SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/668

Karar No

2024/1218

Karar Tarihi

2 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 02/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 15/01/2024

NUMARASI : Esas Karar

DAVACILAR : 1-

2-

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 02/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara ilişkin davalı vekilinin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 27.04.2014 tarihinde maktul .....”in kullandığı, .....”ın inşaat işlerinde kullandığı tescilsiz olan ve herhangi bir izin alınmaksızın iş makinesine dönüştürülen traktör ile Suludere Mahallesinden Hüyük İlçesine doğru seyir halinde bulunduğu sırada traktörün hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucunda traktör ile birlikte takla atmış maktül ..... takla atan traktörün altında kalarak yaşamını yitirdiğini, maktul ..... tek taraflı olarak kazaya karıştığını ve bu kaza neticesinde araçta bulunan maktulün olay yerinde vefat ettiğini, müteveffa işçi olduğunu, müvekkili .......'in, maktül .....'in babası ve 20.03.1963 doğumlu olduğunu, müvekkili ....... ise maktulün annesi 21.08.1958 doğumlu ve ev hanımı olduğunu, davacıların oğulları ...'ın vefatı nedeni ile onun desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin her türlü ihtiyaçları ile müteveffanın ilgilendiğini, ailenin geçimini müteveffanın karşıladığını, müvekkillerinin uğradığı destekten yoksun kalma tazminat giderlerinin hesaplanarak müvekkillerine ödenmesi için açılan davada kabulüne karar verilen miktar yönünden Konya.. İcra Dairesi .... E. Sayılı dosya kapsamında davacılara ödenen bedelin 243.927,75 TL olduğunu, ayrıca ödeme tarihi itibariyle oluşan aşkın zarar söz konusu olduğunu, bunun da tazmininin gerektiğini, Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasına istinaden kesinleşen alacağın 17.03.2023 yılında tahsil edildiğini, yüksek enflasyon ve paranın değer kaybetmesi ile alacağında değer kaybettiğini, alacağın ifa edildiği tarih ile tahsili arasında 9 yıl geçtiğini, bu nedenlerle; müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı zararının kamu düzenine ilişkin Asgari Ücret miktarına uygun şekilde 17/03/2023 tarihi itibariyle hesaplanmasını, Beyşehir .. AHM ... E sayılı dosyasında hükmedilen ve tahsil edilen tazminat miktarının düşülmesi suretiyle gerçek ve aşkın zararının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazadan dolayı tazminat talebi ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığından davanın reddinin gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 109. madde ve 5237 sayılı türk ceza kanunu 89/1. maddesi dikkate alındığında davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğini, sürücü kusuruyla meydana gelen kazalarda ölüm halinde müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, araç sürücüsü ...'ün kaza nedeniyle kusursuz olduğunu, Borçlar Kanunu 135. Maddesi gereği hem tazminat ödemesi yapılıp hem de rücuen alacak davası açılamayacağı için başvurunun reddi kararı gerektiğini, ... hesabının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kazaya sebebiyet veren iş makinesinin trafiğe çıkış izninin bulunmadığını, müterafik kusur araştırması yapılıp müterafik kusur bulunması halinde takdiren indirim yapılması gerektiğini, ... hesabının temerrüde düşmediğini, bu nedenlerle; davanın usulden reddini, aksi takdirde esastan reddini, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılar tarafından Beyşehir .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ....Esas sayısı ile 27/04/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde; 11/05/2022 tarihli karar ile maddi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmiş olup, ilgili karar derecattan geçerek 17/02/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dava dilekçesinde; davacının mezkur mahkeme hükmünde belirtilen tazminatları tahsilatı ile asgari ücrette meydana gelen değişiklikler kapsamında aşkın (munzam) zararlarının tazminini talep etmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliğinin bir koşulu da alacaklı yönünden mevcut olan zararın açık ve somut bir biçimde ispatıdır. Bu bağlamda ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, alacaklı yönünden aşkın (munzam) zarar olarak nitelendirilemeyeceği gibi salt bu olguya dayanılması neticesinde zararın ispatına dair koşulun gerçekleştiği söylenemez. Zira burada zararın olgusunun, HMK’nın 194. maddesi kapsamında ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılarak zarar iddiasının ispatı için gerekli tüm deliller ortaya konulmalıdır.

Bu itibarla davacılar tarafından ileri sürülen, ülkemizdeki belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın (munzam) zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemez. Zira ülkemizdeki belirli dönemlerde var olan ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, tek başına davacının temerrüt faizi dışında bir zararının varlığının ispatı değildir. Dolayısıyla ekonomik şartlar sebebiyle ortaya çıkan yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olumsuzluklar, bir karine olarak kabul edilip davacıları, kendi somut durumuna özgü vakıalarla oluştuğu iddia olunan zararı ispat yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi davacılara bu yönde herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz.

Hâl böyle olunca, TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; temerrüt faiziyle birlikte davacılara ödenen anapara yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacılar tarafından kendi durumuna özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, maddi olarak sıkıntıya girdiklerini ve kaza öncesindeki maddi refahlarının, borçlarını ödemedeki kolaylıklarının kaybolduğunu, müvekkillerinin alacağı zamanında karşılanmadığından artan enflasyon oranları, paranın değeri gibi etkenlerle zarara uğradığını ve temerrüt faizi ile karşılanamayacak bir zarar oluştuğunu, müvekkil zararının asgari ücretten az olmayacağı, müvekkiline yapılan ödemenin 15/03/2023 tarihinde olduğu nazara alındığında ödeme tarihi itibariyle kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret seviyesinde ödeme yapılması gerektiğini, ancak sigorta şirketlerinin yargılamayı olabildiğince uzatmak ve ödeme yapmamak üzere hareket ettiği, müvekkile ödeyecekleri parayı finansal araçlar marifetiyle değerlendirdikleri, uzun süren yargılamalarda ödenecek olan tazminatları kendi kazançları için kullandıklarının bilinen bir gerçek olduğunu, bu itibarla 17/03/2023 tarihinde ödeme yapılmış olduğu, 17/03/2023 tarihi itibariyle kamu düzenine ilişkin Asgari ücret seviyesinde zararın varlığının tartışmasız olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilerek müvekkilinin sürekli iş göremezlik tazminatı zararının kamu düzenine ilişkin Asgari Ücret miktarına uygun şekilde 17/03/2023 tarihi itibariyle hesaplanmasına, Beyşehir AHM ... E sayılı dosyasında hükmedilen tazminat miktarının düşülmesi suretiyle gerçek ve aşkın zararının 28.03.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle geç ödenen destekten yoksun kalma tazminatı nedeni ile kazanç kaybı istemine ilişkindir.

Beyşehir .. Asliye Hukuk Mahkemesinin .....Esas.... Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde;davacıların ..., ......., davalının ... Hesabı olduğu, davanın müteveffa .....'in dava konusu kaza nedeniyle vefat etmesinden dolayı davacıların desteğinden yoksun kalmalarına ilişkin maddi tazminat davası olduğu, davanın kabulüne karar verildiği, hükmün istinaf incelemesi neticesinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin .... Esas .... Karar sayılı ilamı ile Beyşehir .. Asliye Hukuk Mahkemesinin.... Esas ... Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına karar verildiği ve yeniden hüküm kurulduğu ve hükmün 17/02/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır.

Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz (Uygur, s. 816).

Ayrıca bir para borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesinden dolayı alacaklının zarara uğrayacağı kabul edilerek bu zararın, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alınarak belli bir oranda olacağı benimsenmiş ve TBK’nın 120. maddesi yollaması ile 3095 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde temerrüt faiz oranları belirlenmiştir. Buradan hareketle kanun koyucu tüm bu ekonomik olumsuzlukları değerlendirip, bunların doğuracağı zarar dolayısıyla tazminat oranını T.C. Anayasası’ndan aldığı yasa yapma yetkisine dayanıp temerrüt faizi olarak belirlemiş iken, zımnen bu takdirin yerinde olmadığı ileri sürülüp sadece aynı ekonomik göstergelere dayanılarak tazmin edilecek zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu kabul edilemez.

Uğranıldığı iddia olunan zararın, yetkili merciin belirlediğinden fazla ve bu nedenle TBK’nın 122. maddesine dayanılarak aşkın (munzam) zarar istenilmesi hâlinde ise artık açılmış olan davaya özgü somut vakıalara dayanılması gerekir. Bunlar da yasal, elverişli ve geçerli delillerle, geçerli ispat kuralları dairesinde kanıtlanmalıdır. Burada kanıtlanacak olgular geç ödeme ile davacının maruz kaldığı zararı doğuran vakıalar ve bu vakıalar nedeniyle uğranılan fiili zarardır.

Munzam zarar, alacağını vaktinde borçludan alamayan alacaklının malvarlığında iradesi dışında meydana gelen ve temerrüt faizinin üzerinde bulunan zararı ifade etmektedir. Munzam zararın tazmini için munzam zarar ile borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının mevcut olması, borçlunun kusursuzluk kanıtı getirememiş olması gerekir. Ayrıca alacaklı uğradığı bu zararı ispat etmek zorundadır. Soyut olarak alacağın zamanında ödenmemesi nedeniyle munzam zarara uğranıldığı iddiası munzam zararın tazmini için yeterli değildir. Yine ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar tek başına munzam zararın ispatı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla davacının munzam zarara uğradığını genel ekonomik koşullar dışında somut vakalarla ispatlaması gerekir.

Somut olayda; davacı vekili yalnızca davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını ve başvurunun sürüncemede bırakıldığını belirterek munzam zararı olduğunu iddia etmiştir. Ancak davalı tarafından zamanında ödeme yapılmış olsaydı ödenen miktarın ne şekilde değerlendirileceği hususunda açıkça bir beyanda bulunulmamıştır. Yine davacı vekili, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin somut olarak ne şekilde bir zarara uğradığını da açıklamamıştır. Bu hali ile davacı vekilinin munzam zarar talebi soyut iddialara ilişkin olup davacının zamanında ödeme yapılmaması nedeniyle munzam zararının doğduğu somut delillerle ispat edilememiştir.

Somut olayda davacı vekili temerrüt faizini aşan zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri) dışında, davacının durumuna özgü, somut delillerle ispatlanması gereken bir durum olduğu, davacı tarafça bunun dışında munzam zarara ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebinin reddi gerekir.

(Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2021/11-938, K: 2022/401, Yargıtay 17 hd nin 2020/2916 esas 2021/3278 karar, 4 HD'nin 2023/1888 esas 2023/6062 karar, 17. Hukuk Dairesinin 2012/11411 esas 2013/3535 karar sayılı ilamları)

Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak esastan reddine dair hükmün kurulmasına dair karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1. b. 1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.02/09/2024

Başkan

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Üye

e-imzalı

Katip

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Tazminat(ÖlümAçılanoybirliğiVedeğerlendirilmesigerekçeZararkonyavekilireddine"CismanidelillerinhaftaSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukuk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim