Konya BAM 3. HD 2023/2240 E. 2023/2959 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/2240
2023/2959
26 Aralık 2023
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 26/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 16/05/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR :1-
VEKİLİ :Av.
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ :Av.
İHBAR OLUNAN :
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/12/2023
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2023
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 01/09/2020 havale tarihli dilekçesinde özetle; Davacının davalı ...'a ait ve diğer davalı...sevk idaresindeki ... plaka sayılı araç içerisinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaza meydana geldiğini, kaza anında davacının ayağının kırıldığını ve kırılan ayağına platin takıldığını, iyileşme süresinin 2 yıl kadar sürdüğünü ve halen davacının ayağını tam anlamıyla kullanamadığını iddia ederek şimdilik 600,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketi dışındaki davalılardan) temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan...vekilinin 13/10/2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle ; davacının açmış olduğu davanın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazada müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, olay esnasında kalbinin durduğunu ve ambulansta şok cihazı ile hayata döndürüldüğünü, davacının kazadan kaynaklanan kalıcı bir hasarının bulunmadığını, müvekkilinin kaza sonrasında davacı ile maddi ve manevi olarak elinden gelen imkanlar çerçevesinde ilgilendiğini, davacının talep etmiş olduğu tazminatın gerçekçi ve geçerli bir dayanağının olmadığını, müvekkilinin maddi durumunun tazminatı karşılayacak durumda olmadığını, müvekkilinin davacıyı herhangi bir bedel karşılığında taşımadığını, hatır taşımacılığı yaparken kazanın meydana geldiğini, iddia ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ...'a dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş, davalı süresinde davaya cevap vermemiş, kendisini bir vekil ile de temsil ettirmemiş, duruşmadaki beyanında Kendi aracının ..Sigortadan kaskolu olduğunu, ... sigortaya davanın ihbar edilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılardan .... Sigorta ... A.Ş.'ne dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş , davalı süresinde davaya cevap vermemiş ancak kendisini bir vekil ile temsil ettirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle, " Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 18.10.2021 tarih ve.. Esas.. Karar sayılı kararının davacı ve davalı ... tarafından istinaf edildiği, diğer davalıların kararı istinaf etmedikleri, davacının maddi tazminat yönünden istinafı olmadığından maddi tazminat yönünden ilk kararın davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı, istinaf eden davalı ... açısından da kaldırma kararı sonrası alınan ek bilirkişi raporu kapsamından davacının maddi zararının daha fazla olduğu, müterafik kusur yönünden davacının müterafik kusurunun varlığının ispat edilemediği, diğer davalıların kararı istinaf etmemesi nedeniyle istinaf etmeyen davalılar yönünden ilk kararın kesinleştiği ayrıca diğer hususlar yönünden de taraflar lehine ve aleyhine müktesep hak oluşturan sebepler dikkate alındığında maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacı .... ...'nın yaralanması nedeniyle uzun süre tedavi süreci geçirdiği, acı çektiği ve sağlık bütünlüğünün bozulduğu, yaralanmasına bağlı olarak kişilik haklarının zarara uğradığı, acı çektiği bu nedenle davacının manevi zarara uğradığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, kusur durumu ve diğer hususlar dikkate alınarak manevi tazminat talebinin de kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
Davacının 9.910,88 TL geçici iş göremezlik, 209.085,45 TL sürekli iş göremezlik, 5.628,11 TL bakıcı gideri, 4.500,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı olmak üzere toplam 229.124,44 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan .... ... (Mahkememizin 18/10/2021 tarih ve 2... Es....Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar bu davalı yönünden taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olmakla) ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
Davacının davalı .... Sigorta AŞ'ye yönelik talebi hakkında Mahkememizin 18/10/2021 tarih ve .. Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olduğundan KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan...ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle, Dava konusu trafik kazası davacının, davalı müvekkile ait ve diğer davalı .... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içerisinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetine kaybetmesi sonucu 13.10.2015 tarihinde meydana geldiğini, dosya kapsamında mevcut kaza tespit tutanağından görüldüğü üzere davacı .... ... araç içerisinde emniyet kemerini takmadığından dolayı kaza sonucunda kendi bedenin de meydana gelen kusurdan sorumlu olduğunu, ancak hükme esas alınan kusur raporunda davacının araç seyir halindeyken emniyet kemeri takmamasına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın tüm kusurun araç sürücüsüne atfedildiğini, araçta yolcu olarak bulunan davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı kabul edilse dahi hatır taşıması nedeniyle davacı lehine hükmedilen tazminat miktarın indirim yapılması gerektiğini, Necmettin Erbakan Üniversitesi hazırlanan 18.06.2021 tarihli Adli Tıp Raporu da eksik inceleme neticesinde ve farazi beyanlar doğrultusunda davacının maluliyet oranı hesaplandığını, 18.06.2021 tarihli Adli Tıp Raporu eksik ve hatalı inceleme neticesinde hazırlanmış olduğundan bu rapora bağlı olarak hazırlanan aktüerya hesap bilirkişisi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E, ... K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davacının davasının reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince Konya BAM kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, BAM kararı uyarınca PMF tablosuna göre ek rapor düzenlendiğini, müvekkilin sürekli iş göremezlik tazminatı artmış olmasına rağmen ilk karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması nedeni ile davalı taraf açısından usuli kazanılmış hak doğduğu gerekçesiyle bozma sonrası artırılan miktar yönünden davanın reddine karar verildiğini, Konya BAM 3. Hukuk Dairesi'nin açıkça kamu düzeni nedeniyle kaldırma kararı verdiği bir hususta, davalı lehine aleyhe bozma yasağı nedeniyle doğan usuli müktesep haktan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle, ek rapor ile PMF Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama neticesinde hazırlanan 15.09.2022 tarihli rapordaki maddi tazminat taleplerini ıslah etmek sureti ile 303.653,56 TL daha artırarak 807.739,01 TL'ye yükselttiklerini ve 20.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen miktar için de 23.03.2023 tarihli rapora karşı beyan dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan davalarının 20.03.2023 tarihli raporda belirtilen miktar üzerinden tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince aleyhe bozma yasağı nedeniyle usuli müktesep hak kazanımının kamu düzenine ilişkin hususlar açısından uygulanmayacağı göz önünde bulundurulmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini, neticeden davanın 20/03/2023 tarihli raporda hesaplanan maddi tazminat miktarı üzerinden kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davacı ve davalı ... taraf vekilince istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;
Aşağıda belirtilen husus dışında, kaldırma kararında belirtilen biçimde araştırma yapılarak müterafik kusur bulunmadığının tespitinde; davacı için yeniden PMF yaşam tablosu ve progressif rant sistemi esas alınarak tazminat miktarının belirlenmesinde; sair itirazların Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olup yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, bu konulara ilişkin istinaf eden tarafların yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
-Kamu düzeni yönünden maluliyet ve aktüer hesaplaması kapsamında davacının istinafının bulunmadığından bahisle usuli kazanılmış hak oluştuğuna dair incelemede;
AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir.
Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.
Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.
Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler.
T.C Anaysası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı).
Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında;“Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." yolundaki 153. Maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.
Yine, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da;“Sonradan çıkan içtihattı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.
Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usulî müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Anayasa’nın 153. maddesinin birinci fıkrasında herhangi bir denetim yolu tanınmamış ve Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, beşinci fıkrada "İptal kararları geriye yürümez" kuralına yer verilmiştir.
Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır. Bir kural işlemle kurulan statünün Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ya da bir başka kural işlemle kaldırılması durumunda, bu statüye bağlı öznel (sübjektif) işlemlerin de geçersiz duruma düşmesi doğaldır. Dolayısıyla bu öznel işlemlerle, ortadan kalkan statüye dayanarak ileriye dönük haklar elde edilemez. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının zaman içerisindeki etkisi böylece çıkmakta ve "İptal kararlan geriye yürümez" kuralı belirtilen anlamı taşıyarak geçerli olmaktadır. Anayasa’nın 153. maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” kuralının, geriye yürümezlik kuralının, yalnız lafza bağlı kalınarak yorumlanması hukuk devleti ilkesine ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi itiraz yoluyla yapılacak denetimin amacına da ters olduğu aşikârdır. Ayrıca iptal kararının geriye yürümezliği kuralı çoğu zaman iptal kararlarını işlevini ve etkinliğini azaltmaktadır. Bunun yanında;
Yeniden aktüer raporu alınması gerekir ise, ancak bu durumda güncel veriler varken faraziyeye dayalı veriler esas alınamayacağından, AYM kararı nedeniyle yeniden rapor alınması gerekli ise mahkemece güncel asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekmektedir. (Bkz. Aynı yönde Yargıtay Genel Kurulu 2021/(21)10-188 Esas, 2022/87 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/(21)10-595 ESAS, 2022/639 Karar sayılı ilamları)
Bu nedenle yukarıdaki ilkeler ve açıklamalar kapsamında, Dairemizce Anayasa Mahkemesi iptal kararı nedeniyle, yukarı paragrafta belirtildiği biçimde PMF yaşam tablosuna göre aktüer raporu alınması istenilmiş olmakla, yeniden aktüer raporunun da alınması gözetilerek, güncel verilere göre alınan rapora ve davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmasına göre davacının da 27/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu göz önünde bulundurularak tazminat miktarının değerlendirilmesi gerekli iken, yukarıda yazılı ilke ve esaslara aykırı biçimde, davacının önceki karara yönelik istinafı bulunmadığından hareketle usuli kazanılmış haktan söz edilerek sunulan ıslah dilekçesi hiç nazara alınmaksızın karar verilmesi hatalı olup, davalı sigorta yönünden ödeme nedeniyle davacının talebi ve teminat limitlerine yönelik istinaf bulunmaması da dikkate alınarak davacının ıslah dilekçesindeki artırılan miktara göre aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
Bu nedenle, davalı ...'ın istinaf başvurusunun REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
-
Davacının 9.910,88 TL geçici iş göremezlik, 512.739 TL sürekli iş göremezlik, 5.628,11 TL bakıcı gideri, 4.500,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı olmak üzere toplam 532.777,99. TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan...ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacının davalı .... Sigorta A.Ş'ye yönelik talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan...ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
-
Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 38.443,36 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.998,06 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 35.445,30 TL harcın davalılar...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA,
-
Davacının davalı .... Sigorta AŞ'ye yönelik talebi hakkında Mahkememizin 18/10/2021 tarih ve.. Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olduğundan KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verildiğinden; Mahkememizin önceki 18/10/2021 tarih ve .. Es.... Kar. Sayılı ilamı ile davalı sigorta şirketi açısından konusuz kalması nedeniyle 59,30 TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine'ye irad kaydına şeklinde hüküm kurulduğu, mahkememizce 22.12.2021 tarihinde bu konuda harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 235,03 TL ilk yargılama harcı ve 1.788,10 TL ve 1.037,13 TL ıslah harçları ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 3.222,36 TL'nin (davalı sigorta şirketi hariç) davalılar...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A. 13.maddesi gereğince davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına şeklinde hüküm kurulduğu, mahkememizce 22.12.2021 tarihinde bu konuda harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından istinaf öncesi sarfına mecbur kalınan 1.836,50 TL bilirkişi, posta gideri ve dosya içerisinde dekontları bulunan maluliyet raporu için ödenen 1.266,00 TL ve istinaf sonrası sarfına mecbur kalınan 1.281,50 TL olmak üzere toplam 4.384,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.810,14 TL'sinin (davalı sigorta şirketi hariç) davalılardan...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Davalı ... tarafından sarfına mecbur kalınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
11-Davacı .... ... tarafından sarfına mecbur kalınan 59,30 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 06/04/2022 tarih ve .. Esas ... Karar sayılı ilamı gereğince talep halinde davacı .... ...'ya İADESİNE,
12-Davalı ... tarafından sarfına mecbur kalınan 8.608,00 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 06/04/2022 tarih ve .. Esas ... Karar sayılı ilamı gereğince talep halinde davalı ...'a İADESİNE,
13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 80.588,92 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi hariç) davalılardan...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
14-Davalılar ... ve...kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden maddi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/3.maddesine göre hesaplanan 46.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... ve .... ...'a VERİLMESİNE,
15-Davacı kedisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan...ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
16-Davalılar ... ve...kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden manevi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... ve .... ...'a verilmesine,
17-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
18-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
19-Davacı tarafça yapılan 738 TL istinaf başvuru gideri ile 148 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 886 TL yargılama giderinin davalılar ... ve .... ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
20-İstinaf eden davalı ...'tan alınması gereken 17.700,79 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 8.608,00 TL nin mahsubu ile bakiye 9.092,79 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
21-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
22-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.26/12/2023
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15