Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/902
2024/1172
2 Eylül 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 02/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2023
NUMARASI : Esas Karar
ANA DAVADA;
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1
VEKİLİ : Av.
3-
VEKİLİ : Av.
BİRLEŞEN KONYA . ATM ESAS KARAR SAYILI DOSYASI;
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 02/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/09/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara ilişkin davalı vekilinin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Asıl davada; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazanın 03.05.2009 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla Seydişehir istikametinden Konya istikametine seyir halinde iken önünde seyretmekte olan davacı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması soncu meydana geldiğini, kaza sonucunda ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, eşi ve kızını kaybettiğini, davalı ... hakkında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak”tan kamu davası açıldığını, Konya ..Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı ile davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, ağır ceza mahkemesinin dosyasında Adli Tıp Raporu ile davacının asli, ...'in ise tali kusurlu olduğu, belirtilmişse de raporu kabul etmediklerini, Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmasını, davacının eşinin ölüm tarihinde 43 yaşında olup, ev hanımı olduğunu, kızı ...'nın ölüm tarihinde 10 yaşında olup, ilkokul öğrencisi olduğunu, davalı ...'in davacının aracına arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, omurgasında kırık meydana gelen ve yoğun bakımdan sonra da uzun süre yatarak tedavi gören davacının halen sol omzunda ileri derecede hareket kısıtlılığı mevcut olduğunu, davacının böbreklerinde de kalıcı hasar meydana geldiğini, uzman bilirkişiden alınacak rapora göre destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesini talep ettiklerini, bir kısım tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmış ise de, davacının SGK'ca karşılanmayan pek çok masrafı olduğunu, tedavi devam ettiğinden halen masrafları devam ettiğini, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak rapora göre davacı için tedavi giderleri, ulaşım giderleri, kazanç kaybı, efor kaybı, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talep ettiklerini, davacının kaza tarihinde 45 yaşında malul kaldığını, bakıma muhtaç hale geldiğini, 150.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, sigorta şirketinin de poliçe teminat tutarı oranında sorumluluğunun bulunduğunu, ... plakalı araç üzerine karar kesinleşinceye kadar devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, şimdilik 2.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatı ve 2.000,00 TL maddi tazminat (tedavi giderleri, kazanç kaybı, efor kaybı, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri) ile 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; asıl dava bakımından; ... Sigorta AŞ. bakımından davanın konusuz kaldığını, davalılar ... ve ... .... Day. Tük. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. bakımından; 500 TL sürekli iş göremezliği 16.218,58 TL'ye, 500 TL tedavi giderinini 1.500 TL'ye, 500 TL bakıcı giderini 680,18 TL'ye, ...'nın vefatı nedeniyle 1.999 TL destekten yoksun kalma tazminatını 358.616,96 TL'ye arttırıyor ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... ... Day. Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava dilekçesinde talep edilen 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... .. Day. Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsilini, birleşen dava bakımından; .... Sigorta AŞ. bakımından; ...'nın vefatı nedeniyle 1.999 TL destekten yoksun kalma tazminatını 150.000 TL'ye arttırarak ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/05/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili davacının eşini ve kızını kaybettiğini, dava konusu kazada ...'in tam kusurlu olduğunu, bu hususun 11/05/2009 tarihli tutanak ve 12/06/2009 tarihli iddianame ile sabit olduğunu, müvekkilinin eşinin ölüm tarihinde 43 yaşında, kızının ise 10 yaşında ilkokul öğrencisi olduğunu, müvekkilinin ise zabıta memuru olarak görev yaptığını mesleğinden 14/01/2012 tarihinde emekli olduğunu, omuzundaki sakatlık nedeniyle de emeklilik sonrası çalışamadığını, kaza sonrası müvekkilinin eşini ve kızını kaybetmesi sonucu maddi ve manevi desteklerinden yoksun kaldığını, vücudundaki kalıcı hasarlar nedeniyle de yaşamı boyunca zorluk çekeceğini, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibarı ile KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... poliçe numarası ile davalı... Sigorta AŞ ye yaptırılmış olduğundan sigorta şirketi de zarardan sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile ..., ... Hayvancılık Ltd Şti ile .... Sigorta AŞ aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat talepli davalarının bulunduğunu, davanın halen derdest olduğunu belirterek; dava dosyasının Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl Davada; Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının 2.20 promil alkollü olduğunu, asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortacının gerçek zarardan kusur oranında sorumlu olduğunu, tedavi giderlerinden dolayı davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş gücünün teminatı dışında olduğunu, davacının yeniden evlenmesi ve 2 çocuğunun olması destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı anlamına gelmekte olduğunu, manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl Davada; Davalılar ... ile.... ... Mal. Gıda Tic. Ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada davacının asli kusurlu davalının ise tali kusurlu olduğunu, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıya yüklenen kusur oranını kabul etmediklerini, davacının hatalı ve kusurlu araç kullandığını, kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, keşif yapılarak bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, davacının tedavi olarak yaşantısına geri döndüğünü, malul kaldığının doğru olmadığını, manevi tazminat talebi miktarının çok fazla olduğunu bunu kabul etmediklerini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan davanın reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirketin trafik sigortası düzenlenen ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, "kimse kendi kusurundan faydalanamaz" ilkesi gereği davanın reddinin gerektiğini, kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun herhangi bir ödemesi var ise bu ödemenin tazminat hesabından düşürülmesinin gerektiğini, davacının müvekkili şirkete herhangi bir yazılı başvuruda bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davaya ilişkin tüm delillerin davalıya tebliğinin zorunlu olduğunu, davacının maddi tazminatının neye ilişkin olduğunu açıkça belirtmek zorunda olduğunu, kazaya ilişkin kusur tespitinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden veya İTÜ Trafik Kürsüsünden aldırılması gerektiğini, maluliyete ilişkin raporun ise Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden aldırılması gerektiğini, davacının maluliyetinde herhangi bir kusurunun olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacının dava tarihine kadar herhangi bir başvurusu bulunmadığından dava tarihinden itibaren faize ilişkin hüküm kurulmasının gerektiğini belirterek; kimse kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi gereği davanın reddine, özel usul şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli ..... E. ve ........ karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpışması sonucu, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi ... ve kızı ...'nın hayatını kaybettiği, davacının yaralandığı, vefat eden .... ve.... ....'in desteğinden yoksun kalındığından ve davacının yaralanmasına bağlı alacak talebinin doğduğundan bahisle mahkememizin .... esas ve ... esas nolu dosyasında tazminat davası açıldığı, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücü ...'nın %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacıların maddi zararlarının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı... Sigorta şirketine ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ... plakalı aracın tasfiye halinde olan .... Sigorta şirketine ......poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ... Hayvan. Day. Tük. Mal. Gıda Tic. Ve San. Ltd. Şti.'nin ise kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın işleteni konumunda olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı... sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu, dava tarihi itibariyle ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı, mahkememiz asıl dosyasında birleşen ... esas nolu dosyada davacının davasını, kendisinin kullandığı aracın sigorta şirketine yönelttiği, davacının gerçekleşen kazadaki kusuru dikkate alındığında, davacının kendi kusuruna dayalı olarak davalı sigorta şirketine yönelik tazminat talebinde bulunamayacağının anlaşıldığı, her ne kadar aktüer bilirkişi tarafından davacının bakıcı gideri hesaplanmış ise de, mahkememizce Adli Tıp Kurumundan alınan 03/11/2022 tarihli rapor ile davacının başka birinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, yönünde tespitte bulunulduğundan, davacının bakıcı giderine yönelik talebi reddedilmiş, ayrıca her ne kadar bilirkişi tarafından ... yönünden destekten yoksun kalma hesabı yapılırken davacının kusuru oranında indirim yapılmamış ise de, bu hususun mahkememizce düzeltilebilecek durumlardan olması nedeniyle, bu yönde bilirkişiden yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamıştır. Mahkememizce yargılamaya başlandıktan sonra, davacı ile davalı arasında 12/10/2017 tarihinde sulh, ibra ve feragat sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmakla, davacı ile sigorta şirketi arasında düzenlenen bu sözleşme ile; sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle, davalılarında her bir alacak kalemi yönünden sigorta poliçesindeki değer kadar borçtan kurtulduklarının kabulü gerekmiştir. Davacının ve vefat eden .... ve.... ....'in kaza esnasında emniyet kemeri takmadığına ilişkin yeterli delil bulunmaması nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılmamıştır. Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesindeki talepleri ile bağlı kalınarak ve 11/10/2023 tarihli aktüer raporundaki TRH2010 yaşam tablosu dikkate alınarak, Mahkememizin .... Esas ve ... Esas nolu dosyalarında; Davacı ...’nın maluliyetine bağlı sürekli iş göremezlik ve tedavi giderlerine bağılı alacak taleplerinin, sigorta şirketi ve davacı tarafından düzenlenen ibraname nedeniyle konusuz kaldığı, bilirkişi raporları doğrultusunda geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının oluşmadığı, ... Sigortanın poliçe kapsamında manevi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığı, Davacının desteği ... ve ...’nın desteğinden mahrum kalmasına bağlı alacak taleplerinin, gerçekleşen kazada sigorta şirketi ve davacı tarafından düzenlenen ibraname nedeniyle konusuz kaldığı, davacı tarafından kendi kusuruna dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacak olması nedeniyle tasfiye halinde olan .... Sigortadan tazminat talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmış, davacının ve davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kabulüne, maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde mahkememizin .... Esas nolu asıl dosyasında; Davacı ...’nın maluliyetine bağlı sürekli iş göremezlik ve tedavi giderlerine bağılı alacak taleplerinin konusuz kalması nedeniyle reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatına yönelik davasının reddine, davacının desteği ... ve ...’nın desteğinden mahrum kalmasına bağlı alacak davasının konusuz kalması nedeniyle reddine, davacının, davalılar ... ve.... Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Tic. San. Ltd. Şti’ne yönelik manevi tazminat davasının kabulü ile; 150.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 03.05.2009 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve.... Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Tic. San. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının, davalı... Sigortaya yönelik manevi tazminat davasının reddine, mahkememiz dosyasında birleşen ... esas nolu dosyada; davacının davasının reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının sürekli iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin kabulünün aksine ilgili belgede tedavi gideri ve sürekli iş göremezliğe ilişkin herhangi bir ödemenin bulunmadığını, belgenin ibraname değil makbuz niteliğinde olduğunu, ödeme ile zarar arasında açık oransızlık bulunduğunun mahkemece dikkate alınmadığını, davalı sürücü ... bakımından ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebi olmadığı halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin oluşmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama hatalarının bulunduğunu, destekten yoksunluk tazminatı hesaplamalarında esas alınan pay oranlarının hatalı olduğunu, birleşen davada da davacının eşi ve kızının araç içinde yolcu konumunda olup kusursuz olduklarını, davacının 3.kişi mirasçı olarak talepte bulunduğunu, bu nedenle ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen ret vekalet ücretlerinin de hatalı ve fahiş olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Davacı vekilinin davalı sigorta dışındaki davalılar yönünden tazminata hükmedilmesi gerektiği istinafı
6098 Sayılı TBK'nun "Borcun Sona Ermesi" başlıklı 166. maddesinin 3.bendinde "alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır" hükmü ve 168. maddesinin 2. bendinde "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır" hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemenin ve tarafların da kabulü olduğu üzere dava 10/07/2015 tarihinde açılmış, yargılama devam ederken 12/10/2017 tarihli ibraname ile 3.500 TL menderes'in maluliyeti için, 32.500 TL ....'nin vefatı ve 7.000 TL....'in vefatı nedeniyle toplam 43.000 Tl ödeme yapıldığı hususu ihtilafsızdır.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. Maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. Maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacılar vekili tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan araç maliki, sürücü ve araç sigortacısına karşı dava açılmış; dava devam ederken davacılar vekili tarafından davalı sigorta şirketi borçtan tamamen ibra edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğunu poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere üstlenmiştir. Davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsayacak şekilde ZMSS poliçesi düzenlenmiş olup, poliçede kişi başına ölüm ve sakatlık teminatının 150.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
Davalı kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işletenidir. İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.
davacı taraf dosyaya sunulan ibraname başlıklı belgede hem sigorta şirketini hem de sigortalısını ve sigortalı araç sürücüsünü ibra ettiğini, maddi zararlar bakımından (geçici, bakıcı, tedavi, destekten yoksun kalma) tamamen ibra ettiğini beyan etmekle esasen sözkonusu feragatin davalıyı da kapsadığı görülmektedir.
Sunulan ibranamede geçici, sürekli, bakıcı ve tedavi giderleri ile destekten yoksun kalma yönünden hiçbir alacağın kalmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Davacı ...’nın maluliyetine bağlı sürekli iş göremezlik ve tedavi giderlerine bağlı alacak taleplerinin, sigorta şirketi ve davacı tarafından düzenlenen ibraname nedeniyle konusuz kaldığı, bilirkişi raporları doğrultusunda geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının oluşmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesi doğrudur.
Birleşen doszya açısından istinaf
Somut olayda davacı kazaya karışan ve sigortanın ZMSS'si olduğu aracın malik-işleteni olmasına karşın kendi sigortasından tazminat talebinde bulunmuştur. Zorunlu trafik sigortasının amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 92. maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3.b maddesinde "işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri"nin teminat kapsamı dışında kalacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre işleten davacının, işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen davalı zorunlu trafik sigortacısından tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. Zira zorunlu trafik sigortacısı, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığından ve olayda davacı işleten, davalı sigorta karşısında zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunmamaktadır.
Keza 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Kanun koyucu, 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde:
“Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır:
a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler.” hükmü ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış; burada örnekseme yoluna gidilmeyip; tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.
Somut olayda davacının maliki olduğu, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın kaza yapması neticesi davacı işleten kendisinin yaralanması nedeniyle kendi zorunlu trafik sigorta şirketi olan davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmiştir
Oysa ki yukarıdaki açıklamalar ışığında zorunlu trafik sigortasının amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 92. maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3.b maddesinde "işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri"nin teminat kapsamı dışında kalacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre işletenin, işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen davalı zorunlu trafik sigortacısından tazminat talebinde bulunması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece zorunlu trafik sigortacısı, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığından ve olayda davacı işleten davalı zorunlu trafik sigorta şirketi karşısında zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunmadığından, davacı işletenin davalı sigorta şirketinden talep ettiği TAZMİNATIN reddine karar verilmesi doğrudur.
Nitekim Yargıtay 17 HD nin .... esas .... karar.... esas .... karar sayılı ilamı 2.....esas .... karar sayılı ilamları.
Davacının dava dilekçesinde açıkça manevi tazminat talebini sigortaya da yöneltmesi ve manevi tazminat açısından davalılardan müteselsilen tahsil talebinde bulunması, ibranamedeki vekalet ücretindeki feragatin maddi tazminatı kapsaması, manevi tazminata ilişkin bir ibraname olmaması karşısında davalı lehine vekalet ücreti taktiri doğrudur.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı taraftan alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
Başkan
E imza
Üye
E imza
Üye
E imza
Katip
E imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52