Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/742 E. 2023/809 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/742
2023/809
27 Aralık 2023
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
4-
5-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
VEKİLİ :
DAVALI : 4-
VEKİLİ :
DAVALI : 5-
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 08/07/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 20/02/2015 günü davalı sürücü ... yönetimindeki davalı ... şirketine ait ... plakalı aracın tek taraflı olarak karışmış olduğu kazada müvekkillerinden ...'nin yaralandığını, kazada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü ...'nın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin araçta yolcu olduğunu ve her hangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin beden gücünü kaza nedeniyle % 70 oranında kayıp ettiğini, bu durumun mahkemenizce aldırılacak raporlarla ortaya konulacağını, müvekkilinin 21 yaşında olup, eğitim fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu, müvekkilinin iki yıl sonra göreve başlayacak durumda olduğunu, ancak yaşanan kaza nedeniyle eğitiminin yarım kaldığını, tedavi ve bakıma muhtaç hale geldiğini, mahkemenizce alınacak hesap raporunda bu durumun dikkate alınarak asgari ücret üzerinden değil öğretmen maaşı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin tedavi süreci boyunca kazanç ve gelir kaybı, güç ve efor kaybı yaşadığını, en basit günlük işlerini yaparken dahi yardıma muhtaç olduğunu, davalı ... Sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun olduğunu, bu sigorta şirketine gerekli başvuruların yapıldığını ancak başvuruların sonuçsuz kaldığını, davalı ... Sigorta şirketinin ferdi kaza sigortası kapsamında sorumlu olduğunu, yine bu sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, diğer davalı ... sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu, yine bu sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, ülkenin ekonomik şartları paranın alım gücü, tarafların mali durumları, eylemdeki kusur durumu ve müvekkillerinin kaza nedeniyle ızdırap ağırlıkları dikkate alındığında manevi tazminat talepleri tespit edilirken bu durumun dikkate alınmasını beyanla öncelikle işleten ve sürücünün taşınır ve taşınmaz mallarına tedbir kararı verilerek ihtiyati tedbir konulmasına, yaşanan kaza nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL kazanç ve iş gücü kaybı, 1.000,00 TL güç ve efor kaybı, 1.000,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL ilerde yapılacak tedavi gideri, 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitlerini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, müvekkilinin yaşadığı kaza sonucu ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar yaşadığını, bu nedenle müvekkili ... için 200.000,00 TL, babası müvekkili ... için 20.000,00 TL, annesi müvekkili ... için 20.000,00 TL, kardeşi müvekkili ... için 10.000,00 TL, kardeşi müvekkili ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 260.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 16/03/2023 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerini ayrıştırarak 5.000,00TL'lik maddi tazminat davasının, 1.000,00TL'sinin sürekli iş göremezlik zararı, 1.000,00TL'sinin geçici iş göremezlik zararı, 1.000,00TL'sinin bakıcı gideri zararı, 1.000,00TL'sinin tedavi gideri zararı ve 1.000,00TL'sinin ilerideki olası tedavi gideri zararına ilişkin olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 20/12/2019 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesi talep ettikleri maddi tazminat taleplerini bakıcı gideri yönünden 25.474,50 TL'ye sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 772.680,65 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminat yönünden 20.090,12 TL'ye yükselttiklerini toplamda maddi tazminat taleplerinin 818.245,07 TL olduğunu ve bu bedel üzerinden talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 21/11/2023 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; önceki ıslah dilekçesi ile talep etmiş oldukları sürekli iş göremezlik tazminat taleplerini alınan hesap raporu doğrultusunda 5.301.141,31 TL daha artırarak 6.073.821,96 TL'ye yükselttiklerini bu bedel üzerinden karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAPLAR:
Davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile birleşmek suretiyle tek bir çatı altında ... Sigorta A.Ş. unvanını almış ise de, dava konusu poliçeler birleşme öncesinde düzenlenip her bir poliçe yönünden ayrı ayrı sorumluluk tayini gerektiğinden hükmün infazında tereddüte ve karışıklığa sebebiyet verilmemesi açısından birleşme öncesi unvanlar hükümde ve karar başlığında aynen ifade edilmiş parantez içinde yeni sigorta şirketinin unvanı belirtilmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili mahkememize vermiş olduğu 05/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun olduğunu, ancak teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, işletenin sorumluluğunun bulunmadığı hallerde müvekkili şirketin sorumluluğundan bahis edilemeyeceğini, bu nedenle kazadaki kusur durumunun uzman heyetçe usulünce tespit edilmesini, davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin gelir durumunun mahkemenizce tespit edilmesi gerektiğini, kazadan önce ne kadar geliri olduğu ve kazanç kaybına uğradığını somut delillerle ispatlanması gerektiğini, malüliyet durumunu ATK tarafından düzenlenecek rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespit edilmesiyle taleplerden düşülmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe dışında olduğunu, tedavi masrafına ilişkin giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili mahkememize vermiş olduğu 06/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun kasko poliçe kapsamında limitlerle sınırlı olduğunu, davacı taleplerinin öncelikle ZMMS poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, davacının manevi taleplerinin tamamının poliçe teminatına dahil olmadığını, öncelikle ZMMS poliçesi kapsamında ödeme yapılmasını, arda kalan kısmı yönünden sorumluluklarının olabileceğini, müvekkili şirketi oluşan kazada kusurunun olmadığını, davacının sakatlılık durumunun ATK'dan aldırılacak rapor ile tespit edilmesini, aktüerya hesap bilirkişisince usulüne uygun hesap raporu aldırılmasını, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespit edilmesiyle taleplerden düşülmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, tedavi masrafları ve bakıcı giderleri yönünden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, davacının bakıcı gideri talebinin haksız olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle başlaması gerektiğini, beyanla davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili mahkememize vermiş olduğu 10/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşımacılık poliçesi kapsamında sorumluluğunun olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında seyahat eden yolcuların duraklamaları da dahil olmak üzere kalkış noktasından varış noktasına kadar geçen sürede meydana gelecek kaza sonucu bedeni zarara uğraması sonucunda ilgili kanun ve yönetmelik çerçevesinde sorumluluklarının olduğunu, yolcu bileti olmayan kişilerin bu sigorta poliçesi kapsamı dışında kalacağı, davacı yanın öğretmen maaşı talebinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılacak hesaplarda asgari ücret bedelinin dikkate alınması gerektiğini, hatır taşınması durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, kaza ile ilgili açılan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının celp edilerek dikkate alınmasının gerektiğini, malüliyet ve kusur durumunun adli tıp kurumu raporları ile mahkemenizce tespit edilmesini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının tespit edilmesini, davacının tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın ticari faiz talebinin haksız olduğunu beyanla açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili mahkememize vermiş olduğu 27/08/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın kötü hava koşulları nedeniyle otobüs şoförünün direksiyon hakimiyetini kayıp etmesi sonucu meydana geldiğini, davacı ...'nin kaza nedeniyle hastaneden taburcu olmasına kadar geçen zamanda müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, gerekli hassasiyeti gösterdiğini, davacının kaza nedeniyle sıkıştığı yerden çıkarılmasını sağlayan vinç masraflarının müvekkilince karşılandığını, hastane masraflarını sigorta ve müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davacı tarafın hava ve yol şartlarına aldırış etmeden sefere çıkıldığı veya yola devam edildiği iddialarının mesnetsiz olduğunu, tüm seferlerde hava ve yol durumu kontrolleri yapılıp onay alınarak seferlerin düzenlendiğini, sefer iptallerinin terminal kontrol merkezi tarafından belirlendiğini, tüm alınan önlemlere rağmen aniden gelişen olağan üstü hava şartları karşısında aciz kalınabileceğini ve bu durumun kazaya sebebiyet vereceğini, davacının ilgili kanun ve yönetmelik uyarınca takması zorunlu olan emniyet kemerini bağlamamış olduğunu, bu durumun davacının ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının bu nedenle kusurlu olduğunu, davanın karayolları genel müdürlüğüne ihbar edilmesi gerektiğini, hava şartlarına bağlı olarak kara yolundaki gerekli uyarı levhaları ve tuzlama çalışmaları gibi gerekli tedbirlerin karayolları genel müdürlüğünce yapılması gerektiğini, karayollarının bu kapsamda hizmet kusurunun olduğunu, müvekkilinin davacının gerekli ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını, davacının manevi tazminat istemine ilişkin kararların hakkaniyete uygun olması gerektiğini ve davacıyı zenginleştirmeye yönelik olmaması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İhbar olunan Karayolları Genel Müdürlüğü vekili mahkememize vermiş olduğu 17/03/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;zaman aşamı itirazlarının olduğunu, davanın hak düşürücü süresi içerisinde açılmadığını, davaya bakmaya görevli mahkemelerin idari yargı olduğunu, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, idarelerinin ihbar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihbar şartlarının oluşmadığını, idarelerine kusur yüklenemeyeceğini, meydana gelen kazada yoldan kaynaklanan bir kusur durumunun olmadığını, araç sürücüsü ...'nın kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ile bu durumun tespit edildiğini, sürücünün ifade beyanında araç hakimiyetini kaybettiğini beyan ettiğini, ekiplerin kar ve buz mücadelesi kapsamında gerekli tedbirleri aldığını, hizmet kusurlarının olmadığını, araç işleteninin sorumluluğunun olduğunu beyanla ihbar dilekçelerini kabul etmediklerini, kurumları yönünden davanın reddini yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ...'ya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen dosyaya cevap dilekçesi vermediği, duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER
Mahkememizce davaya karışan araçların trafik tescil şube müdürlüğünden kazaya karışan araçların trafik kayıtları, Meram Tıp fakültesi hastanesinden davacının tedavi evrakları, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı celp edilmiş, SGK il müdürlüğünden davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, emniyet müdürlüklerinden davacı ve davalı gerçek kişinin sosyal ve ekonomik durum araştırılmış, davalı sigorta şirketlerinden davaya konu kazaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiş, İl Milli Eğitim Müdürlüğünden davacının alabileceği öğretmen maaşına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, Bayburt Üniversitesi rektörlüğüne ne zaman mezun olabileceği ile derslerine ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmış, Konya Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından ve İstanbul ATK Üst Kurulu malüliyet raporları alınmış, aktüerya hesap bilirkişilerinden hesap raporları alınmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 20/02/2015 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafikte seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu oluşan trafik kazası sebebiyle davacılardan ... ciddi şekilde yaralandığını ileri sürerek adı geçen davacı yönünden maddi ve manevi tazminat, davacı ... haricindeki diğer davacılar yönünden ise manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı vekili maddi tazminat istemini, sigorta şirketleri için poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılara, manevi tazminat istemini ise davalılardan ... ve ... .... Ltd. Şti.'ye yöneltmiştir.
Davalı sigorta şirketlerinin davaya konu olan trafik kazasına karışan araca ilişkin düzenlemiş oldukları birden fazla poliçenin bulunduğu görülmekle; davacı vekiline, 08/02/2023 tarihindeki celsenin (2) numaralı ara kararı ile, hangi davalı sigorta şirketinden hangi poliçenin hangi teminat klozuna istinaden ne miktarda tazminat talebinde bulunduklarını açıklamak ve detaylandırmak üzere süre verilmiş olup, davacı vekili dosyaya sunduğu 01/03/2023 tarihli dilekçesi ile sigorta şirketlerine yönelik taleplerini detaylandırıp açıklamıştır. Buna istinaden somut olayda sigorta şirketlerinin sorumluluğu belirlenirken davacı vekilinin söz konusu dilekçesine göre hareket edilmiştir.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacıların uğradığı zararın türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği hususları ihtilaflıdır.
Kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihinde davalı ... ... Ltd. Şti. adına ticari otobüs vasıflı olarak tescilli olduğu, kaza sırasında sürücüsünün ... olduğu anlaşılmıştır.
... plakalı araç için davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 16/08/2014-16/08/2015 tarihli ... poliçe numaralı, 175.000,00TL sürekli sakatlık teminat limitli ve 175.000,00TL tedavi gideri teminat limitli Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza poliçesinin düzenlendiği,
Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ayrıca 16/08/2014-16/08/2015 tarihli ... poliçe numaralı, kaza tarihinde geçerli olan 290.000,00TL sürekli sakatlık teminat limitli ve 290.000,00TL sağlık gideri teminat limitli Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesinin düzenlendiği, ... plakalı araç için davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 18/12/2014- 13/08/2015 tarihli ... poliçe numaralı, İMM bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın 150.000,00TL teminat limitli, ayrıca Ferdi Kaza Koltuk Ölüm ve Sürekli Sakatlık 10.000,00TL teminat limitli birleşik kasko poliçesinin düzenlendiği, ... plakalı araç için davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 16/08/2014-16/08/2015 tarihli ... poliçe numaralı, kaza tarihinde geçerli 290.000,00TL sürekli sakatlık/ölüm teminat limitli ve 290.000,00TL sağlık gideri teminat limitli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 20/03/2017 tarihli kusur raporunda; davalı sürücü ...'nın %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'nin kusursuz olduğu bildirilmiştir. Düzenlenen rapor dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğundan hükme esas alınmıştır.
Konya BAM . Hukuk Dairesinin benimsediği uygulama nazara alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre aldırılan İstanbul ATK 2.Üst Kurulunun 12/09/2022 tarihli malüliyet raporunda; meydana gelen kazada ...'nin 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak değerlendirildiğinde %65, geçici iş göremezlik süresi olan 18 ayın sonundan itibaren E cetveline (yaşına) göre %59.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği, iki ay boyunca yardıma muhtaç olduğu bildirilmiştir. Söz konusu rapor da denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ve ... esas, ... karar sayılı kararları nazara alınarak davacı ...'nin okuldan mezun olacağı tarih ve sonrasındaki iş bulma süresinin sonuna kadar geçecek süre için gelirinin net asgari ücret olarak, çalışmaya başlamasından sonraki dönem için ise emsal öğretmen maaşı dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğinden öncesinde düzenlenen bilirkişi raporları yeterli görülmediğinden yeniden ek hesap raporu aldırılması lüzumlu görülerek bilirkişiden 30/10/2023 tarihli hesap raporu alınmıştır.
Yukarıda sözü edilen kusur raporu ve adli tıp raporu esas alınmak suretiyle aktüerya hesap bilirkişisi tarafından düzenlenip mahkememize sunulan ve Yargıtay içtihatlarına ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 30/10/2023 havale tarihli hesap raporunda;
Davacı ... yönünden; geçici iş göremezlik maddi zararının 20.091,31 TL, bakıcı gideri maddi zararının 2.403,00 TL olduğu, sürekli iş göremezlik maddi zararının ise PMF 1931 Bakiye Yaşam Tablosuna göre 5.003.049,09 TL,
TRH 2010 Bakiye Yaşam Tablosuna göre 6.073.821,96 TL olduğu kanaatleri bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 26/02/2016 havale tarihli beyan dilekçesinde; dava tarihinden sonra 22/09/2015 tarihinde davalılardan ... Sigorta şirketi tarafından 250.000,00 TL maluliyet, 122.500,00TL ferdi kaza, 4.900,00TL faiz, 20.400,00TL vekalet ücreti olmak üzere 397.800,00TL ödeme yapıldığını ve bu konuda bahse konu sigorta şirketinin ibra edildiğini bildirmiştir.
Mahkememizce 07/10/2020 tarihindeki duruşmada davacı vekiline, yukarıda belirtilen dilekçesindeki ödemelerin hangi poliçe teminat limitlerine karşılık olarak alındığını bildirmek üzere süre verilmiş olup davacı vekili 10/11/2020 tarihli dilekçesinde 250.000,00TL'lik ödemenin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortasına istinaden, 122.500,00TL'lik ödemenin ise Karayolları Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına istinaden ödendiğini bildirmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.'den celp edilen 15/09/2015 tarihli ibranamenin incelenmesinde, davalı sigorta şirketinden 250.000,00 TL maluliyet, 122.500,00TL ferdi kaza, 4.900,00TL faiz, 20.400,00TL vekalet ücreti olmak üzere 397.800,00TL ödeme alınacağı, buna karşılık bakıcı gideri ve teminat limitinin üzerinde kalan kısım için hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş.'nin iş bu davadaki tüm sorumluluğundan ibra edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 11/10/2018 tarih ve ... esas ... karar sayılı ilamı; "Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminatın araç işleteni ve trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar davalı ... Ltd. Şti.’ye ait otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ile davalı ... Sigorta A.Ş. Dışındaki dava dışı sigorta şirketlerine sigortalanması ve öncelikle bu sigorta şirketlerine başvuru yapılması gerekirken otobüsün Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapılamayacağı gerekçesi ile bu davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası sıralı sorumluluk sistemine dahil bulunmayıp bu sigortaya başvuru şartı bulunmamaktadır.Ne var ki sonuç itibariyle verilen red kararı doğru olup kararın değişik bu gerekçeyle onanması...." şeklindedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/01/2018 tarih. ... esas, ... karar sayılı ilamı; "...Dava, ferdi kaza sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Ferdi kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık
../...
-2-
...
...
halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir..." şeklindedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi 04/06/2015 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan tedavi gideri ve işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dosyasında taleplerini, otobüsün sürücüsü, işleteni, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş., zorunlu taşımacılık sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. ve birleşik kasko sigorta ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısına yöneltmiştir.
4925 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasanın 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır...." şeklindedir.
Yukarıda yer verilen Yargıtay ilamlarında belirtildiği üzere davalı sigorta şirketleri açısından iş bu davada sıralı sorumluluk esası geçerlidir. Ancak davacının uğradığı maddi zarar tüm poliçe limitlerinin üzerinde kaldığından tüm davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğuna gidilebileceği anlaşılmıştır.
Ferdi Kaza Koltuk Sigortaları açısından zarar tayini için her ne kadar ilgili genel şartların ek listesine göre ayrıca bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekli ise de iş bu davada ferdi kaza koltuk poliçesi yönünden poliçe teminatı limitinin tamamı kadar davalı ... Sigorta A.Ş. ibra edildiğinden davacı ...'nin maruz kaldığı sakatlık yönünden ayrıca bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Yine yukarıdaki yargıtay ilamlarında belirtildiği üzere Ferdi Kaza Koltuk Sigortaları sıralı sorumluluk ilkesine tabi olmadığından ve bu sigorta Can Sigortası olarak ayrı bir sigorta türü olduğundan davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından bu sigorta kapsamında yapılan ödemenin diğer davalıların sorumluluğunu eksiltmeyeceği yani ödenen miktarın diğer davalılara hükmedilecek tazminattan mahsup edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Az önce belirtilen ibraname ve davacı vekilinin dilekçeleri karşısında davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik olarak iş bu davada sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden bir talepte bulunulamayacağı ve fakat geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri talebinde bulunulabileceği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan ibranamede, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin düzenlemiş olduğu Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında 250.000,00TL'lik maluliyet ödemesi yapılması sebebiyle kaza tarihinde geçerli 290.000,00TL'lik sakatlık poliçe teminatının tamamı üzerinden davalı ... Sigorta şirketinin ve ayrıca davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ibra edildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple sürekli iş göremezlik zararı için kaza tarihinde geçerli teminat limiti olan 290.000,00TL üzerinden davalı işleten ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun kalmadığı anlaşılmıştır. Zira Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, sigorta şirketine verilen ibra sonucunda, sigortalı işleten teminat miktarının tamamı kadar, sürücü ise ödenen tazminat miktarı kadar zarardan ibra olur. Buradan hareketle davalı ...'nın ise sigorta şirketinin ödemesi olan 250.000,00TL kadar zarardan ibra olduğu neticesine varılmıştır.
Öte yandan, davalı ... Sigorta A.Ş. için açılan maddi tazminat davasından (bakıcı gideri ve 290.000,00TL'lik sakatlık teminatı hariç olmak kaydıyla) feragat edildiğinden ve bu feragat ödeme ve ibraya dayandığından adı geçen davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir. ... Sigorat A.Ş. sürekli sakatlık teminatından tamamen ibra edilmekle birlikte sağlık teminatından ibra edilmediğinden sağlık teminatı limiti kadar davacı ... 'nin sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri zararlarından sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. ZMMM poliçesini düzenleyen olduğundan ve taşımacılık sigortası zararı karşılanmadığından 290.000,00TL'lik sürekli sakatlık teminat limiti ve ayrıca yine 290.000,00TL'lik sağlık gideri teminatı limiti kadar sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili ... Sigorta A.Ş. için ihtiyari mali mesuliyet poliçesi gereği 150.000,00TL'lik limitle sınırlı talepte bulunduğundan ve taşımacılık sigorta poliçesi ile ZMMM poliçesi zararı karşılamadığından, adı geçen davalı sigorta şirketinin 150.000,00TL'lik teminatla sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının bizzat kendisi soruşturma dosyası kapsamında karakola verdiği 26/02/2015 tarihindeki ifadesinde emniyet kemerini takmadığını açıkça beyan ettiğinden, dosya kapsamındaki raporlar, davacının vücudundaki mevcut yaralanma bölgesi ve yaralanmanın şiddeti dikkate alındığında emniyet kemeri takmamasının zararı arttırdığı sonucuna varılarak yerleşik Yargıtay uygulamasına göre belirlenen tazminat tutarından %20 oranında indirim yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Müterafik kusur hakkaniyet indirimi niteliğinde olduğundan ve bu indirim mahkememizce resen yapıldığından yine yerleşik Yargıtay uygulamasına göre hakkaniyet indirimi nazarında davalılara vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir.
Davalı tarafça her ne kadar hatır taşıması indirimi talebinde bulunmuş ise de, somut olayda hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirir bir olgunun bulunduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, davacı ...'nin şehirler arası sefer yapan otobüste yolcu olarak bulunduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan yine davalı tarafça zamanışımı defiinde bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre belirsiz alacak davasının davanın açıldığı tarih itibariyle sonradan değer arttırımı yapılsa bile tüm talep edilen alacak için zamanaşımını kestiği kaldı ki davanın kazanın üzerinden henüz iki yıl geçmeden açılması sebebiyle bu itirazlarda yerinde bulunmamıştır.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 16/03/2016 tarihli talep ayrıştırma dilekçesinde 1.000,00TL'lik ileride yapılacak olası estetik vs.ameliyatlar için gerekli tedavi giderine yönelik olarak taleplerinin olduğunu belirtmiş ise de, dava tarihinde doğmamış bir alacak talep edilemeyeceğinden ve sonradan ortaya çıkan bir zarar var ise bunu dava etme hakkı baki olduğundan bu zarar talebine yönelik davacı taleplerinin reddi gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirme;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. (Konya BAM . Hukuk Dairesi 19/06/2020 tarih ... Esas ... Karar)
Bu itibarla yukarıda açıklanan ilkeler, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ceza dosyasındaki deliller, hükme esas alınan kusur raporu, davacılar ve müteveffa arasındaki yakınlık durumu, davacıların çekmiş olduğu ıstırap ve olay tarihinde paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilerek davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerekmiştir.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken de davacı ...'nin zararı arttıran müterafik kusur indirimi dikkate alınarak %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- )Davacı ...'nin maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
4.002.439,27TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
16.073,05TL geçici iş göremezlik tazminatı,
1.922,40TL bakıcı gideri,
800,00TL tedavi gideri olmak üzere toplam 4.021.234,72TL maddi tazminatın;
Davalı ... ... A.Ş'nin sorumluluğu 3.981.234,72TL ile sınırlı olmak,
Davalı ... (...) Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 150.000,00TL ile sınırlı olmak,
Davalı ... (...) Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 308.795,45TL ile sınırlı olmak,
Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 18.795,45TL sınırlı olmak,
Davalı ... zararın tamamından sorumlu olmak kayıt ve şartıyla,
Davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihi olan 08/07/2015 tarihinden, davalı ... ve davalı ... ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 20/02/2015 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
- Davacıların manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ İLE;
Davacı ... için 160.00,00TL,
Davacı ... için 16.000,00TL,
Davacı ... için 16.000,00TL,
Davacı ... için 8.000,00TL,
Davacı ... için 8.000,00TL olmak üzere toplam 208.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/02/2015 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 274.690,54TL ve kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 14.208,48TL olmak üzere toplam alınması gereken 288.899,02TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 905,11TL harç ile yargılama sırasında alınan 20.890,52TL ıslah harçları toplamı olan 21.795,63TL'nin mahsubu ile bakiye 267.103,39TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı ... A.Ş.'nin (4.189.234,72/4.229.234,72 oranında) 264.577,13TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (150.000/4.229.234,72 oranında) 9.473,47TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (308.795,45/4.229.234,72 oranında) 19.502,42TL'sinden, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (18.795,45/4.229.234,72 oranında) 1.187,05TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı ...'nın tamamından sorumlu olduğuna,)
-
Davacılar tarafından yapılan 27,70TL başvuru harcı, 905,11TL peşin harç ve 20.890,52TL ıslah harçları olmak üzere toplam 21.823,33TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... A.Ş.'nin (4.189.234,72/4.229.234,72 oranında) 21.616,93TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (150.000/4.229.234,72 oranında) 774,02TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (308.795,45/4.229.234,72 oranında) 1.593,42TL'sinden, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (18.795,45/4.229.234,72 oranında) 96,99TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı ...'nın tamamından sorumlu olduğuna,)
-
Davacılar tarafından yapılan 1.879,60TL posta. tebligat gideri, 4.550,00TL bilirkişi ücretleri, 45,60TL tedbir harcı, 4,10TL vekalet suret harcı, 3.841,70TL adli tıp gideri olmak üzere toplam 10.321,00TL yargılama giderinden haklılık oranına göre ve hakkaniyet indirimi dikkate alınarak hesaplanan (5.286.543,40/6.381.387,77) 8.550,24TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacılara verilmesine, (Davalı ... A.Ş.'nin (4.189.234,72/4.229.234,72 oranında) 8.469,37TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (150.000/4.229.234,72 oranında) 303,25TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (308.795,45/4.229.234,72 oranında) 624,29TL'sinden, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (18.795,45/4.229.234,72 oranında) 38,00TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı ...'nın tamamından sorumlu olduğuna,)
-
Davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... ..Ltd Şti tarafından sarfedilen 7,80TL vekalet harcı, 141,00TL posta gideri, 1.200,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.368,80TL yargılama giderinin haklılık oranına göre (1.094,844,37/6.381.387,77) hesaplanan 234,84TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, (hakkaniyet indirimi dikkate alınarak hesaplanmıştır)
-
Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 322.637,04TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, (Davalı ... A.Ş.'nin (3.981.234,72/4.021.234,72 oranında) 319.427,71TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (150.000/4.021.234,72 oranında) 12.035,00TL'sinden, Davalı ... (... ) Sigorta A.Ş.'nin (308.795,45/4.021.234,72 oranında) 24.775,69TL'sinden, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (18.795,45/4.229.234,72 oranında) 1.508,02TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı ...'nın tamamından sorumlu olduğuna,)
-
Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 32.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
10-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
11-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
12-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 10.00,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
13-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 10.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
14-Davalı ... .. Ltd Şti vekili yararına AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 150.432,88TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... .. Ltd Şti 'ne verilmesine,
15-Hakkaniyet indirimi yapılması nedeniyle davalı ... ... Ltd.Şti. vekili yararına manevi tazminat yönünden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
16-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, mazereti kabul edilen ... Sigorta A.Ş.vekili ile diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/12/2023
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
(muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ:
Trafik kazasından kaynaklı tazminat davalarında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekmektedir. Bu durumda tazminat davalarında zarar hesabında birliğin sağlanması ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi göz önüne alındığında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacaktır. Dava konusu olayda da, aktüerya bilirkişisi tarafından TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenen muhtemel bakiye ömür süresi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesap edilen zarar miktarına göre davanın kabulü gerekirken aksi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (Yargıtay . Hukuk Dairesinin 27/09/2022 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35