SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/835

Karar No

2024/1771

Karar Tarihi

14 Ekim 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 14/10/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 11/12/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR : 1-

2

VEKİLİ : Av.

DAVALILAR :1-...........

VEKİLİ :Av.

: 2- .....

VEKİLİ : Av.

: 3-...... -

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/10/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/10/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkili .............'ye ait ...........'ın kullanımında olan ticari minibüsün 09/01/2017 tarihinde Adana Çevre yolu üzerinde, davalı sigorta şirketine ....nolu poliçe ile sigortalı .......... plaka nolu çekici ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza sırasında kendi aralarında taraflar kaza tespit tutanağı tuttuğunu, kaza sonrasında arabası kullanılmaz hale gelen müvekkilinin zararının karşılanması için davalı tarafa talepte bulunduğunu, davalı sigorta kaza tespit tutanağı üzerinden yaptığı inceleme sonucunda tarafları eşit kusurlu bulduğunu ve müvekkilinin aracının yanızca tamir bedeli olan 11.000,00 TL.nin yarısını ödediğini, müvekkilinin gerçekleşen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı şahıstan ve ........... ve Lojistik Hizmetleri A.Ş.'den aracının tamir süresince çalışmasından kaynaklanan kazanç kaybını, davalı tarafların tamamından ise aracının tamir bedelinin ödenmeyen 5.500,00 TL.sini ve aracın yaşanan kaza sonrasında kaybettiği değer kaybının istendiğini, bu kalemlerin ödenmesi için 10/04/2017 tarihinde davalı sigortaya ihtarname gönderildiğini ancak olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap alınamadığını, müvekkiline ait ticari minibüsün olay günü olan 09 Ocak tarihinden servisten çıkış tarihi olan mart ayına kadar çalışmadığını, söz konusu aracın bir ticari araç olduğunu, çalıştığı her gün için para kazandığını, her günün geliri birbirinden farklı olup, yapılan sabit harcamalar çıktığında minibüsün günlük net kazancı müvekkili tarafından tam olarak bilinemediğinden bilirkişi incelemesi sonucunda rakamın belirlenmesi amacı ile davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını beyan ederek, davanın kabulü ile davalı ...... ve davalı ........... ve Lojistik Hizmetleri A.Ş.den müvekkilinin kaza nedeni ile çalışmadığı süre boyunca gerçekleşen kazanç kaybı olan asıl değeri bilirkişi incelemesi sonucunda belirtecek olan şimdilik 1.000,00 TL.nin tahsili, davalıların tamamından ise aracın tamir masrafı olan 5.500,00 TL. ile aracın değer kaydı için yine asıl değeri bilirkişi incelemesi sonucunda belirtilecek olan şimdilik 5.000,00 TL.nin tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı ........... ve Lojistik Hizmetleri A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle; taraflarca beraber tutulan kaza tespit tutanağında minibüs şoförünün ifadesine göre; dava dilekçesinde minibüsün yeşil ışık yandığında geçmiş olduğuna ve minibüs ana yola çıkmışken çekicinin soldan geldiğini görmüş olduğuna ilişkin beyanları kazanın oluş şekline aykırı düşmekte olduğunu, kaza sonrasında müvekkilice çekilmiş olan fotoğraflarda ve polisler tarafından çizilen taslak resimlerden açık ve net bir şekilde anlaşılacağı üzere, minibüsün ana yola henüz yeni çıkarken kazanın gerçekleşmiş olduğu görüldüğünü, müvekkiline ait çekicideki hasarın meydana geldiği bölge ise yine fotoğraflardaki açıkça görüldüğü üzere aracın arka tarafı ile orta kısmı arasındaki dorse kapağında olduğunu, davacıya it minibüsün müvekkiline ait çekici ana yolda ilerlemeye devam ederken bir anda tali yoldan çıkarken önü ile çekicinin orta kısmında bulunan dorsenin kapak kısmına çarpması şeklinde meydana geldiğini, yani söz konusu çekicinin kendisine ait yolda kavşağı geçmekteyken çekici şoförünün ısrarla korna çalarak minibüs şoförünü uyarmasına rağmen, minibüs şoförünün dikkatsizliği ve kusuru sonucu çekicinin yoluna girerek çekiciye orta kısmından çarpması suretiyle kaza meydana geldiğini, nitekim çekiciyi kullanmakta olan .....'in 09/01/2017 tarihli kaza tespit tutanağında yer alan beyanında da kazanın aynen bu şekilde gerçekleştiğini söylediğini, olaya ilişkin kaza tespit tutanaklarında ve müvekkili tarafından çekilen fotoğraflarda görüldüğü üzere müvekkile ait çekici ana yol olan Antalya Çevre yolunda seyir halindeyken davacı yana ait minibüsün gitmekte olduğu karayolunun anayol ile kesiştiği noktada dava konusu olay meydana geldiğini, söz konusu olayda minibüs sürücüsünün tali yoldan anayola geçerken bilirkişi raporuyla da tespit edileceği üzere kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle tamamen kusurlu olduğunu, 09/01/2017- 03/03/2017 tarihleri arasında onarımda olması sebebi ile kullanım dışı olduğu iddia edildiğini, söz konusu bu süre yaklaşık iki aya tekabül etmekte olup kaza sonrası fotoğraflarda görünen hasarın onarımı için makul bir sürenin çok çok üstünde olduğunu, bu sebeple nerede, nasıl ve ne çeşit bir onarımın yapıldığının araştırılmasını ve onarım süresinin makul olup olmaması açısından bilirkişi tespitinin yaptırılması gerektiğini, söz konusu olayda müvekkilinin kusurunun ve sorumluluğunun olmaması nedeniyle davanın reddini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasını istemiştir.

Davalılardan ....Sigorta A.Ş. vekilinin davaya cevap dilekçesi özetle ; .......... plaka sayılı aracın ... nolu Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesi ile sigortalanmış olması, teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, 2918 sayılı kanuna göre, işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitleri dahilinde teminle mükellef olup, işletenin sorumluluğunun bulunmadığı hallerde, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesin mümkün olmayacağını, kazaya karışan araçların ve şahısların kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden alınacak ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzimi sağlanması gerektiğini, davacılardan ...........'ın araç sürücüsü olup, mülkiyet hakkına sahip olmadığından mezkur davayı açmaya hak ve yetkisi bulunmadığını, davacı ........... lehine açılmış olan davanın bu sebeplerle reddi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını istemiştir.

Davalılardan ......'e dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı ...... süresinde davaya cevap vermediği gibi duruşmalara katılmamış, kendisini bir vekil ile de temsil ettirmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas ....Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı .............'ye ait ...........'ın kullanımında olan ticari minibüsün 09/01/2017 tarihinde Adana Çevre yolu üzerinde, davalı sigorta şirketine ..... nolu poliçe ile sigortalı .......... plaka nolu çekici ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, Mahkememizce de hükme esas alınan 21/04/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; davalı çekici sürücüsü ...... 'in % 80 oranında kusurlu olduğu, davacı minibüs sürücüsü ...........'ın, % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yine aynı raporda; kusur oranına göre ticari minibüsteki değer kaybının 2.000 TL, kazanç kaybının kaza tarihi itibarıyla 1.750,00 TL, davacının kazadan dolayı uğramış olduğu tamir bedeli 3.300,00 TL olduğu belirtilmekle davanın kısmen kabulüne karar verilerek ;

Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile ;

Davacının değer kaybı nedeniyle uğramış olduğu 2.000,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

Davacının kazadan dolayı uğramış olduğu tamir bedeli 3.300,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

Davacının kaza nedeniyle uğramış olduğu gelir kazanç kaybı olan 9.275,00 TL'nin davalılardan sigorta şirketi hariç diğer davalı ...... ve ..... Nakliyat'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı ............. vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraflarına ikinci kez ıslah yapılmak üzere süre verildiğini, hak kaybı yaşanmaması adına yaptıkları ıslah neticesinde ise gerekçesi açılmadan ıslah edilen tüm rakamların reddine karar verilerek aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkemece taraflarına süre verilmesi nedeni ile yapılan ıslahın şayet mahkemece dikkate alınmayacaksa bu durumda aleyhe vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini, mahkeme tarafından hazırlanan gerekçeli kararın gerekçesiz olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin içtihatlarında adil bir yargılanmadan söz edebilmek için, mahkemenin davanın esasına ilişkin olan iddiaları ve bunlara ilişkin delilleri değerlendirmesi ve iddia ve dava edilen hususta bir karar vermesi, verdiği kararın verilmesini haklı gösteren makul gerekçelerini göstermesi zorunluluğuna işaret edildiğini, gerçekleşen kazada müvekkilin %100 kusursuz konumda olduğunu, dosyada 10.05.2018 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan heyet raporunda şöför ......'in kusurlu %100 olduğu, müvekkiline ait aracın sürücüsü ...........'ın ise tamamen kusursuz olduğu açıkça belirtildiğini ancak sonrasında mahkemece tekrar rapor alındığını ve yalnızca bir makine mühendisi tarafından hazırlanmış bu raporda yerlerin bozlu olması, müvekkilin görüş açısını da karla kaplı ağaçlar nedeni ile kapalı olması ve tanık beyanlarının da müvekkilin kırmızı ışıkta durduktan sonra ışığın yeşile dönmesi ile hareket ettiğini açıkça beyan etmesi göz ardı edilerek müvekkilin %20 kusurlu bulunduğunu, dosyada daha önce adli tıp kurumundan bir trafik ihtisas dairesi başkanı bir uzman ve bir mühendisten alınan raporda müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmemişken, sonrasında bir makine mühendisinin hazırladığı raporda müvekkiline gerekli dikkat ve özeni göstermediği gibi ispattan ve kesinlikten uzak bir yargı ile kusur atfedilmiş olmasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle usul ve kanuna aykırı Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın icrasının yerine getirilmesi için açılmış olan İzmir .. İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı icra takibinin geriye bırakılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davacı istinafı üzerine (davalının istinafının süre yönünden reddine dair ek karar istinaf edilmeme suretiyle kesinleştiğinden) yapılan inceleme sonunda;

Aşağıda belirtilen husus dışında, kaldırma kararında belirtilen biçimde araştırma yapılarak İTÜ uzman bilirkişi heyetinden kusur ve değer kaybı yönünden alınan raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; ilk karara davalı tarafın istinafının olmaması nedeniyle ilk kurulan hükümdeki tazminat miktarları yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş bulunmasına; sair itirazların Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olup yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, bu konulara ilişkin davacının yerinde bulunmayan itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;

Davacı tarafından açılan maddi tazminat istemlerinin irdelenmesi gerekir. Kural olarak alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Zira; hiç kimse kendi lehine olan davayı (tam dava) açmaya zorlanamaz.(HMK m.24/2) Bu bağlamda davacının alacağının şimdilik belli bir kesimi için açtığı davaya, kısmi dava denilir. Kısmi dava 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında; “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir” denilmiştir.

Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden (mesela, ödünç veya satış sözleşmesinden) doğmuş olması ve bu (aynı hukuki ilişkiden doğan) alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir.Dava konusu alacak, bir alacağın belli bir kesimi değil (bilakis bağımsız bir alacak) ise, o zaman dava, kısmi dava olarak nitelendirilemez.

Davacının kısmi dava mı yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinden (talep neticesinden) anlaşılır. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği vakıalardan doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi istediğini açıkça bildirmelidir. (m.119, 1/ğ). Aksi halde, yani davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava, kısmi dava değil tam dava sayılır.Davacının davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirmesi zorunlu değildir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının alacağının dava edilenden daha fazla olduğunun ve bunun yalnız bir bölümünün dava edildiğinin açıkça anlaşılması gerekli ve yeterlidir.

HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.

Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.

Somut olayda, dava dilekçesinin istem sonucu ve dilekçe içeriği tümüyle değerlendirildiğinde davasının “kısmi dava” olarak açtığı sonucuna varılmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HUMK'nın 83. (6100 sayılı HMK m. 176), maddesinde ise ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte talep miktarı ıslah ile arttırılabilecektir. Ancak taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.

Somut dosyamızda;davacı tarafça, dava dilekçesinden açıkça görüleceği üzere kısmi dava açıldığı sabit olduğu halde, ancak bir kez ıslah talebinde bulunulabileceği yerde, davacı tarafça iki kez ıslah talebinde bulunulduğu, mahkemenin de dava dilekçesinde istenilen değer kaybı ile gerek dava gerek ilk ıslah dilekçesindeki talepler nazara alınarak ikinci hükümde fazla tazminat verilmemiş ise de;

İkinci kere yapılan ıslah geçersiz ve yok hükmünde olduğundan ve ilk ıslah dilekçesine göre hüküm kurulması gerektiğinden, bu kapsamda davacı aleyhine aradaki farktan dolayı yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi lazım geldiğinden, mahkemece geçersiz ikinci ıslaha göre davacı aleyhine verilen yargılama gideri ve aleyhe vekalet ücretinde isabet bulunmadığından, bu yönden davacı istinafının kabulü ile kararın yargılama giderleri yönünden kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.

Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)

  1. Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile ;

a)Davacının değer kaybı nedeniyle uğramış olduğu 2.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

b)Davacının kazadan dolayı uğramış olduğu tamir bedeli 3.300,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

c)Davacının kaza nedeniyle uğramış olduğu gelir kazanç kaybı olan 9.275,00 TL'nin davalılardan sigorta şirketi hariç diğer davalı ...... ve ..... Nakliyat'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

İlk Derece Yargılaması Yönünden;

  1. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 995,61 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 250,80 TL ve 1.035,75 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.286,55 TL'den mahsubu ile bakiye 290,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,

  2. Davacılar tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 85,80 TL başvurma harcı, 250,80 TL peşin harç ve 1.035,75 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.372,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, (davalı ..... Sigorta Şirketinin 498,16 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulmasına)

  3. Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam istinaf öncesi yapılan 2.406,80 TL ile istinaf sonrası yapılan 3.000,00 TL bilirkişi , 560,21 TL tebligat ve posta gideri ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna olmak üzere 6.129,10 yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.517,14 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, (davalı ..... Sigorta Şirketinin 1.639,72 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)

  4. Davalılardan ........... ve Loj. Hizmetleri A.Ş. tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinin kabul. ret oranına göre hesaplanan 26,3 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılardan ........... ve Loj. Hizmetleri A.Ş.ye verilmesine, geri kalan yargılama giderinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,

  5. Diğer davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

  6. Davacılar vekili tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 14/12/2021 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı ilamı doğrultusunda talep halinde davacılara İADESİNE,

  7. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 14.575,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, (Davalı ..... Sigorta şirketinin 5.290,72 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)

  8. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca değer kaybı ve tamir bedeli yönünden red edilen kısım üzerinden hesaplanan 5.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara VERİLMESİNE,

10-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde taraflara iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara İADESİNE,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

11-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,

12-Davacı tarafça yapılan 2.338,80 TL istinaf başvuru gideri ile 170 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.508,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

13-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

14-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.14/10/2024

Başkan

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Katip

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yenidenTazminatKaynaklanan)Fiildenreddiderece(Haksıziadesinedüzeltilerekmahkemesikonyavekilihakkındakısmenkabulkesinkaldırılmasınumarasıdairesikurulmakhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim