SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1203

Karar No

2024/1388

Karar Tarihi

6 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 06/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/03/2024

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR : 1-

2-

3-

4-

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacılar vekili 11.07.2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 07.12.2022 günü saat 16:00 sıralarında sigortalı araç sürücüsü ..... idaresindeki ..... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı ..... plaka sayılı yarı römork ile Ereğli istikametinden Karapınar istikametine seyir halinde iken, orta refüjü aşıp Konya - Karapınar yönüne seyir halinde olan sürücü ...... yönetimindeki .... plaka sayılı kamyonun şeridine girmesi ve bu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, sürücü davacıların murisi ......'nin vefat ettiğini, aynı kazada vefat eden sürücü .....'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit eden...... tarafından düzenlenmiş 09.12.2022 tarihli trafik kazası bilirkişi raporu esas alınarak Ereğli C.Başsavcılığı tarafından .... Soruşturma ve .... Karar sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazaya karışan ve..... Nakliyat Otomotiv İnşaat Tic. Ltd. Şti.adına kayıtlı olan ....... plaka sayılı çekicinin 05.10.2022 - 05.10.2023 vade tarihli ve ..... no'lu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi içerisinde düzenlenmiş manevi tazminat klozunu ihtiva eden Artan Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğundan, müvekkillerinin uğradığı manevi zararın tazmini için ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sıfatı ile davalının sorumluluğuna gidildiğini, davaya konu olayda müvekkili ......'in müteveffanın eşi, diğer müvekkilleri ...., ...... ve ......'nın ise çocukları olduğunu, müteveffa .....'in kaza sonucu hayatını kaybetmesinin onun eş ve çocuklarında manevi yıkım oluşturduğundan bahisle; Müvekkillerinden ......'in eşini, .... ve ...... ile ......'nın ise babalarını, elim trafik kazası sonucu kaybetmeleri nedeni ile derin acı ve ızdırap içerisinde olduklarından, sigortalı araç sürücüsünün galip ve baskın kusuru ile kazaya sebebiyet vermesi, caydırıcılık ilkesi ve hakkaniyet ölçüsü dikkate alınarak müvekkillerinin, yakınları ......'nin vefatı nedeni ile uğradıkları manevi zararları karşılamak ve tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda olmak üzere müteveffa ......'nin eşi ...... için 1.000.000,00 TL, kızı .... için 500.000,00 TL, kızı ...... için 500.000,00 TL, oğlu ...... için 500.000,00 TL manevi tazminatların, Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi içerisinde düzenlenmiş Artan Mali Sorumluluk Sigortası Manevi Tazminat Klozu teminat limiti ile sınırlı olarak temerrüdün oluştuğu 20.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ayrı ayrı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı .......... Sigorta Şirketi vekili UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 07.12.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ....... plakalı aracın, müvekkili şirkete 05.10.2022 - 05.10.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ..... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeleri belirtmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluğun da bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat talebinin hakkaniyete uygun olmadığını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin, üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceğinin önem kazandığını, fakat müvekkili şirkete başvuru yaparken, kanunda belirtilen evraklar ile başvurulmadığını, müvekkili şirketin de temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddinin gerektiğini, sigortacıya usulüne uygun başvuruda bulunulmamışsa sigortacının sigorta bedelini ödeme, borcu muaccel olamayacağından temerrüdünden de söz edilemeyeceğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde faizin dava tarihinden itibaren yasam faiz olarak işletilmesinin gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; Faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulünün gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddinin gerektiğinden bahisle; Davanın usulden reddine, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı usulden reddine, manevi tazminat yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine, manevi tazminatın hakkaniyete uygun olarak belirlenmesini, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacıların, 07.12.2022 günü saat 16:00 sıralarında sigortalı araç sürücüsü ..... idaresindeki ....... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı ...... plaka sayılı yarı römork ile Ereğli istikametinden Karapınar istikametine seyir halinde iken, orta refüjü aşıp Konya - Karapınar yönüne seyir halinde olan sürücü ...... yönetimindeki ..... plaka sayılı kamyonun şeridine girmesi ve bu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, sürücü davacıların murisi ......'nin vefat ettiğini, aynı kazada vefat eden sürücü .....'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit eden...... tarafından düzenlenmiş 09.12.2022 tarihli trafik kazası bilirkişi raporu esas alınarak Ereğli C.Başsavcılığı tarafından .... Soruşturma ve... Karar sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazaya karışan ve ..... Nakliyat Otomotiv İnşaat Tic. Ltd. Şti.adına kayıtlı olan ....... plaka sayılı çekicinin 05.10.2022 - 05.10.2023 vade tarihli ve ..... no'lu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi içerisinde düzenlenmiş manevi tazminat klozunu ihtiva eden Artan Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğundan, davacıların uğradığı manevi zararın tazmini için ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sıfatı ile davalının sorumluluğuna gidildiğini, davaya konu olayda davacı ......'in müteveffanın eşi, diğer davacılar ...., ...... ve ......'nın ise çocukları olduğunu, müteveffa İsmail'in kaza sonucu hayatını kaybetmesinin onun eş ve çocuklarında manevi yıkım oluşturduğundan bahisle; Davacılardan ......'in eşini, .... ve ...... ile ......'nın ise babalarını, elim trafik kazası sonucu kaybetmeleri nedeni ile derin acı ve ızdırap içerisinde olduklarından, sigortalı araç sürücüsünün galip ve baskın kusuru ile kazaya sebebiyet vermesi, caydırıcılık ilkesi ve hakkaniyet ölçüsü dikkate alınarak davacıların, yakınları ......'nin vefatı nedeni ile uğradıkları manevi zararları karşılamak ve tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda olmak üzere müteveffa ......'nin eşi ...... için 1.000.000,00 TL, kızı .... için 500.000,00 TL, kızı ...... için 500.000,00 TL, oğlu ...... için 500.000,00 TL manevi tazminatların, Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi içerisinde düzenlenmiş Artan Mali Sorumluluk Sigortası Manevi Tazminat Klozu teminat limiti ile sınırlı olarak temerrüdün oluştuğu 20.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ayrı ayrı verilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalının davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davanın trafik kazası nedeniyle ihtiyari mali mesuliyet sigortasından manevi tazminat talepli dava olduğu, dava ve kaza tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nunun da 6704 Sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin yürürlükte olduğu, bu nedenle yapılan yasal değişikliklerin ulgulanması gerektiği, KTK'nun 100. Maddesinde; "Bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95'inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97'nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109'uncu maddesi ihtiyari mali mesuliyet sigortasında da uygulanır." şeklinde, KTK'nun 97. maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik sonrası); "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, yine 6098 sayılı TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK'nun 51/1. maddesinde;"Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." şeklinde, TBK.56.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Motorlu Kara Taşıtları ihtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Teminatının Kapsamı başlıklı 1. Maddesinde; "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder." şeklinde, Ek Sözleşmeyle Teminat Kapsamına Alınabilecek Hal ve Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 3. Maddesinde;" Manevi tazminat talepleri, ek sözleşme ile teminat kapsamı içine alınabilir. Bu taleplerin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) dışında kalması nedeni ile, bu teminat, bahsi geçen zorunlu sigortanın varlığına bağlı olmaksızın, bu sigorta limitlerinin içinde hüküm ifade eder." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür.

Davalı .......... Sigorta A.Ş.'nin sigorta şirketinin zamanaşımı itirazının; KTK.nun 109. maddeleri kapsamında yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

07.12.2022 günü saat 16:00 sıralarında sigortalı araç sürücüsü ..... idaresindeki ....... plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı ...... plaka sayılı yarı römork ile Ereğli istikametinden Karapınar istikametine seyir halinde iken, orta refüjü aşıp Konya - Karapınar yönüne seyir halinde olan sürücü ...... yönetimindeki ...... plaka sayılı kamyonun şeridine girmesi ve bu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, sürücü davacıların murisi ......'nin vefat ettiği, ....... plakalı aracın 05.10.2022 başlangıç - 05.10.2023 bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere ..... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, tarafların kusur oranlarına yönelik rapor düzenlenmesi için dosyamızın Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderildiği, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 28.12.2023 tarih ve ...... 2023 / ..../ .... sayılı raporunda; Müteveffa sürücü .....'ın %100 kusurlu, müteveffa sürücü ......'nin kusursuz olduğunun, sürücü ......'in kusursuz olduğunun bildirildiği, ....... plakalı aracın davalı şirkete kaza tarihini kapsar şekilde "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğu, davacıların manevi tazminat taleplerinin sigorta kapsamında olduğu, Davacıların dava açmadan önce KTK'nun 100.ve 97. Maddeleri kapsamında davalı sigorta şirketine 09.01.2023 tarihinde yazılı başvuru yaptıkları, davalı şirket tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı, başvuruya ilişkin dava şartının davacılar tarafından yerine getirildiği, davalı şirketin 6102 sayılı TTK'nın 1427/1. maddesinde; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur" şeklindeki düzenleme gereğince 09/01/2023+45 gün=24/02/2023 tarihinde temerrüde düştüğü, (Yargıtay 17.HD'nin 29/02/2016 tarih ve 2015/14279 Es. 2016/2395 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır) kazayı yapan aracın ticari araç olduğu, avans faizi uygulanması gerektiği, davacılardan ......'inkazayı yapan aracın ticari araç olduğu, avans faizi uygulanması gerektiği, davacılardan ......'in murisin eşi, .... ve ...... ile ......'nın ise murisin çocukları olduğu, davacıların desteklerinin vefatı nedeniyle, acı çektikleri ve sağlık bütünlüklerinin bozulduğu, bu nedenle manevi zarara uğradıkları anlaşılmakla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, kusur oranları, hakkaniyet ilkesi ve diğer hususlar dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " şeklinde davanın kabulü ile; davacı ....... için 1.000.000,00 TL, davacı ....... için 500.000,00 TL, davacı ...... için 500.000,00 TL, davacı ....... için 500.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 24/02/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacılara verilmesine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karar ile hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş oranda yüksek olduğunu, zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat takdirinin Yargıtay uygulamalarının esas alınarak yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, faiz kararının hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüte düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Kusura itiraz

07.12.2022 günü saat 16:00 sıralarında sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı çekici ve buna bağlı ..... plakalı yarı römork ile Ereğli istikametinden Karapınar istikametine seyir halinde iken karayolunun 37+500 km'sine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön bölümüne girdiği esnada, karşı yönden gelen sürücü ......'nin sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyona ve sürücü ......'in sevk ve idaresindeki.... plakalı çekici ve buna bağlı...... plakalı yarı römorka çarpması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.

Kaza, meskun mahalde, platform genişliği 7 m. olan, asfalt kaplama, düşeyde eğimsiz, yatayda düz, kuru zeminli, orta refüjle bölünmüş yolda, açık havada, gündüz meydana gelmiştir. Tutanakta kaza yerindeki azami hız sınırının 80 km/saat olduğu,..... plakalı çekiciye ait 50 m. fren izinin olduğu, çarpışma noktasının Ereğli istikametine olan yol bölümünde olduğu, sürücülerin emniyet kemeri durumlarının belirsiz olduğu tespitleri vardır.

Trafik kazası tespit tutanağında, sürücü .....'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-a maddesini ihlal ettiği, diğer sürücülerin kural ihlalleri olmadığı belirtilmiştir.

Dosyadaki, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere hazırlanan 09.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü .....'ın Karayolları Trafik Kanununun 47/c ve 56/a maddesini ihlal ettiği, sürücü ......'nin kural ihlalinin bulunmadığı, sürücü ......'in kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.

Dosyada Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderildiği, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 28.12.2023 tarih ve .....2023 / ... / ....sayılı raporunda; Müteveffa sürücü .....'ın %100 kusurlu, müteveffa sürücü ......'nin kusursuz olduğunun, sürücü ......'in kusursuz olduğunun bildirilmekle hukuk ve ceza raporları örtüşmekte olup itiraz yersizdir

Faiz başlangıcına itiraz

Davacıların dava açmadan önce KTK'nun 100.ve 97. Maddeleri kapsamında davalı sigorta şirketine 09.01.2023 tarihinde yazılı başvuru yaptıkları, davalı şirket tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı, başvuruya ilişkin dava şartının davacılar tarafından yerine getirildiği,

Türk Ticaret Kanunu'nun 1427/2 nci maddesi hükmüne göre; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur."

Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" düzenlemesini getirmiştir.

davalı şirketin 6102 sayılı TTK'nın 1427/1. maddesinde; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur" şeklindeki düzenleme gereğince 09/01/2023+45 gün=24/02/2023 tarihinde temerrüde düştüğü,

(Nitekim emsal Yargıtay 17.HD'nin 29/02/2016 tarih ve 2015/14279 Es. 2016/2395 Kar. 2018/2077 esas 2018/5174 karar,4 hd nin 2023/6898 esas 2023/11946 karar Sayılı ilamı )

Kazayı yapan aracın ticari araç olduğu, avans faizi uygulanması gerektiği, davacılardan ......'in kazayı yapan aracın ticari araç olduğu, avans faizi uygulanması gerektiği anlaşılmakla itiraz yersizdir.

Manevi tazminat miktarının çokluğuna yönelik davalı vekilinin istinaf itirazında;

....... plakalı aracın davalı şirkete kaza tarihini kapsar şekilde "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğu, davacıların manevi tazminat taleplerinin sigorta kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Somut olaya gelince,

Tarafların kusur durumu, ölenin yaşı, (kaza tarihi itibariyle 62 yaşında) tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumlarına ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların fazla olduğu,

Davacı eş ....... için 300.000 TL, davacı .... ......, davacı ......, davacı ....... için 200.000,00 TL tazminat takdirinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilip, bu halde davalı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmakla;

HMK'nin 355. maddesinde, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında manevi tazminatın az taktir edilmesi, dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden başkaca herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;

Davanın KISMEN KABULÜNE ,

  1. Davacı ....... için 300.000,00 TL, davacı ....... için 200.000,00 TL, davacı ...... için 200.000,00 TL, davacı ....... için 200.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 24/02/2023 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,

İlk Derece Yargılaması Yönünden;

  1. Alınması gereken 61.479‬,00 TL harçtan peşin alınan 8.538,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.940,27‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  2. Davacılar tarafından yatırılan 8.846,95 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacılar tarafından sarfına mecbur kalınan 2.345,00 TL Adli Tıp bilirkişi ücreti, 167,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.512,75‬ TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 904,59‬ TL yargılama giderinin davalıdan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,

  4. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.280,00 TL'den kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.180,8‬0 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A. 13.maddesi gereğince davalıdan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak, bakiye 2.099,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,

  5. Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden davacı ....... için hesaplanan 47.000,00 TL, davacı ....... için hesaplanan 32.000,00 TL, davacı ...... için hesaplanan 32.000,00 TL, davacı ....... için hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  6. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre red edilen miktar üzerinden davacı .......'den 47.000,00 TL, davacı .......'dan 32.000,00 TL, davacı ......'dan 32.000,00 TL ve davacı .......'den 32.000,00 TL vekalet ücretinin tahsili ile davalıya verilmesine,

  7. Karar kesinleştiğinde dosyada kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine iadesine,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

  1. İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,

  2. Davalı tarafından yapılan 4.677,6‬0 TL istinaf başvuru gideri ile 10,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 4.777,60 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

10-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; davacı ....... yönünden; HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere, diğer taraflar yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/09/2024

Başkan Üye Üye Katip

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinkabulünekaldırılmasıdüzeltilerekkonyavekiliyenidenManeviTazminathaftahakkındanumarasıdairesikurulmakkısmenhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim