SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/445

Karar No

2024/1320

Karar Tarihi

2 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 02/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 21/11/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACI :

VEKİLİ :Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.03.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı .....’ın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken araçta davacı .....’ın yolcu olarak bulunduğu sırada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, davacının yolcu olarak bulunması nedeni ile kazada kusurunun bulunmadığını, kaza neticesi davacının maluliyetinin oluştuğunu belirterek, 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50 TL bakıcılık gideri, 50 TL SGK tarafından karşılanmayan ve belgeye de bağlanması mümkün olmayan kaçınılmaz iyileştirme giderleri olmak ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik toplam 200 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 09/10/2023 tarihli talep artırım dilekçesinde sonuç olarak; davacı için geçici iş göremezlik tazminatı olarak 13.058,19 TL, kalıcı maluliyet iş göremezlik tazminatı olarak 268.000 TL, bakıcı gideri olarak 6.088,50 TL tedavi gideri tazminatı olarak 4.000 TL olmak üzere toplam 291.146,69 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede yazılı limit ile sınırlı olduğunu, ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, 11/04/2019 tarihinde 25.796 TL tazminat ödeme yapıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun kalmadığını, kusur oranlarının tespiti, maluliyet oranın tespiti için bilirkişi raporlarının alınması gerektiğini, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması için aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas 2..... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "..İzah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli 2017/1179 E. Ve 2021/1563 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı .....’ın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, araçta yolcu olarak bulunan davacı .....’ın yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafın ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü .....'ın %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan .... plakalı sayılı aracın davalı..... Sigorta şirketine ..... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı Sompo Japan sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, davacının kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılmadığı (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin 2022/1823 Esas 2022/2019 Karar Sayılı ilamı), davalı tarafından cevap dilekçesi ile birlikte hatır taşıması itirazında bulunulmadığından, hatır taşıması iddiasının değerlendirilmeyeceği sonucuna varılmış, davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve;

Davanın KABULÜ ile; 15.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 13.058,19 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 6.088,50 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 4.000 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 291.146,69 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık ile sağlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, dava tarihi olan 27.03.2019’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından 04/03/2019 tarihinde ibraname imzalandığını, 11/04/2019 tarihinde 25.796 TL ödeme yapıldığını, işbu davanın 15/11/2021 tarihinde açıldığını, ilgili davanın iki yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı için reddinin gerektiğini, dosyadaki maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 ve 29/12/2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerinden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH 2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespitinin gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik kaldığı iddia edilen dönem için ne kadar kazanç kaybına uğradığı tespit edilmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle hukuka aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve itirazları doğrultusunda yeniden hüküm tesis edilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava trafik kazasından kaynaklı, maluliyet nedeniyle maddi tazminat isteminin zorunlu mali sorumluluk sigortacısından istenilmesine ilişkin olup, mahkemece verilen karar davalı sigorta tarafından istinaf edilmiştir.

2918 sayılı KTK'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Öte yandan;

7226 sayılı Kanunun geçici 1. Maddesi uyarınca;

Geçici Madde 1 - (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;

a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,

b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,itibaren 30/4/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durur.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmi Gazete'de yayımlanır.hükmünü taşıdığı,

Cumhurbaşkanlığının 30/04/2020 tarih ve 2480 karar sayısı ile

"Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar"m yürürlüğe konulmasına, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası gereğinc Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1/5/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/6/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.

Somut olayda; davalı sigorta şirketi ödeme yaptığını ve borcun kalmadığını, KTK 111/2 maddesine göre 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu iddia etse de, buna ilişkin mahkemece karar yerinde bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmuştur.

Bu nedenle, dosya içerisinde bulunan hasar dosyası evraklarından, davaya konu kaza nedeniyle davalı sigortaya yapılan başvuru sonucu kayıtsız, şartsız 04/03/2019 tarihinde ibraname düzenlendiği ve buna binaen 11/4/2019'da 25.796-TL ödeme yapıldığının sabit olduğu, sözü edildiği gibi gerek ibranamede gerekse ödeme evrakında herhangi bir ihtirazi kayıt da düşülmediğinin anlaşılmakta olduğu, buna göre KTK 111/2 maddesi kapsamında düzenlenen ibraname gereği, dava önce ibranamenin geçersiz olduğuna dair iki yıllık süre içerisinde bir irade beyanında bulunulduğu iddia ve ispat da edilmediğinden, 20/10/2021 tarihli arabuluculuk başvuru tarihi ve covid nedeniyle duran süreler dahi gözetildiğinde iki yıllık hak düşürücüsü sürenin dolduğu anlaşıldığından, bu yönden davanın reddi gerekirken, bu husus üzerinde hiç durulmadan ve karar yerinde tartışılmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulmasında yasal isabet bulunmadığından, davalının istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,

HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)

DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE;

İlk Derece Yargılaması Yönünden;

  1. Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin ve ıslahla alınan toplam 1.054,30 TL harçtan mahsubu ile fazla 626,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  2. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  3. Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

  6. Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

  1. İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının ve fazladan yatırıldığı anlaşılan bir adet istinaf kanun yoluna başvuru harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,

  2. Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

  3. İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

11-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.02/09/2024

Başkan

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Katip

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yenidenkaldırılmasınaTazminatdavacıya(ÖlümkurulmasınaAçılandereceVemahkemesiZararkonyavekiliverilmesinehakkındaCismanikesinkabulüSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim