Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/626
2024/1602
30 Eylül 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 30/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 16/10/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ :Av
DAVALI : 3-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/09/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.11.2021 tarihinde Konya İli, Karatay İlçesi'nde bulunan Giysi Sokağı takiben Fetih Caddesi istikametinden gelen sürücü ..... sevk ve idaresinde bulunan..... plakalı araç, solundan gelen trafiği kontrol etmeden sağa Beyman Sultan Sokak'tan Ankara Caddesi istikametine doğru dönmek istediği sırada Beyman Sultan Sokağı'nı takiben Büyüksinan Caddesi istikametinden gelip Ankara Caddesi istikametine doğru seyretmek için hareket halinde olan müvekkilinin eşi ..... sevk ve idaresinde bulunan ..... plakalı aracın ön kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, araçta meydana gelen değer kaybı zararının tam olarak belirlendikten sonra artırılmak üzere şimdilik 100 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının değer kaybı zararına ilişkin işbu davanın reddini, her halükarda; Değer kaybının, ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5.a maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesini, müvekkili olan şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya dair taleplerin reddini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinden özetle; Haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini
talep ve beyan etmiştir.
Davalı...... vekili cevap dilekçesinden özetle; Haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile ;
Davacının, davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf ve ek karar istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği halde kararın kesin verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama neticesinde alacak miktarının 70.000 TL olarak tespit edildiğini, ancak yerel mahkemece eksik kusur incelemesi neticesinde davaya konu kazada %85 kusurunun müvekkile ait araç sürücünde olduğu kabulü ile davanın reddine karar verildiğini, işbu karar dava değerinin 100 TL olarak gösterilmesi nedeni ile kesin olarak verildiğini, ancak belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olmaları nedeni ile kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenmesi gerekirken yerel mahkemece yanılgılı değerlendirme ile dava edilen miktara göre belirlendiğini, dosya kapsamında aldırılan hasar raporuna karşı 11/09/2023 tarihinde açık bir şekilde itiraz etmekle başka bir bilirkişiden rapor aldırılmasını talep ettikleri halde yerel mahkemece bu taleplerinin değerlendirilmeksizin gerekçesiz bir şekilde reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/10/2023 tarih, ... Esas .... Karar sayılı kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
A- Kararın kesin olduğuna yönelik ek karar bakımından;
Mahkemece reddedilen davada istenilen miktarın kesinlik sınırının altında olduğu belirtilerek davacının istinafının reddine dair ek karar verilmiş ise de;
Somut olayda; davacı taraf, dava dilekçesinde, belirsiz alacak davası olarak açmıştır.Açılan bu dava HMK ile yürürlüğe giren BELİRSİZ ALACAK davasıdır. HMK’nun “belirsiz alacak ve tespit davası” kenar başlıklı 107. maddesi şöyledir: Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde,alacaklı, hukukî ilişkiyi ve asgarî bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup, istinaf kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde alacağın tamamının ne miktarda olduğunun ya davacının bağlayıcı bir beyanına dayalı olarak bilinmesi ya da mahkemece bu yönde bir belirleme yapılmış olması gerekir. (Yargıtay 3. hukuk dairesi 2016/19226 E, 2018/5670 K, 22. hukuk dairesi 2017/17106 E, 2018/26536 K, 13. hukuk dairesi 2013/32667 E, 2014/13144 K)
Somut dosyamızda istinafa konu dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesinin istinaf dilekçesinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan incelenmesine geçilmiştir.
B- Kusura yönelik itirazın incelenmesinde;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Buna göre, trafik tespit tutanağı ile tek trafikçi bilirkişi raporu arasındaki çelişki, ATK heyetinin dosya kapsamına, oluşa ve delillere uygun raporu ile giderilmiş olup, bu rapor mahkemece nazara alınmasında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, buna yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
C-Değer kaybı raporuna ilişkin itirazlarda;
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Bu halde, davaya konu olan olayda davacıya ait araç hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda hükme esas alınan uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı) yapıldığından, kusur oranı ve daha önce değer kaybı ödemesi de gözetilerek davacının tazminat alacağının bulunmadığı sonucuna varılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı tarafın buna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu itibarla, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.30/09/2024
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15