Konya BAM 3. HD 2024/883 E. 2024/851 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/883
2024/851
7 Mayıs 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
2-
VEKİLİ : Av.
3. ..... .
VEKİLİ : Av.
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait .... plakalı araç ile davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti. 'ne ait ve sürücüsü davalı ..... olan ..... plakalı araç arasında 26.02.2021 tarihinde İstanbul ili, ..... ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre ..... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, davacı .... Makine San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait .... plakalı araç, davalılardan ..... Sigorta A.Ş.'nin .... genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, ....Hizmetleri Ltd. Şti. 'ne ait ..... plakalı araç ise dava dışı ..... Türk Sigorta Şirketi'nin ..... Poliçe No'lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza akabinde araçta oluşan 43.000,00 TL. Hasar bedeli, davalı ..... Sigora A.Ş. tarafından aracın tamir edildiği servise ödendiğini, davalı ..... Sigorta A.Ş. ödediği 43.000,00 TL. hasar bedelini dava dışı ..... Türk Sigorta Şirketi'nden tahsil ettiğini, dava dışı ..... Türk Sigorta Şirketi'nden araç değer kaybı talep edildiğinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin limitiyle sorumlu olduğunu ve 43.000,00 TL. limiti de ..... Şirketine ödediğinden ödeme yapmadığını, davacıya ait .... plakalı aracın bu kazadan ötürü değer kaybetmiş ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, davacıya ait .... plakalı araç ile davalı .... Hizmetleri Ltd. Şti.’ne ait ..... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen 65.000 TL. değer kaybı Konya.. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ....D.İş Sayılı dosyasında bilirkişi marifeti ile tespit edildiğini, 65.000 TL. araç değer kaybının ödenmesi için davalı ..... Sigorta A.Ş.'ne müracaat edildiğini, ancak olumlu bir yanıt alınmadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 65.000 TL. araç değer kaybının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Hizmetleri Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkili mahkemede İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, d.iş dosyasında yapılan tespitlerin bu davada esas alınamayacağını, tespitlerin yanlış yapıldığını, kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul ..... Mahkemeleri olduğunu, öncelikle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının İstanbul Büyükşehir Belediyesinde çalıştığını ve kaza esnasında davalının kamu hizmeti görevini ifa ettiğini, davalının bir kamu görevlisi olduğundan doğrudan dava açılamayacağını, kazaya sebebiyet verenin diğer araç sürücüsü ..... olduğunu, kusur durumunu kabul etmediklerinden dolayı kusurun davalıya yöneltilip talep edilen bedelin doğru olmadığını, d.iş dosyasında alınan raporu kabul etmediklerini, değer tespiti yapılırken gerekli inceleme ve araştırmaların yapılmadığını, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine, bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenini tüketici mahkemeleri olduğunu, sigorta poliçesinin taraflarından davacının tüketici konumunda bulunduğunu, davalı şirket ile sigorta sözleşmesinin sigortacı tarafını oluşturduğunu, uyuşmazlığın ise taraflar arasında akdedilen poliçeden kaynaklandığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemelerinin olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, .... plaka sayılı aracın ..... Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile kaskolu olduğunu, değer kaybının doğrudan bir zarar olmadığını bu talebin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda; davacı ile davalı sigorta şirketinin sigortalısının karıştığı trafik kazasında davacının sahibi bulunduğu araçta kazaya bağlı değer kaybı oluştuğundan bahisle mahkememizde alacak davası açıldığı, mahkememizce alacağın oluşup oluşmadığına ilişkin uzman bilirkişilerden alınan raporlara göre; gerçekleşen kazada davacının aracının sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, .... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 26.000,00 TL olduğu yönünde tespitte bulunulmuştur. Davalı sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle, sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş, her ne kadar davalı ..... tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, davalı......nın gerçekleşen kazada davacıya karşı müteselsil sorumluluğu olduğu kanaatine varılmış, davalılar.... Hizm. Ltd. Şti. ve ve ..... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde davanın..... Hizm. Ltd. Şti. ve ve ..... yönünden kısmen kabulü ile; 26.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait .... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 26.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 29.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının ..... Sigortaya açtığı davanın reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ..... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, hizmet kusuru nedeniyle kamu görevlisi aleyhine adli yargıda dava açılamayacağını, kusur durumunu kabul etmediklerini, hasar bedelinin tamamının müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davada asıl işverenin ..... Belediyesi ile alt işveren ...... Personel AŞ.nin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, davacı tarafın talebi üzerine Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırılan bilirkişi raporunun ve mahkemece usulüne uygun olarak yaptırılmayan bilirkişi raporunun dikkate alınmasının mümkün olmadığını beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Yetki itirazı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" düzenlemesine; aynı Kanun'un 7. maddesinde ise "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak, yetkisizlik kararı verir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Anılan ilke ve düzenlemeler de göz önünde bulundurularak somut olayda, verilen ihtiyati hacizle ilgili kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı.davacıların bir kısmının yerleşim yeri adresinin Konya olması nedeniyle zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi itibariyle yetkili olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin reddi gerekir
Kusura itiraz
Mahkemece Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile Adli Trafik ve Motorlu Araçlar Uzmanı Mak. Yük. Müh. Prof. Dr. ....., Motorlu Araçlar Sigorta Uzmanı ....'dan rapor alınmış bilirkişi 17/01/2023 tarihli raporda sonuç olarak; dava konusu kazanın meydana gelişinde, ..... plaka no’lu kamyon sürücüsü davalı .....’nın %100 oranında kusurlu olduğu,
.... plaka no’lu aracın sürücüsü .......’nun (davacının aracının sürücüsü) kusursuz olduğu, rapor edilmekle ve dosya kapsamına uygun bulunmakla itiraz yersizdir.
Yargı yoluna itiraz
Anayasa 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1 maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, ancak idare aleyhine açılabileceği benimsenmiştir. Ne var ki, bu kural mutlak olmayıp idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa’nın bu güvencesinden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı .dava dilekçesinde açıkça davalının kişisel kusur ve eylemine dayanmıştır. O nedenle, Anayasa ve anılan Yasa hükümlerinin göz önünde tutulabilmesi söz konusu değildir.
Şu durumda; kamu görevlisi olan davacının kişisel kusurlarına dayalı olarak, haksız fiil faili sıfatıyla genel hükümlere göre uğranılan zararın tazmini istenildiği göz önünde bulundurulduğunda; mahkemece açıklanan olgular gözetilerek karar verilmesi doğrudur
Nitekim Yargıtay
- Hukuk Dairesinin 2013/18082 Esas 2014/12169 Karar 2014/5924 esas 2014/8235 karar sayılı ilamları
Değer kaybına itiraz
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur.
Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.
Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.
Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına , dava konusu araç üzerinde 26.02.2021 tarihli kazasına ilişkin reel piyasa şartlarında 26.000 TL değer kaybı meydana geldiği sonucuna varılmasının isabetli olmasına göre itiraz yersizdir.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davalı ..... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ..... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
-
Davalı .....'dan alınması gereken 1.776,06 TL harçtan peşin alınan 445,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.331,06 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davalı ..... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19