SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1137

Karar No

2024/1656

Karar Tarihi

2 Ekim 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 02/10/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 27/02/2024

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR : 1-

2-

3-

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVALILAR : 1-

VEKİLİ : Av.

2-

VEKİLLERİ : Av.

3- N

VEKİLLERİ : Av.

Av.

4-

5-

MÜTEVEFFA : 6-

TASFİYE MEMURU :

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/10/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 21.09.2017 tarihinde müvekkillerinin desteği

......’nın .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ..... plakalı .......Nak.

Pet. Tic. Ltd. Şti. adına tescilli ......’nin sevk ve idaresindeki araç içeresinde yolcu

konumunda iken .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı......’a ait ...... plakalı

......’ün sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada vefat ettiğini,

müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davamızın kabulü ile dava konusu trafik kazasında eşini kaybeden müvekkili ...... lehine (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik) 3.000TL ve annelerini kaybeden müvekkili ...... lehine (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik) 3.000TL, müvekkili ...... lehine (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik) 3.000TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 21.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini, ayrıca müvekkili ...... lehine 100.000 TL müvekkili ...... lehine 50.000TL, müvekkili ...... lehine 50.00TL manevi tazminatın davalı .... Sigorta A.Ş. ve davalı .... Sigorta A.Ş. hariç olmak üzere diğer tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihi olan 21.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin

sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde

sigortalının kusursuz olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davanın reddine,

yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .......Nak. Pet. Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle;

Kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, SGK tarafından yapılan

ödemelerin mahsubunun yapılması gerektiğini, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet

vermemesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerine

bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ......’nin cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde

kusurunun bulunmadığını, adli tıp trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini,

davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar

verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde

müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini,

davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar

verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, ceza kovuşturma dosyası, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

(a) Maddi Tazminat Talepleri Açısından Yapılan Değerlendirmede:

(aa) ..... Plakalı Araç Sürücüsü ve İşleteni Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacılar tarafından davalı ...... ve .......Nak. Pet. Tic. Ltd. Şti'ye karşı maddi ve manevi tazminat davası açılmış ise de 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ceza mahkemesinin olayın oluş biçimine ilişkin kesinleşmiş kabulü çerçevesinde aldırılan 01/02/2022 Tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun raporunda kazanın meydana gelmesinde ..... plakalı araç sürücüsü ......'ye atfı mümkün bir kusur olmadığı anlaşılmakla ..... plakalı araç şoförünün ...... ile araç işletini ...... ... Ltd. Şti yönüyle davacıların açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

(ab) ..... Plakalı Aracın ZMM Sigortası Açısından Yapılan Değerlendirmede:Her ne kadar davacılar tarafından .... Sigorta A.Ş'ye karşı maddi tazminat davası açılmış ise de davacılar vekilinin 06/11/2018 tarihli duruşmada alınan beyanında .... Sigorta A.Ş yönüyle açılan davadan feragat edildiği, davacılar vekilinin dava dilekçesi ekinde yer alan vekanetnamesinde davadan feragat etmeye açıkça yetkisi olduğu anlaşılmakla bu davalı yönüyle açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 311/1 maddesi gereğince feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

(ac) ...... Plakalı Araç Sürücüsü, İşleteni ve ZMM Sigortacısı Açısından Yapılan Değerlendirmede: 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ..... plakalı araç ile ...... plakalı araçların kazaya karıştığı, müteveffa ......'nın ...... plakalı araçta yolcu olduğu, ...... plakalı araç şoförünün ......, araç işleteninin...... ve ZMM Sigortacısının ise .... Sigorta A.Ş. Olduğu ceza mahkemesinin olayın oluş biçimine ilişkin kesinleşmiş kabulü çerçevesinde aldırılan 01/02/2022 Tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun raporunda kazanın meydana gelmesinde ...... plakalı araç sürücüsü ......'ün asli ve %100 oranında tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin rapor edildiği, dosya içerisinde yer alan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda PMF yaşam tablosuna göre davacı ......'nın maddi zararının 3.375.607,07 TL, davacı ......'nın maddi zararının 4.997,61 TL ve davacı ......'nın maddi zararının 177.301,65 TL olduğunun anlaşıldığı, eldeki davada müterafik kusur indirimi ya da hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı, davanın kısmi dava olduğu ve davacılar vekilinin 24/02/2020 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak davacı ......'nın, davalılar Müteveffa ......'ün Terekesi, ...... ve .... Sigorta A.ş. yönüyle açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 147.193,68 TL destekten yoksun kalma maddi zararının davalı .... Sigorta A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: .....) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalılar müteveffa ......'ün terekesi ve......'dan (kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ......'nın, davalılar Müteveffa ......'ün Terekesi, ...... ve .... Sigorta A.Ş. yönüyle açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 4.997,61 TL destekten yoksun kalma maddi zararının davalı .... Sigorta A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: 2....) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalılar müteveffa ......'ün Terekesi ve......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ......'nın fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ......'nın, davalılar Müteveffa ......'ün Terekesi, ...... ve .... Sigorta A.Ş. yönüyle açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile; 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 17.906,26 TL destekten yoksun kalma maddi zararının davalı .... Sigorta A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ...) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalılar Müteveffa ......'ün Terekesi Ve......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

(b) Manevi Tazminat Talepleri Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazanın oluş şekli, müteveffanın vefat biçimi, davacılarla yakınlığı, yaşı, davacıların yaşadığı ve ömür boyu yaşayacakları acı, elem, keder, üzüntü, ıstırap, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik şartları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın amacı, zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, ceza ve mamelek hukukuna ilişkin tazmin amacının güdülmemesi, caydırıcı olması, özendirici olmaması, 22.06.1966 tarih, 1966/ 7 Esas-7 Karar sayılı YİBK kararındaki kriterler, manevi tazminatın amacı ve ölçütleri ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek davacıların manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmiş ve mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.

(9) .... SİGORTA A.Ş TARAFINDAN YAPILAN ÖDEMENİN MAHSUP EDİLİP EDİLMEYECEĞİ HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacılar vekili tarafından Mahkememizin 06/11/2018 tarihli duruşmada alınan beyanında .... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan ödeme sebebiyle davadan feragat edildiği ifade edilmiş ise de yukarıda detayıyla izah edildiği üzere .... Sigorta A.Ş'nin ZMM Sigortacısı olduğu aracın kazanın meydana gelmesinde bir kusuru olmadığı, bu sebeple ..... plakalı araç sürücüsü ve işleteni hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verildiği, .... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan ödemenin diğer araç sürücüsü ya da sigortacısına rücu edilemeyeceği, yasal şartların oluşması halinde sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davacılardan iadesinin dahi gündeme gelebileceği değerlendirilmekle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan ...... plakalı araç sürücüsü, işleteni ve ZMM Sigortacısı yönüyle yapılan tazminat hesabında bu tutar dikkate alınmamıştır.

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

Davacıların MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davalarının KISMEN KABULÜ İLE;

(a) Davacıların, davalı ...... yönüyle açtıkları MADDİ VE MANEVİ tazminat davalarının AYRI AYRI REDDİNE,

(b) Davacıların, davalı .......NAK. PET. TİC. LTD. ŞTİ yönüyle açtıkları MADDİ VE MANEVİ tazminat davalarının AYRI AYRI REDDİNE,

(c) Davacıların, davalı .... SİGORTA A.Ş. yönüyle açtıkları MADDİ tazminat davalarının 6100 sayılı HMK m. 311/1 maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE AYRI AYRI REDDİNE,

(ç) Davacı ......'nın, davalılar MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ, ...... VE .... SİGORTA A.Ş. yönüyle açtığı MADDİ TAZMİNAT davasının KABULÜ İLE; 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 147.193,68 TL destekten yoksun kalma maddi zararının DAVALI .... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: 21578740) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

(d) Davacı ......'nın, davalılar MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ, ...... VE .... SİGORTA A.Ş. yönüyle açtığı MADDİ TAZMİNAT davasının KISMEN KABULÜ İLE; 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 4.997,61 TL destekten yoksun kalma maddi zararının DAVALI .... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: .....) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacı ......'nın fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,

(e) Davacı ......'nın, davalılar MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ, ...... VE .... SİGORTA A.Ş. yönüyle açtığı MADDİ TAZMİNAT davasının KABULÜ İLE; 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 17.906,26 TL destekten yoksun kalma maddi zararının DAVALI .... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: .....) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 04/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

(f) Davacı ......'nın, davalılar MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE...... yönüyle açtığı MANEVİ TAZMİNAT davasının KABULÜ İLE; 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 100.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

(g) Davacı ......'nın, davalılar MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE...... yönüyle açtığı MANEVİ TAZMİNAT davasının KABULÜ İLE; 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 50.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

(ğ) Davacı ......'nın, davalılar MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE...... yönüyle açtığı MANEVİ TAZMİNAT davasının KABULÜ İLE; 21/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 50.000,00 TL manevi zararının DAVALILAR MÜTEVEFFA ......'ÜN TEREKESİ VE......'dan (Kaza tarihi olan 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE

" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, davanın kısmi dava olarak açıldığı belirtilmemiş olmakla birlikte dava konusu uyuşmazlık gereğince ölümlü trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davalarının davanın açıldığı tarih itibariyle bedelinin belirlenmesinin bilirkişi incelemesi yapılmadan mümkün olmaması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak açılacağının kabulünün gerektiğini, bu aşamada davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü ile belirsiz alacak davasında davacının ayrı ayrı ıslah ve bedel arttırım hakkının kabulü ile 24/02/2020 tarihli ıslah ve 29/01/2024 tarihli bedel arttırım dilekçeleri uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı...... sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayın meydana geldiği yerin Niğde, davanın açıldığı yerin ise Konya olduğunu, davada cismani zararın meydana geldiği yer olan Niğde mahkemelerinin görevli olması gerektiğini, olay günü meydana gelen trafik kazasında ......'nın emniyet kemerini takmadığı için kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunun tarafına tebliğ edilmediğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamayacağından Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, kazaya karışmadığını ve kusuru bulunmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve istinaf masraflarının davacılardan alınıp tarafına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. Yetkili mahkeme itirazının incelenmesinde:

6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 117. Maddesinde, "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.

(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.

(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır" emredici hükmüne göre ilk itirazların cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürülmesi gerekir. Dava konusu olaydaki "zamanaşımı itirazı", ilk itiraz niteliğinde olup re'sen incelenemeyeceğinden davalı cevap dilekçesi vermediğinden cevap dilekçesi ile buna yönelik itiraz sunmadığından, istinaf dilekçesindeki yetki itirazının incelenmesi ve bu konuda bir karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Kaldı ki;

6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. "7. maddesinde de, "davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir. Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK 16.madde hükmü, HUMK.’daki düzenlemeye oranla daha genişletilmiş ve ayrıntılandırılmıştır. Ancak, HMK.'nda kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. ” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.05.2015 tarih, ve 2013/11-2359 Esas, 2015/1443 Kararı)

Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, trafik kazası netice itibari ile bir haksız fiildir. Davaya konu trafik kazası Niğde ilinde meydana gelmiştir. Davalılardan sigorta şirketinin adresi İstanbul olup diğer davalının adresi ise Ereğli 'dır , davacının dava tarihindeki yerleşim yeri dava dilekçesine ekli vekaletnameden de anlaşıldığı üzere Konya'dır. Davacının kanunda öngörülen genel ve özel yetkili mahkemelerden birinde dava açdığı , davacının yetkili mahkemede dava açtığı dikkate alındığında davalı vekilinin itirazının reddi gerekmiştir .

  1. Davanın kısmi dava olarak açılmadığı itirazının incelenmesinde:

6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafca belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır. Madde gerekçesinde "Alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez. Özellikle, kısmi davaya ilişkin yeni hükümler de dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün olan hallerde bu yola başvurulması kabul edilemez." şeklindeki açıklamayla, alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olması durumunda, belirsiz alacak davası açılarak bu davanın sağladığı imkanlardan yararlanmanın mümkün olmadığına işaret edilmiştir.

Taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. Önemli olan objektif olarak talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olmasıdır (H. Pekcanıtez, Belirsiz Alacak Davası, Ankara 2011, s. 45; H. Pekcanıtez/O. Atalay/M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 14. Bası, Ankara 2013, s. 448). Sadece alacak miktarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunması ya da miktarın tartışmalı olmasının belirsiz alacak davası açılması için yeterli sayılması halinde, neredeyse tüm davaların belirsiz alacak davası olarak kabulü gerekir ki, bu da kanunun amacına aykırıdır. Çünkü, zaten uyuşmazlık bulunduğu için dava açılmakta ve uyuşmazlık mahkeme önüne gelmektedir. Önemli olan davacının talebini belirli kılacak imkana sahip olup olmadığıdır. Burada, alacağın belirlenebilir olması ile ispat edilebilirliğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Davacının talep ettiği alacağı belirlemesi objektif olarak mümkün, ancak belirleyebildiği alacağını ispat etmesi, kanunun öngördüğü şekilde (elindeki delillerle) mümkün değilse, burada da belirsiz alacak davası açılacağından söz edilemez. Çünkü, bir alacağın belirlenmesi ile onun ispatı ayrı şeylerdir. Davacı, talep konusu yaptığı alacağını çok net şekilde belirleyebilir; ancak her zaman onu ispat edecek durumda olmayabilir. Aksinin kabulü, her ispat güçlüğü olan alacağı belirsiz alacağa dönüştürmek gibi, hem kanunun amacına hem de genel ilkelere aykırı bir durumu ortaya çıkartabilir. Alacağın miktarının belirlenebilmesinin, tahkikat aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda da belirsiz alacak davası açılabileceği kabul edilmelidir. Ne var ki, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli değildir. Bir davada bilirkişiye başvurulmasına rağmen davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamaz, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02/11/2016 gün, 2015/22-1078 esas ve 2016/1010 karar sayılı ilamı)

Belirli bir tür davanın veya belirli kişilerin açtığı davaların baştan belirli veya belirsiz alacak davası olduğundan da söz edilemez. Her bir davaya konu alacak bakımından, belirsiz alacak davasına ilişkin ölçütlerin somut olaya uygulanarak, belirleme yapılması gereklidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile birlikte belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı sıkça görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür. (YARGITAY HGK 2015/22-188 E 2018/481 K Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/2013 E 2018/3870 K )

Somut olayda, dava dilekçesinin istem sonucu ve dilekçe içeriği tümüyle değerlendirildiğinde davasının “kısmi dava” olarak açtığı sonucuna varılmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HUMK'nın 83. (6100 sayılı HMK m. 176), maddesinde ise ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte talep miktarı ıslah ile arttırılabilecektir. Ancak taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.

Öncelikle hemen belirtilmelidir ki koşulların bulunması halinde kısmi davanın tamamen ıslah yolu ile belirsiz alacak davasına dönüştürülmesi mümkündür. Zira HMK'da bunu yasaklayan herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. HMK 180. maddede tamamen ıslahın usulü ve bu usule uyulmamasının yaptırımı düzenlenmiştir. Buna göre davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi halde ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.

Somut olayda davacı vekili22/01/2018 tarihinde açtığı davasını,24/02/2020 tarihli dilekçesi ile başlangıçta talep etmiş olduğu maddi tazminat miktarının artırılarak maddi tazminat talebini ıslah etmiş ve bu miktarın hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davacı 24/02/2020 tarihli ilk dilekçesi ile ilk başta açtığı dava miktarını ıslah ettiği ve ıslah hakkını kullanmak suretiyle tüketmiştir.HMK 176 madde uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir hükmü gereğince davacı tarafın dava türünü tamamen ıslah yolu ile değiştirim yapmadığından 29/01/2024 tarihli dilekçesi harcı yatırılmış olsa bile kısmi dava da ikinci davada ıslah yasağına takılacaktır.Bu nedenle itiraz yerinde değildir.

  1. Emniyet kemeri itirazının incelenmesinde:

Davalı tarafın müterafik kusur yönünden yaptığı itirazlar bakımından ise; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, araçta bulunanların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlenmiştir. Müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, emniyet kemerinin takılı olmadığının ispatı davalı üzerindedir. Davalı tarafça, yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığından ve emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti yapılamadığından, davalının bu yöndeki itirazının reddi gerekmektedir.

Bu karara karşı davacılar ve davalı...... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvuruların HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar ve davalı...... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf eden davalı......'dan alınması gereken 25.281,36TL TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 6.320,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.961,02 TL eksik harcın davalı......'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

  4. İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.02/10/2024

Başkan

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Katip

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

müşterekenediliphususundatarafındanTazminatdavacıyatazminat(ÖlümmanevideğerlendirmedesigortatahsilimüteveffamaddiAçılanreddinemahsupVeferagatterekesiZararnedeniyledavalıkonyavekiliverilmesinedavalılaredilmeyeceğivekilleriCismanimüteselsilenödemeninyargıtaykısmenkesinkabulüSebebiyleyapılannumarasıdairesiTazminat)hukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim