Konya BAM 3. HD 2024/920 E. 2024/917 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/920
2024/917
14 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2024
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : HASIMSIZ
MÜDAHİLLER : 1-T
VEKİLLERİ : Av.
2-
VEKİLLERİ : Av.
3-
VEKİLLERİ : Av.
4-
VEKİLLERİ : Av.
5-
VEKİLLERİ : Av.
6-
VEKİLİ : Av.
7-
VEKİLLERİ : Av.
8-
VEKİLLERİ : Av.
9-
VEKİLLERİ : Av.
10-
VEKİLLERİ : Av.
11
VEKİLLERİ : Av.
KONKORDATO
KOMİSERİ :
DAVA : ADİ KONKORDATO
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 24/02/2023 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı şirket lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Müdahiller ve vekilleri, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda ; davacı şirketin açtığı konkordato davası üzerine, davacı şirket lehine önce 3 ay süre ile geçici mühlet ve 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmiş, konkordato komiseri tarafından da 25/10/2023 tarihinde alacaklar toplantısı yapılmış ve konkordato komiserinin 20/11/2023 tarihli raporu ile de konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu açıklanarak, alacaklar toplantısındaki kabul oy oranının alacaklı sayısı yönünden %66,67, alacak miktarı yönünden %60,74 olduğu bildirilmiş ise de;
25/10/2023 tarihli alacaklılar toplantısında 4.503.400 TL.'lik alacağa istinaden olumlu oy kullanan ancak, daha önce alacak bildiriminde bulunmayan ..... Medikal unvanlı ..... şahıs işletmesinin durumu Mahkememizce tereddütlü görülmüş, ..... şahıs işletmesinin ticari defterleri ile davacı şirketin ticari defterlerinde her ikisi arasındaki alacak verecek miktarı yönünden ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yaptırarak bilirkişilerden ayrı ayrı 23/01/2024 ve 06/02/2024 tarihli raporlar alınmış, bu iki rapora göre de nisap durumunun değişip değişmediği konusunda konkordato komiserinden 16/02/2024 tarihli rapor alınmıştır.
Her üç raporun incelenmesi sonucu; davacı şirketin, ..... şahıs işletmesi ile dava öncesine dayalı ticari ilişkisinin bulunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafından 2022 ve 2023 yıllarında ..... şahıs işletmesine toplam 8.521.000 TL.'lik çek keşide edildiği, bu çeklerin 6.663.000 TL.'lik kısmının konkordato projesinde yer aldığı, konkordato projesindeki çeklerden 2.007.000 TL.'lik kısmının geçici mühlet tarihinden önce ödendiği, projede yer aldığı halde ödenmeyen çek tutarının geçici mühlet tarihi itibariyle 4.656.000 TL. olduğu, bu çeklerin avans çeki niteliğinde olduğu, avans çeklerinin 1.184.277 TL.'lik kısmının davacı tarafından ödenmesine rağmen ödenen kısım ve ödenmeyen kısım yönünden ..... tarafından bu çekler karşılığında ticari emtianın gönderilmediği, dolayısıyla 4.656.000 TL.'lik çeklerin tamamının avans çeki vasfını koruduğu, bu çeklerin bir kısmının ..... tarafından 3. kişilere ciro edildiği, .....'ın alacaklar toplantı tarihi itibariyle elinde bulunan çeklerin tutarının ise 680.000 TL. olduğu anlaşılmıştır.
Konkordato komiserinin 16/02/2024 tarihli raporunda da açıklandığı üzere, 25/10/2023 tarihli alacaklılar toplantısında ..... tarafından (4.094.000 TL. asıl alacak ve projede öngörülen %10 faiz olmaz üzere toplam) 4.503.400 TL. üzerinden ve daha önce alacak bildirimi yapılmadan olumlu oy kullanılmış ise de, .....'ın elindeki çeklerin avans çeki niteliğinde olması, alacağının avans çeklerine dayalı olması ve diğer çeklerin kendisi tarafından ciro edilip, alacaklılar toplantısı tarihi itibariyle .....'ın elindeki çeklerin bedelinin sadece 680.000 TL. olması karşısında, bu alacaklının kullandığı olumlu oy yönünden alacak miktarının 4.503.400 TL. değil, 680.000 TL. olduğu kabul edilmiştir.
.....'ın ciro ettiği çeklerin hamili olan çek alacaklılarının ise önemli bir kısmının toplantıya katılmamış ve 7 günlük iltihak süresi içerisinde de olumlu oy kullanmamışlardır. Davacı taraf, yeniden alacaklılar toplantısı yapılmasını ve bu toplantının yapılması halinde bu çekleri elinde bulunduran üçüncü kişilerin de olumlu oy verebileceklerini ve nisabın sağlanacağını bildirmiş ise de, 2004 s. İİK'nin 302/7. maddesindeki 7 günlük iltihak süresi hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan, bu süreden sonra olumlu veya olumsuz oy vermek veya alacaklılar toplantısını yeniden yapmak mümkün olmadığından, davacı tarafın bu yöndeki talepleri kabul edilmemiştir.
Diğer yandan davacı tarafından verilen avans çekleri, imza inkarı olmayıp sebepten mücerret borç ikrarı ve ödeme aracı niteliğinde kıymetli evrak niteliğinde olduğundan, ..... tarafından 3. kişilere ciro edilen çeklerin, davacı keşideciden talepte bulunulması halinde kötü niyetli hamil olmak gibi kanuni istisnalar hariç, davacı yönünden avans çeki niteliğinde olsa dahi kişisel (nispi) def'ilerin lehtar hariç 3. kişilere ileri sürülemeyecek olması ve ödenmesinin gerekmesi karşısında, bu çekler davacının borcu olarak kabul edilmiş, toplam borç miktarı bu nedenle bu çekler kadar tenzil edilmemiştir.
Konkordato komiserinin 16/02/2024 tarihli raporunda ve yukarıda açıklandığı üzere, .....'ın kullandığı oya ilişkin alacak miktarının 4.503.400 TL. yerine 680.000 TL. kabul edilmesi nedeniyle, toplantıda olumlu oy kullanan alacaklı sayısının %66,67 olduğu ancak, olumlu oya ilişkin alacak miktarının %33,96'da kaldığı, 2004 s. İİK'nin 302/5. maddesinde yer alan alacak miktarı yönünden gerekli nisabın sağlanamadığı sonucuna varılmış, konkordatonun tasdiki şartlarının oluşmadığı görülmekle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Konkordato komiserinin raporundan davacı şirketin borca batık olmadığı anlaşıldığından, ayrıca iflas kararı verilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davacının davasının reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece duruşmadan birkaç gün önce hiçbir usul kuralında yer almayan şekilde konkordato komiseri ile yaptığı şifahi görüşme sonunda nisabın yeniden oluşturulup oluşturulmaması ve buna göre şirketin borca batıklık durumunun değerlendirilmesi hususunda birtakım taleplerde bulunduğu bir komiser raporunun hazırlandığını, .....'ın nisaptan hangi mantığa göre çıkarıldığını anlamanın mümkün olmadığını, bilançodaki avans hesaplarının dikkate alınmadan nisap hesaplandığını beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur.
Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI)
Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır.
Dosyamızda Gerekçeli karar Borçlu vekiline 09/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince 10 gün içinde 11/03/2024 TARİHİNDE istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Somut dosyamızda;24/02/2023 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 27/02/2023 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; 10/05/2023 tarihinde 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verildiği,dosya komiserinin verdiği raporunda;
Toplantı müzakeresi ve oylama sonucunun ve ayrıca 7 günlük iltihak süresindeki oyların da hesaba katılmasıyla birlikte
İ.İ.K.'nın 302. Maddesinin gerektirdiği nisap açısından aşağıdaki tablonun:
Konkordatoya tabi alacaklıların toplam sayısı 21, oy nisabı %100,
Alacaklı Olumlu Oy Sayısı 13, Oy Nisabı %61,91
Kabul Oy Kullanan Adi Alacaklı Toplam Alacaklı Sayısına Oranı 13/21, Oy Nisabı %61,91
Kabul Oy Kullanan Adi Alacaklı Toplam Alacaklı Tutarına Oranı 4.013.059,65/14.020.946,81, Oy Nisabı %28,62
Kabul Oy Kullanan Adi Alacaklı Toplam Alacak Tutarına Oranı %28,62
Kabul Oy Kullanan ADi Alacaklı Toplam Alacaklı Sayısına Oranı %61,91 Şeklinde gerçekleştiği,
Buna göre Konkordato projesi için, 2004 sy, İİK nun 302.maddesinin a fıkrasındaki alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmiş olması yönünden 2004 Sayılı İ.İ.K'nun 305.MADDESİ UYARINCA KONKORDATO PROJESİNİN TASDİK ŞARTININ OLUŞMADIĞI, raporu ile konkordato projesinin tasdikine ilişkin şartların gerçekleşmediği anlaşılması gereğince davacıya verilen konkordato kesin mühletinin kaldırılarak, 15/05/2023 tarihinde konkordato isteminin REDDİNE verildiği anlaşılmıştır.
Konkordato projesi;
a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.
Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve karde şi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz.
Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.
Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.
Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.
Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder."
İİK 302/4 maddesine göre konkordato projesi için oy kullanabilecek alacaklıların alacak miktarlarının toplam 14.020.946,81, TL olduğu alacaklılar toplantısında ve iltihak süresi içerisinde alacaklı sayısı ve alacak miktarına göre konkordato projesinin kabul edilmediği anlaşılmıştır. konkordato talep eden borçlu şirket alacaklılarının yukarıda belirtilen kanun maddesindeki sayı ve oran dikkate alındığında konkordato projesini kabul etmediklerinin anlaşılmasına göre; konkordato talep eden vekilinin buna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Komiserin nihai raporu ve ek raporuna göre ; Davacı borçlu firmanın mali durumunu güncel olarak gösteren bilançosundan elde edilen varlık ve borç tablosu raporunun başında verildiği, söz konusu bilanço değerlerine göre firmanın varlıklarının;
Davacı borçlu şirketin 31.10.2023 tarihli son bilançosundaki mali verilerine göre;
(+) 14.662.853,94 TL Varlık Kalemleri Toplamı
(-) 14.219.036,44 TL Borç Kalemleri Toplamı
413.817,50 TL Sahip Olunan Varlık Fazlası
Şirketin 443.817,50 TL varlık fazlasına sahip olduğu ve borca batık olmadığı duruma göre İİK 179 maddesi gereğince sermaye şirketi olan davacının borca batık olmasının doğrudan iflas sebebi olduğu ve aynı kanunun 308. Maddesi gereğince doğrudan iflas sebeplerinin mevcut olması halinde konkordato talebi reddedilen sermaye şirketinin iflasına karar verilmesi gerekmesi karşısında Konkordato talep eden şirketin BORCA BATIK OLMAMASI gereğince şirketin iflasının KARAR VERİLMEMESİ yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazların esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf eden davacıdan alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafınca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nin 293 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 164 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
14/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19