SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1672

Karar No

2024/1457

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 18/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/04/2021

NUMARASI : Esas Karar

ANA DAVA DOSYASI ve BİRLEŞEN ESAS SAYILI DOSYASI:

DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVALILAR : 1-

VEKİLİ : Av

DAVALILAR : 2- ...... -

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 3- ...

VEKİLLERİ : Av.

Av. A

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalılardan sigorta şirketinde sigortalı olan ve diğer davalı .... idaresindeki .... plakalı aracın karıştığı kazada araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkil .......'nın oluşan kaza sebebi ile maluliyeti olduğu ortaya çıktığını, müvekkilin kaburga kırığı, karın içi organ yaralanmaları, kafa ve yüz kemikleri kırıkları, femur alt uç kırığı nedeniyle maluliyeti oluştuğunu, müvekkili Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde ameliyat olduğunu ve tedavi gördüğünü, aldırılan sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinde % 10,76 maluliyet olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kaza sonrasında Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza ile ilgili Konya .. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yargılama devam ettiğini, müvekkilinde oluşan maluliyet ile ilgili olarak daimi maluliyet, tedavi giderleri, bakıcı giderlerinden kaynaklanan zararın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi açısından başvuru tarihinden diğer davalı açısından olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinde kaza sebebiyle oluşan manevi zararın giderilmesi için davalı .... ve ......'tan 30.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan Sigorta şirketinde sigortalı olan ve diğer davalı .... idaresindeki .... plakalı aracın karıştığı kazada araç sürücüsü tam kusurlu olduğunu, müvekkili .......’nın oluşan kaza sebebi ile maluliyeti olduğunun ortaya çıktığını, iş bu kaza sebebiyle davalılara karşı önceden Konya 4. Asliye Ticaret mahkemesinde açılan davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... E. Sayılı dosyası ile dava açtıklarını, yapılan yargılamada bilirkişi raporu doğrultusunda yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ıslah dilekçesi verdiklerini, ancak istinaf incelemesi neticesinde Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda önceki kararın kaldırıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, yapılan yeni bilirkişi incelemesinde müvekkilinin alacak hakkının çok daha yüksek çıktığını, ek dava açma zarureti hasıl olduğunu, ilk dava dosyasındaki bilirkişi raporuna göre ıslah neticesinde sürekli iş göremezlik için: 69.435,18 TL bakıcı gideri için: 14.997,89 TL iken BAM kaldırma kararından sonra yeni alınan bilirkişi raporunda sürekli is göremezlik : 230.870.98 TL bakıcı gideri: 20.962,89 TL olarak tespit edildiğini, aradaki oluşan fark olan sürekli is göremezlik için: 160.735,80 TL bakıcı gideri için: 5.965.00 TL'yi talep etme zarureti olduğunu, öncelikle ek dava olmaması sebebiyle dosyanın Konay .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, (sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasındaki talebe ilaveten aradaki oluşan fark alacakları olan sürekli iş göremezlik için: 160.735,80 TL fark alacağı bakıcı gideri için: 5.965,00 TL fark alacağı nin sigorta şirketi açısından başvuru tarihinden diğer davalılar açısından olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi, .... plakalı aracı, 22.02.2019-2020 tarihleri arasında.... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalandığını, bu poliçeden dolayı sorumlulukları sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul ettikleri anlamına gelmeyeceğini, bakım gideri maluliyeti karşılayan veya kompanse eden bir harcama olmadığını, davacıların, tedavi gideri kapsamında değerlendirilen bakıcı giderine yönelik taleplerinden müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Mahkeme aksi kanaatte olur ise; davacı tarafından bakıcı tutularak bakım ihtiyacı giderilmediğinden yani belgeye dayanılmaksızın bakıcı gideri talep edildiğinden, hükmedilen tazminat miktarından %50 hakkaniyet indirimi yapılmasının gerektiğini, esasa ilişkin cevap hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğine, maddi tazminat talepleri bakımından tüm delillerin toplanması ve "Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi" tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra Müvekkil Şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasını ve akabinde sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için de "sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı"na ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla aktüer sıfatını haiz bir bilirkişinin görevlendirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, öncelikle görev itirazında bulunduklarını, davacının da müvekkilinin de tacir olmadığını, dolayısıyla işbu davanın Ticaret Mahkemesinde görülemeyeceğini, müvekkilinin tam kusurlu olup olmadığının belli olmadığını, bu konuda itirazlarının olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın görev bakımından reddini, bu talepleri kabul edilmediği takdirde davacının davasının esastan reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davalı ... Sigorta Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi, ..... plakalı aracı, 22.02.2019-2020 tarihleri arasında .... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalandığını, bu poliçeden dolayı sorumlulukları sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu,davacının ek dava dilekçesinde;16.02.2021 tarihli bilirkişi raporu ile değiştiği iddia edilen kalıcı iş göremezlik zararı ile ıslah dilekçelerinde talep etmiş oldukları miktar arasındaki fark olarak 160.735,80-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri için ise 5.965,00-TL talep ettiklerini, bu taleplerinin hukuka uygun olmaması nedeniyle reddini talep ettiklerini, 16.02.2021 havale tarihli bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ olmadığını, kaza tarihindeki yönetmeliğin aksine %24 maluliyet oranına dayanılarak hesaplama yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, yerel Mahkemece bu şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça hesaplamaya ilişkin itiraz olmadığını, BAM ilamında, dosya kapsamında yeniden rapor alınması ve inceleme yapılması yönünde ek rapor tanzimi istendiği, esas davanın görülmesine rağmen bu durumun hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, hazırlanmış raporlar dışında herhangi başka bir raporla yapılan müracaatların geçerli olmayacağı ve sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşmeyeceğini, alınan maluliyet raporunda imzası bulunan hekimlerinin uzmanlık alanlarının Adli Tıp olduğunu, Özürlü/Engelli Sağlık Kurulu Raporunun yetkilendirilmiş Özürlülük Sağlık Kurulundan alınmadığını, raporun yönetmelik 6. Maddesine uygun olmadığının anlaşıldığını, davacının bilirkişi raporunu dayanak göstererek ve miktar bakımından fark oluştuğunu iddia ederek açmış olduğu ek davanın reddinin gerektiğini, Davacı tarafın İstinaf kararını aşarak kesin hükmün söz konusu olduğu bir hususta yeniden yargılama yapmasını fırsat bilerek bundan haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı ek davasının reddini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen 06/02/2020 tarihli kararda özetle; "Maluliyet ait değerlendirmede dosyamız arasında bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı bünyesinde aldırılan maluliyet raporu esas kabul edilmiştir. Anılan rapor davacı tarafça dava öncesi alındığından mahkememizce duruşmada bilirkişi rapora olarak değerlendirilmiş, taraflara tebliğ edilmiş ev tarafların itirazları değerlendirilmiştir. Anılan raporda .......'nın 04/09/2018 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, sol femur alt uçta kırık ve sağ ayak lisfrank eklemde çıkıklı kırık olduğunu, opere olduğunu, sol uylukta ve sağ baldırda atrofi olduğunu, sola antaljik yürüyüş olduğunu, şahsın arızasının kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, kişinin arızasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre şahsın arızasının (kas iskelet sistemi tablo 3.4 ve tablo 3.4 b'ye göre) % 10.76 kişi özür oranı olduğunu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğunu, 6111 sayılı kanun kapsamında tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, SGK'ca karşılanmayan 6111 sayılı kanun kapsamı dışında kalan, tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu fatura edilmiş dolaylı harcamaların olmadığını, iyileşme süresi boyunca 6.500,00 TL olarak değerlendirildiğini, bu sürede bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağını ve bu sürede % 100 malül sayılacağını, giderlerinin sigorta şirketi veya kusurlu tarafça kusur oranında paylaştırılmasının uygun olduğu değerlendirildiği görülmüştür. Anılan rapor yöntemine uygun yönetmelik uyarınca hesaplandığından ve davalı tarafça esaslı bir itiraz bulunmadığından bu rapor kabul edilmiştir.

Mahkememiz kaza tarihi dikkate alınarak TRH 2010 tablosu üzerinden hasaplama yapılması amacıyla dosyayı aktüerya lisansı olan bilirkişiye tevdi etmiştir. Anılan raporun yöntemine uygun olduğu anlaşıldığından mahkememizce kabul görmüştür.

Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden değerlendirmede; davalı sigorta şirketi dosya kapsamında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5-c maddesinini Sürekli Sakatlık Teminatı başlıklı ''Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak özürlü sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderleri bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamındadır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde sakat kalan kişi esas alınır.'' hükmü uyarınca 70.135,18 TL'lik sürekli iş göremezlik tazminatından sorumludur.

Bakıcı gideri ve geçici iş göremezliğin kaçılmaz tedavi gideri teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmede ise,

2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.

Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,

  1. Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,

  2. Tedaviyle ilgili diğer giderler,

  3. Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,

Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.

Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.

Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;

  1. Bakıcı giderleri

  2. Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)

  3. Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.

Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.

Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)

Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 15/02/2016 başlangıç tarihli Zorunlu Sigorta Mali/Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.

Bu halde davalı vekilinin geçici iş görmezlik, bakıcı giderleri ve kaçılmaz tedavi gideri sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.

Davalı .... ve ....'nin sorumluluğuna dair değerlendirmede;

İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.

2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.

2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)

Somut olayda, aracın maliki ve yararlanan .... zarardan sorumludur. Davalı gerçek kişi ise aracın sürücüsü olduğundan haksız fiil hükümleri çerçevesinde zarardan sorumludur.

-Manevi tazminata dair değerlendirmede;

Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacının kaza tarihi itibariyle yaşı, ekonomik ve sosyal durumu, kusur durumu, maluliyet durumu kaza sonrası çekilen ızdırap ve tedavi süreci dikkate alınarak 12.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğundan kabulüne karar verilmiştir.

-Faize ait değerlendirmede;

Araç maliki ve sürücüsü yönünden ise haksız fiil hükümleri çerçevesinde olay tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilerek karar verilmiştir.

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Anılan hüküm uyarınca faize hükmedilmiştir." şeklinde Davacının davasının maddi tazminat yönünden kabulü ile, davacının geçici maluliyet nedeniyle zararı için 16.571,29 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 tarihinden itibaren davalı gerçek kişiler yönünden ise olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının sürekli işgöremezlik zararı için 70.135,18 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 tarihinden itibaren davalı gerçek kişiler yönünden ise olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının bakıcı gideri zararı için 14.997,89 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 tarihinden itibaren davalı gerçek kişiler yönünden ise olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının kaçınılmaz tedavi gideri zararı için 6.500,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 tarihinden itibaren davalı gerçek kişiler yönünden ise olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı sigorta şirketinin tazminatlar yönünden poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 12.000,00 TL manevi tazminatın davalı .... ve ....'den müşteken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ait istemin reddine dair hükmün kurulduğu, davalı ... Sigorta sunduğu istinaf başvurusu ile dosyanın Dairemizin 2...Esasına tevdi edildiği, 27/10/2020 tarih ve 2... Karar sayılı ilamı ile kaldırma gönderme kararı verildiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "16/02/2021 tarihli bilirkişi raporu sonrası davacı vekili Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi 2...Esas sayılı dosyasında bakiye alacaklarına ilişkin olarak birleştirme talepli dava açmış ve ilgili dosya mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirilmiştir.

Mahkememiz ... Esas 2.... Karar sayılı 06/02/2020 tarihli hükmü davacı veya vekili tarafından istinaf edilmediği ve ilk hükme esas alınan 01/01/2020 tarihli aktüerya raporuna davacı tarafın açık itirazının bulunmadığı, kaldırma kararı kapsamında belirtilen yönler dışında yeni esasa kayıt sonrası düzenlenen raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Mahkememiz ... Esas... Karar sayılı 06/02/2020 tarihli ilk hükmü istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17.07.2020 tarihli....E. .... K. Sayılı kararı ve mahkememiz ilk hükmünün kaldırılmasına ilişkin BAM kararı doğrultusunda düzenlenen raporlarda maluliyet oranının değişmesi, tazminat hesabında uygulanan tabloların farklı olması ve asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yeniden hesaplanan ve dolayısıyla ilk hükme esas alınan aktüerya raporunda tespit edilen tazminat miktarından fazla belirlenen miktarın kabulü davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali mahiyetinde olacaktır. (Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2020 tarih, 2016/21 - 817 Esas, 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)

İzah edilen hususlar nedeniyle asıl dava için maddi tazminat yönünden davalılardan yalnız sigorta vekilinin mahkememiz ilk hükmünü istinaf etme hususu nazara alınarak; davacının geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararı için 16.571,29 TL( davalı Sigorta Firmasının 16.558,76 TL'ye kadar sorumlu tutularak), sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararı için 70.135,18 TL, bakıcı gideri zararı için 14.997,89 TL ve kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 6.500,00 TL, olmak üzere Toplam 108.204,36 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına; manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacının kaza tarihi itibariyle yaşı, ekonomik ve sosyal durumu, kusur durumu, maluliyet durumu kaza sonrası çekilen ızdırap ve tedavi süreci dikkate alınarak 12.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğundan kabulüne karar verilmiştir.

Birleşen dosya açısından yukarıda izah edilen hususlar nazara alınarak; mahkememiz ilk hükmünde esas alınan 01/01/2020 tarihli rapordaki tazminat miktarları yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, usuli kazanılmış hak kavramı mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan birinin yararına diğerinin ise aleyhine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hak olarak tanımlandığından ve yalnızca Yargıtay İçtihatları ile oluşturulan bir kurum olması ile birlikte usuli işlemler haricinde muteber bir mahiyetinin bulunmaması nedeniyle birleşen dosya açısından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmeksizin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde asıl dava için; maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararı için 16.571,29 TL( davalı Sigorta Firmasının 16.558,76 TL'ye kadar sorumlu tutularak), sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararı için 70.135,18 TL, bakıcı gideri zararı için 14.997,89 TL ve kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 6.500,00 TL, olmak üzere toplam 108.204,36 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 12.000,00 TL manevi tazminatın davalı .... ve ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava için davanın reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre daha önce rapor tanzim eden ve hükme esas alınan maluliyet raporu düzenleyen heyetten ve aktüerya bilirkişilerinden esaslara uygun ek rapor tanziminin istenerek sonuca göre hüküm kurulması ile Anayasa Mahkemesi kararının resen uygulanması gerektiğini ve bu durum karşısında usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, yargılamada tüm aşamalarda fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunun da ortada olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile birleşen dosya yönünden de davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, kaza tarihinin 04/09/2018 olduğunu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmelik olduğunu, raporun içeriğinde maluliyet oranının belirlenmesinde Tablo 3.4 ve Tablo 3.5 kombine edilerek hesaplama yapıldığını oysa yönetmelikteki Tablo 3.1 ve Tablo 3.4'ün diğer tablolar ile kombine edilerek hesaplama yapılamayacağının açıkça belirtildiğini, söz konusu raporun 1 yıllık etkin iyileşme süresi bitmeden alındığını, raporun içeriğinde etkin iyileşme süresinin tamamlandığı ve hastada iyileşmenin durduğuna ilişkin bir belirlemenin yapılmadığını, ayrıca raporun uygun heyet teşekkülü ile de hazırlanmadığını, raporu imzalayan iki kişinin alanında uzman olmadığını ve araştırma görevlisi sıfatına sahip olduklarını, somut olayda sunulan sağlık raporunda maluliyete davacının da meydana gelen kırıkların gerekçe gösterilmesine rağmen heyette ortopedi uzmanının bulunmadığını, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli kararı ile genel şartların tümüyle iptal edilmediğini, bu sebeple hesaplamanın genel şartlarda ve yerleşik yargıtay içtihatlarında belirtildiği gibi trh 2010 yaşam tablosu, %1,8 teknik faiz ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü esas alınarak yapılması gerekirken, pmf 1931 tablosunun ve %10 artış ve %10 indirim hususu gözetilerek %0 teknik faiz ile yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 16/02/2021 tarihli aktüer raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, 25/12/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda belirlenen geçici iş göremezlik, geçici bakıcı süresi ile tedavi masraflarına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, Yerel Mahkemece sigortalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğuna ilişkin yapılan belirlemenin de yerinde olmadığını beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın asıl dava yönünden kaldırılmasına, birleşen dava yönünden verilen kararın aynen muhafazasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:

Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 tarih ve .... Esas ....Karar sayılı ilamı ile; "Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesinin kararın KALDIRILMASINA,

HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

  1. A. Asıl Dava İçin;

Maddi Tazminat Yönünden davanın KABULÜ ile,

  1. Davacının geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararı için 16.571,29 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi zararı için 70.135,18 TL, bakıcı gideri zararı için 14.997,89 TL ve kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 6.500,00 TL, olmak üzere Toplam 108.204,36 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE

  1. Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, 12.000,00 TL manevi tazminatın davalı .... ve ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

Fazlaya ilişkin talebin reddine,B-Birleşen Dava İçin;

Davacının bakiye bakıcı gideri ile sürekli işgörmezlik taleplerinin kabulü ile

Davacının bakiye bakıcı gideri talebinin kabulü ile 5.965 TL maddi zararı için davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

Davacının bakiye sürekli işgöremezlik talebinin kabulü ile 160.735,80 TL maddi zararı için davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihi olan 04.09.2018 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden 15.05.2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

" şeklinde hüküm kurulmuştur.

TEMYİZ NEDENLERİ:

Davalı ... Sigorta vekili sunduğu temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacının taraflarına yönelttiği ek dava öncesinde müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, somut olayda 18.04.2019 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Hastanesi tarafından ilk yerel mahkeme kararına esas alınan ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı iddia edilen raporda; davacıda maluliyet oluşturan yaralanmanın vücudunda meydana gelen kırıklardan kaynaklandığının belirtilmesine rağmen, bu kırıkların iyileşmesi için etkin iyileşme süresi olarak yönetmelik'te belirlenen 12 aylık süre tamamlanması beklenmeden maluliyet oran belirlemesi yapıldığını, söz konusu bu raporun 1 yıllık etkin iyileşme süresi bitmeden 04.09.2019 tarihinden önce alındığını, raporun içeriğinde etkin iyileşme süresinin tamamlandığını ve hastada iyileşmenin durduğuna ilişkin de bir belirleme yapılmadığını, söz konusu raporu hazırlayan iki kişinin herhangi bir alanda uzman olmadığını, ancak yönetmeliğin 6.maddesinde açıkça uzmanların kurulda bulunması gerektiğinin belirtildiğini, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli kararı ile genel şartlar tümüyle iptal edilmediğini, bu nedenle hesaplamanın genel şartlarda ve yerleşik yargıtay içtihatlarında belirtildiğini gibi TRH 2010 yaşam tablosu, %1,8 teknik faiz ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün esas alınarak yapılması gerekirken PMF 1931 tablosunun ve %10 artış ve %10 indirim hususunun gözetilerek %0 teknik faiz ile yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının ek davasına dayanak olarak gösterdiği 25.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda %24 maluliyet oranına dayanılarak yapılan hesaplamada kullanılan hesaplama yönteminin de hatalı oması nedeniyle, işbu haksız ek davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi ve ulaşım masrafları gibi tedavi giderleri sgk’nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden müvekkili şirket sorumlu olmadığını, davacının tarafımıza yönelttiği ek davada kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş olmasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek istinaf mahkemesince verilen kararın bozulması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dairemizce verilen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 tarih ve ....Esas .... Karar sayılı ilamı verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta vekili tarafından temyiz edilerek Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08/01/2024 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiğini, dosyanın Dairemize gönderilerek yukarıdaki esasına kaydedildiği, 18/09/2024 tarihli duruşmasında ise davacı vekili tarafından maddi ve manevi tazminatlarının tümünün davalı ......'tan tahsil edildiğini ve dosyaya yönelik hiçbir alacaklarının kalmadığını, yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığına dair beyanının bulunduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda, dosya kapsamı ile davacı vekilinin duruşmadaki beyanları karşısında davaya devam olunmasını gerektiren bir uyuşmazlık kalmadığı, davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.

HMK'nin 355. maddesinde, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Mahkememizin 07/09/2021 tarihli kararın KALDIRILMASINA,

HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

  1. Davacı vekilinin beyanı gereğince dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

  2. Davacı vekilinin beyanı gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına

İlk Derece Yargılaması Yönünden;

  1. Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.041,42 TL harçtan mahsubu ile bakiye 613,82 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  2. Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

  1. İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,

  2. İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ... Sigorta AŞ.ne iadesine,

  3. Davacı vekilinin beyanı gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Temyiz Yargılaması Yönünden;

  1. Temyiz başvurma harcı dışında temyiz peşin harcı olarak alınan temyiz karar harcının talep halinde davalı ... Sigorta AŞ. tarafına iadesine,

  2. Davacı vekilinin beyanı gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde TEMYİZ KANUN YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2024

Başkan Üye Üye Katip

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yenidenkaldırılmasınaTazminat(ÖlümsayılıkurulmasınatemyizAçılanreddineVekanunZararkonyavekilituztaşhakkındavekilleriCismanibirleşendosyasıkabulüSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim