Konya BAM 3. HD 2024/1200 E. 2024/939 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1200
2024/939
16 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 17/04/2024
NUMARASI : Esas
DAVACI :
VEKİLİ : AV. E
DAVALI :
DAVA TÜRÜ : İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı ile 15/05/2023 tarihi itibariyle iflasının açılmasına karar verilen ... Eğitim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkili bankanın Konya Ticari Şubesi takip borçlusu olduğunu, yine Konya Ticari Şubesi müşterisi ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına sahip olması sebebiyle asaleten borçlarının yanında kefalet borçlarının da mevcut olduğunu, firma hakkında açılan Konya .. İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasına bildirilen alacak kaydına istinaden taraflarına sıra cetveli gönderildiğini, iş bu sıra cetveline bankalarınca bildirilen 18.573.132,00-TL'nin reddedildiğini, her ne kadar iflas dairesinin alacaklarının firmanın ticari defterlerinde inceleme yapılamamış olması sebebi ile halin icabının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddetmiş ise de, firma tarafından itiraz edilmemiş ve konkordato komiserince de kabul edilmiş alacak yönünden dahi alacak kaydının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bunun sonucu olarak yine 22/05/2024 tarihinde yapılacak alacaklılar toplantısına katılım konusunda da tereddütün hasıl almayacağını ve olası hak kayıplarının önüne geçileceğini, oysa ki, kayıt dilekçeleri ekinde kredi genel sözleşmesi ve ihtarname örnekleri icra müdürlüğünce hesaplanan dosya kapak hesaplarının ve tüm belgelerin dosyaya sunulduğunu, yasaya aykırı olarak reddedilen müvekkili bankanın alacağının rüçhan hakkı ile kayıt ve kabulüne karar verilmesini ve 22/05/2024 tarihinde yapılacak 2. Alacaklılar toplantısına katılabilmeleri için tedbir kararı verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın, Konya İflas Dairesi'nin .... İflas sayılı dosyasından yapılacak olan 2.Alacaklılar toplantısına katılabilmeleri için tedbir kararı verilmesini talep ettiği, Davanın, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davası olduğu, 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde;" Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur." şeklinde düzenleme yapıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin 30/12/2021 tarih ve 2021/1865 Es. 2021/1554 Kar. Sayılı ilamında;"Uyuşmazlık, davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma talebinin yerinde olup olmadığı ve mahkeme gerekçesinin talebe uygun olup olmadığıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “ Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir. Alacakları tamamen reddedilmiş olan alacaklılar, ikinci alacaklılar toplantısına katılamaz. Fakat, alacağı tamamen reddedilen alacaklının süresi içinde sıra cetveline itiraz davası ( m.235,1.) açmış olması halinde, bu sıra cetveline itiraz davasına bakan ticaret mahkemesi, davacı alacaklının alacaklılar toplantısına katılması hakkında İhtiyati tedbir kararı verebilir ( m.235,237).( Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Kanunu, cilt 4.sayfa 3284,1997). Bu sebeple, mahkemece, İhtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmemiş olması hatalıdır. İİK nın ilgili hükümlerinin talep doğrultusunda tartışılmamış olması da uygun görülmemiştir. Çünkü yasada ki özel düzenlemenin, ihtiyati tedbir şartlarına göre değerlendirilmesi talebi karşılayacak nitelikte olacaktır. Diğer yandan, HMK 390.maddedeki ispat yaklaşık ispattır. İkinci alacaklılar toplantısına, davacının alacak talebi ile sınırlı şekilde ve oy kullanmaksızın katılmasına izin verilmesinde bir usulsüzlük olmayacağı gibi işin esası İle ilgili karar verilmiş anlamına da gelmeyecektir. Çünkü yukarıda ifade edildiği üzere, İİK 235.maddede ki belirtilen 302. madde bir anlamda buna engel olmaktadır. Diğer bir husus ise de geçici hukuki koruma niteliğindeki tedbir kararı verilebilmesi için işin yargılamayı gerektirip gerektirmediği hususunun tartışılması yerinde değildir ve düzenlemenin amacına uygun düşmemektedir." şeklinde kabul edildiği, davacı vekilinin müflis şirketten iflasın açıldığı tarih itibariyle 18.573.132,00-TL olan alacağının bulunduğu iddiasıyla bu miktarın kayıt kabulünü istediği, Konya İflas Dairesi'nin "alacak iddiasında bulunan tarafın banka kayıtları, hesap ekstreleri, ödeme belgeleri ve müflis şirkete ait ticari defter ve kayıtları ile kredi sözleşmeleri üzerinden inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, müflis şirketin hem asaleten hem de müteselsil kefil olarak borçlu olduğunun ifade edilerek kabul isteminde bulunduğu ve kredi sözleşmelerinin ibraz edildiği, alacakının alacak kaydına ilişkin isteminin sadece kefil olarak imzalanan sözleşmelere ilişkin olduğu söylenemeyeceğinden, imzalan tüm kredi sözleşmeleri çerçevesinde alacaklı olduğu miktarın hesap edilmesi gerektiği, bu nedenle alacaklıya dayandığı tüm sözleşmeler yönünden alacak miktarlarına ilişkin açıklamaya yaptırılması, icra takibi başlatılmış ise dosya kapsamına alınması, teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilmediğinin tespiti ile getirilmesi, banka kayıtları ve müflis şirket kayıtlarında inceleme yaptırılması, gerektiği, ancak müflis şirkete ait ticari defterlerin teslim edilmemesi nedeniyle ticari defter ve belgelerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığı, kayıtların kendi içerisinde tutarlı olup olmadığı ile iddia edilen alacağın müflis şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunun incelenemediği yargılamayı gerektirdiği..." gerekçesiyle' sıra cetveline kayıt başvurusunun reddedildiği, davacı tarafın kayıt kabul talebine ilişkin davasında dosya içerisine sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin04/03/2021 tarih ve2021/334 Es. 2021/450 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) anlaşılmakla davacı tarafın ikinci alacaklılar toplantısına katılmak üzere ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde davacı vekilinin ikinci alacaklılar toplantısına katılmak üzere ihtiyati tedbir talebinin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..... Ve Ticaret Limited Şirketi ile ...... Ticaret Limited Şirketine ayrı ayrı akdedilen kredi genel sözleşmelerine istinaden birbirinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza atma sureti ve taşınmazlarını bu firmaların bankaya olan asaleten kefaleten tüm borçlarının teminatı için müvekkili banka lehine ipotek ettirmek sureti ile borcun sorumluluğunun üstenildiğini, kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu, iflas tarihi itibariyle müflis firmadan müvekkilinin 18.573.132,00 TL alacağının bulunduğunu ve iflas dosyasına müracaat edilerek sağlanan tahsilatlar nedeniyle alacağın güncellendiğini ve halihazırdaki durumun oluştuğunu, yerel mahkemece tedbir kararının verilmemiş olmasının ileride telafisi imkansız zararlara yol açabileceğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen ara kararın ortadan kaldırılması ile taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davasıdır.
Uyuşmazlık, davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma talebinin yerinde olup olmadığı ve mahkeme gerekçesinin talebe uygun olup olmadığıdır.
A) Kararın istinaf incelemesine tabi olup olmadığı yönünden yapılan incelemede:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde "Sıra cetveline itiraz ve neticeleri" düzenlenmiştir.235/1. fıkrada "...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir." ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, "ikinci alacaklılar toplanması" dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir.
Alacağını iflâs idaresine veya basit tasfiye usulünde iflâs müdürüne bildirmeyen alacaklının doğrudan doğruya açtığı kayıt kabul davası mahiyetindeki alacak davasında alacaklı, yargılamayı yürüten ticaret mahkemesinden İİK m. 237 uyarınca yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ya da katılacaksa hangi miktarda alacağı için katılacağı hususunda İİK m 297/son’un kıyasen uygulanması yoluyla ihtiyati tedbir kararı vermesini talep edebilir. Mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesi hâlinde ret kararına karşı alacaklı istinaf kanun yoluna başvurabilir. Çünkü alacaklının talebi neticesinde verilecek olan karar niteliği itibariyle bir ihtiyati tedbir kararıdır. (Uyar, Şerh, C:10, s. 16383; Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 579; Kuru, El Kitabı, s. 1333; Muşul, s. 1353, 1354; Arslan/Yılmaz/Taşpınar-Ayvaz/Hanağası, s. 510; Yılmaz, Şerh, s. 1069. 43 Y.3.HD., 12.06.2015
Bu sebeple, mahkemece, İhtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmiş olması yerindedir.
B) Esasa ilişkin itirazın incelenmesinde:
6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.
Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.
Somut olayda davacı vekilinin müflis şirketten iflasın açıldığı tarih itibariyle 18.573.132,00-TL olan alacağının bulunduğu iddiasıyla bu miktarın kayıt kabulünü istediği, Konya İflas Dairesi'nin "alacak iddiasında bulunan tarafın banka kayıtları, hesap ekstreleri, ödeme belgeleri ve müflis şirkete ait ticari defter ve kayıtları ile kredi sözleşmeleri üzerinden inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, müflis şirketin hem asaleten hem de müteselsil kefil olarak borçlu olduğunun ifade edilerek kabul isteminde bulunduğu ve kredi sözleşmelerinin ibraz edildiği, alacakının alacak kaydına ilişkin isteminin sadece kefil olarak imzalanan sözleşmelere ilişkin olduğu söylenemeyeceğinden, imzalan tüm kredi sözleşmeleri çerçevesinde alacaklı olduğu miktarın hesap edilmesi gerektiği, bu nedenle alacaklıya dayandığı tüm sözleşmeler yönünden alacak miktarlarına ilişkin açıklamaya yaptırılması, icra takibi başlatılmış ise dosya kapsamına alınması, teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilmediğinin tespiti ile getirilmesi, banka kayıtları ve müflis şirket kayıtlarında inceleme yaptırılması, gerektiği, ancak müflis şirkete ait ticari defterlerin teslim edilmemesi nedeniyle ticari defter ve belgelerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığı, kayıtların kendi içerisinde tutarlı olup olmadığı ile iddia edilen alacağın müflis şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunun incelenemediği yargılamayı gerektirdiği..." gerekçesiyle' sıra cetveline kayıt başvurusunun reddedildiği, davacı tarafın kayıt kabul talebine ilişkin davasında dosya içerisine sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.
Bu nedenle istinaf talebinin esastan reddine aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
-
Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02