Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/395
2024/1311
2 Eylül 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 02/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
NUMARASI : Esas Karar
MAHKEMEMİZİN KÖK DAVASI ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
2. ..... .
3-
4. .....
5. ..... .
6. ......
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 7- .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİNİN ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
2. ..... .
3-
4. .....
5. ..... .
6. ...... .
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 7- ..... -
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/09/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/09/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Mahkememizin kök ..... Esas sayılı dosyası yönünden dava dilekçesi ile özetle; 12/09/2014 tarihinde .....'nın maliki olduğu .....'ün sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile ..... ....'ın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında .....'ün vefat ettiğini, kazada .....'ün tam kusurlu olduğunu, ..... ....'ın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın ise ZMMS'nın bulunmadığını, müvekkili kurumun Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası ile verilen karar neticesinde başlatılan Konya ... İcra Müdürlüğünün 2... esas sayılı takip sonucu vefat eden ..... mirasçılarına 208.752,12TL tazminat ödemesi yaptığını, yapılan ödemeden doğan rücu hakları kullanarak Konya .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile ..... mirasçılarına ve araç sahibi .....'ya icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz ettiklerini, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Konya . İcra Müdürlüğünün ..... esas ( Kapatılan .. İcra Müdürlüğünün ...) sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleştirilen Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası yönünden dava dilekçesi ile özetle; 12/09/2014 tarihinde, .....’ya ait olan ve ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın, ..... .... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, gerçekleşen kazada ..... plaka sayılı araç sürücüsü .....'ün vefat ettiğini, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyasında alınan 25.03.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı raporuna göre kazanın oluşumunda ..... plaka sayılı araç sürücüsü .....’ün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Söz konusu kazada ..... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığının anlaşıldığını, gerçekleşen kazada hayatını kaybeden .....’ün hak sahipleri tarafından davacı ..... Hesabı aleyhine açılan Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. – ..... K. sayılı dosyasına istinaden 9.326,26 TL karar ve ilam harcı 31.10.2018 tarihinde ödendiğini, ..... Hesabı Yönetmeliğinin 17. maddesi “ Hesap ödediği tazminat miktarınca hukuken zarar gören kişi yerine geçer.” Ve 16/a maddesi ..... Hesabının “ Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu sigortaları yaptırmayan kişilere ” ve 16/c “Zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine” rücu hakkı bulunmaktadır, hükümleri gereği tazminat alacaklısının yerine geçen davacı ..... Hesabı; ödediği karar ve ilam harcını, ..... plakalı aracın işleteni ve sürücüsünden (..... mirasçılarından) tahsil etmek amacıyla Konya .. İcra Dairesi’nin ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, Davalılar tarafından borca itiraz edilerek icra takibi haksız ve hukuka aykırı olarak durdurulduğunu, Araç işleteni ve sürücüsü meydana gelen kaza sebebiyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğunu, davacı ..... Hesabı tarafından yapılan takibe karşı itirazları haksız ve hukuka aykırı olduğunu, daha sonra taraflarınca 04.12.2019 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını,10.029,95 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini sağlamak için, Konya .. İcra Dairesi’nin ..... E. esas sayılı icra dosyasına davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalıların alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin kök ..... Esas sayılı dosyası yönünden cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkillerinin murisi ..... 12.09.2014 tarihinde sürücü olduğu ..... plaka sayılı aracı ile karşı yönden gelmekte olan ..... plaka araç sürücüsü ..... ....'ın kullandığı araç ile çarpışması sonucundaki kaza sonucu hayatını kaybettiğini, Konya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas, ..... karar sayılı dosyasından yapılan yargılamada müvekkillerinin murisi ..... tam kusurlu bulunduğunu, ..... plaka sayılı aracın sigorta poliçesinin bulunmadığını, müvekkilerinin müteveffa murisinin kusurlarından dolayı 3. şahıslar olarak sorumlu olamayacağı için davacı tarafın müvekkil mirasçılarından rücu hakkı da doğmayacağını, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas, ..... karar sayılı kararına istinaden ödemek zorunda kaldığı tazminatı aynı kişiden yani müvekkillerden istendiğini, yasal bir dayanağı olmadığı için müvekkillerden rücu yolu ile talep ve takip hakkı olmadığını, dolayısıyla hukuki dayanağı olmayan usulsüz takibe dayalı olarak itirazın iptali davası açması ve kesinleşen hükmü yeniden dava konusu yapması mümkün olmadığını, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ilamına rağmen haksız olarak hukuka aykırı takip yapan ve neticesinde kötü niyetli olarak dava açan davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, hukuka aykırı ve haksız yere açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleştirilen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası yönünden cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkillerinin murisi ..... ün 12/09/2014 tarihinde sürücüsü olduğu ..... plaka sayılı aracı ile karşı yönden gelmekte olan ..... plaka araç sürücüsü ..... .... ın kullandığı araç ile çarpışması sonucundaki kaza sonucu hayatını kaybettiğini, Konya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas ve ..... Karar sayılı dosyasından yapılan yargılamada müvekkillerinin murisi ..... ün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin murisi ..... ün kullanmakta olduğu ..... plaka sayılı aracın sigorta poliçesi olmadığını, müvekkilleri adına aracın sigorta poliçesi olmadığından davacı kuruma destekten yoksun kalma zararları için başvuruda bulunduklarını, gelen cevap yazısında sorumlu olduklarını kabul ettiklerini, ancak tekrar rücu hakları bulunduğundan bahisle ödeme yapamayacaklarını beyan ettiklerini, fakat yasaların ilk derece mahkemeleri ile Yargıtayın kararları doğrultusunda Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar sayılı kararı ile davacı ..... Hesabının sorumluluğundan dolayı destekten yoksun kalma tazminatı ödemeye mahkum ettiğini, müvekkillerinin müteveffa murisinin kusurlarından dolayı 3. Şahıslar olarak sorumlu olmayacağı için davacı tarafın müvekkilleri mirasçılardan rücu hakkının da doğmayacağını, yeniden yargılama yapılamayacağından dava konusu da olmadığını, bu nedenlerle yasal mesnedi olmayan davanın reddini, haksız ve mesnetsiz istenen harç ve ilam miktarından fazla olarak işletilen faizin reddini, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar sayılı kesinleşmiş ilamına rağmen haksız olarak hukuka aykırı takip yapan ve neticesinde kötü niyetli olarak dava açan davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas ..... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, icra dosyaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) Davalılar Müteveffa Sürücü ..... Mirasçıları ...., ....., ....., ....., ..... Ve ...... Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından ana ve birleşen dava yönüyle T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosyasının(Kapatılan T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası) ve T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosyası ile Davalılar Müteveffa Sürücü ..... Mirasçıları ...., ....., ....., ....., ..... Ve ...... hakkında T.C. Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas-..... Karar sayılı ilamı dayanak olmak ödenen bedelin ve harçların rücusu amacıyla eldeki takipler açılmış ise de yukarıda detayıyla izah edildiği üzere bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere mirasbırakan .....'ün ölüm tarihi itibariyle terekesindeki pasifinin aktifinden fazla olduğu ve adı geçen davalıların terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunmamış olması da nazara alınarak bu davalılar yönüyle açılan ana ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(b) Davalı Müteveffa Sürücü ..... Mirasçı ..... Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar müteveffa .....'ün terekesi borca batık ise de davalı tanıkları ..... ile ......'nun Mahkememizin 06/01/2022 tarihinde alınan beyanlarında davalı ....'ın müteveffaya ait olan borçları ödediğini ifade etmesi, yine 15/08/2023 tarihli İcra Ve İflas Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Alanında Uzman Bilirkişiden aldırılan raporda davalı mirasçı .....'ün müteveffaya ait T.C. Konya.. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takibine konu toplam 16.997,48 TL borcunu 27/10/2017 tarihinde ödediğinin rapor edildiği, bu borcun ödendiği tarihin davacı tarafından başlatılan icra takiplerinden ve müteveffanın ölümünden sonra gerçekleştiği, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/11/2022 Tarih ve 2020/(14)7-241 Esas-2022/1515 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davalı .... tarafından yapılan ödemelerin "Cüz'i" olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının bu davranışları ile terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunduğu anlaşılmakla bu davalı yönüyle açılan ana ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. Her ne kadar davacı tarafından eldeki takiplerde icra-inkar tazminatı da talep edilmiş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/09/2017 Tarih ve 2016/1720 Esas-2017/4335 Karar Sayılı ilamı da emsal alındığında alacak likid olmadığından davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiş ve;
ANA DAVA DOSYASI YÖNÜYLE;
- Davacının açmış olduğu davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
Davacının davalılar Müteveffa ..... mirasçıları ...., ....., ....., ....., ...... ve ..... yönüyle açmış olduğu davasının REDDİNE,
Davacının Davalı ..... yönüyle açmış olduğu davasının KABULÜ İLE T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosyasında yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin kaldığı yerden AYNEN DEVAMINA,
Yasal şartların oluşmadığında kanaat edilmekle davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin davacının ise icra inkar tazminatı talebinin AYRI AYRI REDDİNE,
II.BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜYLE(Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen T.C. Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas-..... Karar Sayılı Dosyası Açısından);
- Davacının açmış olduğu davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
Davacının davalılar Müteveffa ..... mirasçıları ...., ....., ....., ....., ...... ve ..... yönüyle açmış olduğu davasının REDDİNE,
Davacının Davalı ..... yönüyle açmış olduğu davasının KABULÜ İLE T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosyasında yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin kaldığı yerden AYNEN DEVAMINA,
Yasal şartların oluşmadığında kanaat edilmekle davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin davacının ise icra inkar tazminatı talebinin AYRI AYRI REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar ....., ...... Şahin, ....., ....., ...... ve ..... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; ..... dışında diğer müvekkillerle ilgili olarak davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğunu, müvekkillerinin müteveffa murisinin kusurlarından dolayı 3. Şahıslar olarak sorumlu olmayacağı için davacı tarafın müvekkil mirasçılardan rücu hakkının da doğmayacağını, davacının davasının hiçbir yasal mesnedinin bulunmadığını, ayrıca ve özellikle de muris .....'ün borca batık bir kişi olup mirasçılarına hiçbir hak ve menfaat bırakmadığını, bu da yasal olarak mirasın reddi hükmünde olduğunu, bundan dolayı da davacıların hepsinden dava konusu ödemenin dava konusu edilerek tahsilinin imkanın olmadığını, ..... Hesabının yapmış olduğu ödemeyi rücu hakları bulunduğundan tekrardan müvekkillerden istemelerinin kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarihli ..... Esas ..... Karar sayılı kararının müvekkil ..... için kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davalılar vekili tarafından davalı ..... yönünden istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;
Davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusunda, davalılara rücu isteminde bulunulamayacağı ve terekenin borca batık olduğu kabul edildiğinden davalı .... yönünden de bu sebeple davanın reddi gerektiği yönünden itirazda bulunulmuştur.
Dairenin önceki kararında da belirtildiği gibi;
Dava, zarar görene ödeme yapan ..... Hesabı'nın rücu davasıdır.
Davacı ..... Hesabı, davalıların murisi, kazada tam kusurlu olduğu ihtilaf dışı ve sabit .....'ün kullandığı araç ile dava dışı ..... ....'ın yaptığı kaza sonucu ..... vefat etmiş olup, müteveffanın desteğinden yoksun kalan üçüncü kişi sıfatı ile (aynı zamanda mirasçısı da olan) davalılardan ...... ve .....'e yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin Sigortacılık Kanununun 14. ve ..... Hesabı Yönetmeliği'nin 16. maddesine dayanarak, müteveffa/sürücü mirasçılarından talep etmektedir.
KTK'nun 108/2-3 maddesinde ..... Hesabı'nın ödeme yaptıktan sonra kazaya sebep olan aracın işletenin sonradan bulunması halinde işletene ve sigortacısına rücu edebileceği, diğer durumlarda da sorumlulara başvurma ve sigortacının iflas masasına katılma hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14'ncü maddesine dayanılarak çıkarılan ..... Hesabı Yönetmeliği'nin 16/c maddesinde Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle “zarardan sorumlu kişilere” ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücu edileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, kaza esnasında aracı muris .....'ün kullandığı ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğu uyuşmazlık konusu olmadığına, davalılar kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan aracı kullanan ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan sürücünün mirasçıları olarak, ödenen bedeli davacıya rücuen ödemek zorunda oldukları, iadeye konu tazminatı alan "zarar gören kişi" aynı zamanda rücu borçlusu da olmasına göre ..... Hesabı'nın sürücünün mirasçılarına KTK'nun 108/3 maddesi ile Yönetmeliğin 16/c maddesi gereğince rücu edebileceğinin kabulüyle mahkemece verilen kararda bu yönden bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/6233 ESAS, 2013/14679 KARAR sayılı ilamı) Ancak;
4721 sayılı TMK'nun "Ret Hakkı" başlıklı 605/2.maddesi "Ölümü halinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır." hükmünü amirdir. Yargıtay kararlarında da değinildiği üzere bu red, hükmi red olarak isimlendirilmektedir ve kanun hükmi reddin sonuç doğurması için bir irade açıklaması ya da dava yolu öngörmemiştir. Mirası hükmen red etmiş sayılan kişi tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi bunu def’i yolu ile de ileri sürebilir. (HGK 16.04.2008 tarih 2008/4-332E.-336K.)
Daha ayrıntılı olarak açıklamak gerekirse, TMK'nun 605.maddesi 1.fıkrasında "Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.” hükmü kayıtsız, şartsız red (hakiki red) di düzenlemekte 2. fıkrası ise “Ölümü halinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” hükmü ile bir karine getirilmiştir.Bir çok yargı kararlarında ve ilmi görüşlerde bu red, hükmi red olarak isimlendirilmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrasındaki “hakiki red” halinde süre ile kayıtlı ve mirasçıların tek taraflı irade açıklamasını öngördüğü halde, 12.fıkradaki “hükmi reddin” sonuç doğurması için herhangi bir irade açıklaması, ya da dava yolu öngörmemiştir. Öyle ki; reddin kendiliğinden oluştuğu kabul edilip, mirasın açılması ile kendiliğinden mirasçılara intikal edeceği (TMK.m.599)yönündeki kurala bir istisna getirilmiştir.
Eğer mirasçı olabilecek kişi açık irade beyanıyla, ya da Türk Medeni Kanunu’nun 610.maddesinin ikinci cümlesinde açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş ise, zaten yapılabilecek bir işlem kalmamıştır.Mirası hükmen red etmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bunu def’i yolu ile de ileri sürebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/12195 ESAS,2018/87 KARAR sayılı ilamı ile aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/15375 ESAS, 2013/23518 KARAR sayılı ilamı)
Somut olayda, muris ..... davadan önce kazada ölmüş ve dava mirascıları aleyhine açılmış, davalı borçlu konumundaki mirasçılar def’i yolu ile mirası red ettikleri kabilinden terekenin borca batık olduğunu ileri sürmüşlerdir. Yani Açılan bu davada miras bırakanın ödemeden aczinin bulunduğunu dile getirmişlerdir. Bu halde süresinde sunulan cevap dilekçesi ile mirasın def'i yoluyla reddedilmiş olduğunun kabulü gerekir.
Mirasın hükmen reddinin her türlü delil ile ispatı mümkündür. Terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilebilmesi için; mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekenin aktif ve pasifinin belirlenerek, tereke pasifinin aktifinden fazla olması yanında; mirasçıların terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunmamış olması da gereklidir.
Bu halde mahkemece, davalıların bu savunması doğrultusunda tüm kanıtlar toplanarak yukarıda anlatılan ilke ve yasal düzenlemeler ışığında, miras bırakanın terekesinin borca batık olup olmadığı yönünden araştırma yapılarak neticesinde terekenin borca batık olduğu olduğu usulünce belirlenmiş olmasına, bu sebeple, davalı Nurcan dışındaki davalılar için davanın mirasın reddi nedeniyle reddine karar verilmesinde davacının istinafının da bulunmaması gözetilerek, bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte;
15/08/2023 tarihli İcra Ve İflas Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Alanında Uzman Bilirkişiden aldırılan raporda davalı mirasçı .....'ün müteveffaya ait T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takibine konu toplam 16.997,48 TL borcunu 27/10/2017 tarihinde ödediğinin rapor edildiği görülmüştür.
Buna göre, davalı borçlulardan .....tarafından ödendiği ileri sürülen borç miktarı yukarıda belirtildiği gibi tereke pasifine göre cüzi bir miktar olup, mirasçının kendi malvarlığından ödemiş olmasına göre ödeme işleminin olağan işlemlerden olduğu, cüzi kısım borçlarının ödenmesinin terekeyi kabullenme olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden tüm diğer davalılar için davanın reddi yoluna gidilirken kısmi borcu ödeyen davalı..... yönünden bu hususun davanın kabulü gerekçesi olarak görülmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin buna ilişkin istinafının kabulü ile davalı Nurcan için de davanın reddi yönünde karar verilmesi için hükmün kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.(Bkz. Aynı yönde Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/1460 Esas, 2023/2505 Karar sayılı ilamı)
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı ..... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)
1-ANA DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN
A-Davacının açmış olduğu davasının reddine,
B-Yasal şartların oluşmadığı kanaat edilmekle davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin davacının ise icra inkar tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine,
2-BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜYLE
A-Davacının açmış olduğu davasının reddine,
B-Yasal şartların oluşmadığı kanaat edilmekle davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin davacının ise icra inkar tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
Asıl Dava Yönünden;
-
Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 3.599,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.171,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı Müteveffa ..... mirasçısı ..... yönüyle 162,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı .....'e verilmesine,
-
Davalılar vekili tarafından yatırılan 972,60TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 5,20TL vekalet harcı, 400,00TL Talimat gideri ve 3.260,00TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 4.637,80TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılar Müteveffa ..... mirasçıları ...., ....., ....., ......, ..... ve .....'a verilmesine,
-
Davalılar Müteveffa ..... mirasçıları ...., ....., ....., ......, ..... ve ..... vekili yararına iş bu davanın esası tazminat istemine ilişkin olduğundan AAÜT'nin 13/4 maddesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile Davalılar Müteveffa ..... mirasçıları ...., ....., ....., ......, ..... ve .....'a verilmesine,
Birleşen Dava Yönünden;
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 121,14 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 306,46 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar Müteveffa ..... mirasçıları .... ve ..... yönüyle 15,60TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalılar Müteveffa ..... mirasçıları .... ve .....'ya verilmesine,
11-Davalılar Müteveffa ..... mirasçıları ...., ....., ....., ......, ..... ve ..... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 10.029,95 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar Müteveffa ..... mirasçıları ...., ....., ....., ......, ..... ve .....'a verilmesine,
12-Artan gider avansı olması halinde HMK m.333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
13-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harçlarının talep halinde davalı .....'e iadesine,
14-Davalı ..... tarafından yapılan 2.338,80 TL istinaf başvuru gideri olan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
15-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
16-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
17-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.02/09/2024
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52