrası Tensip Tutanağı ile süre verilmiş ve davacı tarafından yatırılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçeler ile de mahkememizce verilen ilk karar hükmü aşağıdaki şekilde devam ettirilmiştir.
Dosyada bulunan ve bilirkişi raporunda da bahsedilen davacı şirkete ait sanayi sicil belgelerinin 2 yıl geçerlilik süresine sahip olduğu ve indirimli tarifeden yararlanmak için süre bitiminde yeni sanayi sicil belgesinin davalı kuruma ibrazının zorunlu olduğu taraflar arasında tartışmasızdır. Davacı şirket ilk sanayi sicil belgesini 29.04.2008 tarihinde almış olup 11.02.2013 yılında ise davacı şirketin kapasite raporunda yapılan değişiklik nedeni ile yeni bir sanayi sicil belgesi aldığı, böylece 2013, 2015 ve 2017 yıllarında yenilenen sanayi sicil belgeleri kapsamında indirimli tarifeden yararlandığı anlaşılmıştır. En son sanayi sicil belgesinin 13.04.2017-13.04.2019 tarihlerini kapsadığı ve geçerli olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından kendilerine sunulan ve indirim uygulanan 13.04.2017 tarihli sanayi sicil belgesinin geçerlilik tarihi dikkate alınmadan, ilk alınan 29.04.2008 tarihli sanayi sicil belgesi nazara alınarak 29.04.2018 tarihinden sonrası için yenilenmiş sanayi sicil belgesi olmadığından bahisle 30.06.2018 ve 31.07.2018 tarihli elektrik tüketimi için indirimli tarifenin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporuna ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının sanayi sicil belgesinin geçerlilik süresinin 13.04.2019 tarihine kadar devam ettiği halde, davalı kurumca ilk sunulan belgeye göre yenileme tarihi hesap edilerek 30.06.2018 ve 31.07.2018 tarihli faturalarda elektrik tüketiminin indirim uygulanmadan düzenlendiği, indirimli tarifeye göre davacının ödemesi gereken bedel ile davacının ödediği fatura bedeli arasındaki farkın bilirkişi raporuna göre 14.420,53 TL olduğu anlaşıldığından, bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin dava konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş ise de, davalı şirketin kötüniyetli davrandığı ispat edilemediğinden, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir...." gerekçesiyle davacının alacak talebinin ıslah dilekçesi de nazara alınarak kabulü ile; 14.420,53 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu dönemlerde davacının sanayi sicil belgesinin bulunmadığını, bu sebeple indirimden yararlanmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporu hatalı olup hükme esas alınamayacağını, sanayi sicil belgeleri, kuruma ibrazdan sonra, yeniden indirim sağladığını, geçmişe etkili olmadığını, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2010/9230 Esas 2011/6283 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, müvekkili kurumun düzenlediği faturalar, kanuna ve yönetmeliklere uygun olup davacının haksız olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda; davacının dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında açıkca 30/06/2018 tarih .... fatura numaralı 48.075,70 TL bedelli ve 31/07/2018 tarih .... fatura numaralı 61.419,60 TL bedelli faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, daha önceki kaldırma kararımızda bu husus belirtilerek eksik harcın tamamlatılması gerektiği belirtilmesine rağmen ilk derece mahkemesince menfi tespit talep edilen miktar üzerinden harç tamamlatıldığı halde davacının talebi üzerine incelemenin icra tehdidi altında ödenen 2 adet dava konusu faturaların sanayi sicil belgesi indirimi yapılmadığından indirim miktarı kadar fazla ödenen bedelin iadesine yönelik olduğu kabul edilerek buna göre karar verildiği, davacının menfi tespit ve kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği,
6100 sayılı HMK 297/2 maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünün yer aldığı, ilk derece mahkemesince davacının menfi tespit talebi hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği, bu nedenle usule uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunmadığı (Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 28/03/2019 tarih 2016/25081 Esas 2019/4130 Karar ve 07/11/2018 tarih 2016/2279 Esas 2018/10407 Karar sayılı ilamları) bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince usulüne uygun hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2022 tarih ..Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 246,27 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Konya .. İcra Dairesinin ..Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
(Muhalif)
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
MUHALEFET ŞERHİ: Açılan dava; menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin, davacının menfi tespit istemine ilişkin talebini açıkça kararda belirtmeden, davacının istirdat talebinin 14.420,53 TL üzerinden kabul ettiği, dava dosyasında ve gerekçeli kararda, davacının menfi tespit talebinin de istirdadına karar verilen miktar üzerinden kısmen kabul ettiği anlaşıldığından;
Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesindeki "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında..." düzenleme nazara alındığında; ilk derece mahkemesindeki eksikliğin giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği, bu nedenle; davacının menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile; dava konusu iki adet faturadan (30/06/2018 tarihli 48.075,70 TL ve 31/07/2018 tarihli 61.419,60 TL olmak üzere toplam 109.495,30 TL) dolayı 14.420,53 TL miktarınca borçlu olmadığının tespitine,
Davacı tarafından yapılan 14.420,53 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde mahkememizce yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatinde olduğumdan,
Sayın çoğunluğun; "...davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince usulüne uygun hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Başkan
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54