Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/764
2024/1760
14 Ekim 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 14/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 15/11/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :Av.
Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA İHBAR OLUNAN : 1-
DAVA İHBAR OLUNAN : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/10/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:14/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/03/2017 tarihinde, müvekkili ....'in sevk ve idaresindeki motorsiklet ile Hatip Caddesi'ni takip eden Gödene Toki istikametine doğru seyir halinde iken yine Hatip Caddesini takiben Antalya Çevre Yolu Caddesi istikametine seyri halinde olan dava dışı sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin Hatip Caddesi Anlam Sokak Kavşağına yaklaştığında araç sollama kuralı ile sair trafik kurallarına riayet etmeyerek müvekkil ....'in sevk ve idaresindeki motorsiklete çarpması neticesinde davaya konu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, kaza tespit tutanağında müvekkiline isnat edilen kusurları kabul etmediklerini, davaya konu trafik kazasına tam ve asli kusuru ile sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları ZMMS nin bulunmadığını, bu nedenle davalı ... Hesabı'nın müvekkilinin uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğunu, ... Hesabına başvuruda bulunulduğunu, davalı yan nezdinde ....nolu hasar dosyasının oluşturulduğunu, iş bu hasar dosyası kapsamında aleyhe hususları kabul etmediklerini, söz konusu hasar dosyası kapsamında müvekkile kısmi ödeme yapıldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin müvekkilinin uğradığı zararı karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu davrandığı ve koruyucu tertibat kullanmadığı gerekçesi ile tazminat tutarında inrime gidilmesini kabul etmediklerini, Konya .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile yürütülen ceza yargılaması kapsamında dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda müvekkili ....'in koruyucu tertibat kullandığını, kaskın ise kaza sonrasında olay yerinde bulunduğunun açıkça tespit edildiğini, trafik kazası neticesinde müvekkilinin kulaklarında, ellerinde, dizlerinde, ayak bileklerinde, bacaklarında ve iç organlarında yaralanma, uyluk kemiklerinde şaft kırıkları, omurgasında çoklu kırıklar, kafatasında kol kemiklerinde, köprücük kemiklerinde, ayak bileklerinde, burun ve yüz kemiklerinde kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma ve ezilme olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline platin takıldığını, müvekkilinin bu kaza nedeniyle günlük ihtiyaçlarını dahi tek başına yerine getiremez, öz bakımını karşılayamaz hale geldiğini, bu nedenle de bakıcı giderleri taleplerinin olduğunu, müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğe de maruz kaldığını, tüm bu hususlarda ... Hesabı'na 19/07/2018 tarihinde başvuruda bulunduklarını, başvuru dilekçesinin ve eklerinin davalı yana 20/07/2018 tarihinde tebliğ olduğunu, ... Hesabı tarafından ise 24/07/2018 tarihli cevabi yazı ile taleplerin reddedildiğine dair cevap verildiğini, bu nedenlerle kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 1.500 TL, geçiçi iş göremezlik bedeli olarak 2.000 TL, bakıcı gideri olarak 100 TL olmak üzere toplam 3.600 TL maddi tazminatın davalı yandan alınarak kendilerine verilmesini, yapılan yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumun davacılara ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve davacının tüm zararının karşılandığını, davacı yanın başvurusu üzerine müvekkili kurum tarafından .... sayılı hasar dosyasının açıldığını ve davacıya 96.140,00 TL maddi tazminat ödendiğini, yapılan ödeme karşılığında müvekkili kurumun davacı tarafından ibra edildiğini, davacıya ödenen tazminatın ibraname mukabilinde ödendiğini, müvekkili kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ve sigortasız olduğu iddia edilen araç işleteninin de davaya dahil edilmesini talep ettikleri, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şelide geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılmasının gerektiğini, davacının kaza sırasında motorsiklet kullandığını, davacının bu tarz araç kullandığı sırada alması gerekli güvenlik önlemlerini almamış olması sonucunda ağırlıklı olarak yüzünden yaralandığını, davacı yanın kaskın bulunduğu iddiasının asılsız olduğunu, davacının kaza sırasında göz, kulak ve burnundan yaralandığını, yüz kemiklerinin kırıldığını, davacının bu haliyle ağır müterafik kusurunun bulunduğunu, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu aldırılması gerektiğini, davacının tüm devailerinin tamamlanmasından sonra kalıcı sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olmasının gerektiğini, aynı zamanda maluliyet uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkili kurumun bu talepler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı tarfik sigortası genel şartlarının A.2.d maddesindeki zarar tanımına girilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı A.5 de bulunan teminat türlerinde sayılmadığını ve A.6.k. Maddesinde teminat dışı haller arasında sayıldığını, bu nedenle geçici iş göremezlik zararından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müvekkili kurumdan talep ettiği bakıcı giderlerine bağlı maddi tazminat isteklerinin reddinin gerektiğini, geçici bakıcı gideri, trafik sigortası genel şatlarının A.5 maddesinde tedavi teminatı içinde sayılmış ve bu giderden SGK'nın sorumlu olduğunun belirtildiğini, açıklanan nedenlerle söz konusu talepler yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını fakat dava dilekçesinde talebe konu edilen bakıcı gideri tazminatının da reddini, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarlarının da tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesinin gerektiğini, ... Hesabının sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu ve müvekkili aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini davanın reddi ile yapılan yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana hükmedilmesini talep ettikleri görülmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas 2023/606 Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Yüksek Yargıtay 17. HD'nin 2011/7758 Esas, 2012/6081 Karar sayılı ilamı, aynı dairenin 2014/9573, 2017/519 sayılı ilamları, Konya BAM 3. HD'nin 2018/60 E, 2019/3 K, ve aynı dairenin 2020/964 Esas, 2021/63 K, sayılı 28/01/2021 tarihli ilamları da dikkate alındığında davacının 9.477,41 TL geçici iş göremezlik, 233.860,00 TL sürekli iş göremezlik ve 5.332,50 TL bakıcı gideri zararına bağlı olmak üzere toplam 248.669,91TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre ;
Davacının 9.477,41 TL geçici iş göremezlik, 233.860,00 TL sürekli iş göremezlik ve 5.332,50 TL bakıcı gideri zararına bağlı olmak üzere toplam 248.669,91TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihi 20/03/2017 olduğundan 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel şartlarının işbu davada uygulanmasınını gerektiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, yeni genel şartların yürürlüğe girmesi sonrası gerçekleşen kazalarda geçici iş göremezlik zararından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, davacının müvekkil kurumdan talep etmiş olduğu bakıcı giderlerine bağlı maddi tazminat isteklerinin reddinin gerektiğini, kaldı ki geçici iş göremezlik süresinin bakıcı ihtiyacı olarak dikkate alınmasının da hatalı olduğunu, fiilen bakıcı tutulduğunun ispatının gerektiğini, hiçbir şekilde sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkil kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, yerel mahkemenin hesaplanan haksız tazminat için hatalı bir şekilde 18/05/2018 tarihinden itibaren faize hükmettiğini, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde bu hususların da ayrıca indirim sebebi olduğunu, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilerek göre hesaplama yapılmadığını, bu nedenle yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ödeme tarihindeki verilerek göre ve itirazları doğrultusunda hesaplama yapıldığına müvekkil kurumun tazminat sorumluluğunun bulunmadığının görüleceğini, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada geçici ve sürekli iş göremezlik toplamına göre karşılaştırma yapıldığını, mahkemece verilen ilk karara istinaf sebebiyle, müvekkil kurumun kazanılmış hakları gereği sorumluluğu artıracak şekilde karar verilemeyeceğini, tazminat hesabında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, aynı kaza ile ilgili olarak 3. Defa ıslah yapılmasına muvafakatlerinin bulunmadığı ıslaha itirazlarında belirtilmiş oldukları halde yerel mahkemece 3. Defa yapılan ıslah esas alınarak karar verildiğini, ödenmiş olan tazminatın güncellenmesinden asgari ücreti artış oranının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ek talep bulunmadığından ve ödeme tarihindeki verilere göre de davacının zararının tümünün karşılanmış olduğu anlaşıldığından temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E. .... K. ve 15.11.2023 tarihli kararının müvekkil kurum lehine bozulmasına ve kararın kaldırılmasına, davanın İstinaf Mahkemesinde görülmesine, davanın İstinaf Mahkemesince görülmemesi halinde de atılı Mahkeme kararının kaldırılarak , müvekkil kurum lehine karar vermek üzere dosyanın Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini ve istinaf incelemesi sonuna kadar tehiri icra kararı verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İhbar olunanlar vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Konya ..Asliye Ceza Mahkemesinin.... Esas sayılı dosya içeriğinde kazaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda ....'in tali, müvekkil.....'un ise asli kusurlu olarak tespit edildiğini, söz konusu kaza da müvekkil.....'un herhangi bir kusurunun bulunmadığını, mahkeme tarafından 20/03/2017 tarihli kazaya ilişkin belirlenen zarar miktarının çok fazla olduğunu, bu miktarın müvekkillere yüklenmesi müvekkilleri haddinden fazla fakirleştireceğini, zira müvekkillerin mali durumlarının çok kötü olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. ... K. Ve 15.12.2023 Karar tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve İş bu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili sunduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kazada ağır şekilde yaralanan müvekkilin, kulaklarında, ellerinde, dizlerinde, ayak bileklerinde, bacaklarında ve iç organlarında yaralanma, uyluk kemiklerinde şaft kırıkları, omurgasında çoklu kırıklar, kafatasında, kol kemiklerinde, köprücük kemiklerinde, ayak bileklerinde, burun ve yüz kemiklerinde kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma, ezilme ve berelenmelerin meydana geldiğini, buna karşılık tespit edilen maluliyet oranının gerçeği yansıtmamakta olup müvekkilin maluliyetinin çok daha yüksek olduğunu, söz konusu rapor ile müvekkilin 9 ay süre geçici işgöremezliğe maruz kaldığı ve 4 ay süre ile bakıcı ihtiyacı doğduğu tespit edildiğini, ancak söz konusu yaralanmaların ağırlığı, müvekkilin uzun tedavi süreci dikkate alındığında tespit edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı süresi tespit edilenden çok daha fazla olduğunu, işbu yönü ile eksik olan rapor ile karar verilmesinin hatalı olup kararın bu yönü ile kaldırılmasının gerektiğini, tüm bu nedenlerle süresi içinde ve usulüne uygun katılma yoluyla istinaf başvurularının kabulü ile karşı tarafça icraya konu edilmesi halinde kararın kesinleşmesine kadar tehiri icra kararı verilmesine, davalı yanın haksız ve hukuka aykırı istinaf gerekçelerinin reddine karar verilerek usul ve yasaya uygun Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih ... Esas 2....Karar sayılı ilamının istinaf taleplerinin doğrultusunda kaldırılmasına, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davacı, davalı ... ve ihbar olunanlarca istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;
-İhbar olunan ihbar olunan .... ve ....'un istinaf talebi yönünden;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 53.maddesinde ''Dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Bu yetki, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir.'' şeklinde belirtilmiştir.
İhbar olunan kimse HUMK’un 49. Maddesi vd. uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Yargılama sonunda hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse ihbar olunan hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına istinaf edebilir.”
Buna göre aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harç verilmiş bir dava olmaması nedeniyle ihbar olunan davada taraf olmadığı gibi, mahkemece yargılama sonunda ihbar olunan aleyhinde hüküm kurulmadığından hükmü istinaf etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu halde ihbar olunanların dava dışı üçüncü kişi olduğu, onun hakkında hüküm oluşturmayacağından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı, istinaf kanun yoluna başvurusunun taraf sıfatı, hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 6. HD 2010/6238 Esas 2010/8240 Karar)
-Davacı ve davalı ...'nin istinafına yönelik;
Daire kaldırma kararı gereğinin yerine getirilerek alınan Aktüer raporuna göre rapor tarihindeki güncel verilere göre PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sistemi baz alınarak davacının tazminat hesabının yapılarak, belirlenen tazminatların davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle önce artırım sonrasında da bir kere yapılan ıslah dilekçesinde istenilen tazminat miktarlarını karşılamasına; mahkemece usul ve yasaya uygun, ayrıntılı, gerekçeli bu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; yapılan istinaf itirazlarının önceki Daire kararında değerlendirilip yeniden incelenmesine yer olmadığı gibi itiraz edilmeyip kesinleşen hususlarda yeni sebeplere dayanılamayacağına; hükme göre yargılama giderlerine ve vekalet ücretine dair kurulan hükümlerde de bir isabetsizlik bulunmamasına; kamu düzeni ile istinaf sebepleri kapsamında, oluşa ve dosya kapsamına, kaldırma kararına uygun biçimde düzenlenen raporun benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı ... vekilinin buna yönelen, yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İhbar olunanların istinaf taleplerinin usulden REDDİNE,
-
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafından alınması gereken 16.986,64 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 4.246,66 TL nin mahsubu ile bakiye 12.739,98 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf yasa yoluna başvuran ihbar olunanlar tarafından peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde ihbar olunanlara iadesine,
-
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden taraflar üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.14/10/2024
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15