SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/524

Karar No

2024/1334

Karar Tarihi

2 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 02/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 20/12/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVALI :

VEKİLİ :Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:02/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Tahkikat sonucunda müvekkil ...'ın 17.12.2012 tarihinde meydana trafik kazası sebebiyle yaralanması (sakat kalması) sonucu uğramış olduğu (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, SGK tarafından karşılanmayan ve belgeye de bağlanması mümkün olmayan tedavi giderleri ve bakıcılık giderleri ) maddi zararların değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı için 50,00 TL , sürekli iş göremezlik tazminatı için 50,00 TL , SGK tarafından karşılanmayan ve belgeye de bağlanması mümkün olmayan tedavi giderleri için 50,00 TL ve bakıcılık gideri için 50,00 TL olmak üzere asgari toplam : 200,00 (iki yüz ) TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın), haksız fiil tarihi olan 17.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine, mahkeme aksine kanaatte ise, esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının davalı aleyhine, açtığı maddi tazminat davası nedeniyle;

Davacının davalı aleyhine, açtığı maddi tazminat davası nedeniyle; 4.762,89 TL Geçici iş göremezlik, 1.918,80TL Bakıcı gideri,1.721,59 TL Kaçınılmaz tedavi gideri, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 136.591,11 TL zararına bağlı olmak üzere TOPLAM 144.994,39 ‬TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11/03/2020 tarihinden, itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte için kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilinden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda müvekkiline usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, maluliyet oranının kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplama metodunun hatalı olduğunu, raporda TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür belirlendiğini ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmış olup, yapılan hesaplamaya ve esas alınan yaşam tablosu ve teknik faiz kullanılmamasının hukuka aykırı olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen .... plakalı aracın sürücünün kazada kusursuz olduğunu, dolayısıyla müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya karışan .... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davacının müterafik kusuru bulunmakta olup bu durumun mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkile usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından temerrüde düşmediğini, dolayısıyla başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca yasal faiz yerine avans faize hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından SGK ya başvuru yapılıp yapılmadığı, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı mahkeme tarafından araştırılmadığını, geçici iş göremezlik zararının geçici bakıcı gideri, rapor/cenaze/defin/ulaşım/yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerinin teminat dışı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas ... Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine ,yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava trafik kazası nedeniyle tazminata ilişkin olup mahkemece verilen karar davalı ... Hesabı tarafından aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir.

  • Davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı, dolayısıyla ayrıca temerrüte ilişkin istinafı;

2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denilmiştir.

Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.

6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır".

HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmiş,

2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi mevcut olup;

6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna (ve dolayısıyla kıyasen ... Hesabı'na) yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davalı ... Hesabı'na meydana gelen trafik kazasın nedeniyle davacının, dava tarihinden önce belgeler ile birlikte başvuru dilekçesi ile başvurduğu, davalının buna binaen kusur ve sorumluluk yönünden olumsuz cevap verdiği, bilahare eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Dava açmadan önce başvuru yapılmasına dair adı geçen yasanın 97. maddesinde bu belgelere yer verilmediği gibi davacının başvuru dilekçesinde eklenmesi gereken diğer belgeleri ekleyerek başvuru yaptığı, davalının talebi karşılamadığı, dolayısıyla davacının dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşıldığı, bu halde yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiği, temerrütün de bu tarih itibariyle oluştuğu, dolayısıyla davalının başvurudan sekiz günlük süreden sonra faizden sorumlu olacağı açıktır. Bu sebeplerle, davalı vekilinin itirazı yerinde değildir.

-Kusura ilişkin istinafı yönünden;

Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.

Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.

Buna göre, olaya ilişkin düzenlenen tespit tutanağı ile alınan ATK kusur raporları arasındaki çelişki, trafik uzman bilirkişilerden oluşturulan Uzman Bilirkişi Heyetinin dosya kapsamına, oluşa ve delillere uygun raporu ile giderilmiş olup, bu rapor mahkemece nazara alınmasında bir isabetsizlik bulunmamakta olduğundan buna yönelik davalı itirazlarının reddine karar verilmiştir.

-Aktüer raporuna ve maluliyete yönelik itirazda;

Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre ,haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. (Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas 2019/6853 karar sayılı ilamları)

Kazanın 2012 yılı olmasına göre; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazmin zararının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu halde, mahkemece tazminat bilirkişisinden, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre Üniversite Heyetinden verilen maluliyet oranı baz alınarak, yukarıdaki esaslara uygun PMF yaşam tablosu ve Progressif rant sistemi esas alınarak hazırlanan alternatifli aktüer raporunun hükme esas alınması gerekirken, hatalı yaşam tablosuna göre karar verilmesi isabetsiz olup, bu nedenle davalının istinafının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

-Geçici iş göremezlik, tedavi, bakıcı gideri giderlerinin teminat dışı olduğuna ilişkin yapılan istinaf incelemesinde:

Kaza tarihlerinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından önce olmasına göre; BK'nın 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince vücut bütünlüğünün ihlali sonucu ortaya çıkan zararlardan olan geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan faturasız tedavi giderleri ihlâlin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktığından zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat kapsamında olmasına, 6111 sayılı kanunla Karayolları Trafik Kanunun 98. Maddesinde değişiklik yapan düzenlemenin faturalı SGK tarafından karşılanan tedavi giderlerine ilişkin olmasına göre bu itirazın yerinde olmadığı görülmüştür.

  • Müterafik kusura yönelik itirazda;

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Somut olayda davalı vekili, davacı sürücünün emniyet kemeri takmadığının araştırılmadığını ve indirim yapılmadığını savunmuştur. Olaya ilişkin soruşturma dosyası ve eldeki dosya kapsamı incelenerek, emniyet kemeri takılmadığı belirsiz olup, aksinin de davalı tarafça ispatlanmamış olması nedeniyle buna yönelik itiraz yerinde değildir.

-Davalı ...'nin Sgk ödemesinin mahsup edilmediği itirazında;

Davaya konu trafik kazası nedeniyle SGK'dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığına dair gelen yazı cevaplarında SGK tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirildiğinden, buna yönelik itiraz yersiz bulunmaktadır.

-Faiz türüne yönelik;

Plakası tespit edilen karşı araç, emniyet müdürlüğünden gelen yazı cevabındaki kayda göre yolcu nakli için kullanılan, şirkete kayıtlı araç olup ticari nitelikte olduğundan istenilen avans faizine hükmedilmesi de yerinde olduğundan, bu hususlara yönelik itiraz reddedilmiştir.

Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;(İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)

Davanın KISMEN KABULÜ ile

  1. Davacının davalı aleyhine, açtığı maddi tazminat davası nedeniyle; 4.762,89 TL Geçici iş göremezlik, 1.918,80 TL Bakıcı gideri, 1.721,59 TL Kaçınılmaz tedavi gideri, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 113.775,07 TL zararına bağlı olmak üzere TOPLAM 122.178,35 ‬TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 11/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

İlk Derece Yargılaması Yönünden;

  1. Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.346,00 TL harçtan dava başında yatırılan 59,30TL peşin harç ile 496,00TL ıslah harcı toplamı olan 555,30. TL harcın mahsubu ile bakiye 7.790,70. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  2. Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 496 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 623,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından yapılan NEÜ Dön. Serm. Dekont ücretleri 800,00 TL Dr. ...., 300,00TL Dr. ...., Dr. .... 300,00TL, 10/01/2022 tarihli 273,00TL'lik dekontlar, 7.071,10. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.744,10 ‬TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 7,362,53 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00. TL arabulucu ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.111,44 TL'sinin davalıdan, 208,56 TL'sinin davacıdan alınarak hazine'ye gelir kaydına,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 19.548,00. TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde ilgili taraflara iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen ilgili taraflara iadesine,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

  1. İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,

10-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri ve 10 TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.179,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

11-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına

12-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

13-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.02/09/2024

Başkan

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Katip

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yenidenTazminat(ÖlümtoplamAçılandereceVedüzeltilerekmahkemesiZararkonyavekiliverilmesinehakkındavekilleriCismanikısmenkesinkaldırılmasıkabulüSebebiylenumarasıdairesikurulmakTazminat)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim