Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/886
2024/1780
14 Ekim 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 14/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
NUMARASI : EsasKarar
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI : ...........
VEKİLİ :Av.I
DAVA :Tazminat(Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/10/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 15/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Sürücüsü ...........sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ..... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı ....plakalı yarı römorkun 13.11.2022 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkiline ait ..... plaka sayılı çekiciye .... Poliçe numarası ile ........... sigorta şirketince kasko poliçesi yapıldığını, araçta mevcut maddi zararların karşılanması amacıyla defalarca kasko şirketi ile görüşmeler yapıldığını, araçtaki maddi zararların tespiti amacıyla Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi .... D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, raporda toplam hasar miktarının 740.000,00 TL olacağı şeklinde belirleme yapıldığını, müvekkiline ait araçtaki hasar miktarının çok daha yüksek olacağını, kazanın gerçekleştiği 13.11.2022 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi ile iletişime geçildiğini ve hasar tazmini için gerekli belgelerin davalıya ulaştırıldığını, ancak davalı yanca bugüne kadar ödeme yapılmadığını, açılan davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, kazaya karıştığı belirtilen ..... plakalı aracın müvekkili şirkete 11/06/2022 - 11/06/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... numarası ile Birleşik Kasko Sözleşme Sigorta Poliçesi "genişletilmiş Kasko" İle sigortalı olduğunu, aracın modeli yıllı, kilometresi ve daha önce meydana gelmiş olan hasarları olup olmadığına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, aracın önceki hasarlarının da incelenerek buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, meydana gelen hasar bedelinin belirlenebilmesi için hasar alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa peşin rayiç değerinden, aracın hasarlı vaziyetteki değeri düşülerek hasar miktarının tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olamayacağını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas .... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "13/11/2022 tarihinde davalı şirketin kasko sigortasi kapsamında sigortalı bulunan davacıya ait ..... plaka sayılı aracın tek taraflı kaza neticesinde zarar gördüğü aldırılan bilirkişi raporları ile zarar taleplerinin kasko poliçesi kapsamında kaldığı, poliçenin 11/06/2022- 11/06/2023 tarihlerini kapsadığı artan mali sorumluluk sigorta limitinin ise sınırsız olduğu, bu kapsamda bilirkişi raporu ile tespit edilen zararların davalıdan tazmini ile davacı tarafa verilmesi talepli davanın kabulü ile;
Davacının davasının KABULÜ İLE; 750.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ............. Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; kasko sigortası genel şartlarında belirtilen teminat dışı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken iş bu hususun dikkate alınmadığını, dava konusu aracın çekme belgesi dosya evrakları arasında mevcut olmadığını, çekme belgesi temin edilmeden dosya esası hakkında hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket aleyhine yapılan hesaplamada muafiyet uygulanmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve Yargıtay içtihadına göre, ihbar yükümlülüğünün iyiniyet kurallarına aykırı kullanılması halinde, davacı sigorta ettirenin münferit olayda kazanın poliçe teminatı kapsamında ve sigorta himayesi içinde bulunduğunu ispat etmesinin gerekeceğini, davacı vekili tarafından ıslah edilen tutarın bilirkişi raporuna aykırı olduğunu, ıslah doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, taraflarına tebliğ edilen gerekçeli kararda eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle haklı itirazlarının kabulü ile Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas ve ..... Karar sayılı 06/02/2024 tarihli kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödenebilir gerçek hasarın 750.000 TL olduğu belirlenmişse de müvekkilin maddi zararının çok daha yüksek olacağını, müvekkilin aracının kazasız halinin değerinin çok daha yüksek olup sovtaj değerinin ise çok daha düşük olduğunu, aracın kazasız ve kazalı değerlerinin hatalı belirlenmesi sebebi ile zarar miktarının da oldukça düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunda emsal araç araştırılmasını yapılmadığını, aracın kazasız bedelinin neye göre belirlendiğinin belirtilmediğini, lehlerine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin eksik hükmedildiğini, Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....D. İş sayılı tespit dosyasında taraflarınca yapılmış olan yargılama giderlerinin de hükümde belirtilmediğini, faiz başlangıç tarihi kaza tarihi olması gerekmekte olup müvekkil yanca kaza anında derhal davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu ve davalı yanın temerrüde düşürüldüğünü, tüm bu nedenlerle davalı yanın istinaf taleplerinin esastan reddine, taraflarınca yapılan istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının talepleri veçhile kaldırılmasına, hem asıl hem de tespit davası açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar davacı yanca hurda bedeline de hükmedilmesi ve faiz başlangıç yönünden istinaf edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
01.04.2013 tarihli Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "3.3. Sigorta Bedeli, Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi" başlığı altında düzenlenen 3.3.2.2. bendinde "Onarım masraflarının sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, aracın hasar anındaki rayiç değeri ödenir. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Aynı şekilde kısmi onarımlarda parçaların sigorta şirketi tarafından tedarik edilmesi halinde hasarlı parçalar talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.
Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.
Sigortalının ve sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişilerin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar sigortalıya tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki paragraflarda düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır. Sigortalının onayı ile aracı hasarlı haliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır. " düzenlemesi yer almıştır. (Bkz. Yargıtay 17. HD 2018/4256 Esas, 2018/8856 Karar sayılı ilamı)
Buna göre, davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigortalı araç hurdasını sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp, hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir. Mal sigortalarından olan Kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır. Sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi halinde, sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, KTK: ve kasko genel şartlarına göre sovtajın kimde kalacağı konusunda davacının gerek dava dilekçesi, gerek istinaf dilekçesi ve dosya kapsamından sovtajın davacı tarafta kalacağı, davacının sovtajın sigortacıya verilmesi istemine ilişkin bir talep ve itirazının da bulunmadığı, istinaf itirazının sadece araç ve sovtaj değerine ilişkin olduğu görülmekle, aracın pert edilmesine ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmadığı gözetilerek, gerek tespit dosyasındaki bilirkişi raporu gerekse mahkemece benimsenen bilirkişi raporunun hemen hemen aynı yönde olduğu, bu raporlar ile eksperin belirlediği zarar arasında da fahiş bir fark bulunmadığı görülmekle, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, usule uygun şekilde düzenlenen en son bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; bunun dışında ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve açıkça somut sebep, gerekçesi belirtilmeyen teminat dışı hale ilişkin itirazların da dosya kapsamında yerinde olmadığı, bu sebeple bilirkişi raporuna ve hükmedilen miktara yönelik taraf itirazlarının reddi gerekmiştir.
-Davalı sigortanın muafiyet uygulanması gerektiğine ilişkin itirazında;
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan kasko sigorta poliçesinin "2. Muafiyet Bilgileri" başlıklı maddesinde;
"Pert Araç Klozu: Şirketimiz, risk kabul esasları çerçevesinde, poliçe tanzim aşamasında daha önce tam hasara uğramış (pert total) olduğu tespit edilen araçlara sigorta teminatı vermemektedir. Poliçede özellikleri belirtilen araç için de sigorta teminatı, sigorta ettirenin “aracın daha önce tam hasara uğramadığı” yolundaki beyanı üzerine, bu beyanın doğruluğuna güvenilerek sağlanmıştır. Poliçe tanzimi sonrasında aracın daha önce tam hasara uğradığının tespit edilmesi halinde, kısmi hasarlarda aracın onarımı, şirketimizle anlaşmalı özel serviste, temin edilebilmesi durumunda yan sanayi, çıkma veya eşdeğer parça ile gerçekleştirilecektir. Aracın daha önce tam hasara uğradığının onarım sonrası tespit edilmesi veya aracın orijinal parçalarla onarımının talep edilmesi halinde ise toplam hasarın 9035'i oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır. Sigortalı aracın tam hasara uğraması durumunda ise eksper tarafından tespit edilen aracın hasarsız emsal ikinci el değerinin 35'i oranında tenzili muafiyet uygulanarak tazminat ödenecektir. Ödenecek tazminattan ayrıca, varsa poliçedeki diğer muafiyet ve indirimler de düşülecektir
" hükmünde aracın daha önce tam hasara uğramış (pert-total) olduğu tespiti halinde muafiyetin uygulanacağının belirtilmiş olduğu, oysaki daha önceki hasarlara ilişkin kayıt ve ekspert raporlarının incelenmesinde daha önce tam hasar durumunun görülmediği, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden gelen kayıtlarda sadece davaya konu kaza için pert kaydının oluşturulduğu, bunun dışında tam hasar-pert durumunun davalı tarafça ispat edilmemesi sebebiyle muafiyet uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından buna yönelik itirazın reddi gerekmiştir.
-Davacının faiz başlangıcı yönünden itirazda;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1427/2. maddesinde" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." TTK'nın 1427/4 üncü maddesine göre ise "Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer." düzenlemeleri uyarınca tazminat talep hakkı bulunan sigortalı temerrüt tarihinden, davalı sigorta temerrüte düşürülmemiş ise dava tarihinden itibaren faiz talep etme hakkı bulunmaktadır.
Mahkemece buna göre faiz başlangıcının belirlenmesi gerektiğinden; dava dilekçesinin ekinde ve hasar dosyası kapsamından daha önce başvuru yapıldığı ve temerrütün oluştuğu ispatlanamadığından, davacının buna yönelik itirazı yerinde değildir.
-Davacının yargılama giderleri istinafı yönünden;
6100 sayılı HMK nun "yargılama giderlerinin kapsamı” başlığım taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk" başlığını taşıyan 326. maddede "kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği," "yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği," hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı HMK m. 323/1-ç maddesi gereğince geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekmektedir.
Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir (HMK 405/1). Bu sebeple dava ile ilgili olan delil tespiti dosyası sebebiyle yapılan ve HMK'nın 323. maddesinde sayılan giderler de yargılama giderine dahildir. Delil tespiti giderleri yargılama gideri olduğundan dava değerine dahil edilemez. Bu sebeple dava açılarak istenmesine gerek olmadığı gibi buna rağmen istenmesi halinde de asıl alacak olarak hükmedilemez. Bu genel kurallara göre mahkemece davacının yaptığı delil tespiti giderlerinin de yargılama giderlerinden sayılması ile HMK'nın 323. maddesi gereğince tarafların haklılığı oranında paylaştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği,ilk derece mahkemesince de gerek dava dosyasında, gerekse delil tespiti dosyasında yapılan masrafların davanın kabul ve ret oranına göre hesaplayarak hüküm altına almasının gerekmesine göre, hükümde tespit dosyasındaki yargılama giderleri dahil edilmeksizin sadece mahkemece yapılan yargılama giderleri göz önüne alındığından, buna ilişkin hükmedilen miktara göre nispi tarife üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde ise bir isabetsizlik bulunmadığından, bu sebeple davacının istinafının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
(Nitekim Yargıtay 15 HD nin 2018/1057 esas 2018/2716 kararı sayılı ilamı,Yargıtay 17 Hd nin 2016/19721 esas 2017/10202 karar sayılı ilamları)
Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)
- Davacının davasının KABULÜ İLE; 750.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ........... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
-
Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 51.232,50 TL karar ilam harcından davalının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 12.989,90 TL nin mahsubu ile eksik kalan 38.242,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 12.810 TL tamamlama harcı ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.169,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan masraf olan: 1.382,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından delil tespiti gideri olarak Konya ..Asliye Hukuk Mahkemesinin .... değişik iş sayılı dosyasında yapılan başvuru harcı 179,90 TL, peşin harç 296,40 TL, keşif harcı 1.274,90 TL, araç ücreti 340 TL ve 850,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.941,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
-
Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 111.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
10-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
11-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri ile 28 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.197,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Davalıdan alınması gereken 51.232,50 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 12.809,00 TL nin mahsubu ile bakiye 38.423,50 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
13-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
14-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.14/10/2024
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15