SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1875

Karar No

2024/1511

Karar Tarihi

23 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 18/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 06/12/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR : 1-

2-

3-

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 1-

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 2-

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacılar vekili 09/02/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 29/06/2020 tarihinde davalı ..........'nun sevk ve idaresindeki aracı ile aşırı hızlı bir şekilde seyir halindeyken müvekkillerinin çocuğu olan ..........'e aynı istikamette bisikleti ile seyir halindeyken çarpması sonucu müvekkillerinin çocuğu ..........'in vefat ettiğini, diğer davalı sigorta şirketi ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, sigorta şirketinin olumsuz sonuçlanan arabuluculuk görüşmelerine rağmen 08/12/2022 tarihinde 88.926,77TL ödeme yaptığını ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu, kazaya ilişkin Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin ....... esas sayılı dosyasında görülen davada davalı ..........'nun cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza dosyasında taleplerine rağmen mahallinde keşif yapılmadığını, dosya üzeriden kusur raporu alındığını, kendilerince uzman mütalaa raporu alındığını ve bu aldırdıkları rapor ile kusur durumunun açıkça davalı tarafta olduğunun tespit edildiğini, murisin ölümü ile müvekkillerinin çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını ve derin bir üzüntü içerisinde olduklarını, yaşı küçük diğer müvekkilinin de ablası olarak derin bir üzüntü içerisinde olduğunu beyanla öncelikle davalı ..........'na ait taşınır ve taşınmazların devir ve temlikini önleyici ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ileride alınacak bilirkişi raporu ile arttırılmak üzere şimdilik müvekkili baba ......... için 500,00TL, anne ........ için 500,00TL olmak üzere toplam 1.000,00TL maddi tazminatın davalı ..... için kaza tarihi, davalı sigorta şirketi için ödeme yaptığı tarih ve ödeme miktarı düşülerek sigorta limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yine her bir müvekkil için 300.000,00'erTL olmak üzere toplam 900.000,00TL manevi tazminatın davalı .....'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 09/02/2023 tarihli dilekçesinde özetle;

Davalı sigorta vekili 06/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete talebi doğrultusunda tazminat bedelinin aktüerya hesap bilirkişisince hesaplanarak davacılara ödenmiş olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, ödeme tarihi itibariyle eldeki veriler dikkate alınarak aktüerya hesabı yapıldığını, davacı tarafın yapılan ödemenin yetersiz ve düşük kaldığı iddiasının yersiz olduğunu, davaya konu kazada müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunu bu nedenle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın faize ilişkin taleplerini de kabul etmediklerini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .......... vekili 16/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada müvekkilinin muris ..........'e çarpmamak için elinden gelen gayreti gösterdiğini, manevra yaparak karşı refüje atlamak istediğini ancak refüjü hızının düşük olması sebebiyle atlayamadığını ve bu elim kazanın olduğunu, müvekkilinin kazayı önlemek için yaptığı manevra da dikkate alındığında oluşan kazada ilgili kanun ve yönetmeliklere göre kusursuz olduğunun açık olduğunu, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat taleplerinin fahiş olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla açılan haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3135 E 2018/11955 K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.

Somut olayda, bisiklet sürücüsü müteveffa için kaza tarihinde kask ve koruyucu ekipman takmak yasal zorunluluk olmadığından olayda müterafik kusur indirimine gidilmemiştir.

Davacıların manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirme;

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. (Konya BAM 3. Hukuk Dairesi 19/06/2020 tarih 2020/380 Esas 2020/503 Karar)

Bu itibarla yukarıda açıklanan ilkeler, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ceza dosyasındaki deliller, hükme esas alınan kusur raporu, davacılar ve müteveffa arasındaki yakınlık durumu, davacıların çekmiş olduğu ıstırap ve olay tarihinde paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilerek davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerekmiştir.

Davacılar ......... ve ........'in maddi tazminat davasının REDDİNE,

Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;

Davacı ........ için 75.000,00TL,

Davacı ......... için 75.000,00TL,

Davacı ..... için 40.000,00TL olmak üzere toplam 190.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/06/2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ..........'dan alınarak davacılara verilmesine,

Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan hatalı kusur oranı tespitine göre hüküm kurulduğunu, itirazları değerlendirilmeksizin çelişkili ve hatalı kusur değerlendirmesi esas alınarak tazminat oranlaması yapılması ve buna göre hüküm kurulmasının hak ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesine esas alınan 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatının yanlış hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının son derece düşük olup ailenin duyduğu acı ve elemi kısmen de olsa hafifletmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .......... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda bisiklet sürücüsünün kask ve koruyucu ekipman takmadığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmemesi için elinden geleni yaptığını ancak kazaya engel olamadığını, kazadaki kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın esastan reddine, yeniden hüküm tesis edilmesi halinde belirlenen manevi tazminat bedelinin düşürülmesine, dava istinaf mahkemesince reddolunmayacak ise dosyada verilen kararın istinaf talepleri yönünden kaldırılarak eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. (Yerel mahkeme tarafından 22/03/2024 tarihli ek karar ile; istinaf kanun yoluna başvuru harçları yatırılmadığından HMK 344. maddesi gereğince davalı .......... vekilinin davacılar ..... ve ......... yönündeki istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.)

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. Kusur itirazının incelenmesinde:

29.06.2020 günü, saat 20.35 sıralarında, Ereğli İlçe merkezinde, davalı sürücü .........., yönetimindeki, diğer davalı şirkette ZMMS poliçesi ile sigortalı ..... plakalı otomobil ile bölünmüş yol Alparslan Türkeş Caddesini takiben takiben Kültür Merkezi istikametinden Hastane istikametine seyir halinde iken, ön ilerisinde aynı istikamette bisikleti ile seyir halinde olan 2011 doğumlu (9 yaşındaki) ..........'e yazıcı konutları önünde çarpması neticesinde, adı geçen bisiklet sürücüsünün ölümü ile sonuçlanan dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.

Olaydan sonra mahallinde yapılan tespitler sonucu düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında;

• Olayın; Konya ili, Ereğli ilçesi, Fatih Mahallesinde Alparslan Türkeş Caddesi ile 93897 Sokağın kesiştiği, kontrolsüz T kavşakta meydana geldiği,

• Sürücü .......... idaresindeki ..... plakalı otomobilin Alparslan Türkeş Caddesi üzerinde Kültür Merkezi - Hastane istikametinde seyir halinde olduğu 93897 Sokaka kavşağına geldiğinde Alparslan Türkeş Caddesi üzerinde seyir halinde iken (geliş istikameti tespit edilemedi) 93897 Sokak istikametine dönmek için sağa manevra yapmakta olan sürüsü.......'in kullandığı bisiklete sol şerit üzerinde kavşak girişinde çarparak sağa doğru ilerleyip sağ kaldırım bordür taşlarına kaldırım üzerindeki ağaca ve savrulma devam ederek İbrahim Çavuş Türbe Caddesi kavşağı başında buluna çöp konteynerlerine çarparak tavanı üstü ters dönmüş halde ilk çarpma noktasının 64,80 metre ilerisinde durduğu, bisikletin çarpmanın etkisi ile cadde üzerinde 39 metre ileri savrulduğu,

• Otomobilin seyir halinde olduğu Alparslan Türkeş Caddesinin; bölünmüş tek yönlü, düz, eğimli, asfalt ve kuru satıhlı olduğu, kenarında 195 cm yaya kaldırımı, yol şerit çizgisi, sağ kaldırım sol kenarında çarpma noktasının 35 metre ilerisinde fasılalı sarı ışık bulunduğu,

• Olay anında vaktin gece, havanın açık, yol aydınlatması, olduğu,

• Olay yerinin yerleşim yeri içi, azami hız limitinin 50 km/s olduğu,

• Otomobil sürücüsünün (B) sınıfı, yeterli sürücü belgesine sahip ve alkolsüz olduğu, hususları belirlenmiştir.

Bu tespitleri yaparak tutanağı düzenleyen polis memurları, olayda, bisiklet sürücüsü......'in 2918 sayılı KTK'da yer alan sürücü asli kusurlarından 84/f (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) kuralını ihlal ettiğini, ..... plakalı otomobil sürücüsü ..........'nun ise aynı kanunun sürücü diğer kusurlarından 52/1-b (Aracının hızını yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiği kanaatini belirtmişlerdir.

Polis memuru .........'un düzenlediği, Görüntü İzleme Tutanağında;

Yazıcı Konutları isimli apartmana ait kamera görüntülerinde;Kamera saati; 21.35'de Maktul ve yanında bisikletli bir çocuğun sokak içerisinden Alparslan Türkeş Bulvarına doğru çıktıklarının görüldüğü,

.... Sitesine ait kamera görüntülerinde; kamera saati 20.50'de Maktul .......... ile birlikte bisikletli başka bir çocuğun Yazıcı konutları isimli apartman yanında bulunan sokaktan bulvar üzerine geldiklerinin görüldüğü; ancak kameranın arızalı olduğu ve zaman zaman kayıt yapmaması nedeniyle kaza anına ait görüntülerin tespit edilemediği,

Yazıcı Konutlarına ait görüntülerde; saat 21.36.02'de kazanın gerçekleştiği ancak kazanın kamera açısına tam olarak yansımadığı, kazaya karışan aracın hızla gelerek kaldırımda bulunan ağaca çarptığı, tekrar yol üzerine manevra aldığı ve takla atarak savrulup yol ortasında ters durduğu, vatandaşların hemen olay yerine geldiği, 112'nin olay yerinden geçerken durduğu ve kazaya müdahale ettiğinin görüldüğü belirtilmiştir.

Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevlendirdiği bilirkişi .......'un düzenlediği 10.07.2020 tarihli raporda; olay günü 20.35 sıralarında ..........'in idaresindeki bisikleti ile Alparslan Türkeş Bulvarı üzerinde ilerleyip, 93897 Sokak istikametine gitmek için sağa manevra yaptığı esnada bisikletinin ön teker sağ kısmına, aynı cadde üzerinde hastane istikametine seyir halinde olan .......... idaresindeki ..... plakalı otomobilin sol ön kısmı ile çarptığı olayda, bisiklet sürücüsü ..........'in 2918 sayılı KTK'nun 46/a maddesi ile Yönetmeliğinin 136/a-6 maddesinde belirtilen kuralları ve aynı kanunun 84/g maddesini ihlali nedeniyle 1. Derecede asli kusurlu olduğu, ............ plakalı otomobil sürücüsü ..........'nun ise aynı kanunun 52/a ve 52/b maddelerindeki kuralları ihlali nedeniyle 2. derecede tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Bilirkişi .........'ın düzenlemiş olduğu bila tarihli Uzman Mütala Görüşü raporunda; .......Apartmanına ait kamera görüntülerinde, bisiklet sürücülerinin yola sokak kavşağından çıkmadıkları, yaklaşık 26 saniye yol içinde bulundukları, büyük çocukla küçük çocuğun dönüşü beraber yapmalarına rağmen büyük çocuğun arpacı mandıra kavşağını dönmüş olduğu, bu iki bisikletlinin son dönüşü yapmalarından 10 saniye sonra kazanın meydana geldiği, belirtilen noktada yol içinde dönüş yaptıkları, yola aniden çıkma olmadığı, bisikletin sol şerit üzerinde seyrettiğinin görüldüğü, kaza tutanağının düzenleyen memurların bu görüntülerden bilgisi olmadığından o kanaate varmış olabilecekleri, geçme, dönme dışında sol şeridin kullanılması her iki araca da yasak olduğu, dönüş yapacak sürücülerin kavşağa yaklaşıldığı için kaza noktasında sol şeritte bulunabileceği, ..........'in kaza anından önce yolun boş olduğu zamanı gözetleyerek ters yönde ilerlemiş olsa da çocuğun kazaya karışmadığı, yolun solundan gittiği anlardaki bu hareketin kanuna aykırı olmadığı, kaza öncesinde yolun boş olmasından kaynaklı hatalı hareketler yapılmış olsa da kaza anında hiç bir kural ihlali yapılmadığı, bisiklet sürücüsüne kusur verilmesinin doğru olmadığı, heri iki sürünün de sol şeritte olduğu, kazanın yüksek hızdan kaynaklandığı, bisiklet sürücüsünün bu şeridi 10 saniyedir kullandığı, 10 saniyenin araç sürücülerinin tedbir alması için yeterli olduğu, sürücü ..........'nun KTK'nun 47/d, 50, 52, 54, 56 ve 84. Maddelerini ihlalinden dolayı tam kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.

Ereğli (Konya) .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından aldırdığı 08.07.2020 tarihli raporda; 2011 doğumlu müteveffa bisiklet sürücüsü ..........'in idaresindeki bisiklet ile, meskun mahalde, gece vakti, yaşı gereği trafiğe açık alanda bisiklet kullanmaması gerektiği, kendi can güvenliğini ve trafiğin seyrini tehlikeye düşürecek şekilde bisiklet kullandığı ve kontrolsüzce önüne çıktığı otomobil tarafından çarpıldığı olayda davranış faktörlerinin asli derecede etken olduğu, sanık sürücü ............'nun olay mahalli kavşağa mahal şartların üzerinde hızla yaklaştığı, zamanında etkin tedbir alamadığı, yolun sağından önüne çıkan bisikletli çocuk ..........'e çarptığı olayda tali kusurlu olduğu, kanaati belirtilmiştir.

Ereğli (Konya) .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... dosyası kapsamında İTÜ Ulaştırma Birimi'nden aldırdığı 18.01.2022 tarihli raporda; karayolunda bisiklet sürebilmek için gerekli olan 11 yaşın altında (9 yaşında) bulunan bisiklet sürücüsünün tanık beyanında anlatıldığı üzere trafiğe açık anayolda doğru yönde seyretmek yerine, oyun oynarcasına yuvarlak çizerek seyrettiği, bu suretle trafiği tehlikeye düşürdüğü ve sanık sürücü idaresindeki otomobilin yolunu ani olarak kesmiş olduğu ve ilk geçiş hakkını ihlal ettiği, bu hatalı davranışlarının olayın oluşumunda asli derecede etkili olduğu, sanık sürücünün aracındaki ağır hasar, çarpma ve duruş mesafesinden olay mahallindeki şartlara uygun hızda seyretmediği yüksek hızla seyretmesi neticesinde karıştığı kazada tali kusurlu olduğu, belirtilmiştir.

Bilirkişi ........'ın düzenlemiş olduğu 10.10.2022 tarihli Uzman Mütala Görüşü raporunda da bilirkişi ......'ın bila tarihli raporuna benzer gerekçeler ile bisiklet sürücüsü ..........'in kusursuz, ..... plakalı otomobil sürücüsü ..........'nun tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetince mahkememize sunulan ve hükme esas alınan 24/08/2023 havale tarihli kusur raporunda; Müteveffa ..........'in davranışlarının, meydana gelen olayda %75 (Yüzde Yetmişbeş) oranında etken olduğu, davalı sürücüsü ..........'nun, meydana gelen olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatleri bildirilmiş olup rapor olayla uyumludur .Bu nedenle itirazın reddi gerekmiştir.

  1. Hesap raporuna itirazın incelenmesinde :

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir.

Somut olayda hükme esas alınan rapor usulüne uygun olup itirazın reddi gerekmiştir.

Yapılan hesaplamada ödeme nedeni ile destek zararı kalmadığından destekten yoksun kalma tazminatı yönünden red kararı verilmesi yerindedir.

  1. Manevi tazminat miktarına ilişkin itirazın incelenmesinde:

Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı, müterafik kusur ve yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının Yerinde OLDUĞU anlaşılmıştır.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf eden davalı .....'dan alınması gereken 12.978,90 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 3.245,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.733,90 TL eksik harcın davalı .....'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafça yatırılan harcın yeterli olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

  4. İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.18/09/2024

Başkan

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Katip

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Tazminat(ÖlümAçılanreddineVeolduğuZararkonyavekilireddine"CismanikısmenkesinkabulüSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim