SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2022/1259 E. 2023/2137 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1259

Karar No

2023/2137

Karar Tarihi

27 Ekim 2023

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/04/2022

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ...)

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALILAR : 1-... - (T.C Kimlik No: ...)

	2. ... .  (T.C Kimlik No: ...)  

VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : İtirazın İptali (Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 27/10/2023

YAZIM TARİHİ : 01/11/2023

Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan İtirazın İptali davasında 21/04/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlular ... İnşaat ve ... ile müvekkili arasında akdedilen ticari alım-satım sözleşmesi neticesinde davalı/borçluların müvekkiline karşı sözleşme kapsamında bulunan edimlerini yerine getirmediklerini, bunun üzerine davalılar hakkında Konya .. İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı icra takip dosyası ile 265.000,00 TL üzerinden takip başlatıldığını, davalılar 06/03/2020 tarihinde haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibi durdurduklarını, borçlular böyle bir borçlarının olmadığını iddia etseler de müvekkili tarafından davalı/borçlular ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme ile alacağının sabit olduğunu, sözleşme dahilinde müvekkiline 31/12/2019 tarihinde teslim edileceği vaat edilen dairenin halen daha tesliminin gerçekleşmediğini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, borçluların takip konusu borcu, asıl alacakla birlikte takip dosyasında belirtilen avans faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalılar cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, eldeki dava dilekçesinin oldukça kısa olduğunu, hangi davalıdan hangi hukuki sebebe göre bir talepte bulunulduğunun davacının kimle nasıl sözleşme yaptığının tam olarak anlaşılamadığını, bundan ayrıca bir davalıyı mı yoksa her iki davalının mı sorumlu (müşterek mi müteselsil mi) olduğunun HMK 194.maddesi gereğince davacı tarafa belli ve kesin bir süre verilerek, bu noktaları hangi somut kanıtlarla ispatlayacağı hususlarının somutlaştırma yaptırılması gerektiğini, müvekkillerinin pasif husumeti bulunmadığını, takip dayanağı dışına çıkılmasının mümkün olmadığını ve muvafakatlerinin bulunmadığını, taşınmazın mülkiyetinin nakline ilişkin sözleşmenin tapuda ya da noter huzurunda yapılması gerektiğini, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davalılar adına üçüncü kişi tarafından davacıya verildiğini, ifa gerçekleştirilmiş olduğundan iş bu davanın konusunun kalmadığını savunarak öncelikle usuli itirazları hakkında karar verilmesini, bu talep kabul edilmediği takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; 05/07/2019 tarihli sözleşme gereğince dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya geçirilmesinin taahhüt edildiği, T.C...Tapu Müdürlüğünün 20/06/2019 Tarihli Resmi Senedi ile dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya geçirildiği ve teslimin bu suretle gerçekleştiği, 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın mevcut haliyle fiziksel gerçekleşme oranının %70 olduğu, taşınmazda yer alan eksikliklerin olağan gözden geçirme ile ilk bakışta görülebilecek ayıp mahiyetinde olduğu, taşınmazın resmi satış tarihi olan 20/06/2019 tarihi itibariyle 6098 Sayılı Kanunun 223/1-2 maddesi gereğince davacının taşınmazda yer alan eksiklikleri derhal davalılara bildirmesi gerektiği, lakin davacı tarafından bu yönde bir bildirimde bulunulduğunun ispatı hususunda bir delil ibraz edilmediği gibi eldeki davaya dayanak icra takibinin de taşınmazın devrinden yaklaşık 8 ay sonra açıldığı, adı geçen kanunun 222/2 maddesi gereğince satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı şeklindeki amir kanun hükmü karşısında taraflar arasında akdedilen 05/07/2019 tarihli sözleşmede davalılar tarafından ayrıca bir taahhütte bulunulmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24/05/2017 Tarih ve 2017/13-678 Esas-2017/963 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının kendisine devir ve teslim edilen taşınmazı gözle görülebilen açık ayıpları ile birlikte kabul ettiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçeli kararda bir çok Yargıtay ilamı emsal olarak gösterilmiş ise de, bir çoğunun dava konusu olaya emsal nitelikte olmadığını, öncelikle dava konusu taşınmazın en büyük eksikliğinin iskanının bulunmaması olduğunu, bu durumun davanın seyri sırasında taraflarınca bir çok defa beyan edildiğini, bilirkişi raporlarında da açıkça belirtildiğini, özellikle 24.11.2021 tarihli hukukçu bilirkişi raporunda "dava konusu taşınmazın yapı kullanım izin belgelerinin düzenlenmediği, bu konuda belediyeye bir başvuruda bulunulmadığı"nın açıkça belirtildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararda taşınmazın iskanının bulunmadığına dair hiç bir ifadeye yer verilmediğini, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme yapılarak taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihi, tapu devir tarihi ve sözleşmede kararlaştırılan taşınmazın teslim tarihinin gözardı edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme 05.07.2019 tarihinde imzalanmış olup tapu devrinin ise 20.06.2019 tarihinde gerçekleştiğini, görüleceği üzere tapu devrinin sözleşmeden daha önce gerçekleştiğini, taşınmazın tam ve eksiksiz bir şekilde devredilmesi için tapu devrinden sonra sözleşme hazırlanarak taşınmazın 21.12.2019 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, ancak taşınmazın 31.12.2019 tarihinde teslim edilmediğini, ayrıca sözleşmenin altına ek not düşülerek bir aylık esnek süre verildiğinin kararlaştırıldığını, davalıların davaya konu sözleşmede müvekkiline karşı üstlendikleri edimlerini yerine getirmediklerini, işbu sözleşmede belirtilen davaya konu taşınmazın tapu devri sözleşmenin akdedilmesinin hemen akabinde gerçekleştirildiğini, ancak davaya konu taşınmazın müvekkiline halen daha teslim edilmediğini, davaya konu sözleşmede açıkça belirtildiği üzere, taşınmazın mülkiyetinde herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, gerek bilirkişi raporları incelendiğinde gerekse dosya münderecatından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaz tamamlanmamış olup kullanılamaz halde olduğunu, raporlar taşınmazı %70' i tamamlanmış olarak belirtilmekle birlikte taşınmazın herhangi bir tadilat yapılmaksızın kullanılmasının mümkün olmadığını, yerel mahkemenin sözleşme tarihine dikkat etmediğini, sanki sözleşme tarihi daha önce ve tapu devrinin daha sonra gerçekleşmişcesine hüküm kurduğunu, bu kararının kabul edilemeyeceğini, zira müvekkilinin, davalılar tarafından mağdur edildiğini ve mağduriyetinin halen devam ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı taraf, Konya İli, .... İlçesi, .... mahallesi ...Ada, ... parsel A Blok 17 Bağımsız Bölüm numaralı taşınmazın davalılar tarafından iş karşılığı olarak kendisine verilmesinin kararlaştırıldığını, sözkonusu dairenin kararlaştırılan tarihte teslim edilmediğini, bu nedenle sözleşmede belirlenen 265.000,00 TL'nin kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek sözkonusu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmekte, davalı taraf ise sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşme ile teslimi kararlaştırılan dairenin tapu kaydının davacıya verildiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmede "Sözkonusu dairenin teslim tarihi 31/12/2019 tarihi olarak belirlenmiş olup alıcıya teslim edilmemesi durumunda daire bedeli olan 265.000,00 TL alıcıya aynen ödeneceğini satıcı ve devreden şimdiden kabul ve taahhüt etmişlerdir" denilerek cezai şart belirlendiği anlaşılmakta ise de cezai şartın ifa yerine kararlaştırılmış cezai şart mı, yoksa ifaya ekli cezai şart mı olduğu anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu hususta taraf beyanları alınmak ve gerekli görüldüğü takdirde sözleşmeyi şahit olarak imzalayan kişiler dinlenmek suretiyle sözleşmede belirtilen cezai şartın ifaya ekli cezai şart mı, yoksa ifa yerine kararlaştırılmış cezai şart mı olduğunun belirlenmesinden sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca tapu kayıtlarına göre sözleşmeye konu taşınmazın yargılama sırasında 27/09/2021 tarihinde davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye devredildiği anlaşılmakta olup mahkemece sözleşmeye konu taşınmazın devrinin davaya etkisinin değerlendirilmemesi de doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılmak ve sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarih,.... Esas .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. Konya ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırlan teminatın yatırana iadesine,

  7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesindenkonyaderecesebepleriİptalivekilidavacı(TrampadavalılarkararınınhükümKaynaklanan)numarasımahkemesiİtirazınözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim