SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1220

Karar No

2024/1392

Karar Tarihi

6 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 06/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/02/2024

NUMARASI : Esas Karar

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Yunak ilçesinde Lisanslı Depo inşaatı yaptığını ve bu kapsamda davalı sigorta şirketine inşaat risk sigortası yaptırdığını, söz konusu inşaatta 17.02.2019 tarihinde bir hırsızlık olayı meydana geldiğini ve 356 metre bakır kablo çalındığını, hırsızlık olayından dolayı meydana gelen zararın tazmin edilmesi için davalı sigorta şirketine müracaat edilmişse de zarar giderilmediğini, 89.897,12 TL tutarında zarar meydana geldiğini, sigorta şirketi tarafından verilen cevapta hasar tutarı toplamının eksik belirlendiğini ve 34.849,75 TL ödeme teklif edildiğini, sigorta şirketi hasar bedeli üzerinden sovtaj tenzili talep ettiğini, ancak çalınan kablolar haricinde kalan kabloların herhangi bir değeri bulunmadığını, zaten inşaat yeni olduğu için yenileme de bahse konu edilemeyeceğini, bu nedenle sigorta şirketi tarafından sovtaj tenzili hesaplanmış olmasının hakkaniyete uygun olmadığını, davacı şirketin uğramış olduğu zararın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, belirsiz alacak davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu hırsızlık olayının teminat harici olduğunu, bu durumda güvenlik zafiyetinin olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, kablo için 75.600 TL + KDV talep edildiğini, zararın tamamının sigorta kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda; davacı şirketin Yunak ilçesinde Lisanslı Depo inşaatı yaptığı ve bu kapsamda davalı sigorta şirketine inşaat risk sigortası yaptırdığı, söz konusu inşaatta 17.02.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle 356 metre bakır kablonun çalındığı, meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediğinden bahisle mahkememizde alacak davası açıldığı, 30.11.2022 ve 22.05.2023 tarihli alınan iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle, mahkememizce talimat yoluyla Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı üçüncü bir rapor alındığı, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ..., Emekli Trafik Polisi Memuru ...'den alınan rapora göre; gerçekleşen hırsızlık olayında davacı sigortalıya bir kusur izafe edilemeyeceği, net Tazminat Tutarının 41.122,70 TL olduğu, yönünde tespitte bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunun çelişkiyi giderir mahiyette, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu sonucuna varılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın 41.122,70 olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak, davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davacının davasının kabulü ile; 10.000 TL.'nin dava tarihi olan 19/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın tümüyle eksik, yersiz, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, sigorta poliçesinde müvekkilinin kaç personel marifeti ile güvenlik hizmeti sağlaması gerektiğini yazan bir madde olmadığının nazara alınarak kusur indirimi olmaksızın hesaplama yapılması suretiyle hüküm tesis edilmesi gerektiğini, eksik sigortanın inşaat maliyetlerindeki artış, enflasyon ve dolar kurundaki değişkenlikten kaynaklandığını, olay tarihiyle proje tamamlanma hesabının yapılması arasında 6 aylık bir süre olduğunun nazara alınarak ve takdiri mahkemeye bırakılmak suretiyle yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin zarar tazmin teklifinin tüm taraflar ve yargılamayı yapanlar tarafından dikkate alınması gerektiğini, maliyet hesaplarının güncel durumuna göre hesaplanarak müvekkilinin zararının güncel fiyatlar üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu kapsamda dava tarihine göre tazmin edilmesi gereken rakamın tespit edilmesi ve bu zarara faiz işletilmesi ve sonrasında munzam zarar hesabının yapılması gerektiğini, muafiyet hesabının Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğde değişiklik yapılmasına dair tebliğ kapsamında yapılması gerektiğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava dilekçesi, ifade tutanakları ve olay yeri inceleme tutanaklarında belirtildiği üzere hırsızlık hadisesi, ticari bir araçla şantiye yakınına gelen 7 kişinin şantiyenin yan tarafındaki duvarın üstünden atlayarak sahaya girmesi ve kesik kabloların da giriş yaptıkları bölüme kadar saha içerisinden sürüklenerek duvar üzerinden dışarı atılmak suretiyle sahadan çalınması neticesinde meydana gelmiştir. Ekspertiz tarafından yapılan incelemede şantiye sahasının beton duvarlar ile çevrili olduğu, sahaya giriş noktasında araçla ya da yaya olarak girişe olanak sağlayacak bir açıklık bulunduğu, bu kısımda kapı-bariyer bulunmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca hadise günü, hadisenin meydana geldiği noktaya yakın kısımdaki aydınlatma elemanlarının çalışmadığı tespit edilmiştir.

Mahkemece Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat ile keşif yapılmış, SMMM..., Polis Memuru İ..., bankacı bilirkişi....'dan rapor alınmış, 30/11/20222 tarihli raporda sonuç olarak; Güvenlik zaafiyetine neden olduğu için .... Lisanslı Depoculuk A.Ş.'nin %50 oranında,.... Sigorta A.Ş.'nin de sigorta paketi yapmış olduğu işyerinde yeterli derecede güvenlik tedbiri yönünde tespitlerinin olmadığı, var ise de bu durumların poliçe üzerinde belirtilen hırsızlık klozu üzerinde yapılması istenilen işlemlerin kontrolünün sağlanmadığı nedeni ile%50 oranında kusurlu olduğu, olayın poliçe teminat kapsamında olduğu ancak hırsızlık klozunda yer alan risklere karşı yeterli önlem alınmadığı bunun da güvenlik zafiyeti oluşturduğu, sigortalının poliçeden kaynaklı yükümlülükleri yukarıda belirtilen eksikler (geceleri tek bekçinin olması, aydınlatmanın yetersiz kalması gibi) haricinde yerine getirdiği,

sigortalı taraf poliçe kapsamındaki yükümlülüklerinin ve bu yükümlülükler neticesinde alınması gereken önlemler noktasında yeterli bilgiye sahip olmadığı görüldüğünü, çünkü inşaat alanının büyüklüğü ve proje maliyetinin yüksek olması nedeniyle daha fazla güvenlik tedbiri alması gerektiği ortadadır. Kendi kusurundan kaynaklı herhangi bir hasar durumunda

maliyetin faturasının kendisine çıkacağı değerlendirilmediği,

sigortacı taraf yönüyle yükümlülük konusu değerlendirildiğinde sigorta poliçeleri format olarak standarttır. Sigortacı inşaat sahasının ve proje maliyetinin büyüklüğü nedeniyle sigorta

ettireni yeterince bilgilendirmediği, sadece sigorta ettirenin beyanına göre poliçeyi tanzim ettiği, özelliklede hasar sonrası hasar tutarının üzerinden yapılacak kesinti, muafiyet gibi kalemlerin düşüldükten sonra kalan bedelin ödeneceği noktasında eksik bilgilendirme yapıldığı, öte yandan eksik sigortaya yönelik proporsiyon hesabı konusunda da eksik bilgilendirme olduğu (her ne kadar tanzim edilmiş ve şartları yazan bir poliçe olsa da bazı noktalar uzmanlık gerektiren konular içermekte ve sigortalılarca oluşan genel kanı tanzim edilen poliçenin hasar sonrası zararın tamamını karşıladığı yönünde olduğu),

hırsızlık Klozu yükümlülükleri çerçevesinde sigortalı, hırsızlık risklerine karşı gerekli ve yeterli tedbirleri alması ön koşul olarak sigortalıya yüklenmiş sorumluluk olduğu; ekspertiz raporunda yer alan hasar tazminat hesabı konusunun değerlendirilmesinin mahkemenin takdirine bırakıldığı" belirtilmiştir.

Mahkemece aktüer bilirkişi...... ile Olay Yeri İnceleme Bilirkişi ...'dan rapar alınmış, bilirkişi heyeti 22/05/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Güvenlik zafiyetine neden olduğu için ..... Lisanslı Depoculuk A.Ş. nin %20 oranında, .... Sigorta A.Ş.'nin de işyerinde yeterli derecede güvenlik tedbiri yönünde tespitlerini yapmadığı, hangi sayıda, hangi nitelikte ve Şartta güvenlik elemanlarının bulundurulması gerektiği poliçede açıkça belirtilmediği ve kontrolünün sağlanmadığı nedeni ile %80 oranında kusurlu olduğu, toplam tazminat tutarının 34.736,77 TL olduğu, taraflara kusur bilirkişisi tarafından verilen kusur dağılımı

sonrası ödenecek toplam tazminat tutarının 27.789,42 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.

Dosyada Alınan Her İki Rapor Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi Amacıyla, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile talimat yolu ile Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ...., Emekli Trafik Polisi Memuru ....den alınan raporda sonuç olarak; İnşaat sahasının etrafının güvenlik duvarı ile kapatıldığı, Kamera sistemi kurulduğu, bekçi bulundurulduğu, sigortalıya bir kusur izafe edilemeyeceği tespiti ile, "Net Tazminat Tutarı + %18 KDV = 34.849,75 TL + 6.272,95 TL" olarak belirtilmiştir.

Aynı bilirkişiler 10/11/2023 tarihli ek raporda sonuç olarak; davacı şirketin ekli sigorta poliçesinde yer alan hırsızlık klozu özel şartında yer alan şartları yerine getirdiği ve konu hadisenin sigorta teminatları kapsamında olduğu görüşüne varıldığını, İnşaat All Risk Sigortaları Genel Şartlarından da anlaşılacağı üzere sigorta bedeli proje bitiminde ulaşılacak nihai proje değerine eşit olması esastır. Bu nedenle, davaya konu inşaatın halen devam ettiği dikkate alındığında tamamlanmamış imalatların sigorta bedeline dahil olması gerektiği belirtilmiştir.

Somut olayda; davacı şirketin Yunak ilçesinde Lisanslı Depo inşaatı yaptığı ve bu kapsamda davalı sigorta şirketine inşaat risk sigortası yaptırdığı, söz konusu inşaatta 17.02.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle 356 metre bakır kablonun çalındığı, meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediğinden bahisle mahkememizde alacak davası açıldığı, 30.11.2022 ve 22.05.2023 tarihli alınan iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle, mahkememizce talimat yoluyla Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı üçüncü bir rapor alındığı, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ...., Emekli Trafik Polisi Memuru ....'den alınan rapora göre; gerçekleşen hırsızlık olayında davacı sigortalıya bir kusur izafe edilemeyeceği, net Tazminat Tutarının 41.122,70 TL olduğu, yönünde tespitte bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunun çelişkiyi giderir mahiyette, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu sonucuna varılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın 41.122,70 olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak, davacının davasının kabulüne karar verilmesi doğrudur

Davacı vekili istinaf dilekçesinde Cumhurbaşkanlığı Kararına aykırı olarak poliçede USD muafiyetinin belirlendiğini iddia etmekteyse de poliçe tanzim tarihi 19.01.2018 olup, Cumhurbaşkanlığı kararı ise 16.11.2018’dir. Poliçenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle USD kuru ile ilgili yasal bir düzenleme bulunmadığından davacının bu husustaki itirazlarının da kabulü mümkün değildir.

ANCAK

  1. Davacı vekilinin ıslah için süre verilmediği itirazının incelenmesinde:

Somut olayda öncelikle davacının ilk davasının kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı olduğunun tespiti gerekmektedir.

HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup,

MADDE 107– (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda,hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.

Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.

Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.

6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.

Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarında yaralanmadan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 17 HD 2015/14980 E 2018/8201 K

Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür.

Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.

Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığından belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekir.Nitekim yargıtay 17 hd nin 2019/2997 esas 2021/331 karar sayılı ilamı.

Gerek HUMK. 83 ve devamı maddesi gerekse 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HUMK'nın 83. (6100 sayılı HMK m. 176), maddesinde ise ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte talep miktarı ıslah ile arttırılabilecektir. Ancak taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.

Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kezde ıslah edebilir.

Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur.

Bu halde mahkemece HMK 107/(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda,hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır. hükmü gereği kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.itiraz yerindedir.

Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/19844 esas 2019/8286karar sayılı 4 hd nin 2021/2137 esas 2021/3747 karar sayılı ilamı.

Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesinin gerektiği düşünülmektedir. dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1. a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

  2. Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafça peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde davacı tarafa iadesine,

  4. Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  6. Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 09/09/2024

Başkan Üye Üye Katip

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SigortakesinSözleşmesinden(ÖzelkonyavekiliTazminatmaddeKaynaklanan)numarasıdairesihukukancak

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim