SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1073

Karar No

2024/1203

Karar Tarihi

2 Eylül 2024

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO :

KARAR TARİHİ : 02/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/02/2024

NUMARASI : Esas Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

DAVALI : 1-

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 2-

VEKİLİ : Av

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 02/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 02/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara ilişkin davalı vekilinin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine sigortalı .....San. ve Tic, A.Ş'ne ait .... Mahallesi.... Cad. no.. Merkez/Kırşehir'de bulunan fabrikada 21.05.2020 tarihinde saat 09.00 dolaylarında trafo merkezinden kaynaklı elektrik kesintisi dalgalanması nedeniyle makinelerin devreden çıktığını, makinelerde işlenmekte olan mamul ve yarı mamullerde maddi zararlar meydana geldiğini, sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene hasar bedeli olarak 43.576,29-TL ödendiğini, ödenen bedelden zarardan kusurlu durumda bulunanlara kusuru oranında rücu etme zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafın kusur oranının %100 olduğunu, rücu bedelinden davalıların sorumlu olacağını, davalıların kusurları bulunmasa da yaptıkları işte tekel olmasından dolayı kusursuz sorumluluklarının bulunduğunu, ibranamede belirtildiği üzere tazminatı alan her türlü dava talep ve hakkını .. Sigorta A.Ş.'ye temlik ve devir ettiğini, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup borçluya ödeme emri gönderildiğini, ancak borçlu/davalı ilgili takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, Konya .cra Müdürlüğü'nün ....E. sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..... Dağıtım A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, itirazın iptali davasının İİK`nın 67. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmasının gerektiğini, yasal süresinde açılmayan hak düşürücü süre geçtiğinden süreaşımına uğrayan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, olayda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, dava dilekçesi ve ekinde belirtilen iddiaları ve belgeleri, tutanakları kabul etmediklerini, dava konusu olayın meydana gelmesinde diğer davalı taraf, .... olayın meydana gelmesinden dolayı zararı tazmin ile yükümlü olduğunu, sigorta Şirketinin müvekkiline başlatmış olduğu icra takibi ve işbu takibe itiraz edilmesi sonucu açılan itirazın iptali davasının açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tamamen haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu, icra takibine müvekkilinin itirazının haklı olup, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu, alacaklı-davacının mesnetsiz davasının reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Davalı ..... İletim A.Ş Genel Müdürlüğü vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın resen yasal hak düşürücü süreler içinde açılıp açılmadığının, taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının, dava şartlarından hukuki yararın, görev ve yetki koşullarının bulunup bulunmadığının incelenerek davanın reddine karar verilmesini istediklerini, müvekkili şirketin, olayda herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, Sorumluluğundan bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem, zarar, kusur, olay ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, olayın ve zararın niteliği, kullanıcı tesisin durumu önem arz edip, sadece karşı tarafın bilgi ve beyanlarına göre hareket edilmeyip, zarar ile fiil ve kusur arasındaki illiyet bağını kesen ya da kesebilecek olan hususlar konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla incelenmesinin gerektiğini, dava dilekçesi ve ekinde belirtilen iddiaları ve belgeleri, kabul etmediklerini, davaya konu arızanın fabrikanın iç tesisatından kaynaklandığı için proje mühendisinin çizmiş olduğu proje, ilgili yönetmelikler kapsamında incelenmesi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde öncelikle davacının enerjiyi doğrudan ....'dan aldığı, davalı ....'ın davacı ile arasında sözleşme bulunmadığı bu nedenle davacının .... aleyhine açtığı davanın husumet yönünden reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Öte yandan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere; kendisine düşen sorumlulukları yerine getirmediği ve zarara neden olduğu anlaşılan ....'ın davacının zararını gidermekle yükümlü olduğu, davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile davalı ....'ın davacının yaptığı ve takip miktarı bakımından bilirkişi tarafından haklı olduğu yönünde rapor verilen takibe yönelik itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar likit olmayan alacağa ilişkin icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de bu husus kararın gerekçesinin yazılması sırasında anlaşılmış kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık bulunamayacağından düzeltilememiştir." şeklinde davacının davalı ..... Dağıtım A.Ş.'ye yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ..... Dağıtım A.Ş.'nin koşulları bulunmayana tazminat talebinin reddine, davacının davalı ..... İletim A.Ş.'ye yönelik davasının kabulü ile; Konya .. İcra Müdürülü'ğünün ....esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 43.576,29 TL asıl alacak 1.549,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.125,33 TL üzerinden devamına, toplam alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, hükmedilen 45.125,33 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 9.025,066‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerle Mahkemenin davalı ....yönünden davayı pasif husumet nedeniyle reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketlerden birisinin tedarikçi şirket, diğerinin özel dağıtıcı şirket olarak hareket ettiğini, davalıların meydana gelen elektrik dalgalanmasında %100 kusurlu olarak sorumlu olduklarını, davalıların kusurları bulunmasa dahi yaptıkları işte tekel olmasından dolayı kusursuz sorumluluklarının da bulunduğunu, bu nedenle davalıların hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ....Genel Müdürlüğü vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili kurumun olayda herhangi bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, olayda .... San.ve Tic.A.Ş.nin ağır kusurunun bulunduğunu, illiyet bağının kesildiğini, dava dışı ....Sanayi A.Ş.'ye ait fabrikanın kendi iç tesisatından kaynaklı olarak meydana geldiğini, şebekede meydana gelebilecek belirli çaptaki kesinti ve dalgalanmalardan iş yerinin etkilenmemesi için gerekli tedbir ve önlemleri alması gerektiği halde bu önlemlerin ....Sanayi A.Ş., tarafından yerine getirilmediğini, ayrıca aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının da usul ve yasaya uygun olmadığını, alacağın likit olmadığını ve talebin de bulunmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, hükmedilen yargılama giderinin de fazla hesaplandığını, davacı tarafından dosyaya istinaftan önce 5.595,00 TL yatırılmış iken kararda sehven 7.609,90 TL'ye hükmedildiğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; yapı ve tesis malikinin kusursuz sorumluluğu kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar, davacı ve davalı yanca istinaf edilmiştir.

Husumete yönelik istinaf

Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde öncelikle davacının enerjiyi doğrudan ....'dan aldığı, davalı ....'ın davacı ile arasında sözleşme bulunmadığı bu nedenle davacının .... aleyhine açtığı davanın husumet yönünden reddi kararı doğrudur. Olay yerinde elektrik dağıtım lisansı ve hava hattı iletkenlerinin sorumluluğu davalı .... ta olup, hukuki olarak davalı .... şirketin sorumluluğu cihetine gidilemez. Davanın davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddi doğrudur.her iki tarafın itirazı yersizdir.

-Davacı ve davalının kusur ve sorumluluğa dair itirazlarında;

TBK'nın 69. maddesi, "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.

İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar.

Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır." hükmünü içermektedir.

Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz.

Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği Borçlar Yasası'nın 58. maddesi gereğince "…imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." ( TBK .69. maddesi ). TBK'nın 71/1.maddesine göre de; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır.

Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15)

Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.

Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur.

Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 5. maddesinde; "Kuvvetli akım tesisleri her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılmalıdır. Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olmalıdır ve ilerideki bölümlerde belirtilen emniyet mesafeleri ile koruma önlemleri sağlanmalıdır." Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 27.maddesinde; "Tesislerinve aygıtların teknik belgelerinde belirtilen aralıklarda bakım ve onarımları yapılmalıdır. Yapılan bakım ve onarımlar kalıcı bir şekilde kaydedilmelidir." düzenlemeleri yer almaktadır.

Bu kapsamda enerji nakil hattının sahibi bulunan davalı kurum, bu yapı eserinin fena yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden sorumlu olup, bu tür hatları kişilerin can ve mal güvenliği açısından tehlike arz etmeyecek şekilde inşa etmek, bulundurmak, bu hatlara güvenli yaklaşma sınırının aşılmasını önleyici tedbirleri almakla yükümlüdür. (Yargıtay 3. HD 2018/7589 2019/9124 EK sayılı ilamı)

Bu açıklamaların ışığında, mahkemece alınan uzman heyet bilirkişi raporu, diğer tüm deliler kapsamında, mahkemece benimsenen delillere ve oluşa uygun olduğu; zarar görenin veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesecek yoğunlukta bir kusuru bulunduğu savunulup kanıtlanmadığı, meydana gelen olay nedeniyle davalı şirketin bakım ve denetim eksikliğinden dolayı yukarıda anlatılan ilke ve düzenlemeler gereğince kusursuz sorumluluğunun bulunduğu,raporun dosya kapsamına uygun bulunmasına göre itiraz yersizdir

Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,

Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

  1. Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  2. Davalı .... Genel Müdürlüğü tarafından 3.082,51 TL harçtan peşin alınan 770,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.311,89 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı ve davalı .....Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 02/09/2024

Başkan

E imza

Üye

E imza

Üye

E imza

Katip

E imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesinSözleşmesindendelillerinreddinekonyaİptalivekilideğerlendirilmesigerekçeesastanvekilleriKaynaklanan)numarasıdairesiİtirazınhukuk(Hizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim