SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 6. HD 2022/1034 E. 2023/1932 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1034

Karar No

2023/1932

Karar Tarihi

9 Ekim 2023

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/05/2022

NUMARASI : ...... Esas - ....... Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 09/10/2023

YAZIM TARİHİ : 11/10/2023

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 26/05/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında alım satım ilişkisi olduğu ve davacının farklı tarihlerde davalıya ürün satışı yaptığını, bu satış bedelleri toplamının 62.122,60 TL olduğunu ve satışlara ilişkin davacı tarafından düzenlenen faturaların mevcut olduğunu, davalı tarafın bu faturalara karşılık sadece 4.426,24 TL ödeme yaptığını, davacı defterlerinde kayıtlı bulunan davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve borçlu tarafından itiraz ve iade edilmemiş faturalardan doğan alacak miktarının 57.695,82 TL olduğunu, davalı hakkında ödenmeyen borç için 10/03/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, Konya ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasındaki icra takibinin davalının 16/06/2020 tarihli itirazı üzerine durduğunu, dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, takip konusu alacağın likit fatura alacağı olduğunu ve likit alacağa itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne, Konya.... İcra Müdürlüğü’nün ...... E sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile devamına, likit alacağa itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususları kabul etmediklerini, taraflar arasında davaya konu faturalarla ilgili bir alım-satım ilişkisi olmadığını, davaya konu faturalarda teslim edildiği iddia edilen malzemelerin davalı firmaya hiçbir zaman teslim edilmediğini, müvekkilinin ticari defterlerinde davaya konu faturaların yer almadığını, malzemelerin davalı tarafından teslim alındığına dair hiçbir kayıt ve belgenin davalı firma kayıtlarında bulunmadığını, müvekkili şirketin ne davacının gönderdiği faturalardan ne de faturaya konu ürünlerden haberi bulunmadığını, davacının söz konusu ürünleri müvekkili şirketin teslim aldığına dair iddiasını ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında hiçbir zaman dava konusu faturalarda belirtilen ürünlerin satışına dair bir sözleşme yapılmadığını, dava dilekçesindeki söz konusu faturalara karşılık gelen ürünlerin belirtilmesi gerektiğini, dava konusu edilen faturalarda malın veya ürünlerin miktarının, fiyat ve tutarının yazmadığını, söz konusu faturaların VUK 230. maddesi gereğince bir fatura vasfını haiz olmadığını tek taraflı düzenlenen adi bir belge olduğunu beyan ederek davanın reddine, takip konusu meblağın en az %20 si oranında müvekkili lehine kötü niyet tazminata hükmedilmesine, yargılama ücreti ve ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "....İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasında alım satım ilişkisi olduğu ve davacının farklı tarihlerde davalıya ürün satışı yaptığını, bu satış bedelleri toplamının 62.122,60 TL olduğunu ve satışlara ilişkin davacı tarafından düzenlenen faturaların mevcut olduğunu, davalı tarafın bu faturalara karşılık sadece 4.426,24 TL ödeme yaptığını, davacı defterlerinde kayıtlı bulunan davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve borçlu tarafından itiraz ve iade edilmemiş faturalardan doğan alacak miktarının 57.695,82 TL olduğunu, davalı hakkında ödenmeyen borç için 10/03/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün........ esas sayılı takip dosyasındaki icra takibinin davalının 16/06/2020 tarihli itirazı üzerine durduğunu, dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, takip konusu alacağın likit fatura alacağı olduğunu ve likit alacağa itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ....... E sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile devamına, likit alacağa itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmekle davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmektedir.

Dosya incelendiğinde davalı vekilinin müvekkillerinin imzaya tek yetkili oldukları her türlü muamelerini kendileri imzaladıkları davaya konu teslim edildiği iddia edilen fatura ve malları kargoca teslimine ilişkin teslim tutanaklarındaki imzaların müvekkiline ait olmadığı iddiası üzerine dosya imza incelemesi yaptırmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilerek teslim tutanağındaki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte mahkememizce taraflar arasında ticari bir ilişkinin olup olmadığına yönelik yapılan bilirkişi incelemelerinde davaya konu 17 adet faturanın her ne kadar davacının defterinde işlenmiş ise de davalı şirketin defterinde işlenmediği gönderilen faturaların bir kısmının ise iade faturası ile iade edildiği, bununla beraber dosya kapsamında her ne kadar davacı tarafın defterinde faturaya ilişkin evrak bulunsa da teslime ait somut delillerin bulunmadığı Yargıtayca yerleşik görüş olarak kabul edilen sadece faturanın kesilmesi veya faturaların karşı tarafa tebliğ edilmesinin malın teslim edilmesine kesin bir karine teşkil etmediği bilindiğinden davacının davalıya dava konusu faturalara ilişkin malları somut olarak teslim edip etmediğine ilişkin dosya kapsamında somut bir delil bulunmamaktadır.

Her ne kadar davacı malı teslim ettiğine ilişkin kargo fişleri dekontlarını delil olarak göstermiş ve imzaların üzerinde bulunan kaşelerin de davalı şirkete ait olduğu ve imzaların şirket yetkililerinin kasıtlı olarak imzalamayarak başkasınca imzalattırdıkları bu nedenle eğer kaşeler de sahte ise kargo şirketleri hakkında işlem yapılmasını talep etmiş ise de söz konusu talepler davamız konusu dışında olduğundan davacının iddiası dikkate alınmamış bununla beraber Borçlar Kanunu ve Medeni Kanunu uyarınca taraflar arasındaki sözleşmenin tam olarak ifasının , edimlerin tam olarak yerine getirildiği yani malın alıcıya teslim edilmesi gerektiği dikkate alındığından ve taraflarında ayrı ayrı tacir olduğu kabul edilerek Ticaret Kanununun ilgili maddeleri gereğince basiretli tacir olma sorumluluğu dikkat ve özen borcu bulunduğundan satıma ilişkin işlemin tam olarak tamamlanmaması veya teslimin tam olarak ispatlanamamış olması davacının iddialarının soyut olması ve iddialarını somut delillerle ispatlayamadığından davacının davasının reddine karar vermekle aynı zamanda davacının açmış olduğu davada herhangi bir kötü niyet ispatlanamadığından davalı vekilince talep edilen kötü niyet tazminatı talebinin de reddine...." gerekçesiyle davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının farklı sonuçlara varmış olup mahkeme tarafından gerekli araştırmaların yapılmadığını, dört ayrı şirket tarafından teslim edilen mallara ilişkin imza ve davalı şirket tarafından kaşelenmiş teslim fişlerinin incelenmediğini, taraflar arasında daha önce de ticari ilişki olduğu tartışmasız olup, bu yöndeki taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça daha önceki davalı tarafından teslim alınan mallara ilişkin mal teslim fişlerinin incelenmesinin talep edildiğini ancak mahkemenin taleplerini reddettiğini, mahkeme gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, iş bu dosyada davacının sadece faturalara dayandığını, sevk irsaliyeleri ve teslim fişlerinin davacı tarafından değil malları teslim eden üçüncü kişiler yani lojistik şirketleri tarafından düzenlendiğini, dört ayrı kargo şirketi tarafından düzenlenen sevk irsaliyeleri ve kargo fişlerinin delil olarak sayılmamasının kanunla ve içtihatlarla bağdaşmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; faturaya dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.

İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı, davalı şirketin takibe konu edilen faturalar ile şirketten mal aldığını, bedelinin ödenmediğini iddia etmekte; davalı, davacı aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını savunmaktadır.

Uyuşmazlık, davacının icra takibine konu faturalar nedeniyle davalıdan alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olacağı da hüküm altına alınmıştır. (HMK 222/4).

Yukarıda anlatılan yasa hükümleri ve ilkeler çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; davacı ile davalı ticari defterleri defterleri üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde, taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişki olduğu, takibe konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak takibe konu 27 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve BA formlarına konu edilmediği, faturaların sadece davcı defterlerinde kayıtlı olması, alacağı ispatlamayacağı, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, bu kapsamda ilgili kargo şirketlerince irsaliyeli fatura ve teslim fişlerin dosya arasına alındığı, davalı şirket yetkililerince teslim imzalarının inkar edildiği, mahkemece ...... Kargo isimli firmaya ait Ambar Tesellüm Fişlerinde, teslim alan imzalarının davalı şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunda ATK'dan alınan 31.03.2022 tarihli raporda, incelemeye konu Ambar Tesellüm Fişlerinde, teslim alan imzaları ile davalı şirket yetkilileri ... ve ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği kanaatinin bildirildiği, mahkemece yazılı gerekçe ile faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf başvurusunda dört ayrı kargo şirketi tarafından düzenlenen sevk irsaliyeleri ve kargo fişlerinin de delil olarak bildirildiği ancak bunların değerlendirilmediği yönünde itirazlarda bulunmuş ise de; dosya arasında ATK tarafından inceleme konusu yapılan ....... Kargo isimli firmaya ait Ambar Tesellüm Fişleri ile ...... Kargo tarafından gönderilen taşıma İrsaliyesi bulunduğu, ...... Kargo taşıma irsaliyesinde, davacı tarafça davalıya yapılan gönderimlerin bir kısmında teslim alan kısmında kaşa ve imza bulunduğu ancak mahkemece ...... Kargo taşıma irsaliyesi yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gibi ATK tarafından yapılan imza incelemesine de konu edilmediği anlaşılmış bulunmaktadır.

Anlatılan nedenlerle, davacı tarafça delil olarak 4 ayrı kargo firması kayıtlarının gösterildiği, dosya arasında ..... Kargo ve ...... Kargo kayıtlarının bulunduğu, malların teslimine ilişkin başka kargo firmaları bulunmakta ise, mahkemece, davacıdan bunlara ilişkin bilgi ve belgeler sorulmak suretiyle, ilgili teslim fişleri, taşıma irsaliyeleri vs dosya arasına alınması, bu belgeler de de teslim imzası olması halinde zikredilen belgeler ile inceleme konusu yapılmayan .... Kargo kayıt belgeleri üzerinde bulunan imzaların teslim tarihlerinde davalı şirket ortağı, yetkilisi yada çalışanına ait olup olmadığı hususlarında inceleme yapılması yine inceleme konusu yapılan ....... Kargo ambar fişlerinde bulunan imzalar yönünden sadece davalı şirket yetkililerin imzalarının incelendiği, teslim tarihinde davalı şirket nezdinde çalışanlar yönünden de inceleme yapılması gerektiği, ayrıca davacının benzer imzaların uyuşmazlık konusu olmayan başka teslimlerde de atıldığı iddiası üzerinde durularak buna ilişkin kayıt ve belgeleri sunması için imkan sağlanması, iddiaya konu kayıt ve belgelerin sunulması halinde bunlar yönünden de inceleme ve değerlendirme yapılarak, davacının yemin deliline de dayanmış olması nedeniyle, en son davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacının eksik incelemeye yönelik istinaf başvuru talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş yukarıda belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarih ...... Esas ...... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret. i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  5. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,

  7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

M.Y

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafkonyaderecesebepleriİptalikararınınhükümnumarasımahkemesiİtirazınözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim