SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1251

Karar No

2024/1401

Karar Tarihi

6 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 06/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/04/2024

NUMARASI : EsasKarar

DAVACI : ... - ... ...

VEKİLLERİ : Av. ... - ...

Av. ... - [

Av. ... -

DAVALI : 1- ... - ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : 2- ... - ... ...

VEKİLLERİ : Av. ... -

Av. ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.09.2011 tarihinde, davalı ...'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile Nalçacı Caddesi istikametinden Demiral Sokağı takiben seyir halindeyken, müvekkil ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, bakım ihtiyacı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı müvekkilin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ..... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle .... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ...Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, davalı ...'in ise kaza tarihi itibariyle araç sahibi/işleteni ve sürücüsü olduğunu, davacı müvekkilinin dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, beyin kanaması ve kafa travması geçirdiğini, kafatasında ve bacağında kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilme ve yaralanmalar meydana geldiğini, hastanede yatarak tedavi gördüğünü ve cerrahi operasyonlar geçirdiğini, müvekkilin geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ...Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesi ve eklerinin 28.05.2019 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye tebliğ edildiğini, başvuru neticesinde davalı şirket nezdinde ....nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, herhangi bir cevap verilmediğini ve başvurunun sonuçsuz kaldığını, davalı ...'in, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle araç sahibi/işleteni ve sürücüsü olduğundan müvekkili ...'in ağır şekilde yaralanması, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmininden ... Sigorta A.Ş. ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilin kaza sonrasında maruz kaldığı yaralanmalar, tedavi edilemeyen kalıcı sakatlığa sebebiyet veren, günlük ihtiyaçları ile öz bakımını dahi karşılayamaz hale gelmesine sebep olan bir maluliyet hali oluştuğunu, İhtiyati Tedbir/İhtiyati Haciz talep ettiklerini, sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 4.800,00-TL, geçici işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplam şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'ten müşreteken ve müteselsilen tahsili ile dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da bu beyanlarını tekrar etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğunun karayolları trafik kanunu’nun 85/1. ve trafik poliçesi genel şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazaya karışan ...... plaka sayılı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde .... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 05.07.2011/2012 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile (ölüm-s.sakatlık şahıs başına 200.000,00 TL) sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net ve kesin olarak tespitinin gerektiğini, sigortalının araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlanması gerektiğini, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının sürekli sakatlık durumu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanmasının gerektiğini ve maluliyetin tespiti halinde tazminat hesabı aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından yapılmasının gerektiğini, kalıcı maluliyetin belirlenebilmesi için kaza tarihinden itibaren 18 aylık sürenin geçmiş olmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığından davacı yanın bu yöndeki taleplerinin de reddinin gerektiğini, bu husustaki sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk faaliyeti kapsamında kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, kendisinin sürece dahil edilmediğini, işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini,belirsiz alacak davası açılamayacağını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı başından maruz kaldığı travmaya bağlı olarak olası herhangi bir komplikasyon göz önünde bulundurularak sağlık görevlileri tarafından dört - beş gün hastane ortamında müşahade altında tutulduğunu ve ardından da taburcu edildiğini, ayrıca davacı tarafın kalıcı işgörmezlik ile ilgili zarar iddialarını kanıtlar herhangi bir tibbi belgenin dava dilekçe ekinde ibraz edemediğini, soyut ve afaki olarak iş görmezlik ile ilgili talepte bulunduğunu ve manevi tazminat belirlediğini, bu sebeplerden ötürü işbu davanın iyiniyetli değil kötüniyetli olarak açıldığını, ayrıca kolluğun düzenlemiş olduğu olay yeri inceleme tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı söz konusu müşahede döneminin ardından kusurun kendisinde olduğunu bilerek kendisinden herhangi bir şekilde şikayetçi olmadığını cezai soruşturma evresinde kusurun kendisine ait olduğunu bilerek davalının kendisinden şikayetçi olmasa da kabul anlamına gelmemek kaydıyla iş bu davaya esas iddia edilen zararın orlaya çıkmasında olay yerinde ikaz, sinyalizasyon, aydınlatma ve levhalamalar mevcut olmamasına rağmen, kurallara tam olarak riayet ederek sokak kesişiminde trafiği kontrol maksadı ile idare ettiğini, araç ile sabit vaziyette durur iken, davacı kullandığı motorsiklet ile kendisinin içinde bulunduğu araca çarptığını, iddia edilen zararın ortaya çıkmasında kusurunun bulunmadığı, hatta illiyet bağını kesecek şekilde davacı tarafın kusurlarının mevcut olduğunu, işbu davanın açılış şekli ve yapılan taleplerde somut belgelere dayanmaksızın mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını, karşı taraftan yararlanmaya/menfaat temin etmeye yönelik kötüniyetin mütalaa edilmesi sebebi ile de davacı tarafın belirsiz alacak davası açmakta hukuki bir yararının olmadığı gibi “İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz” taleplerinin reddedilmesinin de hukuka ve hakkaniyet uygun olacağını, haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Mahkememizce Konya BAM .. Hukuk Dairesi'nin 17/07/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kaldırma ilamı da nazara alınmak suretiyle davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak hesaplanması için dosyanın daha önce rapor sunan aktüerya bilirkişisine tevdi ile ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda davacı ...'in 27.09.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle uğradığı; (PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre) Geçici iş göremezlik maddi zararı 4.324,70 TL, Sürekli İş göremezlik maddi zararı 829.877,22 TL, Bakıcı gideri maddi zararı 1.757,70 TL olarak hesaplanmış,%20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması durumunda; Geçici iş göremezlik maddi zararı 3.459,76 TL, Sürekli iş göremezlik maddi zararı 663.901,78 TL, Bakıcı gideri maddi zararı 1.406,16 TL olarak hesaplandığı görülmektedir.

Davacı vekili tarafından sunulan 19.02.2024 tarihli dilekçede özetle; ek bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmekle birlikte dava dilekçesi ve bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir.

Davacı vekili tarafından sunulan 18.02.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; 4.800,00 TL olarak belirttikleri sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerinin 290.661,02-TL olarak arttırılmasını, (... Sigorta A.Ş., ZMSS Kişi Başına Sakatlanma Teminatı kapsamında ve teminat limiti tutarınca sorumlu olmak üzere)100,00 TL olarak belirttikleri geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin 4.324,7-TL olarak arttırılmasını,(... Sigorta A.Ş., ZMSS Kişi Başına Tedavi Gideri Teminatı kapsamında sorumlu olmak üzere) 100, 00 TL olarak belirttikleri geçici bakıcı gideri taleplerini 1.757,7 TL olarak arttırdıklarını (... Sigorta A.Ş., ZMSS Kişi Başına Tedavi Gideri Teminatı kapsamında sorumlu olmak üzere) talep ettiği görülmektedir.

Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme ve kaldırma kararlarındaki hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince davalılar aleyhine açılan işbu davada, 27/09/2011 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edildiği görülmektedir. İlk kaldırma ilamında da ifade edildiği üzere kask ve koruyucu ekipman kullanılmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekeceğinden dolayı bilirkişi tarafından yapılan %20 oranında müterafik kusur indirimli tazminat hesabı hükme mesnet alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararı 3.459,76 TL olarak hesaplandığından 3.459,76 TL geçici iş göremezlik maddi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararı 1.406,16 TL olarak hesaplandığından 1.406,16 TL geçici iş göremezlik maddi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararı 663.901,78 TL olarak hesaplanmış ise de davacı vekili tarafından sunulan 19.02.2024 tarihli dilekçede bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi talep edildiğinden talep edilen miktar olan 290.661,02 TL 'den %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 232.528,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiş, yine sigorta şirketi bakımından sürekli iş göremezlik zararı bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararları ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere ve sigorta limiti de nazara alınarak karar verilmiştir. Manevi tazminata ilişkin olarak da kaldırma kararı doğrultusunda manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş, müterafik kusur indirimi nedeniyle davalılar vekili yararına maddi tazminat yönünden vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde davacının davasının talep arttırım dilekçesi ve 19.02.2024 tarihli beyan dilekçesi nazara alınmak suretiyle kısmen kabulü ile; 232.528,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.459,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.406,16 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 237.394,74 TL tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kayıt ve şartı ve tazminatların sürekli iş göremezlik tazminatı 200.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 3.459,76- TL ve bakıcı gideri 1.406,16 - TL sinden olmak üzere toplam 204.865,92- TL sinden sorumlu olması kaydı ile sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05/09/2019 tarihinden, diğer davalı bakımından ise kaza tarihi olan 27/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek rapor üzerinden hesaplanan tazminat tutarı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken kök rapordaki tazminat tutarları üzerinden yapılmasının BAM kaldırma kararı ile aynı tazminat tutarlarına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece PMF 1931 yaşam tablosuna göre tespit edilen tazminat tutarı üzerinden hüküm kurulmasının usule, yasaya ve yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında müvekkili lehine istinaf kanun yoluna başvurma harcına hükmedilmemesinin, davalı lehine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen faiz başlangıç tarihinin ve faiz türünün de usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat talepleri yönünden müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, yapılan yargılama sonucunda hükmedilen tazminat miktarının yargılama konusu olay, müvekkilinin uğradığı zarar ve dosya kapsamı dikkate alındığında fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, hükmedilen miktarın caydırıcılık unsurunu taşımadığını, hükmedilen faiz türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

İDM CE DAİREMİZCE VERİLEN KALDIRMA KARARI DOĞRULTUSUNDA İŞLEM YAPILMASINA

BU BAĞLAMDA

Davacı vekilinin TRH 2010'un uygulanması gerektiğine, güncel asgari verilerin uygulanması ve aktüerya raporunun içeriğine ilişkin istinafı yönünden

Mahkemece dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda hükme esas alınarak karar verilen bilirkişi tarafından PMF 1931 yaşam tablosu ve %0 teknik faiz dikkate alınarak davacının muhtemel yaşam süresi belirlenmiş ve hesaplama yapılmış olup mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır.

Hesaplama, Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas,1990/199 sayılı kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygundur Tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamı hakim tarafından belirleneceğinden, tazminat hesabında Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacıların ve desteğin muhtemel yaşam süresi belirlenmelidir.

Zira somut olayda kaza tarihi 27/09/2011 tarihi olup, poliçe başlangıç tarihi gözetildiğinde yeni genel şartların uygulanmasının hukuken mümkün olmadığ, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, kaza tarihine göre Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmekte olup, bu halde buna uygun aktüerya bilirkişisinden ek rapora göre karar verilmesi yerindedir.

Davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında istinaf itirazı bulunmadığı veya Bam tarafından maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır.

Nitekim HGK 2019/(21)10-62 esas 2022/637 karar, 2019/(21)10-595 esas 2022/639 karar, 4 HD nin 2021/5243 esas 2021/5461 karar sayılı ilamları.

Somut olayda davacı vekilinin KALDIRMA KARARI ÖNCESİ İSTİNAF TALEPLERİNDE yargılama konusu trafik kazası nedeniyle dava dosyası kapsamında yeniden yargılama yapılacak olması ve yeniden yargılama yapılması halinde; kusur oranları ile hesaplamaya esas gelir ve ücretler ile yine hesaplamaya esas diğer verilerde meydana gelmiş ve gelecek artış ve lehe değişiklikler yönünden tüm yasal haklarımızı SAKLI TUTULMUŞ VE yeniden yargılama yapılması halinde YENİ YARGILAMADA VERİLECEK HÜKÜM TARİHİNDEKİ GÜNCEL VERİLERİN DİKKATE ALINMASINI TALEP EDİLMİŞTİR. Mahkemece güncel verilere göre rapor alınmıştır.

Davacı vekilinin olayda müterafik kusur bulunmadığı, faize ve başlangıcına yönelik istinafı

6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.

Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda adli tıp raporuna göre davacıda beyin ödemi gerçekleştiği, yaralanmanın mahiyet ve derecesine göre davacının kask takmadığının anlaşıldığı, kask ve koruyucu ekipman (dizlik vs.) kullanmalarının, baş boyun ve alt ekstremite yaralanmalarında koruyucu görev üstlendiği, bu koruyucu ekipmanların kullanılmamasının baş, boyun ve alt ekstremite bölgelerindeki yaralanmaları arttırdığı, davaya konu kazada kask, koruyucu ekipman kullanılmamasının kafa bölgesindeki yaralanmanın ağırlık derecesini artrdığı ve yargıtay uygulamasına göre %20 indirim yapılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla itirazı yersizdir.

Keza Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.

Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.

Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı ... şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.

Davacının dava açmadan önce davalı sigortacıya başvuruda bulunduğu anlaşılmakla davalı sigortacı için temerrüt tarihinden faiz kararı verilmesi,

Yine kazaya karışan araç ruhsat kaydına göre hususi araç olmasına göre yasal faizine karar verilmesi yerindedir. İtirazlar yersizdir.

Manevi tazminatın az taktir edildiği istinafı yönünden;

Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacının kaza nedeniyle % 22,2 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 9 ay olduğu gözetilip, davalının kusur durumu (%70) ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Hesaplamaya itiraz

Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda davacı ...'in 27.09.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle uğradığı; (PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre) Geçici iş göremezlik maddi zararı 4.324,70 TL, Sürekli İş göremezlik maddi zararı 829.877,22 TL, Bakıcı gideri maddi zararı 1.757,70 TL olarak hesaplanmış,%20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması durumunda; Geçici iş göremezlik maddi zararı 3.459,76 TL, Sürekli iş göremezlik maddi zararı 663.901,78 TL, Bakıcı gideri maddi zararı 1.406,16 TL olarak hesaplandığı görülmektedir.

Davacı vekili tarafından sunulan 19.02.2024 tarihli dilekçede özetle; ek bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmekle birlikte dava dilekçesi ve bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir.

Davacı vekili tarafından sunulan 18.02.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; 4.800,00 TL olarak belirttikleri sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerinin 290.661,02-TL olarak arttırılmasını, (... Sigorta A.Ş., ZMSS Kişi Başına Sakatlanma Teminatı kapsamında ve teminat limiti tutarınca sorumlu olmak üzere)100,00 TL olarak belirttikleri geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin 4.324,7-TL olarak arttırılmasını,(... Sigorta A.Ş., ZMSS Kişi Başına Tedavi Gideri Teminatı kapsamında sorumlu olmak üzere) 100, 00 TL olarak belirttikleri geçici bakıcı gideri taleplerini 1.757,7 TL olarak arttırdıklarını (... Sigorta A.Ş., ZMSS Kişi Başına Tedavi Gideri Teminatı kapsamında sorumlu olmak üzere) talep ettiği görülmektedir.

Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme ve kaldırma kararlarındaki hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince davalılar aleyhine açılan işbu davada, 27/09/2011 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edildiği görülmektedir. İlk kaldırma ilamında da ifade edildiği üzere kask ve koruyucu ekipman kullanılmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekeceğinden dolayı bilirkişi tarafından yapılan %20 oranında müterafik kusur indirimli tazminat hesabı hükme mesnet alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararı 3.459,76 TL olarak hesaplandığından 3.459,76 TL geçici iş göremezlik maddi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararı 1.406,16 TL olarak hesaplandığından 1.406,16 TL geçici iş göremezlik maddi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli ek 2.raporda müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararı 663.901,78 TL olarak hesaplanmış ise de davacı vekili tarafından sunulan 19.02.2024 tarihli dilekçede bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi talep edildiğinden talep edilen miktar olan 290.661,02 TL'den %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 232.528,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiş, yine sigorta şirketi bakımından sürekli iş göremezlik zararı bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararları ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere ve sigorta limiti de nazara alınarak karar verilmesi yerindedir.

Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

  1. Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  2. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  3. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/09/2024

... ... ... ...

Başkan Üye Üye Katip

... ... ... ...

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yargılamadaedilmiştirTazminatesastan(ÖlümistinafAçılanreddineVegüncelkaldırmaZararkonyasaklıöncesivekiliverilecekvekillerikararıCismaniverilerintutulmuştaleplerindetalepkesinalınmasınıtarihindekidikkateSebebiylenumarasıTazminat)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim