Konya BAM 6. HD 2022/733 E. 2023/2325 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2022/733
2023/2325
24 Kasım 2023
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2022
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR :1-... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLİ : Av. ... -
:2-Müteveffa ... mirasçıları;
: 1-... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLİ : Av. ... -
2. ... . (T.C Kimlik No: ... ) .
: 3-... - (T.C No: ... )-
: 4-... - (T.C No: ... )- A
: 5-... - (T.C Kimlik No: ... ) -
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/11/2023
YAZIM TARİHİ : 28/11/2023
Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 02/03/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı bir kısım davacılar ve davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların davalı şirketin ortağı olduklarını, uzun süredir şirket ortakları arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu, yönetim kurulu üyelerinden olan ...'nin yokluğunda kendisi toplantıya katılmış gibi imzası taklit edilerek genel kurul yapılmasına ilişkin karar alındığı, bu karar ile davalı şirketin 18.03.2017 tarihinde genel kurula çağrıldığını, çağrının usulsüz olduğunu ayrıca, davalı şirketin 18.03.2017 tarihli genel kurulunda alınan ibra kararlarının da usulsüz olduğunu beyan ederek, davalı şirketin 18.03.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların sahte imza iddiasına ilişkin olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma ... Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu karara yapılan itirazın da reddedilmesi üzerine de kararın kesinleştiğini, 18.03.2017 tarihli genel kurulda alınan kararlarının oy çokluğuyla ve usule uygun olarak alındığını, davacılar vekillerinin genel kurulda toplantının yapılmasına muvafakat de ettiklerini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Dava, "Genel Kurul Kararının İptali" davasıdır.
Somut olayda ; her iki davacı arasında zorunlu değil, ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması nedeniyle, her iki davacıdan ayrı ayrı harç alınması sağlanmıştır.
Dava konusu 18.03.2017 tarihli genel kurul kararının iptali için davanın, 6102 s. TTK'nin 445 maddesi gereğince 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde 13.06.2017 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Dava açan kişilerin davalı şirketin ortakları olduğu, davacılardan ...'nin hissesinin %20, ...'nin hissesinin ise %15 olduğu, her iki davacının da 6102 s. TTK'nin 446/1-a maddesine göre (dava konusu toplantıya ilişkin şartları oluşan kararlar yönünden) iptal davası açma haklarının (aktif husumet ehliyetlerinin) bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Davacılar, asıl taleplerinin dışında tedbiren davalı şirkete kayyım tayin edilmesini ve davalı şirketin mal varlığının korunması için tedbir kararı verilmesini istemiş iseler de, mevcut delil durumuna göre talep yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir.
Davacı tarafın, davalı şirkete özel denetçi atanması yönündeki tedbir talebine ilişkin olarak ; anonim şirkete özel denetçi tayin edilmesinin tedbir yoluyla istenebilecek bir talep olmayıp, 6102 s. TTK'nin 399 ve 438. maddelerine istinaden ayrı bir dava yoluyla istenebilecek talep olduğu sonucuna varıldığından, özel denetçi tayin edilmesine ilişkin tedbir talebinin reddine, özel denetçi tayinine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davacıların, şirket yönetim kurulu azli konusundaki tedbir talepleri de, bu konuda usulüne uygun olarak ve esastan açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle reddedilmiştir.
Davacı taraf iptal sebeplerinin esastan değerlendirilmesi sonucu ise;
a) Davacıların, yönetim kurulunun usulüne uygun toplanmadığı ve yönetim kurulunun toplantıya çağrı konusunda usulüne uygun karar almadığı, yönetim kurulu üyelerinden davacı ...'nin yönetim kurulundaki imzasının taklit edildiği, yönündeki iddiaları yönünden yapılan incelemede,
Gerek Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.01.2017 gün ve ... Soruşturma...K. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı ve gerekse 18.03.2017 tarihli genel kurulda hazır bulunan davacı vekillerinin genel kurulun yapılmasına muvafakat ettiklerine dair beyanları göz önünde bulundurularak, bu yöndeki iptal sebepleri kabul edilmemiştir.
b) Davacıların yönetim kurulunun ibrasının usulüne uygun olmadığı ve ayrıca şirketin gelir ve giderlerinin ticari kayıtlarda usulüne uygun gösterilmediği, şirket gelirlerinin nereye harcandığı bilinmediği, alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedenleriyle iptalinin gerektiği yönündeki iddiaları yönünden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına uygun görülerek hükmü esas alınan Bilirkişi ...'ın 24.05.2021 tarihli raporunda, davalı şirkete ait ticaret defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, kar ve zararlarının defterlerinde gösterildiği, davalı şirketin tek gelirinin kira geliri olduğu anlaşılmıştır.
15.09.2021 tarihli duruşmada davalı şirket vekiline, 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin tek gelirinin kira geliri olarak gösterilmesi, dava konusu genel kurul kararının ait olduğu 2016 yılı için 170.590,26 TL. gelir gösterilmesi, mahkememizin ... E. sayılı dosyasına Kemer .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası üzerinden temin edilen bilirkişi heyeti raporunda ise ... E. sayılı davamızında dava tarihi olan 2016 yılı itibariyle davalı şirkete ait 31 adet asma katı dükkanın yıllık getirebileceği, kira bedelinin şirket hissesine göre 381.494 Euro olduğunun tespit edilmesi karşısında, 2016 yılı için bu dükkanların kiraya verilmemesinin veya raporda belirtilenden daha düşük (ticari defterlerde yer alan) kira geliri elde edilmesinin makul sebeplerinin ne olduğu sorulmuştur.
Davalı şirket vekili 11.10.2021 tarihli dilekçesinde, davalı şirketin hissedar olduğu otelin 22.02.2016 tarihinde önceki kiracıdan cebri icra yoluyla geri alındığını, ülkemizde yaşanan 15.07.2016 darbe girişiminin turizmi olumsuz etkilediğini, 2016 ve 2017 yıllarında otelin tadilat ve tamiratlarının yapılarak otelin ancak 15.05.2017 tarihinde hizmete alınabildiğini, 2017 yılına kadar otel ve altındaki dükkanların tadilat ve bakım gerektirecek durumda olduğunu, otel altında bulunan 30 dükkanın 15 tanesinin davalı şirkete ait olup, bu 15 dükkandan 2016 yılında 13 tanesinin kiraya verilebildiğini, 2 tanesinin hiç kiraya verilemediğini, dükkan gelirlerinin fiilen ticari defterlerde yer alan kadar gerçekleştiğini, emsal raporların ise fiili durumu yansıtmadığı gibi gelirlerin de abartılı gösterildiğini beyan etmiş, buna ilişkin dükkan kira gelirlerine ilişkin fatura suretleri, önceki kiracının tahliyesine ilişkin tahliye karar ve tutanakları, 2016 yılına ait bir kısım abonelik sözleşmesi suretlerini ibraz etmiştir.
Davacıların, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddiaların ispat edilemediği sonucuna varılmıştır.
Dava konusu 18.03.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların maddeler düzeyinde incelenmesinde de;
Genel kurul kararında yazılı 1, 6 ve 8 nolu kararlar yönünden, davacıların muhalefet şerhinin bulunmadığı görüldüğünden 6102 s. TTK'nin 446/1-a maddesi gereğince davacıların genel kurulda alınan bu maddelere ilişkin kararların iptalini isteyemeyeceği,
Genel kurul kararında yazılı 9, 10 ve 11. maddeler yönünden, alınmış bir karar bulunmadığı,
Genel kurul kararında yazılı 2, 3, 5 ve 7 nolu kararlar (faaliyet raporları, bilanço kar ve zararlara ilişkin hesaplar, kar dağıtılmaması, şirkete özel denetçi atanmaması kararları) yönünden, davacıların muhalefet şerhinin bulunmasına rağmen, iptal sebeplerini ispat edemedikleri sonucuna varılarak, genel kurulda alınan 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11. maddelere yönelik iptal taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Genel kurulda alınan 4 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın incelenmesi sonucu;
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabı yazısından, dava konusu genel kurul tarihi itibariyle davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin... ve ... ile davacılardan ... olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. HD.nin 08/04/2019 gün ve 2018/353 E. 2019/2685 K. sayılı emsal içtihadına göre, "6102 sayılı TTK’nın 436/2. maddesi, “Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." hükmünü haizdir. Somut olayda, davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan 7 ve 8 numaralı kararlarda anılan yasa hükmüne aykırı olarak yönetim kurulu üyelerinin kendileri dışında kalan yönetim kurulu üyelerinin ibrası için oy kullandığı, bu nedenle anılan kararların yoklukla malul olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu hususun gözden kaçırılarak anılan kararların yoklukla malul olduğuna hükmedilmemesi doğru görülmemiştir."
Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönünden yapılan oylamanın yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadına ve 6102 s. TTK'nin 436/2. maddesine uygun olarak yapılmadığı, yönetim kurulu üyelerinden .... ve ... ile ...'nin (vekilinin) oy kullandığı anlaşılmış, davalı şirket yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddenin yokluktan malul olduğu tespitine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile .... Tic. A.Ş.'nin 18/03/2017 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan; 4 Nolu, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın yoklukla malul olduğunun tespitine, davacıların aynı genel kurulda alınan diğer kararlara yönelik davalarının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ancak defterlerin kağıt üstünde, birbirini teyit eder şekilde kayıtlar içerdiği anlaşıldığını ancak yine aynı davalı şirket aleyhine açtıkları ve aynı mahkemede görülmekte olan "şirketin fesih ve tasfiyesi"ne yönelik 2016/357 esas sayılı davada, şirketin sahibi olduğu otelde, yani mahallinde keşif yapılmış ve şirketin gelirlerinin 40.000.000 civarında olduğunun tespit edildiğini, bu defa defter, belge ve faturalar üzerinde yapılan ile gerçekte olanı gösteren ve mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınan raporda tespit edilenlerin karşılaştırılması gerektiğini, bu iki durum, yani kağıt üstünde olan ile gerçek durum karşılaştırıldığında alınan kararların yasaya, dürüstlük kuralına, ortaklık haklarına aykırı olduğu açıkça anlaşıldığını, mahkeme mahallinde yapılan keşifle alınan raporu görmezden geldiğini, temel iddialarının , şirket yönetiminin şirket gelirlerini kendilerine mal edindiğini, şirketin defter ve belgelerinde gerçek dışı kayıt yaptıklarına dayandığını, yönetimde yer alan iki ortak, hem yüklenici hem kiracı olan ve daha sonra iflas eden şirketin borçlarına hem şahsi kefil olmuşlar hem de şirketi kefil yaptıklarını, açık ve net bir şekilde ifade etmek gerekirse; ...ve ..., bu alacaklar açısından KAPIKAYA iflas masasında da alacaklı olduğunu ayrıca kendi şirketlerinden alacaklı oldukları miktar için KAPIKAYA şirketinden de alacaklı olup olmadığının ortaya çıkarılması gerekeceğini, burada hayati öneme sahip husus, aynı alacak için kendilerinin hem yöneticisi oldukları davalı şirket olan ...'dan hem de Kapıkaya'dan alacaklı olarak kaydedip etmedikleri olduğunu, mahkemenin buna dair bir değerlendirme yapması, yargılama açısından sorunlu olmasına rağmen, ne yazık ki kararda hiçbir değerlendirme ve gerekçe yer almadığını, sonuç olarak; yargılama boyunca temel iddialarının şirket gelirlerinin kayıt dışı tutulduğu ve bu nedenle genel kurul kararlarının da hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği ve mahallinde yapılan keşif ile alınan rapor bu iddialarını tümüyle ispatladığı halde mahkemenin bu delili dikkate almaksızın ve temel iddia ekseninde irdelemeksizin verdiği karar yanlış olduğunu, mahkemenin 2,3,5,7 nolu gündem maddelerine ilişkin alınan kararların hukuka aykırı olduğu iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle verilen kararın eksik ve yanlış olduğunu beyanla mahkemenin, şirketin 13.06.2017 tarihinde yaptığı genel kurulda 2,3,5,7 nolu gündem maddeleri hakkında verdiği kararlar yönünden davanın reddine dair kararın kaldırılarak, bu kararlar yönünden davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davaya konu genel kurul toplantısı sırasında davacıların kimi temenni ve eleştirilerini ilgili karar öncesi veya sonrası dile getirmesi karara muhalefet şerhi sayılamayacağından, davacıların kararlarının oylanmasında karara olumsuz oy vermelerinin yanı sıra genel kurul tutanağına muhalefetlerini geçirtmediklerinden eldeki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerekmekte olduğunu, aşamalarda TTK'nun 448. maddesi gereğince herşeyi yargıya taşıyan davacıların, şirketi sürekli tıkamalarından dolayı asgari 5.000.000,00'er TL nakdi teminat göstermelerini talep ettikleri halde ilk derece mahkemesince bu konuda olumlu veya olumsuz hiçbir karar verilmemesi ve bundan zuhul olunması da doğru olmadığını, dava konusu olmayan ama dava konusu genel kuruldan önce yapılmış olan önceki 20.03.2014 tarihli genel kurul toplantısına davacı ...'nin asaleten veya vekaleten katılıp katılmaması veya yokluğunda yönetim kurulu üyeliğine seçilmesini ve aynı genel kurulda diğer yöneticilerin seçilmesini işbu davada dile getirmek suretiyle davacılar çelişkili davranış gösterdiğini, bilindiği üzere yönetim kurulunun icraatlarında usulsüzlük varsa her zaman genel kurullarda aleyhlerine sorumluluk davası açılması kararı aldırılabileceğini veyahut ortaklar da doğrudan veya dolaylı zararlarını ispatlayarak yöneticilere karşı her zaman sorumluluk davası açabileceğini, eldeki davalarının sorumluluk davası olmadığını, davacı vekilinin ticari defterlerin durumuna ve gelirlerin gizlendiğine ilişkin iddiaları da işbu davalarında incelenemeyeceğini, incelenir denilirse; sorumluluk davalarının karara çıkmalarının ve kesinleşmelerinin beklenilmesi gerekeceğini, ilk derece mahkemesince dava konusu genel kurulun 4. Gündem maddesi olan şirket yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karara yönetici olan ortaklar ..., ... ve ....'ın TTK'nun 436/2 maddesine aykırı olarak oy kullanmaları nedeniyle ibra kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiş ise de karar hukuka aykırı olduğunu, öncelikle iptaline karar verilen genel kurulun 4. Gündem maddesine toplantıya katılan tüm ortakların ve bu arada tüm yöneticilerin oy kullanmasında usul ve yasaya bir aykırılık olmadığını, davacı yönetici ... de oy kullanmış olup bunda bir beis olmadığını, davacı ...'nin şirketteki paylarının ilk derece mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında mülkiyet davasına konu olduğunu, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, yine davacılara kabul edilen kısım için tek vekalet ücreti takdiri gerekirken her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın öncelikle usulden reddine aksi takdirde esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 4721 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur ise de mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu durumda ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda, davacılardan ...'nin istinaf aşamasında, 17/10/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu sebeple ölü kişi hakkında hüküm kurulamayacağından davacı ...'nin mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinden kamu düzeni nedeniyle tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 35/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacılar ve davalının istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/11/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54