SoorglaÜcretsiz Dene

Konya BAM 5. HD 2024/770 E. 2024/696 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/770

Karar No

2024/696

Karar Tarihi

11 Haziran 2024

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/01/2024

NUMARASI : Esas - 2 Karar

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 ...Hariç))

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/06/2024

G. KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2024

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat işiyle uğraştığını, müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki nedeniyle 25.05.2023 tarihli T.... numaralı 274.430,00 TL bedelli ve 26.05.2023 tarihli .... numaralı 49.760,60 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, müvekkilinin işini bitirip dükkanı teslim ettiğini ancak davalı tarafın faturaya bağlanan toplan 324.190,60 TL'yi müvekkili şirkete ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında Konya ..İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış ise de, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %20'den az olmamak icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında her hangi bir sözleşme ilişkisinin olmadığını, dükkandaki tüm değişikliklerin müvekkil tarafından yapıldığını, sözleşme ilişkisi ispatlanmadığından yetkili icra dairesinin ve yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesi uyarınca davalının ikametgahının bulunduğu Karaman İcra Dairesi ve Mahkemesi olduğunu, ayrıca arabuluculuk görüşmelerinin de Karamanda yapılmsı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' 6100 sayılı HMK'nin 2.maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, Aynı zamanda TTK 4. maddesinde " Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;

a) Bu Kanunda,

b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,

c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,

d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,

e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,

f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi[3] sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.

(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. " denildiği yine TTK 5. maddesinde ise; " (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.

(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.

(4) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." hükmünün bulunduğu,

Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Karaman Defterdarlığı'nın 04/08/2023 tarihli cevabi yazısında ...'ın 27/12/2022 tarihinden itibaren basit usul ticari kazanç mükellefi olduğunun, BA-BS bildirim verme yükümlülüğünün bulunmadığının, Karaman Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 04/08/2023 tarihli yazısında ...'ın önceden ve güncel olarak herhangi bir şirket ortaklığının bulunmadığının ve gerçek kişi tacir kaydına rastlanmadığının, belirtildiği anlaşılmakla, fatura düzenlenme ve dava tarihinde davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır '' gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna, 6100 sayılı HMK'nin 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında yapılan icra takibinde yetkili yerin Karaman ili olduğunu, somut olayda TBK 89. Ve HMK 10. Maddelerinde yer alan alacaklının ikametgahının yetkili kabul edilebilmesi için taraflar arasındaki akdi ve hukuki ilişkiyi kesin yazılı delil ile ortaya koyması gerektiğini ancak müvekkilinin akdi ilişkiyi kabul etmediğini, bunun yanında HMK 10. maddesine göre de işin yapıldığı yer olan icra dairesi, Karaman İcra Dairesi yetkili olacağından usulüne uygun açılmış bir icra takibi bulundığını, HMK 6. Maddesi kapsamında da müvekkilinin ikametgahı davacı tarafından yapılmış olan takipte yetkili yer olacakken, davacının işbu davayı ikame ederken seçimlik hakkını doğru kullanmadığını, İcra takibinin yetkisiz yerde yapılmış olması durumunda, geçerli bir icra takibi bulunmadığından geçersiz icra takibine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava; eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nın '' Dava Şartları'' başlıklı 114. Maddesi ''(1) Dava şartları şunlardır:

a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.

b) Yargı yolunun caiz olması.

c) Mahkemenin görevli olması.

ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.

d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.

e) Dava takip yetkisine sahip olunması.

f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.

g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.

ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.

h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.

ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.

i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.

(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmünü içermektedir.

Aynı yasanın 115. Maddesinin 1. Fıkrasındaki '' Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler '' hüküm uyarınca öncelikle dava şartların inceleyecek olan mahkemenin dava şartlarını yargılamayı basitleştirmek ve kısaltmak adına mantıklı bir sıraya tabi tutarak incelemesi gerekmektedir. Belli bir dava şartının yokluğu halinde diğerini incelemeye gerek kalmayacak ise, o zaman ilk önce o dava şartının var olup olmadığı incelenmelidir. Buna göre, öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları incelenecektir. Çünkü mahkemeye ilişkin dava şartlarından birinin yokluğu halinde mahkemenin bu davaya bakmasına ve diğer dava şartlarını incelemesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemeye ilişkin dava şartlarının da maddedeki sırasına göre yargı hakkı, yargı yolu, görev ve kamu düzenine ilişkin yetki olmak üzere sırayla incelenmesi gerekir. Mahkemeye ilişkin dava şartlarından sonra taraflar ve en son olarak da dava konusuna ilişkin olanlar incelenecektir.

Eldeki davada ilk derece mahkemesince bu sıralama doğrultusunda yapılan inceleme sonrasında davalı tacir olmadığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilerek göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Davacı tarafın talebi doğrultusunda davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde ise diğer dava şartları ve eldeki itirazın iptali davası yönünden özel dava şartı olan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu görevli mahkemece değerlendirilecek olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/01/2024 tarihli, ... Esas - .... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 11/06/2024

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın...Hariç))(2918KaynaklanankonyareddineİptalivekiliNiteliktekikonusuesastanHaksıznumarasıİtirazınFiilden(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim