SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1542

Karar No

2024/1728

Karar Tarihi

10 Ekim 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 10/10/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/12/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR :1-

2-

3-

4-

5

6-

VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1-

VEKİLİ : Av

2-

VEKİLİ : Av.

3

4-

VEKİLİ : Av.

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/10/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacılar vekili 11.05.2022 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; 13.09.2021 tarihinde davalı sürücü .......'ın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobili ile İvriz - Ereğli yolunu takiben, İvriz istikametinden gelip, Ereğli İlçesine istikametine seyir halinde iken Hacı Sait Eker Sokak kesişimin bulunduğu viraja sert girmesi sonucu seyir şeridini kaçırıp, aracın ön kısmı ile Ereğli İlçe istikametinden gelip, İvriz istikametine seyir halinde olan müvekkili davacıların miras bırakanı sürücü müteveffa .......'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın sol ön kısmından çarpması neticesinde .......'ın ölümü ve davacı ... .....'ın yaralanması ile sonuçlanan, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tarihinde olaya karışan Ford marka 2018 model ...... plaka sayılı aracın maliki davalı ....., sürücüsünün ise davalı ....... olup.... sigorta acente no ..... sigorta poliçe no'lu 05.01.2020 sigorta başlangıç tarihi 05.02.2022 sigorta bitiş tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile davalı .....Sigorta tarafından sigortalandığını, davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olduğu kazaya karışan ...... plaka sayılı aracın aynı zamanda diğer davalı şirket ..... Sigorta A.Ş. tarafından da ...... Sigorta Acente No, ..... Sigorta Poliçe No lu 18.03.2021 Sigorta Başlangıç Tarihi 18.03.2022 Sigorta Bitiş Tarihli Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında ihtiyari mesuliyet kaza başına 625.000,00 TL bedelli manevi tazminat klozu içerir şekilde de sigortalandığını, Ereğli/Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ..... Soruşturma Numaralı Hazırlık Dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında tanzim edilen, 13.09.2021 Tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve14.09.2021 Tarihli Trafik Kazası Bilirkişi Raporu uyarınca, ...... plaka sayılı araç sürücüsü .......'ın kazanın oluşumunda 2918 Sayılı KTK’na göre 52/a ve 56/a maddeleri gereğince birinci derecede (asli) kusurlu olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanı .......'ın ise meydana gelen kazada herhangi bir trafik kuralı ihlalinde bulunmadığının tespit edildiğini, Ereğli/Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01/11/2021 Tarih ve .... Sayılı iddianamesi ile davalı sürücü .......'ın bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılması istemi ile Ereğli/Konya Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... E Sayılı dava dosyası açıldığını, yargılama sırasında Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından aldırılan 02.12.2021 Tarihli Raporunda davalı sürücü .......'ın asli kusurlu olduğunu, müteveffa sürücü ......'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davalı .......'ın 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesi'nin vermiş olduğu bu kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 08.03.2022 Tarih,.... E - ..... K Sayılı Kaldırma İlamı ile davalı sürücü ....... aleyhine bilinçli taksirin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığı ve cezanın teşdiden uygulanmadığı gerekçeleri ile bozularak yargılama dosyasının yeniden İlk Derece Mahkemesi'ne gönderildiğini, meydana gelen kazadan sonra 2918 Sayılı KTK'nun 97. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı için 01.10.2021 tarihinde davalı .... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, yapılan müzakereler sonrası 01.12.2021 tarih, 2021/308922 İhtiyari Arabuluculuk Dosyası - Arabuluculuk Dosya Numarası Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ile de sabit olduğu üzere davalılardan ..... ......ve ...... ......yönünden .... sayılı Trafik Sigorta Poliçe kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri yönünden anlaşma sağlandığını, 2918 Sayılı KTK'nun 97. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK ödemesi kapsamı dışında kalan tedavi giderleri ile birlikte bakıcı giderleri için 01.10.2021 tarihinde yapılan başvuruda davacılardan ... ......ve .....'un velayeti altında bulunan davalı ...... ve ...... yönünden anlaşma sağlanamadığını, Ereğli/Konya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20/09/2021 Tarih, ..... Esas - .....K Sayılı Mirasçılık Belgesi ile de sabit olduğu üzere muris .......'ın miras meselesi 4 pay kabul edilerek, 1 payının davacı eş ..... .....'a 1 payının davacı çocuk .....'a, 1 payının davacı çocuk ......'a, 1 payının davacı çocuk ... .....'a ait olduğu tespit edilerek verasetin bu şekilde sübutuna karar verildiğini, mirasçılardan .....'un Konya/Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatı İle) nin ..... E - .... K Sayılı İlamı ile 14.09.2010 tarihinde kesinleşmiş mahkeme ilamına istinaden boşanmış olduğunu, müşterek çocuklara kazada vefat eden müteveffa miras bırakan .......'ın kaza tarihine kadar baktığını ve her türlü ihtiyaçlarını, bakım ve eğitim giderlerini karşıladığını, meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden .......'ın, kazanın meydana geldiği tarihte 67 yıl 10 ay 19 günlük olarak 67 yaşında olduğunu, desteğin kaza tarihi itibari ile TRH 2010 Erkek Mortalite Tablosunda bakiye ömrünün 12 yıl 72 gün olduğundan, bakiye ömür sonuna nazaran muhtemelen vefat edeceği 25.11.2033 tarihine kadar yaşamış olsaydı torunlarına destek olacağının kabul edileceğini, müvekkili davacılardan ....... ve .....'un velayeti altında bulunan ......'in dedeleri olan .......'ın vefatı ile birlikte onun desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkili davacı ... .....'ın kepçe operatörü olarak çalıştığını, kaza sonrası omuzundan sakatlanan ... .....'ın geçici ve sürekli olarak iş göremez hale geldiğini, SGK tarafından karşılanmayan bir takım harcamaları kendisinin yaptığını ve aynı zamanda kazadan sonra bir dönem başkasının yardımı ile yaşar hale geldiğini, kazaya karışan ve vefat eden .......'a ait ...... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar zararının ve araç mahrumiyeti zararının tazmini için 06.12.2022 tarihinde davalı ..... Sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak başvurunun olumsuz neticelendiğini, ...... plakalı aracın Ereğli/Konya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş - 2.... K Numaralı Delil Tespiti Dosyası ile de sabit olduğu üzere pert (kullanılamaz) hale geldiğini, araçta meydana gelen hasar zararı ve kaza nedeni ile araç mahrumiyet zararının vefat eden ....... mirasçıları davacı müvekkilleri ..... ....., ......, ... ......ve .....'a ödenmediğini, kullanılamaz halen gelen aracın müvekkili davacılar ..... ....., ....., ... ......ve ...... tarafından Konya/Ereğli 2. Noterliğince tanzim edilen 13.12i2021 Tarih, ....Yevmiye Numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile dava dışı üçüncü şahıs ...... isimli kişiye 5,000,00 TL bedel ile satıldığını, meydana gelen kazada .......'ın ölümü neticesinde müvekkillerinin ağır ve manevi zarara maruz kaldıklarını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile destek zararının, sürekli ve geçici iş görememezlik zararı ile birlikte tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin ve ...... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar zararının ve araç mahrumiyet zararının tam ve kesin olarak tarafımızdan belirlenebilmesinin beklenemeyeceği gözetilerek tam ve kesin olarak belirleneceği aşamada talebin arttırılması sureti ile şimdilik, davacılar ...... ve ...... yönünden ayrı ayrı 500,00 TL'den toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirsiz alacağının, davacı ... ......yönünden 1.000,00 TL geçici iş göremezlik zararı belirsiz alacağının, 1,000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı belirsiz alacağının, 1.000.00 TL, SGK ödemesi kapsamı dışında kalan tedavi giderleri belirsiz alacağının, 1.000.00 TL bakıcı gideri zararı belirsiz alacağının, davacılar ..... ....., ......, ... ......ve ..... yönünden mirasçılık belgesi gözetilerek 10.000,00 TL ...... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar zararı belirsiz alacağının ve 1.000,00 TL kaza nedeni ile araç mahrumiyet zararı belirsiz alacağının, kaza tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı .....sigorta şirketinin maddi tazminattan teminat limiti ve buna isabet eden faiz ve masraflardan sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davacılar yönünden tazmin ve tahsiline, 625.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .....sigorta şirketi dışında kalan davalıların sorumlu tutulması kaydı ile) davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline, yargılama giderleri (Konya/Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .......İş sayılı delil tespit dosyası yargılama giderleri ve ...... arabuluculuk no'lu ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk dosyası giderleri de dahil olmak üzere) ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalılar ....... ve ..... vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan 27.05.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını ispat etmek zorunda olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu anlamında müteselsil borçluluk ve dolayısıyla müteselsil sorumluluk geçerli olduğunu, davaya konu edilen somut uyuşmazlık bakımından da kanundan doğan bir müteselsil borçluluk ve müteselsil sorumluluk hali söz konusu olduğunu, sosyal hayatta her zaman duyulabilecek olan olağan, hafif acı, elem, keder, üzüntü ve ızdıraplar manevi zarar olarak nitelendirilemeyeceğini, sorumluluğun bir koşulu olarak illiyet bağının gereği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde öngörüldüğünü, 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 1459.maddesine göre, sigortacının, sigortalının uğramış olduğu zararı tazmin edeceğini, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı .....Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan 06.06.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 13.09.2021 tarihinde müvekkili sigorta şirketinin ...... no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığını, maliki ..... olan ...... plakalı araç ile tek taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun konusunda uzman kurum yada kişiler tarafından oran gösterir bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacı ... ......yönünden maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, davacıda oluşan sakatlığın gerçekleşen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun ispatı gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, davacının mütefarik kusurunun varlığının araştırılması gerektiğini ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, davacı ...... ve ...... yönünden; Öncelikle vefat edenin davacıya destek olduğunun davacı tarafından ispat edilmesinin gerektiğini, nitekim destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabilmek için desteğin sürekli ve düzenli bir şekilde davacıya destekte bulunmasının gerektiğini, kabul etmemekle birlikte hesaplanacak olan tazminattan müterafik kusur indiriminin yapılmasının gerektiğini, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden; Davacının talepleri ile ilgili müvekkili şirkete başvurusunun bulunmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının her ne kadar müvekkili şirketten hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil talebinde bulunmuşsa da; Müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, davacının tespit dosyasında araç değerinin 59.000,00 TL; araç mahrumiyet bedelinin 3.000,00 TL olacağı tüm değerlendirme neticesinde toplam hasar bedelinin 52.350,00 TL olarak belirlenmesine rağmen davasını 10.000,00 TL üzerinden belirsiz alacak olarak açmış olmakla davaya konu alacağın belirlenmesi nedeniyle belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmamakla birlikte davanın bu yönüyle dahi usulden reddinin gerektiğini, tüm talepler açısından müvekkili şirketten olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediği göz önüne alındığında ancak dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabileceğinden bahisle; Davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacıların davasının esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; TTK'nu madde 5/A hükmü gereğince zorunlu arabuluculuk yolu tüketilmemiş olup bu yönüyle HMK 114/2 hükmü gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılmış geçerli bir başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, Esas yönünden; Davacılar vekili tarafından açılan işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olup reddinin gerektiğini, kazaya karışan ...... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ..... nolu Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile 05/02/2021-2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olup belirlenecek tazminat tutarlarının poliçe teminatını aşmamasının gerektiğini, ihtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmeden evvel söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinden karşılanmasının gerektiğini, bu poliçenin teminat limitinin söz konusu zararı karşılamaya yetmemesi halinde Kasko Sigorta Poliçesine bağlı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin devreye girdiğini, davacıların talep ettiği maddi tazminat miktarının trafik sigorta poliçesi teminatı limitinde kaldığından, müvekkili şirket nezdindeki kasko sigorta poliçesinin ihtiyari teminatının devreye girmeyeceği göz önünde bulundurularak müvekkili şirket yönünden davanın reddinin gerektiğini, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağı kuralı gereğince müvekkili şirketin davacıya herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, KTK. 86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının afaki ve fahiş olduğunu, manevi tazminatın, davacılar için ekonomik açıdan zenginleşme aracı olmamasının gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Meydana gelen olay neticesinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesinin talep edilmesinin gerektiğinden bahisle; Müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Davalı ......., ..... ve .....Sigorta A.Ş.'nin müterafik kusur varlığına yönelik itirazının; 13.09.2021 tarihinde davalı sürücü .......'ın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobili ile İvriz - Ereğli yolunu takiben, İvriz istikametinden gelip, Ereğli İlçesine istikametine seyir halinde iken Hacı Sait Eker Sokak kesişimin bulunduğu viraja sert girmesi sonucu seyir şeridini kaçırıp, aracın ön kısmı ile Ereğli İlçe istikametinden gelip, İvriz istikametine seyir halinde olan davacıların miras bırakanı sürücü müteveffa .......'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın sol ön kısmından çarpması sonucu meydana geldiğinden, Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nin..... Es. Sayılı dosyası içerisinden ifadesine başvurulan ve kaza anında araçta bulunan ......'ın kazadan sonra müteveffanın emniyet kemerinin takılı olduğunu ve kendisinin çıkarttığını beyanı karşısında davacıların miras bırakanı sürücü müteveffa .......'ın oluşan zararın artmasına veya zararın doğmasına herhangi bir katkısı bulunmadığından müterafik kusurunun varlığı mahkememizce kabul edilmemiştir.

Davalı .....Sigorta A.Ş.'nin'nin hatır taşıması varlığına yönelik itirazının; Davacı ......'ın müteveffanın oğlu olduğu, ahlaki görevin ifası niteliğinde olan sözkonusu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği bu nedenle olayda hatır taşımasının bulunmadığından mahkememizce itiraz kabul edilmemiştir.

Davalı .....sigorta şirketi'nin başvuru yapılmadığından dava şartının bulunmadığına yönelik itirazının; Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 19.12.2023 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden;.... Sigorta A.Ş.'ye, dava konusu ...... plaka sayılı aracın hasar giderinden ve mahrumiyet zararından doğan maddi zararın ödenmesi için dava yoluna gitmeden önce 2918 Sayılı KTK 97 Maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurunun PTT A.Ş.'ye ait .......... barkod numarası ile gönderildiğini ve karşı taraf sigorta şirketine 08.12.2021 tarihinde teslim edildiğini, yine destek tazminatı, geçici ve sürekli iş gücü kaybına bağlı tazminat için yapılan başvurunun 05/10/2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, davacıların dava açmadan önce davalı sigorta şirketlerine KTK 97.maddesi kapsamında başvuru yaptıklarından davalı .....Sigorta Şirketinin itirazına itibar edilmemiştir.

Mahkemece alınan tüm raporların ayrıntılı ve denetimine açık olması nedeniyle hükme esas alındığı, davacılardan ......'in 51.977,68 TL destekten yoksun kalma, ......'in 60.285,08 TL destekten yoksun kalma, ... .....'ın 5.839,62 TL geçici iş göremezlik, 3.577,50 TL Bakıcı gideri, 2.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri, davacılardan ..... ....., ......, ... ....., .....'un 54.000,00 TL araç hasar bedeli, 5.000,00 TL araç mahrumiyetinden kaynaklı zararlarının bulunduğu, davalı .....Sigorta A.Ş.'nin ...... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olması nedeniyle poliçe limiti dahilinde destekten yoksun kalma tazminatı ve araçta oluşan hasar kaybından değer kaybından, diğer davalılardan davalı .....'ın araç işleteni, davalı .......'ın ise araç sürücüsü olması nedeniyle sorumluluklarının bulunduğu, davacılardan ..... ....., ......, ... ......ve .....'un araç hasar bedeli zararına bağlı tazminat talebinde davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli bakiye poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davalılardan ....... ve .....'ın olay tarihi itibariyle davalı .....Sigorta A.Ş.'nin destekten yoksun kalma tazminatı, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine bağlı tazminat yönünden (05/10/2021 + 8 iş günü=16/10/2021)tarihinde, araç hasar nedenine bağlı tazminüt yönünden (08/12/2021+8 iş günü=21/12/2021) tarihinde temerrüde düştükleri ve taleple bağlı kalınarak yasal faizden sorumlu oldukları anlaşılmıştır.

Davacılardan ..... ....., ......, ... ......ve .....'un davalılardan ..... Sigorta A.Ş.'ye yönelik maddi tazminat talepleri yönünde yapılan yargılama neticesinde ise; davanın yasal dayanağının 6098 sayılı TBK'nun 49. vd.eden maddeleri ile 2918 sayıl KTK'nun 85.vd.eden maddeleri olduğu, 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunun 5. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde, KTK'nun 100. Maddesinde; "Bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95'inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97'nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109'uncu maddesi ihtiyari mali mesuliyet sigortasında da uygulanır." şeklinde, düzenleme yapıldığı, 6100 sayılı HMK'nun 114. Maddesinde dava şartlarının düzenlendiği, HMK'nun 114/2. maddesinde;"(2) Diğer kanunlarda yer ......dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, HMK.115.maddesinde; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklinde düzenlemeler yapıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 97. Maddesinde yapılan düzenleme gereğince 26/04/2016 tarihinden sonra zarar görenlerce sigorta şirketine karşı tazminat davası açılmadan önce, yazılı olarak başvuruda bulunulması, 15 gün beklenilmesi, 15 gün içerisinde sigorta şirketi tarafından tazminat talebine olumlu cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava açılmasının gerektiği, anılan bu düzenlemenin 6100 sayılı HMK'nun 114/2. ve 2918 sayılı KTK'nun 97. Maddesi gereğince dava şartı olduğu, sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 20/12/2016 tarih ve 2...... Es.2..... Kar. Sayılı ilamının da benzer mahiyette olduğu, davacılar vekili 19/12/2023 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden; ..... Sigorta A.Ş.'nin .......@......com.tr kayıtlı mail adresine manevi tazminat yönünden yapmış oldukları yazılı başvurunun tarihinin 05.11.2021 olup başvurunun mail üzerinden gerçekleştirildiğini, sigorta şirketince açılan dosya numarası .... olduğunun bildirildiği, ..... Sigorta A.Ş.tarafından mahkememiz dosyasına gönderilen 29.11.2023 tarihli yazı cevabında; Meydana gelen kaza nedeniyle dava dilekçesinin şirketlerine tebliğ edilmesiyle birlikte hasar dosyasının açıldığının bildirildiği, davacıların tazminat talebine ilişkin şirketlerine yapılmış herhangi bir müracaatın olmadığının bildirildiği, 6100 sayılı HMK'nun 115. Maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususun davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılabileceği gibi taraflarca da ileri sürülebileceği, davacıların 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunun 5. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi gereğince davadan önce hasar tazminatına yönelik talebi açısından davalı sigorta şirketine başvuru yapmadığı anlaşılmakla davalı ..... sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan yargılama neticesinde; Davacıların manevi tazminat taleplerinin sigorta kapsamında olduğu, davacılar vekili 19/12/2023 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden; ..... Sigorta A.Ş.'nin ........@......com.tr kayıtlı mail adresine manevi tazminat yönünden yapmış oldukları yazılı başvurunun tarihinin 05.11.2021 olup başvurunun mail üzerinden gerçekleştirildiğini, sigorta şirketince açılan dosya numarası .... olduğunun bildirildiği, Davacıların dava açmadan önce KTK'nun 100.ve 97. Maddeleri kapsamında davalı sigorta şirketine 05.11.2021 tarihinde mail üzerinden başvuru yaptıkları, sigorta şirketince açılan dosya numarasının .... olduğu, başvuruya ilişkin dava şartının davacılar tarafından yerine getirildiği, davacılardan ..... .....'ın murisin eşi, ....., ..., .... .....'ın çocukları ......, ......'in murisin torunları, ...... .....'ın murisin annesi olduğu, davacıların desteklerinin vefatı nedeniyle, acı çektikleri ve sağlık bütünlüklerinin bozulduğu, bu nedenle manevi zarara uğradıkları, davalılardan ....... ve .....'ın olay tarihi itibariyle, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin (05/11/2021+45 gün =21/12/2021) tarihinde temerrüde düştükleri, taleple bağlı kalınarak yasal faizle sorumlu oldukları anlaşılmakla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, kusur oranları, hakkaniyet ilkesi ve diğer hususlar dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " şeklinde davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacılardan ......'in 51.977,68 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminatın davalılardan ....... ve ..... yönünden olay tarihi olan 13/09/2021 tarihinden, davalı .....Sigorta A.Ş.yönünden temerrüt tarihi olan 16/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılar ......., ..... ve .....Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ......'in 60.285,08 TL destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi tazminatın davalılardan ....... ve ..... yönünden olay tarihi olan 13/09/2021 tarihinden, davalı .....Sigorta A.Ş.yönünden temerrüt tarihi olan 16/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılar ......., ..... ve .....Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... .....'ın 5.839,62 TL geçici iş göremezlik, 3.577,50 TL Bakıcı gideri, 2.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı olmak üzere toplam 11.417,12 TL maddi tazminatın davalılardan ....... ve ..... yönünden olay tarihi olan 13/09/2021 tarihinden, davalı .....Sigorta A.Ş.yönünden temerrüt tarihi olan 16/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılar ......., ..... ve .....Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... .....'ın fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacılardan ..... ....., ......, ... ....., .....'un 54.000,00 TL araç hasar bedeli zararına bağlı maddi tazminatın davalılardan ....... ve ..... yönünden olay tarihi olan 13/09/2021 tarihinden, davalı .....Sigorta A.Ş.yönünden temerrüt tarihi olan 21/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti 43.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan ......., ..... ve .....Sigorta Aş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20/09/2021 tarih ve ..... Es. ..... Kar. Sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara verilmesine, davacılardan ..... ....., ......, ... ....., .....'un 5.000,00 TL araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararına bağlı maddi tazminatın olay tarihi olan 13/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ....... ve .....'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20/09/2021 tarih ve ..... Es...... Kar. Sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara verilmesine, davacılardan ..... ....., ......, ... ....., .....'un davalılardan ..... Sigorta Aş'ye yönelik maddi tazminat taleplerinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ..... ......için 125.000,00 TL, davacı Ümmühani ......için 100.000,00 TL, davacı ..... için 100.000,00 TL, davacı ... ......için 100.000,00 TL, davacı ...... için 100.000,00 TL, davacı ...... için 50.000,00 TL, davacı ...... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ....... ve ..... yönünden olay tarihi olan 13/09/2021 tarihinden, davalı ..... Sigorta A.Ş.yönünden temerrüt tarihi olan 21/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte (davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılar ......., ..... ve ..... Sigorta Aş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalılar ....... ve ..... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme hükmünün gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, vekalet ücreti bakımından mahkeme hükmünün isabetsiz olduğunu, davanın kısmi kabul olmasına rağmen mahkemenin davalılar yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacıların davalı sigortadan aldıkları ödemelerin bilirkişi hesaplamasına katılmadığını, aleyhe bilirkişi raporlarına itirazlarının bulunduğunu, karşı tarafın davasını ispatlayamadığını beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..... Sigorta vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılan başvurusunun bulunmadığını, yerel mahkemece hatalı olarak manevi tazminat teminatının tümünün davacılar arasında paylaştırıldığını, müteveffanın hayatta olan kardeşlerine pay ayrılmadığını, bilirkişi heyetinin müteveffaya kusur izafe etmemesinin hatalı olduğunu, müteveffanın ölüm sonucunu doğuran olayda %20 oranında müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, yargılama sırasında belirttikleri itirazların hiçbirinin gerekçeli kararda tartışılmadığını beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Manevi tazminatta garame hesabı yapılması gerektiği

2918 sayılı KTK’nın 96. maddesi uyarınca zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta limitinden fazla ise, sigortacıya karşı yöneltilebilecek tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulacağı, garamaten ödeme yapılacağı düzenlenmiştir. Ancak başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin ödeme yapan sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılacaktır.

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında; somut olayda davacılar için hesaplanan toplam manevi tazminat miktarı, sigorta poliçe limiti olan 625.000,00 TL'den fazla olmadığından K.T.K'nın 96. madde hükmü ve poliçe hükümlerine göre manevi tazminat limiti aşılmadan karar verildiğinden itiraz yersizdir.

Kusura itiraz

Mahkemece dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilerek tarafların kusur oranlarına yönelik rapor düzenlenmesinin istenildiği, Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 14.12.2022 tarih ve ......... sayılı raporunda; Sürücü .......'ın %100 (yüzdeyüz) oranında, sürücü .......'ın ise kusursuz olduğunun bildirildiği görülmekle ve bu rapor tespit tutunağı ile de uyumlu olmakla itiraz yersizdir

Kabule göre de

17 hd nin yerleşik uygulamalarına göre, araç lastiği ya da freninin patlaması, jantın kazaya sebebiyet vermesi gibi durumların teknik arıza olduğu ve bu durumların yasanın öngördüğü anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemeyeceği hususları hep birlikte dikkate alındığında; tüm kusurun davalıya ait olduğunun ,davalının işleten olarak sorumluluğunun bulunduğu, davalının aracın bakımlarını ihmal ettiğinin görüldüğü, aracın jantının hasar görmesinin teknik arıza olduğu, bu haliyle mücbir sebep sayılamayacağı, davalının bakımını ihmal etmesinden dolayı kusurlu olduğu,anlaşılmakla itiraz yersizdir.

Nitekim Yargıtay 17 hd nin 2018/3065 esas 2020/3542 karar sayılı ilamı.

Destek itirazı

Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamasına göre Çocukların anne ve babalarına destek olmaları hayatın olağan akışı gereğidir. O an fiilen destek olmasa da, ileride destek olması muhtemeldir. Nitekim, yoksun kalınan destek sadece parasal yardım olarak düşünülemez. Evladın hafta sonlarında, bayram günlerinde vs. anne ve babayı ziyareti, her türlü hastalık ve sair sıkıntılarında yardımlarına koşması, onlara bakmaları da destek kapsamında değerlendirilmelidir. İtiraz yersizdir.

Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2015/9386 esas 2018/4008 karar sayılı ilamı.

Keza kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmakla itiraz yersizdir.

Davalı vekilinin müterafik kusur varlığına yönelik itirazı;

13.09.2021 tarihinde davalı sürücü .......'ın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobili ile İvriz - Ereğli yolunu takiben, İvriz istikametinden gelip, Ereğli İlçesine istikametine seyir halinde iken Hacı Sait Eker Sokak kesişimin bulunduğu viraja sert girmesi sonucu seyir şeridini kaçırıp, aracın ön kısmı ile Ereğli İlçe istikametinden gelip, İvriz istikametine seyir halinde olan davacıların miras bırakanı sürücü müteveffa .......'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın sol ön kısmından çarpması sonucu meydana geldiğinden, Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'ni...... Es. Sayılı dosyası içerisinden ifadesine başvurulan ve kaza anında araçta bulunan ......'ın kazadan sonra müteveffanın emniyet kemerinin takılı olduğunu ve kendisinin çıkarttığını beyanı karşısında davacıların miras bırakanı sürücü müteveffa .......'ın oluşan zararın artmasına veya zararın doğmasına herhangi bir katkısı bulunmadığından müterafik kusurunun varlığı mahkemece kabul edilmemesi doğrudur.

Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,

Davalılar ....... ve ..... vekili ile davalı ..... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar ....... ve ..... vekili ile davalı ..... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

  1. Davalı ....... tarafından alınması gereken 55.172,61 TL harçtan peşin alınan 13.693,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 41.479,46 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. Davalı ..... tarafından alınması gereken 55.172,61 TL harçtan peşin alınan 18.987,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.185,08 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davalı ..... Sigorta AŞ tarafından alınması gereken 42.693,75‬ TL harçtan peşin alınan 10.673,44‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 32.020,31 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davalı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 14/10/2024

İ

Başkan Üye Üye Katip

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinreddinekonyavekiliyasalManeviTazminatesastanMaddinumarasıdairesihukukve

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim