Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/913
2024/938
20 Eylül 2024
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2024
NUMARASI : Esas - 2 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVANIN KONUSU : Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/09/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketi ile DSİ 4. Bölge Müdürlüğü arasında Konya ili Ilgın ilçesi Aşağıçiğil 2 Göleti ve Sulama inşaatı ihalesiyle ilgili sözleşme imzalandığını, müvekkili ile davalı şirket arasında da alt yüklenici sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılması gereken işlerin büyük çoğunluğunun yapıldığını, yapılan işlere karşılık olarak 18/10/2019 tarih, .. numaralı 1.238.600,00TL bedelli fatura kesildiğini, davalı şirketin fatura bedelini ödemediğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından yapılan işin durdurulmak zorunda kalındığını, işin durdurulması nedeniyle müvekkilinin kar kaybının olduğunu, taşeronlara yapamadığı ödemeler olduğunu ve bu durum nedeniyle de zarara uğradığını, davalı şirketten defalarca fatura bedelinin ödenmesinin istenildiğini ancak ödeme yapılmadığını, işin durdurulması nedeniyle davalı şirket tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, sözleşme feshinin haksız olduğu ve yasal yollara başvurulacağının davalı şirkete Konya .. Noterliğinin 12/12/2019 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, dava öncesinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla davalının icra takine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;açılan davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının icra takibinin dayanağı olan ve icra dosyasına sunulan fatura bedelinin 1.000.000,00TL olduğunu, sunulan faturanın kapalı fatura olduğunu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda kapalı fatura alacağına iliştin alacağın alınamadığının davacı tarafça yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince davacı tarafın üstlendiği işi yerine getirmediğini bu durumun Konya .. Noterliğinin 21/11/2019 tarih.... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa ihtar edildiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya senetler verilmek, banka kanalıyla ödemeler yapılmak, makbuz ve tediyeler ile elden ödemeler yapmak ve SGK mahsup ödemeleri yapmak suretiyle ödemeler yapıldığını, yapılan tüm bu ödemeler dikkate alındığında müvekkili şirket tarafından fazla ödeme yapıldığının ortada olduğunu, müvekkili şirketin borcu olmadığı gibi fazla ödemelerden dolayı alacağının olduğunu, davacı tarafın dava konusu ettiği faturalara ilişkin müvekkilinin borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu ve konkordato projesinin kabul edilerek kararın kesinleştiğini, davaya konu fatura dayanağı sözleşmenin müvekkili şirket açısından kesin mühletin devam ettiği ve konkordato komiserinin atandığı ve görevde olduğu tarihler olduğunu, sözleşmede konkordato komiserinin izni, ismi ve imzasının bulunmadığının açık olduğunu beyanla açılan davanın reddine, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde terditli olarak fatura alacakları olan toplam 1.072.903,63TL alacaklarına ilişkin takas mahsup yapılarak davacının davasının reddine ve %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Netice itibariyle; dava konusu faturanın düzenlendiği 2019 yılı takvim yılı itibariyle, davacı, vergi dairesine yapmış olduğu beyannameler uyarınca birinci sınıf tacir vasfında olmasına ve ticari defter tutmakla yükümlü olmasına rağmen usulüne uygun olarak ticari defter tanzim etmediği, 2019 yılı için tutulan işletme defterlerinin yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere davacı lehine delil olamayacağı, bununla birlikte davacının usulüne uygun tutulan ve takip tarihi öncesi döneme tekabül eden 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinde davalı adına herhangi bir borç veya alacak kaydının bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde de davacı için bir borç kaydının görülmediği, somut olayda ticari defterlerin davacı lehine delil olabilmesi için HMK'nun 222. Maddesi uyarınca davacının ticari defter kayıtlarının davalının ticari defter kayıtlarıyla uyumlu olması gerektiği, iş bu dosyada bu koşulun sağlanmadığı, dava konusu faturanın kapalı fatura olduğu sabit olmakla, yukarıda yer verilen Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere kapalı faturalar üzerinde yer alan davacı-alacaklı imzasının borcun ödendiğine karine olduğu ve bunun aksinin davacı tarafça yazılı delille ispatının gerektiği, davacı tarafından dosyaya bu mahiyette bir delil ibrazında bulunulmadığı, dava konusu faturanın davalının tasdik edilen konkordato projesinde de yer almadığı, davanın faturaya dayalı icra takibine yönelik itirazın iptali davası olması ve faturanın kapalı olması nazara alındığında dava konusu işin yapılıp yapılmadığı, yapılan işin bedelinin ne olduğu ve eksik veya ayıplı ifa durumlarının olup olmadığı noktasında teknik bilirkişi incelemesi yapılmasına usul ekonomisi gereği lüzum görülmediği, davacı delil olarak dava dilekçesinde yemine dayanmış ve yargılama sırasında usulünce davacıya bu delili hatırlatılmış ise de davalıya yemin teklifinde bulunmadığı, dolayısıyla ispat külfeti üzerinde bulunan davacının, davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddi yönünde hüküm tesisi gerekli omuştur.
İİK m. 67/2. Maddesi gereği, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Konuya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/2202 Esas, 2022/526 Karar sayılı ilamı: "...Davalı vekili kötüniyet tazminatı taleplerinin karara bağlanmadığını ileri sürmekte olup, davacının davasının reddine karar verilmekle birlikte davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.Somut olayda davacı, davalıya satılan ürünler dolayısıyla fatura düzenleyip gönderdiğini, davalının bedelini ödemediğini iddia etmiş; mahkemece, faturanın kapalı olması nedeniyle ödendiği yolunda karine oluştuğunu, davacının aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Faturanın kapalı olarak düzenlenmesi mahkemenin de belirttiği gibi sadece ödendiği yolunda karine oluşturur. Aksinin ispatı mümkündür. Davacının, bu hususun aksini ispatlayamaması, kötüniyetli olduğunun delili olamaz..." şeklindedir.
Somut olayda, davacı, yüklenicisi olduğu işin davalı yararına yapılıp bitirildiğini ve sonrasında fatura düzenlendiğini iddia etmiştir. Mahkememizce faturanın kapalı olması nedeniyle ödendiği yolunda karine oluştuğu, davacının aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Faturanın kapalı olarak düzenlenmesi sadece ödendiği yolunda karine oluşturur. Aksinin ispatı mümkündür. Davacının, bu hususun aksini ispatlayamaması, kötüniyetli olduğunun delili olamaz. Davacı haksız çıkmıştır, fakat ayrıca kötüniyetli olduğu, tahsil ettiği parayı bir kez daha tahsil etmeye çalıştığının davalı tarafından ispatlanması gerekir. Öte yandan davacının alacağına ilişkin olarak dosyaya delil ibraz etmemesi veya usulüne uygun tutması gerektiği ticari defterleriyle alacağını ispat edememesi de kötü niyetli olduğu sonucunu doğurmaz. Hal böyle olmakla, emsal istinaf mahkemesi uygulamaları da dikkate alınarak davacının kötü niyeti konusunda Mahkememizde kanaat oluşmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı DSİ arasında sözleşme imzalandığını, müvekkili ile davalı arasında da alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını müvekkilinin işlerin çoğunu yaptığını, ancak ödeme yapılmadığı için işleri durdurduğunu davalının ise sözleşmeyi fesih ettiğini ve bedelin ödenmediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığını müvekkilinin dayandığı faturanın deftere işlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin banka kayıtlarında davalıdan aldığı ödemenin gözükmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davada kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğunu bilirkişi raporunda davacının sonradan tekrar fatura kestiği ve basiretli tacir gibi davranmadığını ve mahkemenin muhalif kalan üyenin gerekçesinde de bu durumun tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle davcının alacağını ispatlayamamış olup ispatlanmayan alacak nedeniyle takipte bulunan davacı alacaklının kötüniyetli olduğunun kabulünün mümkün olmamasına göre ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/04/2024 tarih ve .... Esas - ... Karar sayılı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin üzerilerinde bırakılmasına,
Karar tebliğ işleminin Dairemizce gerçekleştirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/09/2024
Başkan
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Katip
¸e-imzalıdır.
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15